<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Madde Bağımlısı &#187; Tatil &#8211; Destinasyonlar</title>
	<atom:link href="http://www.maddebagimlisi.com/liste/tatil/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.maddebagimlisi.com</link>
	<description>Madde madde listeler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 15:31:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>En olmazsa olmaz 20 Hindistan deneyimi&#8230;</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-olmazsa-olmaz-20-hindistan-deneyimi/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-olmazsa-olmaz-20-hindistan-deneyimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Apr 2011 05:46:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil - Destinasyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[ayurveda]]></category>
		<category><![CDATA[backpacking]]></category>
		<category><![CDATA[bollywood]]></category>
		<category><![CDATA[chai]]></category>
		<category><![CDATA[düğün]]></category>
		<category><![CDATA[dhoti]]></category>
		<category><![CDATA[hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[hindu]]></category>
		<category><![CDATA[hint]]></category>
		<category><![CDATA[hint kınası]]></category>
		<category><![CDATA[india]]></category>
		<category><![CDATA[kurta]]></category>
		<category><![CDATA[mansoon wedding]]></category>
		<category><![CDATA[mehendi]]></category>
		<category><![CDATA[naan]]></category>
		<category><![CDATA[rick shaw]]></category>
		<category><![CDATA[salwar kameez]]></category>
		<category><![CDATA[sangeet]]></category>
		<category><![CDATA[saree]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[vindaloo]]></category>
		<category><![CDATA[yoga]]></category>
		<category><![CDATA[yolculuk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/?p=1779</guid>
		<description><![CDATA[Bilenler biliyordur, uzunca bir Hindistan seferinden yeni döndüm. Hazır bu seyahatin anıları tazeyken ve madde bağımlısı&#8217;nı iyice boşlamışken fırsatı değerlendirip, şöyle güzel bir maddeleme yapayım dedim., Bu sefer bir de değişiklik var, fotoğraflar oradan buradan toplama değil, ben ve arkadaşlarımdan… Hindistan için, ya aşık olursun, ya nefret edersin derler. Ben ikisinin de dışında kaldım açıkçası, [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/10-yil-asik-kalmak-icin-en-olmazsa-olmaz-10-neden/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 10 yıl aşık kalmak için en olmazsa olmaz 10 neden'>10 yıl aşık kalmak için en olmazsa olmaz 10 neden</a> <small>Başlık sizi yanıltmasın. Bu yazı 10 yılını bugün doldurmuş iki...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-olmazsa-olmaz-10-alternatif-genc-kurali/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En olmazsa olmaz 10 alternatif genç kuralı&#8230;'>En olmazsa olmaz 10 alternatif genç kuralı&#8230;</a> <small>Nasıl süper şahane bir alternatif genç olunur? Bakınız kuralları: 10....</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-buyuk-10-ask-hatasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En büyük 10 aşk hatası&#8230;'>En büyük 10 aşk hatası&#8230;</a> <small>MADDELEYEN: Yağmur Erengül Aşık olmak gerçekten çok gerekli bir aksiyon...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-olmazsa-olmaz-20-hindistan-deneyimi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-olmazsa-olmaz-20-hindistan-deneyimi%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><em>Bilenler biliyordur, uzunca bir Hindistan seferinden yeni döndüm. Hazır bu seyahatin  anıları tazeyken ve madde bağımlısı&#8217;nı iyice boşlamışken fırsatı değerlendirip, şöyle güzel bir maddeleme yapayım dedim., Bu sefer bir de değişiklik var, fotoğraflar oradan buradan toplama değil, ben ve arkadaşlarımdan… </em></p>
<p><em>Hindistan için, ya aşık olursun, ya nefret edersin derler. Ben ikisinin de dışında kaldım açıkçası, nefret kesinlikle etmedim. Aşık olmadıysam da sevdim, şaşırdım&#8230; Her ne olursa olsun, herkesin hayatta mutlaka en az bir kez görmesi gereken bir yer olduğunu düşünüyorum. İnsan başka hiçbir yerde göremeyeceği şeyleri görüyor, ufku açılıyor, vizyonu başka hiçbir memleketin yapamayacağı kadar genişliyor Hindistan&#8217;da. Adeta başka bir gezegen zira orası, hiçbir yere benzemiyor, ne olduğunu şaşırıyorsun. Bambaşka bir yaşam… Tayland&#8217;dı, Kazakistan&#8217;dı, Avrupa&#8217;ydı, hiçbiri Hindistan kadar şaşırtmadı beni açıkçası. Hindistan ile ilgili duyduğum en güzel benzetme ise, orada burada gördüğüm posterlerdeki slogandı sanırım: The amazing circus called India. Öyle vallahi, sirk gibi bir yer kesinlikle. Renkli, zengin, fakir, çılgın, üzücü, mutlu, garip, şaşırtıcı, güldüren, ağlatan bir acaip gezegen. Dediğim gibi, herkesin seveceğini garanti edemem ama herkesin bir şeyler öğreneceğini garanti edebilirim. Herkese göre olmayan ama bence herkesin bir kere görmesi gereken bir yer yani.</p>
<p></em></p>
<p><em>Şimdi bu acaip memlekette bence yapılmazsa olmaz denilecek aktivitelere bir bakalım, bakalım. Buyursunlar…<br />
</em></p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-w.jpg"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-w.jpg" alt="" title="india w" width="400" height="348" class="aligncenter size-full wp-image-1803" /></a></p>
<p><strong>20. Yoga &#8211; Ayurveda olayları</strong><br />
Hindistan denince ilk akla gelen şey olan Yoga, listemizde son sırada. Neden? Çünkü bence must değil. Evet her yerde yoga var, ama zannedildiği gibi de sokaklar yoga yapan Hint Fakirleriyle dolu değil. Yoga daha çok, beyaz turistlerin yaptığı bir şey hatta. Yoga merkezleri gırla evet, içleri de turist dolu. Gidip bir hafta kalıp, yoga yapıp, dönüyorlar sanırım. Bilmiyorum. Ben yapmadım, vaktim olmadı, olsa bir kere yapardım yapmış olmak için. Yapmadım, bence çok bir şey kaybettirmedi. Lakin ayurvedic masajı denedim, çok da memnun kaldım. Vücudun her bölgesi için farklı kokulu yağlarla yapılan, orta sertlikte bir masaj&#8230; Ayurveda merkezleri çok zaten, bir de ayurvedic doctor oluyor oralarda, size sorunlarınıza ve ihtiyaçlarınıza göre masajlar öneriyor falan filan. Yogadan daha bir olmazsa olmaz bence bu. Siz bilirsiniz tabii.</p>
<p><strong>19. Otobüs</strong><br />
Şehir içi otobüsler, bir de şehirler arası otobüsler diye ayırmak gerek bu maddeyi. Şehiriçinde otobüsler yaygın. Genellikle çoğu eski ve tıngır mıngır…. Ama eğer neyin nereye gittiğini çözebilirseniz binip, halka karışmak eğlenceli. Kadınlar öne oturuyor, adamlar yabancı kadınların yanına oturmuyor ve kadınlara yer veriliyor. Cam baca açık, püfür püfür gidiyorsunuz işte sallana sallana.</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/otobus2.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1817" title="otobus2" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/otobus2.jpg" alt="" width="400" height="299" /></a></p>
<p>Şehirlerarası otobüse gelirsek, her ne kadar Hindistan&#8217;da çok tavsiye edilen bir taşıma biçimi olmasa da, bence denemeye değer. Şehirlerarası mesafeler uzun, tren bileti her zaman bulunamıyor, bu anlamda otobüs, uçaktan ucuz, daha renkli bir alternatif olarak karşımıza çıkabiliyor. Mesafeler uzun olduğundan olacak, yataklı otobüs diye bir konsept var ve neden başka memleketlerde görmediğimi anlayamadığım kadar şahane bir fikir. Basitçe, iki kişilik ve tek kişilik küçük kutular olarak özetleyebiliriz bu otobüsleri, yataklı trenden çok farklı değil. Çarşaf, battaniye götürmek faydalı olabilir zira böyle şeyler verilmiyor. Nedense tuvalet yok otobüslerde, bu nedenle sık sık mola var. Mola yerleri ise, memleketimizdekiler gibi, sanırım yol üstü mola yerleri her yerde aynı….</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/otobus.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1816" title="otobus" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/otobus.jpg" alt="" width="400" height="536" /></a></p>
<p><strong>18. Bok</strong><br />
Hindistan&#8217;da sokak hayvanı çok. İnek var, domuz var, sonra eşek, at, maymun, güvercin, kedi, köpek, sincap, kedi&#8230; Her tür hayvan sokaklarda geziniyor. Hal böyle olunca sokaklarda bok görmek kaçınılmaz oluyor. O bir şey değil de, boka basmamak da zor. Bakınız ben 2 ayda 2 inek boku, 2 kere üzerime güvercin pislemesi, bir adet de domuz bokuyla kapadım hesabı. Yani demem odur ki, gidin bir basın o boklara, bak ne prenseslik kalıyor, ne bir şey, ilk seferinde pürellerle her tarafımı yıkayan ben, sonlara doğru durumu iyice kanıksadım mesela, &#8220;emeeen yine bastık&#8221; moduna geçtim. Ne yapaceksin&#8230; Hem zaten şanstır, şans!</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-maymun.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1810" title="india maymun" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-maymun.jpg" alt="" width="400" height="267" /></a></p>
<p><strong>17. Kına (Mehendi)</strong><br />
Her ne kadar ultra turistik bir aktivite olsa da, Hindistan&#8217;a giden kızlarımızın karşı koyması çok zor bi aktivite. Karşı koymaya da gerek yok zaten bence, yaptırın gitsin. 2 haftada geçiyor nasılsa. Bildiğimiz Hint kınası olayı bu, esasında bir düğün aktivitesi olmasına rağmen, şimdilerde sokaklarda herkes, özellikle de turistler yaptırıyor. Kınayı direkt elinize sıkarak yapıyorlar, şablon yok, bir şey yok. Bazıları ekstra iyi, hızları inanılmaz, ayrı bir yetenek kesinlikle. Çok da güzel duruyor bana sorarsanız.</p>
<p>Düğünde kızların özel kına günü oluyor, dolayısıyla ben turistik olarak değil, düğün nedeniyle yaptırdım ve sonrasında, uzun süre ellerime bakmaya doyamadım açıkcası. Adamlar, ki bunlar ekstra şahanelerdi, düğündeki tüm kadınların ellerine (ikişerden say, bi de içlerini say 4) farklı motifler yaptılar resmen! Geline ise özel kına yapıldı, iki eline dirseğe kadar, bir de ayaklara dizlere kadar&#8230; Ben böyle bir şey görmedim desem yeridir!</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-kina.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1801" title="india kina" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-kina.jpg" alt="" width="400" height="256" /></a></p>
<p>Yaptırın yani, çok güzel benca.</p>
<p><strong>16. Fotoğraf</strong><br />
Hindistan bir fotoğraf cenneti. Kamerayı şöyle bi sallasanız, gelişigüzel bassanız, şahane kadraj çıkar, o derece! Her yerde renk, doku, bir acaip şeyler, gülen yüzler&#8230; Mutlaka ama mutlaka fotoğraf makinesiyle gidiniz ve bol bol basınız o deklanşöre. Daha ne diyebilirim ki&#8230;</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/ananas.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1806" title="ananas" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/ananas.jpg" alt="" width="400" height="250" /></a></p>
<p><strong>15. Yerel kıyafetler</strong><br />
Hindistan&#8217;a gidip de, o rengarenk saree&#8217;leri görüp &#8220;ben de bir tane alayım&#8221; dememek zor. <a href="https://www.sareeonline.com/proj/home/default.aspx">Saree</a> olayı çok güzel bir şey çünkü. Gece için, günlük için ayrı ayrı sareeler var, farklı bölgeler de farklılık gösteriyor ve hepsi birbirinden güzel. Ha saree&#8217;yi alıp, sokakta giyince, salak turist gibi görünmeniz büyük olasılık. Bir de giyecek bir ortam bulmak iyi olabilir tabii…</p>
<p>Saree&#8217;yi bağlamak kolay iş değil, bir yardım gerekiyor. Öğrendikten sonra çok zor olmasa gerek. Taşıması ise, ilk anda biraz zor, hep düşecek gibi geliyor ama alışıyorsun sonra, o zaman baya rahat bir kıyafet. Saree&#8217;lerin içine giyilen bluzlar ise hazır gelmiyor. Saree dediğimiz zaten 9 metre civarı bir kumaş, dikiş yok. Bu kumaşların uç parçası bluz için oluyor, bluzu istediğiniz tarzda, üzerinize göre diktiriyorsunuz.</p>
<p>Saree dışında, <a href="http://www.designersalwarkameez.com/partywear-suits-ns-winter-2007/partywear-suits/salwar-kameez-ns226.jpg">salwar kameez</a> diye, üst uzun bir tunik, alt şalvarımsı bir pantolondan oluşan bir kıyafet var. O da hayli yaygın. Zaten göreceksiniz, büyük şehirler dışında, sokaklarda yerel kıyafetleri giymeyen kadın çok çok az. Ya saree, ya salwar ile dolanıyor kadınlar genelde. Arada tek tük kotlu kızlar da oluyor tabii ama bizdekinden çok daha yaygın yerel giyim.</p>
<p>Ah bir de <a href="http://figurafashion.com/images/lehenga-choli63.jpg">lehenga</a> var ki… Benim favori kıyafetim. Daha çok düğünlerde giyiliyor. Üst kısa bir bluz, altta işlemeli uzun bir etek. Çok şahane.</p>
<p>Hindistan parlak şeyleri, takıyı ve özellikle altını seviyor. Nasıl derler? Bling! O yüzden takıp takıştıracaksınız. İki ayak bileğine halhal, ayak yüzüğü, kolda sıra sıra rengarenk bilezikler, kafaya bi şey (şu kafamızın üstünden alna doğru uzanan broşumsu şey, adını unuttum), alnımıza bindi (kaşların arasına yapıştırılan ya da boyayarak yapılan taşımsı şey), kolye, küpe… Ne varsa takmak mümkün, asla aşırıya kaçmak mümkün değil!</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/dt.jpg"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/dt.jpg" alt="" title="dt" width="404" height="469" class="aligncenter size-full wp-image-1827" /></a></p>
<p>Erkekler için ise, uzun yakasız gömlek olarak adlandırabileceğimiz <a href="http://www.rajasthanistore.com/designer-kurtas.html">kurta</a>lar var. Nispeten daha günlük şeyler bunlar. Altlarına özel pantolonlar giyiliyor. Bir de benim daha çok sevdiğim, yine uzun ama üstü işlemeli, önden açık <a href="http://www.diwansaheb.com/ProductListByCatagoryNew.aspx?drpCat=9&amp;drpGenere=0&amp;drpSplOffer=0&amp;drpOccation=0&amp;drpPriceFrom=0&amp;drpPriceTo=0&amp;subcatid=0&amp;txtkeyword=&amp;Searchtype=p">sherwani</a> var ki, bence çok şık!</p>
<p>Özellikle güneyde <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Dhoti">dhoti</a> yaygın. Dhoti dediğimiz de bir kumaş, erkekler bellerine bağlayarak kullanıyor. Etek gibi,püfür püfür&#8230;Her yerin bağlama biçimi ayrı.</p>
<p>Başkaa…. bin türlü şey var, farklı dinlerin, farklı yörelerin farklı aksesuarları, kıyafetleri var. Keşfetmek gerek… Giyecek ortam bulursanız, bir denemek mutlaka gerek.</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-woman.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1800" title="india woman" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-woman.jpg" alt="" width="400" height="276" /></a></p>
<p><strong>14. Düğün</strong><br />
Giyecek ortam dedik ya,  işte size o güzelim geleneksel kıyafetleri giymek için muazzam bir ortam! Hint düğünü! Ne yapın edin, oradayken gidecek bir düğün bulun kendinize, olmadı bir düğüne davetsiz gidiverin, pişman olmazsınız.</p>
<p>Mansoon Wedding&#8217;i seyredip de bir Hint düğününe gitmeyi istemeyen olmuş mudur? Hint düğünleri, çok ama çok acaip deneyimler gerçekten. Günlerce süren bir eğlence, şenlik kelimesinin tam karşılığı. Yeme, içme, dans…  sanıyorum kız tarafı ile erkek tarafının iyice kaynaşması için böyle ve gerçekten de bunu sağlıyor. Kim 5 gün boyunca aynı insanlarla yiyip içip, saçma sapan danslar yapıp, oyunlar oynadıktan sonra kasılmaya devam edebilir ki! Elbette ki samimileşilecek!</p>
<p>Yine farklı yörelerin, farklı dinlerin farklı düğünleri ve adetleri var ama ne olursa olsun, büyük kutlama olacağı muhakkak. Bizim, kız tarafı olarak katıldığımız düğün, Hindu bir kız ile Hristiyan bir çıcığın düğünü idi. Kız tarafının düğünü kendi şehrinde 3 gün, 3 gece, oğlan tarafının Hristiyan düğünü ise oğlanın şehrinde 2 gece olarak yapıldı. Kız tarafında ilk gece Sangeet denen olay, yani bir kaynaşma, içme sıçma gecesi ile başladı her şey. O gece kızın tüm arkadaşları (biz dahil) danslı performanslar yaptı. Ertesi gün kızın kınası (mehendi) ile içme ve dans devam etti. Sonrasında ise Hindu seremonisi ile düğünde yine sarhoşluk, yine patlayana kadar yemek, içmek&#8230; 3. günün sonunda, o kadar içmenin üstüne herkes kanka olmuştu zaten. Goa&#8217;daki Hristiyan düğününde ise kilise sonrası yedik, içtik, ha zaten ondan önceki ilk gece Goa adetlerine göre yine bir eğlencede, yine yiyip, içmiştik. Yani şöyle diyeyim ben size: Ben böyle eğlence, böyle yiyip içmek görmedim! Fırsat bulursanız, mutlaka!</p>
<p>Adetler ise çeşit çeşit&#8230; Bizim kız, Panjab idi. Onların adetlerine göre bin türlü şey. Hangi birini anlatayım. Kınasından koluna taktığı bileziklere, damadın bindiği attan davetlilerin kafalarına giydikleri türbanlara her şey ayrı bir seramoni ve şundan eminim ki hiçbir Hint düğünü birbirinin aynısı olamaz.</p>
<p>Sonuç olarak bizim herkesle fotoğraf çektirmeli, sonra mal mal yemek yemeli şehir düğünlerinin ne kadar sıkıcı olduğunu bunların coşkusunu görünce bir kez daha anladım.</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-wed.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1808" title="india wed" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-wed.jpg" alt="" width="400" height="437" /></a></p>
<p><strong>13.Müzik, dans, Bollywood</strong><br />
Hindistan&#8217;a gidip, bir Bollywood filmi seyretmeden dönmeyin! Hatta gidin sinemada seyredin. Evet, muhtemelen altyazı olmayacak, filmi sadece resimlerine bakarak seyredeceksiniz ama o bize komik gelen dansları, oyunculukları bir de yerinde seyredin. Zaten memleketin her yerinde sürekli çalan davulları, dans eden insanları, şarkı söyleyen rickshaw şöförlerini görünce daha iyi anlayacaksınız neden Bollywood filmlerinde, birden filmin kesilip araya komik bir dans girdiğini. Hele bir de düğüne giderseniz, iyice kafanızda oturuyor her şey. Sonuçta, bu memleket böyle bir yer, müzik ve dansı seviyorlar. Bir süre sonra kulağım hiç alışmaz sandığınız o şarkılara alışıyorsunuz zaten, göze komik gelen o dansları yapmanın ne kadar eğlenceli olabileceğini de keşfediyorsunuz. Sonunda da evinize bir Bollywood Hits CD&#8217;si ile dönüyorsunuz zaten.</p>
<p><iframe title="YouTube video player" width="640" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/-Rnfls0OqtE" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>12. Rick shaw</strong><br />
Hindistan&#8217;da şehir içindeki en yaygın toplu taşıma çeşidi, otobüs değil, metro değil, taksi hiç değil, auto rickshaw adı verilen bu garip çek çekimsi cihazlar. Bunu madde olarak yazmak bile gereksiz aslında zira oraya gidip de rickshaw&#8217;a binmeden dönmek hemen hemen imkansız. Bir noktada mutlaka bu aletlere yenik düşüyorsun. Tıngır mıngır, iki tarafı açık bir cihaz… Taksiden ucuz, otobüsten pahalı. Mutlaka binmeden pazarlık yapmak gerekiyor. Genelde 500 rupiden başlayan pazarlık, 100 rupiye bağlanıyor.</p>
<p>Yalnız bu rickshaw&#8217;cular, tüm Hintli satıcılar gibi, çok cingöz, şark kurnazı adamlar… Anlaştıktan sonra, özellikle de turistik yerlerde, şehre yeni geldiğiniz belliyse (yani sırt çantanız sırtınızdaysa) bak seni çok güzel bir otele götürücem diye sizi komisyon aldıkları bir ya da birkaç otele götürüyorlar. Kaçmak çok zor. Eninde sonunda bu adamların anlaşmalı otellerinden birine peki diyorsunuz, ya da çok ama çok dirayetli olmanız gerek… Bunun dışında, sizi turistik yerlere götürmek için paketler sunmaya çalışanından, sizi aldıktan sonra illa ki bir gift shop&#8217;a (muhtemelen yine komisyon aldıkları ya da anasının bacısının mağazası olan bir yer) götürmeleri olası…</p>
<p>Yani nedir? Rickshaw&#8217;a biniyoruz ama &#8220;hayır&#8221; demeye hazır olarak! Gerçi hayır&#8217;ın çok da işe yaradığını söyleyemem, benim gördüğüm en işe yarar taktik, bir gün gerçekten çok sinirlenip adama çemkirmem oldu, sustu pustu, ısrarı kesti ama sürekli çemkirmek de olmuyor tabii… İnsan tatilde hep çemkiremez ya.  O yüzden sinirleri aldırıp, biraz oluruna bırakmak en iyisi herhalde.</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/rickshaw.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1814" title="rickshaw" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/rickshaw.jpg" alt="" width="400" height="503" /></a></p>
<p><strong>11. Tren</strong><br />
Tren yolculuğu Hindistan&#8217;da bir must. Olmazsa olmaz. Hem manzarayı görerek, hem süper ucuza gidebiliyorsunuz. Yalnız tren sistemi tabii ki çok karışık. Ne nereye ne zaman gidiyor anlamak gerek. Bunu anladıktan sonra, bilet bulabilmek gerek. Bir normal bilet, bir de tourist quota diye bir olay var, turistlere ayrılan biletler yani. Onu da çözmek lazım. hadi diyelim bilet buldunuz, bin tane sınıf var, hangisiyle gideceksiniz? En ucuz olan general admission mesela, 8 saatlik yolculuk 17 rupi (yani 50 kuruştan az) ama bir kompartımanda yan yana 5 kişi oturuyorsunuz, bagajınız kucakta tabii. Bir de ayaklarınızı kaldırıyorsunuz, koltuğun altına bir abi girip, orada uyuyabiliyor mesela. Koridorda, yerde de uyuyan adamlar var tabii… Bunun dışında 3rd class non A/C&#8217;den, 1st class sleeper A/C&#8217;ye pek çok seçenek var…</p>
<p><iframe title="YouTube video player" width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/aO1bYukdvLI" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Biz klimasız, 2. sınıf yataklıyla gittik mesela, iyi ki klimasızmış zira klmiasızda bile götümüz dondu. Hayatımda bu kadar üşüdüğüm azdır. Yol bittiğinde, kimse bir saniye bile uyumamıştı. Üzerimizde 5 kat kıyafet (tabii hiçbirimizde kalın bir kıyafet olmadığından, 5 kat tişört diyeyim), hepimiz ağlamaklı vaziyette tamamladık o yolu. Bunun dışında oturmalı sınıfları denedik daha kısa yolculuklarda, nispeten daha başarılıydı diyebilirim. Ama her ne olursa olsun, geriye dönüp baktığında çok eğlenceli bir anı olduğu kesin!</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/tren.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1815" title="tren" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/tren.jpg" alt="" width="400" height="299" /></a></p>
<p><strong>10. Yalınayak yürümek</strong><br />
Hindistan dünyanın en yalınayak memleketi. Herkes, her yerde yalınayak. Zaten turistlerin Hindistan&#8217;da ne kadar kaldıklarını ayaklarına bakarak anlayabiliyorsun bence. Simsiyah ise 2 ay ve üzeri, hafif karaltılar 1 ay civarı, pespembe ayaklar yeni gelmiş! Yalınayak olunmadığında ise parmak arası terlik. Başka hiçbir ayakkabıya gerek yok (muş). Bunun dışında tapınaktı, saraydı, kutsal yerdi, bu tip yerlere girerken ayakkabılarınızı kapıda çıkarıyorsunuz. Dolayısıyla kasmaya gerek yok, yalınayak dolaşacaksınız Hindistan&#8217;da bir şekilde. Aman yerler pis, bok var, tükürük var demeyin, bu iş olacak! Haa, bir kere alıştıktan sonra çok da fena bir şey değil aslında. Bazen ama yerler aşırı sıcak olabiliyor tabii, ne de olsa tropik memleket.</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-feet.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1790" title="india feet" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-feet.jpg" alt="" width="409" height="273" /></a></p>
<p><strong>09. Pazarlık</strong><br />
Hindistan&#8217;da hayatınızın pazarlığını yapmaya hazırlıklı olun. Hiçbir şey ama hiçbir şey söylenen fiyat olmayacak. Bir de memleket süper ucuz olduğundan, söylenen en şişirme fiyat bile ucuz gelecek, bu nedenle kazıklanmıyorum sanarken bile kazıklanmak çok olası. Takside, otelde, alışverişte, her yerde pazarlık şart. Biraz yorucu bir aktiviteye dönüşebiliyor bu, zira bir kere pazarlığa başladınız mı, satıcıların elinden kurtulmak zor. Hatta geç pazarlığı, es kaza bir tezgahta bir şeye bakacak olsanız bile zor… Genelde satıcılardan kurtulmak zor diyeyim ben size. Hatta bu sanırım Hindistan maceramda en hoşuma gitmeyen nokta oldu. 2 ayın sonunda, yanıma biri yaklaşacak olsa kendilerini &#8220;istemiyorum!&#8221; diye karşılayacak paranoya seviyesine eriştim.</p>
<p>Neyse, dediğim gibi pazarlık şart. Pazarlıkta herkesin kendi stili var, ben farklı taktikler denedim ama en başarılısı, istediğim fiyatı vermediklerinde, &#8220;iyi o zaman&#8221; diyip çekip gitmek oldu. Çekip gitme noktasında, anında fiyat düşüyor. O nedenle bu taktiği tavsiye ediciiim ben şahsen.</p>
<p>Ha bir de, fiyatlar çok ucuz dedim ya, insanın fiyat algısı şaşıyor o yüzden. Kendimi 50 rupi için yarım saat pazarlık yaparken bulduğum bir gün, ulan dedim, 50 rupi dediğin 1 dolar, napıyosun ama işte, oradayken, öyle oluyor. İnsanın dengesi şaşıyor, bi haller oluyor. 2 ay Hindistan&#8217;dan sonra, Türkiye&#8217;de her şey fahiş pahalı geliyor mesela bana şimdi…</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-vendor.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1804" title="india vendor" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-vendor.jpg" alt="" width="427" height="640" /></a></p>
<p><strong>08. Alışveriş</strong><br />
Pazarlık dedik, elbette ki alışveriş yapılacak! Hele ki fiyatlar bu kadar ucuz, alınacak şey bu kadar çok iken… Paşminasından incik boncuğuna, kızlar için, bir de hippi erkekler için bir cennet Hindistan. Alacak ıvır zıvır çok. İşçilik çok iyi değil yalnız. Peş peşe 3 parmak arası terlik alıp, 2 hafta içinde üçünü de atmak zorunda kaldım mesela. Bir de oradan aldığım paşminaların birebir aynısını burda Kapalı Çarşı&#8217;da gördüm, yani taşıdığıma değdi mi emin değilim. Yine de oraya gidip, onca renk, kumaş, desen içinde insanın kendini kaybetmemesi çok zor. Bir de Türkiye&#8217;de bulamaycağınız şeyler (az da olsa) mutlaka ki var. Büyük şehirler dışında ise, marka bulmak zor yani fiyatlar ucuz, gideyim Hindistan mango&#8217;dan alışveriş yapayım derseniz, biraz zorlanırsınız. Giden tüm turistlerin hafif hippimsi kıyafetlerle dönmeleri boşuna değil.</p>
<p>Hindistan&#8217;a gidip bilezik (bangles) almayanı döverler yalnız, onu da diyeyim!</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-bilezik.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1813" title="india bilezik" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-bilezik.jpg" alt="" width="400" height="461" /></a></p>
<p><strong>07. Chai</strong><br />
Memleket çay memleketi. Darjeeling&#8217;i yeşil çayı bilmemnesi zaten meşhur. Neredeyse bizim kadar çay hastası bir memleket daha diyebilirim. Sürekli çay var her yerde. Ama en güzeli, masala chai dedikleri, süt ve baharatlarla yapılan çayları. Tren istasyonlarında, sokak satıcılarında, restoranlarda her yerde, herkes chai içiyor. Ciddi bir alışkanlık yaptı halihazırda zaten çay hastası olan bende. Ha bir noktada canım, tavşan kanı demli bir çay istemedi değil, inkar etmeyeyim ama şimdi tavşan kanı çayıma döndüm ya, o masala chai gözümde tütecek, ondan da eminim. Chai bir deneyim, her yer farklı hazırlıyor, birininki diğerininkini tutmuyor ama özellikle istasyonlardakiler ve sokakta satılanlar ayrı bir şahane! Hiçbir restoranda onlar gibisini içmedim.</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/chai.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1820" title="chai" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/chai.jpg" alt="" width="400" height="600" /></a></p>
<p><strong>06. Yemek</strong><br />
Anlayamadığım noktalardan biri Hindistan&#8217;a gidip, yiyecek bir şey bulamadan dönenler sanırım zira Hint yemekleri tek kelimeyle muazzam. Güneyinden kuzeyine, batısından doğusuna her köşede farklı bir mutfak, çok zengin menüler… Kahvaltı kısmı küçük yerlerde biraz can sıkıcı olabilir zira bizim gibi reçel bal değil, baya ağır, baharatlı şeyler içeriyor tipik Hint kahvaltıları. Kahvaltıda o kadar ağır yemek de alışık olmayanlar için biraz zorlayıcı olabilir tabii ama onun dışında dediğim gibi, şahane leziz bir mutfak. Az biraz ufuklarımız açmak bize bir şey kaybettirmeyeceği gibi, çok lezzetli şeyler kazandırabilir.</p>
<p>Bazı yerler, çok katı vejetaryan. Oralarda bile lezzetli seçenekler var. Özellikle de süper şahane Naan, paratha, roti, chapatti gibi ekmekler ile kombinlendiğinde. Ama et (genelde tavuk) olunca daha güzel tabii hayat. Bir Butterchickhen olsun, acı ekşi soslu köpekbalığı olsun, vindaloo olsun… Bunlar şahane şeyler. Ben şiddetle tavsiye ederim, Hindistan&#8217;da Hint yemekleri yiyiniz. İlla fkirimi soracaksanız, kuzey Hint mutfağı güney Hint mutfağını bin kere döver yalnız, onu da belirteyim.</p>
<p>Ha hijyen sorun olabilir biraz, ona dikkat etmekte fayda var. Tavsiye edilen, kalabalık yerlerde yiyiniz. Sokak yiyeceklerinde duble dikkat ediniz. Az biraz dikkat ile, hasarsız atlatmak mümkün. Bakınız ben 2 ay boyunca sokak satıcılarından restoranlara, her yerde, her şeyi yediğim halde en ufak bir mide problemi yaşamadan döndüm. Oraya gidilince illa bakteri kapılır, dizanteri olunur diye bir şey yok yani.</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/yemek1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1822" title="yemek" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/yemek1.jpg" alt="" width="400" height="267" /></a></p>
<p>Sularımızı mutlaka ama mutlaka şişeli içelim yalnız.</p>
<p><strong>05. Elle yemek</strong><br />
Yemek şahane dedik zaten, yemekle ilgili bir diğer olayımız ise elle yemek. Her ne kadar büyük şehirlerde ve turistik yörelerde çatal bıçak bulmanız gayet olası olsa da, turistik olmayan yerlerde veya birinin evinde kaldığınızda adet, elle yemek. İlk başta yareppim nasıl olacak bu iş diyerek başlıyorsunuz, bir yerlerden bir çatal düşer belki diye umuyorsunuz. Ama tabii ayıp olmasın, bir snob gibi görünmeyeyim diye kendiniz de isteyemiyorsunuz. Mecburen kibar kibar elinizle yemeye çalışıyorsunuz. Sonrasında, tekniği kapınca, hiç umrunuzda olmuyor.</p>
<p>Adet sağ elle, sol el bizdeki gibi cenabet el. Sağ elimizi bir kaşık gibi kullanarak, soslu şeyleri pilava veya ekmek seçeneklerinden birine bulayarak yiyeceksiniz. Öyle parmak ucuyla değil, baya haldur huldur elinizle dalacaksınız hatta. Yemek öncesinde el yıkamak adet tabii haliyle, sonrasında da öyle. Ha biraz ayıca gelse de başta, alışınca, sanki yemekler elle daha bir lezzetli oluyor gibi. Yani yemeklere böyle bir ilkelce, tüm kuralları unutarak özgürce dalabilmenin tadı nefis. Kırın o zincirleri, kırın kırın, dalın şimdi yemeğe elinizle&#8230;  Afiyet olsun.</p>
<p><iframe title="YouTube video player" width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/Jz45P-csQqs" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><strong>04. Sosyalleşmek</strong><br />
Hindistan&#8217;a gidip de sosyalleşmemek kolay değil&#8230; Bir kere satıcılar zaten sürekli bir şey satmak istediklerinden, önce muhabbet koyarak giriyorlar işe. Nerdensin, naparsın, ne zaman geldin, nerelere gittin&#8230; Ha bu fiks, ve bir süre sonra sıkan bir sosyalleşme çeşidi zira bir dakika boş kalamıyor insan. Ama onun dışında, yollarda insanlarla, başka turistlerle tanışmak, yerli halkla sohbet muhabbet etmek, size bir chai ısmarlamalarına izin vermek insanı zenginleştiriyor tabii, Hindistan deneyimini de derinleştiriyor.</p>
<p>Yolda tanışıp beraber otel aradığımız, 6 aydır Hindistan&#8217;da olan Alman çocuk, sabahın 5 buçuğunda orobüs garlarında in cin top oynarken kaynaştığımız 4 kişilik kız grubu, Hint futbol takımlarını bize öğretmeye ant içmiş Hintli paşmina satıcısı, bana kartpostal satmaya çalışıp, hatta bunu başardıktan sonra bizim tur rehberimize dönüşen ve saatlerce bizimle takılan küçük velet, düğünlerde tanıştığımız, bize Bollywood figürlerini öğreten kızlar, threesome&#8217;dan girip canyoningden çıkan tur rehberi, iki satır ingilizcesiyle tüm tatil boyunca bizi her gördüğü yerde sarılarak karşılayan arkadaşımız garson çocuk, tanrı nedir diye soran Tibetli komi, aileleri İran&#8217;dan Hindistan&#8217;a göç etmiş, şahane yemekler yaptıkları restoranlarında bize Zorastrianism&#8217;i anlatan tatlı yaşlı &#8220;Parsi&#8221; çift ve daha bir sürü karakter&#8230; Hindistan&#8217;a giden herkesin dünyasına giren, her biri bir diğerinden farklı, her biri bir diğerinden renkli karakterler&#8230; Hindistan deneyimi onlarsız eksik kalır.</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-cocuk2.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-1795" title="india cocuk2" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-cocuk2-1024x852.jpg" alt="" width="442" height="368" /></a></p>
<p><strong>03. Backpacking</strong><br />
Hindistan, gideyim, şurada kalayım diye gidilecek bir yer değil. Hindistan gezilecek bir yer. Uzun uzuuun gezilecek bir yer. 6 ay kalsanız, yetmez, o kadar çok şey var. Eh fiyatlar da ekonomik olunca, giden 1 aydan aşağı pek kalmıyor zaten. Lüks turizme çok müsait değil, elbet var lüks şeyler ama tadı çıkmıyor lüksle. Hindistan sırt çantanı alıp, trenlerle, otobüslerle, oradan oraya gitmen gereken bir yer. Ancak öyle maksimumunu yaşıyorsun. Macerasıyla bir paket yani Hindistan. Biraz sefalet, biraz yorgunluk çekmedikçe olacak iş değil bence. O yüzden işte, tüm turistler sırt çantalı&#8230; Bir şehirde gördüğünüz birilerini, 2 hafta sonra başka bir yerde görmeniz de çok olası.</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/canta.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1819" title="canta" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/canta.jpg" alt="" width="400" height="536" /></a></p>
<p>Bir tavsiye, çantayı çok doldurmayın, fazla şeye ihtiyacınız olmayacak zaten, ben ettim, siz etmeyin.</p>
<p><strong>02. Öğrenmek</strong><br />
Bin tane din, bin tane dil, bin tane kültür var. Hayatınızda belki başka bir yerde göremeyeceğiniz şeyler var. Had safhada fakirlik, had safhada zenginlik yan yana&#8230; Eh hal böyle olunca da insanda sürekli bir merak&#8230; Sürekli bir öğrenme ihtiyacı&#8230; Hinduism nedir, bu mavi Krishna tanrısı ne yapar, fil tanrı Ganesh necidir, inek niye kutsal, her yerde resmini gördüğüm o yaşlı amca kim, bu türbanlı Sikh&#8217;ler necidir, o saçı sakalı birbirine karışmış Sadu&#8217;lar ne ayak, Zorastrianlar da neyin nesi, buradaki Müslümanlar nasıl yaşar, orada ne dil konuşulur, burada  ne dil konuşulur  diye diye insan her gün yeni bir şey öğreniyor, görüyor bu memlekette&#8230; Zaten öğrenmeye açık gitmek lazım Hindistan&#8217;a ya da herhangi bir memlekete bana sorarsanız, gidip de kendi yaşam şeklinizle yaşayıp,  sürekli kendi koşullarınızı arayacaksanız, gözlerinizi o memleketin gerçeklerine, yaşam koşullarına, kültürüne kapayacaksanız gitmeyin, görmeyin, gerek yok ki. Özellikle Hindistan, bu anlamda maksimum eforu sarfetmek gereken bir yer. Alışması kolay bir yer kesinlikle değil. O yüzden anlama, öğrenme çabasını maksimumda tutmak gerek, yoksa hayat zor.</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-krishna.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1791" title="india krishna" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-krishna.jpg" alt="" width="409" height="260" /></a></p>
<p><strong>01. Kendini bırakmak</strong><br />
Öğrenmek dedik, açık olmak dedik&#8230; Bunları yapabilmek için aslında yapılması gereken en önemli şey, kendini bırakabilmek. Kasılmamak. Yoksa hindistan kolaylıkla kabusa dönüşebilir. Burası neden pis, tren niye gecikti, bu adam niye beni kazıkladı, yemek neden elle yenecek, bu korna sesleri ne, sokakta niye domuz var demeyeceksiniz. Olan biteni kabul edip, şaşıracaksınız ama bunları dert etmeyeceksiniz. Trene binecekseniz, 4 saat gecikme olabileceğini kabul edeceksiniz. Sokakta fare görünce kafanıza takmayacaksınız. Boka basınca gidip ayağınızı sileceksiniz ama hayatı kendinize zehir etmeyeceksiniz. Odada böcek çıkınca otele çemkirmeyi değil, böceği silkeleyip uyumayı deneyeceksiniz. Başka türlü Hindistan&#8217;ın tadını çıkarmanız mümkün değil, daha önce dedim, yine diyorum, kolay bir yer değil, herkese göre de değil ama kendinizi bırakmayı başarabilirseniz, daha önce hiç görmediğiniz gibi bir yerde olduğunuzu anlayıp, kendinize unutulmaz güzellikte anılar yaratabilirsiniz Hindistan&#8217;dan. Kabus değil de gördüğünüz o anlamsız, rengarenk, bölük pörçük ama güzel, uyandığınızda size kendinizi iyi hissettiren o rüyalardan olabilir o zaman bu memleket. Ama işte, kasmayacaksınız, kasılmayacaksınız, kendinizi Hindistan&#8217;a bırakacaksınız, o sizi götürecek, siz onu değil, o sizi yönetecek&#8230; Ancak öyle.</p>
<p><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-bicycle.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1812" title="india bicycle" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-bicycle.jpg" alt="" width="400" height="360" /></a></p>
<p><em> Bu liste tipik bir Hindistan&#8217;da ne yapılır, nereler gezilir listesi değil&#8230; Onu da yaparım daha sonra ama ben daha çok deneyimi anlatmaya çalıştım bu yazıyla&#8230; Yalnız bi tane bi şey var ki deneyimin önemli bir parçası, onu buraya yaz(a)mıyorum, artık siz nasılsa keşfedersiniz giderseniz&#8230; <img src='http://www.maddebagimlisi.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </em></p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=1779&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/10-yil-asik-kalmak-icin-en-olmazsa-olmaz-10-neden/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 10 yıl aşık kalmak için en olmazsa olmaz 10 neden'>10 yıl aşık kalmak için en olmazsa olmaz 10 neden</a> <small>Başlık sizi yanıltmasın. Bu yazı 10 yılını bugün doldurmuş iki...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-olmazsa-olmaz-10-alternatif-genc-kurali/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En olmazsa olmaz 10 alternatif genç kuralı&#8230;'>En olmazsa olmaz 10 alternatif genç kuralı&#8230;</a> <small>Nasıl süper şahane bir alternatif genç olunur? Bakınız kuralları: 10....</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-buyuk-10-ask-hatasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En büyük 10 aşk hatası&#8230;'>En büyük 10 aşk hatası&#8230;</a> <small>MADDELEYEN: Yağmur Erengül Aşık olmak gerçekten çok gerekli bir aksiyon...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-olmazsa-olmaz-20-hindistan-deneyimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>9</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-feet-150x150.jpg' length='8038'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2011/04/india-feet-150x150.jpg' width='180' height='135'/>	</item>
		<item>
		<title>En yaşanası 10 macera&#8230;</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-yasanasi-10-macera/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-yasanasi-10-macera/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2009 23:29:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>konuk maddeciler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Lüks]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil - Destinasyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[adrenalin]]></category>
		<category><![CDATA[ölmeden önce]]></category>
		<category><![CDATA[gezi]]></category>
		<category><![CDATA[macera]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/?p=1293</guid>
		<description><![CDATA[MADDELEYEN: Elvan Karaabalı Editörün notu: Konuk maddecimiz bize bu yazıyı göndermiş ama giriş yazısı göndermemiş. Bendeniz de format meraklısı, obsesif bi kişilik olduğumdan buraya sanki giriş yazısıymış gibi görünecek işbu notu düşmeyi gerekli buldum. İşte sizlere Elvan&#8217;ın kaleminden, kimi pahalı, kimi ütopik, kimi ise gayet yapılabilir 10 adet çılgın macera efenim&#8230; İyi okumalar dileriz. 10. [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-kusurlu-11-ilk-bulusma-hareketi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En kusurlu 11 ilk buluşma hareketi'>En kusurlu 11 ilk buluşma hareketi</a> <small>MADDELEYEN:  Erkin &#8220;Raistlin&#8221; Korkmaz Daha önce direksiyon konusundaki tespitleriyle konuğumuz...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-etkilenmis-10-turk-filmi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En etkilenmiş 10 Türk Filmi&#8230;'>En etkilenmiş 10 Türk Filmi&#8230;</a> <small>Orjinallik de neymiş? Bu filmler çok iyiymiş. 10. Pamuk Prenses...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-absurd-9-yerli-dizi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En absürd 9 yerli dizi'>En absürd 9 yerli dizi</a> <small>Bi’ çeşitli sebeple kötü olan diziler vardır, bir de bile...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-yasanasi-10-macera%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-yasanasi-10-macera%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><strong>MADDELEYEN: Elvan Karaabalı</strong></p>
<p><em>Editörün notu: Konuk maddecimiz bize bu yazıyı göndermiş ama giriş yazısı göndermemiş. Bendeniz de format meraklısı, obsesif bi kişilik olduğumdan buraya sanki giriş yazısıymış gibi görünecek işbu notu düşmeyi gerekli buldum. İşte  sizlere Elvan&#8217;ın kaleminden,  kimi pahalı, kimi ütopik, kimi ise gayet yapılabilir 10 adet çılgın macera efenim&#8230; İyi okumalar dileriz. </em></p>
<p><strong>10. Çoruh (Rafting)</strong><br />
Dünyanın en hızlı akan nehirlerinden biri olan Çoruh Nehri dünyaca ünlü bir rafting merkezi. Rafting dediğimiz olay bildiğiniz gibi raft denilen botlarla 6 veya 8 kişilik takımlar halinde yapılan bir nehir sporu. Acemi kişilerle yapılırsa öndekinin küreğini burnunuzun tam ortasına yemek, tepeden tırnağa ıslanıp sıçana dönmek veya dengenizi kaybedip nehrin dibini boylama gibi dezavantajları olsa da adrenalinin tavanda olduğu, 2 metre havalanma garantili, ölmeden önce yaşanması gereken bir macera!</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/3-300x194.jpg" alt="3" title="3" width="300" height="194" class="aligncenter size-medium wp-image-1294" /></p>
<p><strong>9. Moğolistan (Cengiz Han&#8217;ın topraklarında at biniciliği)</strong><br />
Moğolistan, nüfusunun büyük bölümünün hala göçebe olduğu bir ülke. Burada atların ayrı bir önemi var. Çocuklar 3 yaşından itibaren at tepelerindeler. Yerleşik hayatın, yolların, telefon hatlarının olmadığı bu toprakları at veya deve sırtında gezmek özellikle tarihe meraklılar için müthiş bir şey.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/PacificHorde_2-286x300.jpg" alt="PacificHorde_2" title="PacificHorde_2" width="286" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1295" /></p>
<p><strong>8. Trans-Sibirya Demiryolu (Trenle safariye çıkmak)</strong><br />
Çarlık döneminde yapımına başlanan ve 1905&#8242;te tamamlanan Trans-Sibirya demiryolu uzaydan bile görülebiliyormuş.Bu yolun özgeçmişi pek bi vukuatlı.Tamamlanması tam 25 yıl süren tren yolunun yapımında çalışan 15.000 işçi salgın hastalıklarla ölmüş,sellerde boğulmuş hatta kamplara saldıran Mançurya kaplanlarına yem bile olmuş! Fakat yine de bu yol dünyayı dolaşmak isteyen maceraperestlerin çok sevdiği muazzam bir demiryolu.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/travel-routes-05-g-300x197.jpg" alt="travel-routes-05-g" title="travel-routes-05-g" width="300" height="197" class="aligncenter size-medium wp-image-1296" /></p>
<p><strong>7. Provence-Fransa (Fransız topraklarında pedal basmak)</strong><br />
İşte bir bisikletin ve bisikletçinin dünya üzerinde en çok saygı göreceği ülke! Ve bisikletçilere büyük özen gösteren bir ulus. Teri kurumamış bir yarışçının terli terli bistrolara girmesini bile hoşgörüyle karşılamalarına şaşmamak gerek. Fransa&#8217;nın geniş bir alana yayılan Provence bölgesi bisiklet sürücüleri için ideal mekanlardan. Zorlu parkurlar, tarlaların arasından geçen bozuk yollarda ilerlemek bu işin ustaları için müthiş bir macera. Aksi takdirde acemiyseniz eve sağlam dönmek pek kolay olmayabilir.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/cycing-in-the-lavender-in-provence-300x225.jpg" alt="cycing-in-the-lavender-in-provence" title="cycing-in-the-lavender-in-provence" width="300" height="225" class="aligncenter size-medium wp-image-1297" /></p>
<p><strong>6. Afrika (Dakar Rallisi)</strong><br />
Macera ve adrenalin deyince belki de ilk akla gelen kelime hız! Dünyanın en tehlikeli yarışlarından biri olan Dakar Rallisi 1979&#8242;da ilk kez düzenlendi. O günden bu yana yaklaşık otuz rallicinin hayatına mal oldu. Bilinen adıyla &#8216;Paris-Dakar Rallisi&#8217; 4*4 araçlar, kamyonlar veya motosikletlerle yola çıkan yarışçıların Avrupa&#8217;dan Senegal&#8217;deki Dakar kentine uzandığı yaklaşık 20 günlük bu off-road yarışında yarışçıları Sahra&#8217;nın inanılmaz boşluğuyla dayanılması güç koşullar bekliyor. İnsanın insana karşı değil, batılı beyaz erkeğin zapt edilemez vahşi Afrikaya karşı olan bir savaşı. Kesinlikle gözükara maceraperestler için.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/dakar_gordon_01_big-300x198.jpg" alt="dakar_gordon_01_big" title="dakar_gordon_01_big" width="300" height="198" class="aligncenter size-medium wp-image-1298" /></p>
<p><strong>5. Kapadokya (Balon uçuşu)</strong><br />
Bir Jules Verne kahramanı olan Doktor Fergusson&#8217;un hayallerini süsleyen bir macera&#8230; Kahramanımız balonda beş hafta geçirmişti ama bize güzel ülkemizin kanımca en güzel yeri olan Kapadokya&#8217;da kısa bir uçuş bile yeterli. 1 saatlik bir uçuşun fiyatı 150 Euro&#8217;dan başlıyor. Hal böyle olunca, bütün şehri falan gezmek isterseniz küçük bir serveti gözden çıkarmanız gerekebilir.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/kapadokya-balon-turu1.jpg" alt="kapadokya-balon-turu1" title="kapadokya-balon-turu1" width="300" height="225" class="aligncenter size-full wp-image-1299" /></p>
<p><strong>4. Oklahoma ve Colorado (Fırtına kovalamacası)</strong><br />
Hortum peşinde koşmak, Amerikan tarzı macera anlayışında cisimleşmiş bir durum! Gözümüzün belgesellerden de aşina olduğu korkusuz fırtına avcıları, sert hava koşullarıyla ünlü Oklahoma ve Colorado eyaletlerinde fırtına turları organize etmeye başlamış.Tornado Yolu adı verilen bir hat üzerinde hortumları bilim adamlarının peşinden izleyen bir acente var. Son teknoloji kullanılarak son hava durumları tespit ediliyor ve hava radarı sayesinde hortumun oluşumu dahil herşeyi ilk gören siz oluyorsunuz. Hatta takip ediyorsunuz ve hortumu tüm dehşetiyle yanıbaşınızda yaşıyorsunuz.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/2455372033_55034bc165_o-202x300.jpg" alt="2455372033_55034bc165_o" title="2455372033_55034bc165_o" width="202" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1300" /></p>
<p><strong>3. Derin Okyanus Dalışları</strong><br />
1912 yılında bir buzdağına çarpan ve hemen su almaya başlayan bakire transatlantik Titanic, birkaç saat içinde okyanusun derinliklerine inmişti. Giderken yanında yaklaşık 1500 kişinin hayatını da almıştı. Hakkında filmler yapıldı, hikayeler uyduruldu. Bu tarihi olayı merak edenler ve benim gibi batık gemilere zaafı olanlar için Titanik&#8217;e dalış ekibinde yer almak unutulmaz bir fırsat olurdu. Bu dalış ekiplerindeki araştırmacıların rehberliğinde insanlar Bismarck ve Titanik gibi ünlü batıklara dalabiliyorlar. Tabii ki onbinlerce dolar karşılığında.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/titanic6-300x232.jpg" alt="titanic6" title="titanic6" width="300" height="232" class="aligncenter size-medium wp-image-1301" /></p>
<p><strong>2. Fethiye (Yamaç Paraşütü)</strong><br />
Kuşlar gibi özgür olmak&#8230; Sırada Türkiye&#8217;de de yaygın bir spor haline gelen yamaç paraşütü var. Ülkemizde Fethiye bu spor için biçilmiş kaftan. &#8221;Bir kez uçmayı tattınız mı, yolda yürüken bile gözleriniz hep gökyüzünde olacak. Bir kez orada bulunduktan sonra, hep orayı özleyeceksiniz&#8230;&#8221; demiş Leonardo Da Vinci. Yüzlerce yıl sonra uçuş tutkusu gerçek oldu ve insanlar için uçmak mümkün hatta gayet sıradan bir hale geldi. Yamaç paraşütü de uçma tutkusu için heyecanlı ve eğlenceli bir yöntem. Buna imkan olsa bile denizin üzerinde uçma korkusu gibi klişe bir fobiye sahip olduğumdan benim için cesaret gerektiren harika bir spor.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/J3B7-oludeniz-turkey-300x225.jpg" alt="J3B7-oludeniz-turkey" title="J3B7-oludeniz-turkey" width="300" height="225" class="aligncenter size-medium wp-image-1304" /></p>
<p><strong>1. Uzay seyahati</strong><br />
Vee işte 1 numara! İnsanoğlunun en büyük macerası; uzay yolculuğu. Bilimkurgu filmlerindeki dünyada pek yadırgamadığımız sıradan bir olay. Fakat dünya sınırlarından uzaklaştıkça boşlukta uçmak gibi sıradışı bir olayı kim istemez! Programda, yerçekimsiz uçuşlar, kozmonot eğitimi, atmosfer ve uzay sınırı uçuşları ve tabii ki cebinizde 20 milyon dolar kadar bi paranız olduğu takdirde, yörüngedeki uluslararası uzay istasyonunda bir haftalık &#8216;tatil&#8217; de bulunuyor. Şu ana kadar Türkiye&#8217;den niyetlenen hiç olmamış tabii ki. Uzay seyahatlerinin kitlesel hale geleceği günlere kadar, hoşça kalın&#8230; <img src='http://www.maddebagimlisi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/2009_08_17_Jaunted___SpaceAdventures2-300x222.jpg" alt="2009_08_17_Jaunted___SpaceAdventures2" title="2009_08_17_Jaunted___SpaceAdventures2" width="300" height="222" class="aligncenter size-medium wp-image-1303" /></p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=1293&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-kusurlu-11-ilk-bulusma-hareketi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En kusurlu 11 ilk buluşma hareketi'>En kusurlu 11 ilk buluşma hareketi</a> <small>MADDELEYEN:  Erkin &#8220;Raistlin&#8221; Korkmaz Daha önce direksiyon konusundaki tespitleriyle konuğumuz...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-etkilenmis-10-turk-filmi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En etkilenmiş 10 Türk Filmi&#8230;'>En etkilenmiş 10 Türk Filmi&#8230;</a> <small>Orjinallik de neymiş? Bu filmler çok iyiymiş. 10. Pamuk Prenses...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-absurd-9-yerli-dizi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En absürd 9 yerli dizi'>En absürd 9 yerli dizi</a> <small>Bi’ çeşitli sebeple kötü olan diziler vardır, bir de bile...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-yasanasi-10-macera/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/3-150x150.jpg' length='12234'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/3-150x150.jpg' width='180' height='135'/>	</item>
		<item>
		<title>En Madde Bağımlısı 10 Chicago Maddesi</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-madde-bagimlisi-10-chicago-maddesi/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-madde-bagimlisi-10-chicago-maddesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 07:50:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>miocaro</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil - Destinasyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[Şehirler]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[chicago]]></category>
		<category><![CDATA[usa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/?p=1157</guid>
		<description><![CDATA[Evet evet biliyorum sayın okuyucu, uzun bir ara oldu ancak bir yandan yaz rehaveti, bir yandan maddenin taşınma işleri derken işte koskoca Temmuz ayı da kaynadı gitti arada. Ve zaman ne kadar hızlı geçiyor farkettiniz mi? (ehehehe) Maddedeki ilk yazımı (ilk ve son olacaktı hesapta. plan yapmayın boşyere, hayat süprizlerle dolu) hatırladım. O yazıdan beri [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-birinci-sampiyon-madde-bagimlisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En birinci şampiyon Madde Bağımlısı'>En birinci şampiyon Madde Bağımlısı</a> <small>Eveeet pek sevgili okurlarımız, kar demedik, kış demedik, sabahın körü,...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-guzel-madde-bagimlisi-maddeleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En güzel Madde Bağımlısı maddeleri'>En güzel Madde Bağımlısı maddeleri</a> <small>Efenim, kasım ayı blogumuzun yıldönümüydü. Eh böyle önemli bir günde...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-yenilesi-40-turk-tatlisi-9-1-4-ve-son-bolum/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Yenilesi 40 Türk Tatlısı (9-1) 4. ve Son Bölüm&#8230;'>En Yenilesi 40 Türk Tatlısı (9-1) 4. ve Son Bölüm&#8230;</a> <small>9. Aşure Evet efendim tatlı yiyelim tatlı konuşalım konseptli yazı...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-madde-bagimlisi-10-chicago-maddesi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-madde-bagimlisi-10-chicago-maddesi%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><em>Evet evet biliyorum sayın okuyucu, uzun bir ara oldu ancak bir yandan yaz rehaveti, bir yandan maddenin taşınma işleri derken işte koskoca Temmuz ayı da kaynadı gitti arada. Ve zaman ne kadar hızlı geçiyor farkettiniz mi? (ehehehe) Maddedeki ilk <a href="http://www.maddebagimlisi.com/en-garantili-10-taktikle-bir-kadini-kaybetmek/" target="_self">yazımı</a> (ilk ve son olacaktı hesapta. plan yapmayın boşyere, hayat süprizlerle dolu) hatırladım. O yazıdan beri böyle bir maddeleme, madde yazma baskısı var üzerimde inanın, hayırlara vesile olsun. Neyse efendim yazımızın konusu Chicago. En yaşanılası şehirler <a href="http://www.maddebagimlisi.com/en-yasanilasi-10-kent-istek/" target="_blank">isteğini</a> maddelerken Chicago&#8217;yu eklememiştim. Yaşanılası bir şehir olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim artık. Buyrun bir madde yazarının objektifinden Amerika&#8217;nın rüzgarlı şehri Chicago.<br />
</em></p>
<p><em>Not. İstekleri unutmadım elbette sevgili Devletşah&#8217;ın Chicago&#8217;da çekilmiş filmler isteği ve Burak Bayburt&#8217;ludan gelen Amerikalıların en sevdiği 10 şey isteği peşisıra geliyor. </em></p>
<p><strong>10. Sears Towers</strong></p>
<p style="text-align: center;"><em><img class="size-full wp-image-1162 aligncenter" title="3599287652_532d0b9e70_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599287652_532d0b9e70_o.jpg" alt="3599287652_532d0b9e70_o" width="452" height="339" /></em></p>
<p style="text-align: left;">Efenim, gökdelenler şehri güzel Chicagomuzun en yüksek binası olan Sears Towers 110 katlı. Sears şirketinin isim hakkı 2003&#8242;te bittiğinden bina artık Willis kulesi olarak anılıyorsa da ben hörmetten Sears Towers diyorum. Uzun bir sıranın (beklerken size komiklikler yapan sempatik görevlileri de analım buradan) ardından asansörlerle çıktığınız en üst kattan bütün Chicagoyu görüyorsunuz hava açıksa şayet.<em> </em>Chicago gördüğünüz gibi dümdüz bir alana uzanmış yatıyor Michigan gölünün güney batı kıyısında, o kadar düzenli bir şehir ki kaybolmak için özel çaba harcamanız gerek. Ben bile kaybolamadım ki kendi etrafımda döndüğümde yüksek potansiyel arzediyorum esasen. Bu düzenin bir nedeni büyük Chicago yangını, bu büyük yangında bütün binalar yandığından State ve Michigan bulvarlarının kesistiği noktayı başlangıç alıp bütün şehri yeniden planlayarak kurmuşlar. Bir felaketten şehircilik harikasına yolculuk. Biz de bir gün felaketlerimizden harikalar yaratırız umarım.</p>
<p style="text-align: left;"><em>(uzun cümlelerimden kurtulmak için nasıl bir çaba içindeyim bilseniz hayretler içinde kalırsınız sayın okuyucu. sırf sizin gül hatrınız için yapıyorum bunu. yok uzun yazılar okunmuyor aman vakit harcamayalım. hayır hızlı iletişim çağındayız diye bloglarda neden kısa yazmamız gerek onu anlamış değilim. neyse okuyucu velinimetimizdir tabi. çemkirmeyeceğim)</em>.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>9. Havası, suyu</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1163" title="3598245227_dd019529eb_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598245227_dd019529eb_o.jpg" alt="3598245227_dd019529eb_o" width="450" height="337" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Chicago pek çoğunuzun da bildiği gibi rüzgarlı şehir olarak anılıyor. Bu ismi almasının nedeni gökdelenlerin oluşturduğu hava koridorları desek yok canım New York daha rüzgarlıydı derim size. Peki neden rüzgarlı şehir diyorlar sayın okuyucu? Chicago diyince ilk aklınıza gelenler neler mesela? Chicago filmi, Chicago grubu (caz-rock grubu, hala dinliyorum tavsiye ederim), Gansterler, Caz, Michael Jordan (ve Chicago Bulls), gökdelenler, Obama? Ne alaka demeyin rica ederim, Amerika&#8217;nın bu 3. büyük şehri politik olarak oldukça hareketli bir şehir. Rüzgarlı şehir buradan geliyor. Bu gerçeği de açıkladıktan, detayları sizin internet dedektifi kişiliğinize bırakarak turumuza geri dönüyoruz efendim.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>8. Michigan Gölü</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1164" title="3599015214_ea568bb104_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599015214_ea568bb104_o.jpg" alt="3599015214_ea568bb104_o" width="450" height="338" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Bu harika göl ve gökdelenlerin birlikteliği bence şehrin en güzel manzarasını oluşturuyor sayın okuyucu. Gölün adının Kızılderili dilinde büyük su anlamına gelen <em>Mishi-gami&#8217;den </em>geldiğine inanılıyor. Bana mantıklı geldi sizi bilemeceğim. Göl, aynı zamanda Michigan eyaletine ve Chicago&#8217;nun en ilgi çekici, güzel markalarının, mağazalarının bulduğu bulvara da adını vermiş. Michigan gölü, Amerika&#8217;daki 5 büyük gölden biri ve tamamı Amerika sınırları içinde. Bu gereksiz ve sıkıcıyı bilgiyi de verdikten sonra sıradaki maddemize geçiyoruz.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>7. Hyde Park</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1165" title="3598508521_ab593263b3_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598508521_ab593263b3_o.jpg" alt="3598508521_ab593263b3_o" width="450" height="337" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Her heyecanlı yolcu gibi ben de Amerika seyehati öncesi güzergahla ilgili araştırma yapıp, görülmesi gereken yerleri listelemiştim. Google mapsten yerlerini bulup ulaşım olanaklarını araştırmıştım. İşte bu listede, şehir merkezine en uzak görünen hedef Hyde parktaki Art Center idi. Adı sizi yanıltmasın Hyde park bir parkın değil bir bölgenin adı. Uzun otobüs yolculuğu sırasında hangi durakta ineceğimizi sorduğum sevimli kadın &#8220;benimle gelin, orada çalışıyorum üstelik bir serginin açılışı var birazdan&#8221; cevabını verince günümüz daha da renklendi tabi. Art Center küçük ama çok keyifli bir yer. Sergi de, açılıştaki deneysel (Afrikadan gelen özel bir baharatla pişirilen) pancake&#8217;ler de nefisti.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>6. </strong><strong>Mimari</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1166" title="3599293848_ccca2e75af_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599293848_ccca2e75af_o.jpg" alt="3599293848_ccca2e75af_o" width="373" height="492" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Düzenli şehrimiz Chicago&#8217;da gökdelenler harika bir uyum içinde yanyana şehri süslerken Frank Lloyd Wright gibi ünlü mimarların önemli eserleri de bulunmakta. Frank&#8217;in Robie evini Chicago&#8217;da görme fırsatım olmadı ancak şans işte New York&#8217;ta Guggenheim&#8217;ın 50. yılı nedeniyle açılmış olan Frank Lloyd Wright sergisiyle tüm eserlerini görme fırsatım oldu. Hatta müzedeki medya salonunda gösterimde olan ropörtajını da izleyip bir mimarın, günlük hayattan politikaya kadar pek çok konudaki fikirlerini kendi ağzından öğrenmiş oldum.</p>
<p style="text-align: left;">Chicago&#8217;ya geri dönecek olursak Hyde park civarındaki evleri çok sevdim doğrusu. Lakin şehir merkezine kıyasla daha mütevazi hayatlara ev sahipliği eden bu evlerin büyük çoğunluğu bakımsızdı.</p>
<p style="text-align: left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1168" title="3598501195_4b351af3a8_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598501195_4b351af3a8_o.jpg" alt="3598501195_4b351af3a8_o" width="373" height="494" /></p>
<p style="text-align: left;"><strong>5. </strong><strong> Müzeler</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1167" title="3599049094_f6778b59e2_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599049094_f6778b59e2_o.jpg" alt="3599049094_f6778b59e2_o" width="374" height="496" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Sayın okuyucu bir gün Chicago&#8217;ya yolunuz düşerse ve şehrin sokaklarını, göl kenarını, caz barlarını, bulvarlarını yeterince tavaf ettiğinize kaanat getirdiğiniz bir anda şeytan doldurup da hadi müze göreyim derseniz size öncellikle Shedd akvaryumu tavsiye ederim. Daha sonra Hyde parktaki Science and Industry müzesi geliyor (Harry Potter&#8217;daki arabayı bile görebilirsiniz yeminle). Ve tabi ki &#8220;sevimli&#8221; dinazorumuz Sue&#8217;nun evi Field Museum. Dürüst olmak gerekirse Chicago&#8217;da bu müzeler dışındaki müzeler biraz hayal kırıklığı oldu benim için. Ama tabi ne de olsa yeni bir kıtadayız, Avrupa&#8217;daki müzelerin muhteviyatıyla kıyaslayacak kadar gaddar değiliz di mi?</p>
<p style="text-align: left;"><strong>4. The Magnificent Mile</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1175" title="3598495799_a7cd68a995_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598495799_a7cd68a995_o.jpg" alt="3598495799_a7cd68a995_o" width="473" height="628" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Bu maddemiz isminden de anlaşılacağı gibi öyle bir mil (uzaklık ölçü birimi) hayal ediniz ki; birbirinden lüks markaların mağazaları, alışveriş merkezleri, iddialı restoranları, iş ve ticaret merkezleri ve tabi ki rengarenk gece hayatından ibaret olsun. İşte karşınızda ihtişamlı, görkemli muhteşem The Magnificent Mile; Michigan bulvarının, Chicago nehrinden Oak sokağına kadar olan en kalabalık ve renkli bölümü.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>3. Şehir Hayatı</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1171" title="3598075067_72e9c22905_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598075067_72e9c22905_o.jpg" alt="3598075067_72e9c22905_o" width="477" height="356" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Şehrin düzeni şehir hayatına da yansımış efenim. Chicago çok güvenli bir şehir, gecenin bir körü sokaklarda istediğiniz kadar yürüyün hiç kimse sizi rahatsız etmiyor. Her büyük şehir gibi Chicago&#8217;nun da kozmopolit bir yapısı var. Greek town, Little Italy ve China town aynı zamanda gezilip görülesi turistik mekanlar. Motorola, Boeing, McDonalds gibi önemli markaların merkezleri de Chicago&#8217;da ekonomik anlamda da söz sahibi dolayısıyla bu güzel şehrimiz. Ulaşım çok rahat ve elbette gelişmiş bir toplu taşıma ağına sahip. Blue line favori tren hattım mesela. Trenlerin şehir içinde yolların üstünden geçiyor olması çok gürültülü de olsa mimariye farklı bir duygu katıyor. Nasıl anlatsam bilemedim. Gotham City desem, Batman desem belki biraz hissettirmiş olurum sizlere.</p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1172" title="3598492067_1972982189_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598492067_1972982189_o.jpg" alt="3598492067_1972982189_o" width="469" height="351" /></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>2. The Crown Fountain<br />
</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1173" title="3598210833_346e564459_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598210833_346e564459_o.jpg" alt="3598210833_346e564459_o" width="460" height="343" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Aşağıda millenum park var bunu neden ayrı madde yaptın diye sakın ukalalık yapmayın sayın okuyucu zira interaktif dediniz mi akan sular durur benim için.<strong> </strong>İspanyol Jaume Plensa tarafından tasarlanmış olan bu harika etkileşimli oyuncak cam bloklardan, LED ekranlardan yapılmış.  Bu yüzeyde Chicago şehir halkının portreleri video olarak görüntülenmekte (1000 Chicagolunun portresi). Portreler hareketli ve zaman zaman ağızlarından su akmakta. Su gerçekten akıyor gördüğünüz gibi. Bu da akan hayatı simgelemekte.</p>
<p style="text-align: left;"><img class="aligncenter size-large wp-image-1174" title="P1050115" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/P1050115-1024x768.jpg" alt="P1050115" width="479" height="357" /></p>
<p style="text-align: left;"><strong>1. Millenium Park<br />
</strong></p>
<p style="text-align: left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1169" title="3599021478_7dbecfc906_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599021478_7dbecfc906_o.jpg" alt="3599021478_7dbecfc906_o" width="489" height="366" /></p>
<p style="text-align: left;">Chicago&#8217;da görmeyi en çok istediğim yerlerden biri belediye başkanı Richard M. Daley tarafından şehre armağan edilen millenium parktı. Beklediğim kadar güzel bir yer pek sevgili okuyucu. Metalle yeşil, konser alanından (Jey Pritzker Pavyonu), köprülere, aydınlatma elemanlarına kadar her detayda ancak bu kadar uyum içinde olabilir. Parktaki her alan, her detay ziyaretçileri için tasarlanmış.</p>
<p style="text-align: left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1170" title="3599008064_9d58f0ecd4_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599008064_9d58f0ecd4_o.jpg" alt="3599008064_9d58f0ecd4_o" width="377" height="499" /></p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=1157&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-birinci-sampiyon-madde-bagimlisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En birinci şampiyon Madde Bağımlısı'>En birinci şampiyon Madde Bağımlısı</a> <small>Eveeet pek sevgili okurlarımız, kar demedik, kış demedik, sabahın körü,...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-guzel-madde-bagimlisi-maddeleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En güzel Madde Bağımlısı maddeleri'>En güzel Madde Bağımlısı maddeleri</a> <small>Efenim, kasım ayı blogumuzun yıldönümüydü. Eh böyle önemli bir günde...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-yenilesi-40-turk-tatlisi-9-1-4-ve-son-bolum/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Yenilesi 40 Türk Tatlısı (9-1) 4. ve Son Bölüm&#8230;'>En Yenilesi 40 Türk Tatlısı (9-1) 4. ve Son Bölüm&#8230;</a> <small>9. Aşure Evet efendim tatlı yiyelim tatlı konuşalım konseptli yazı...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-madde-bagimlisi-10-chicago-maddesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599287652_532d0b9e70_o-150x150.jpg' length='9331'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599287652_532d0b9e70_o-150x150.jpg' width='180' height='135'/>	</item>
		<item>
		<title>En Yaşanılası 10 Kent (istek)</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-yasanilasi-10-kent-istek/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-yasanilasi-10-kent-istek/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2009 10:25:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>miocaro</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tatil - Destinasyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Şehirler]]></category>
		<category><![CDATA[kent]]></category>
		<category><![CDATA[metropol]]></category>
		<category><![CDATA[urban]]></category>
		<category><![CDATA[şehir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/?p=599</guid>
		<description><![CDATA[Değerli okuyucumuz Cengiz Gürsoy bizden en yaşanılası 10 kent maddelemesini istemiş. (sormayın bir sürü istek var. DenizTan bizi gece gündüz uykusuz, yemeksiz, susuz, rakısız, balıksız, çalıştırıyor. Buradan yetkililere sesleniyorum!) Maddelemeden önce kent nedir? şehir nedir? bu ikisinin var mı farkı? buna bir göz atalım. Şehir, nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-madde-bagimlisi-10-chicago-maddesi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Madde Bağımlısı 10 Chicago Maddesi'>En Madde Bağımlısı 10 Chicago Maddesi</a> <small>Evet evet biliyorum sayın okuyucu, uzun bir ara oldu ancak...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-harika-20-soundtrack-istek-1bolum/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En harika 40 soundtrack (istek) (1.Bölüm)'>En harika 40 soundtrack (istek) (1.Bölüm)</a> <small>Sevgili okuyucularımız Müge Cerman ve İnci Vardar&#8217;dan gelen bu güzel...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-felaket-yolculugun-10-nedeni/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En felaket yolculuğun 10 nedeni'>En felaket yolculuğun 10 nedeni</a> <small>İyi yolculuklar madde bağımlıları. Her sabah Kozyatağı-Taksim arası 1,5 saatlik...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-yasanilasi-10-kent-istek%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-yasanilasi-10-kent-istek%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p style="text-align: left;"><em>Değerli okuyucumuz Cengiz Gürsoy bizden en yaşanılası 10 kent maddelemesini istemiş. (sormayın bir sürü istek var. DenizTan bizi gece gündüz uykusuz, yemeksiz, susuz, rakısız, balıksız, çalıştırıyor. Buradan yetkililere sesleniyorum!) Maddelemeden önce kent nedir? şehir nedir? bu ikisinin var mı farkı? buna bir göz atalım. Şehir, nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı olarak tanımlanmakta. Kent diyince işin içine biraz daha düşünce, kültür, sanat, tarih gibi tehlikeli kelimeler, kavramlar giriyor, sanki şehir olabilir de pek çok yerleşim yeri, kent olabilmesi için biraz daha debelenmesi gerekiyor gibi. En eski kentler olsaydı konumuz, kolaydı Babil, Şam, Gaziantep, Telaviv, Atina, Delhi say say bitmez</em><em>. Ya da &#8220;en yaşanılası 10 şehir&#8221; istenseydi yine dert değildi. Ancak nerede öyle anlayışlı okuyucu? Nerede zor, nerede kasma varsa onu isteyin! Sayın Cengiz Gürsoy, buyrun gecenin kaçı olmuş çalışıyoruz işte. </em></p>
<p style="text-align: left;"><em>NOT. Gittin, gördün, yaşadın da mı yazıyorsun diye sual eden olursa; rica ederim bana değil, sayın DenizTan&#8217;a sorun diyeceğim kendilerine. Zira ben </em><em>yüksek görev bilincimle</em><em> &#8220;1 yıllık ücretsiz iznimi alıp, diyar diyar dolaşırım dünyayı bu yazıyı layıkıyla yazmak için, MB beni göndersin, feda olsun!&#8221; dedim. Lakin heyhat! Nerede? Bir bölümünü kulaktan dolma bilgilerle, bir bölümünü ön sezilerle hazırladım. Şikayetler müdüriyete. Buyrun tamamen subjektif maddelenmiş, en yaşanılası 10 kentimize.<br />
</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong><em>10. Şanghay</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/800px-pudongbw.jpg"><img class="size-medium wp-image-621 aligncenter" title="800px-pudongbw" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/800px-pudongbw-400x263.jpg" alt="800px-pudongbw" width="400" height="263" /></a></em></p>
<p style="text-align: left;">Bu güzel kent, aynı zamanda Çin&#8217;in en büyük şehridir. Hayır, gitmedim ama Vildan teyzenin (annemin bi arkadaşı) kızı, eşi Şanghay konsolosu olduğundan orada yaşıyor, onun anlattığı kadarıyla biliyorum. 20 milyon kişinin birarada yaşadığı, dünyanın 8. büyük şehri Şanghay, bir liman kenti aynı zamanda. Çinin diğer bölgelerine kıyasla daha teknolojik, daha betonlaşmış görünse de Şanghay da uzakdoğuya has mistik izleri yakalamak hiç de zor değil(miş). Ayrıca Çinliler yabancılara, turistlere karşı olağanüstü özenli davranmaktalar(mış). Yine de alışveriş sırasında adeta Türkiyedeymişsiniz gibi gönül rahatlığıyla pazarlık edebilirsiniz. Böylece istediğiniz şeyi yarı fiyatına satın almanız mümkün(müş), yine bir metropol yine pahalı bir şehir çünkü elimizdeki. Şanghayda ulaşım dünyanın en hızlı metrosuyla sağlanmakta, evet büyük, evet kalabalık ama çözümler de mevcut. Bence en az 1 yıl yaşanır burada.</p>
<p style="text-align: left;"><strong><em>9. Moskova</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/moscow1.jpg"><img class="size-medium wp-image-622 aligncenter" title="moscow1" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/moscow1-202x300.jpg" alt="moscow1" width="202" height="300" /></a></em></p>
<p style="text-align: left;">Moskova diyince eskiden beri aklıma Dostoyevski, Tolstoy, Pasternak romanlarındaki sahneler, kimi zaman Tchaikovsky, kimi zaman Rachmaninoff  hatta bazen Shostakovich müzikleriyle canlanır gözümde. Neden? Çünkü gitmedim. Ancak kardeşim orada yaşıyor işi nedeniyle. Bir de sevgili arkadaşım Burak (Tüzün) orada yüksek lisansını yaptı, eşiyle (Lilian Breziya&#8217;ylı, Rus değil, hayat böyle tesadüflerle dolu işte) de orada tanıştı. Ben de onların yalancısıyım. Gidip görsem kimbilir ne kadar güzel gözlemlerim olacaktı oysa ki. Bi kere soğuk memleket. Neden adamlar bu kadar depresif sanıyorsunuz? -10 derecede sizi de bıraksınlar 1 hafta bakın ne hale geliyorsunuz. Yoksa Ruslar da bilirlerdi Buena Vista Social Clup kurmayı. Moskova düzenli bir şehir, ulaşım için metro, tramvay gibi yüzyıllık medeni çözümleri var. Türklere karşı özel bir gıcıkları yok. Çok votka içiyorlar. Hatta kendileri evde yapıyorlar. Burak ilk gittiğinde midesinden rahatsız olduğu için reddetmiş voktayı. Ancak berikiler ısrar etmişler iyileşeceksin diye. Bizim ki de el mahkum denemiş. İlk sek votka kadehi ile ertesi sabah arasında birşey hatırlamıyor ancak midesi o günden sonra hiç olmadığı kadar sağlam (evde denemeyiniz). Kızlar dumur derecesinde güzel. Türkler dumur derecesinde askıntı. Hayat pahalı. Tıpkı Türkiyede olduğu gibi büyük gelir farkı var insanlar arasında. Ancak geçmişten gelen güçlü eğitim sisteminin yansıması olarak okuma yazma oranı, üniversite mezun sayısı oldukça yüksek. Belki internet bağlantısında sorun yaşabilirsiniz bazı yerlerde ancak hala evlerin çoğunda ücretsiz olarak belli numaraları arayabileceğiniz telefonlar mevcut. Bu soğuk şehirde ısınma sorunu sistematik olarak çözülmüş. Mahalle başına bir soba gibi düşünmek mümkün. Dev sobalar hayal edin sayın okuyucu <img src='http://www.maddebagimlisi.com/wp-includes/images/smilies/icon_razz.gif' alt=':P' class='wp-smiley' />  Kültürel hayat tabi ki oldukça renkli. Ancak kapitalizmin vahşi eline düştükten sonra doğal olarak bazı önemli sanat aktivitelerini de kaybetmişler. Neyse ki James Blunt konser veriyor Moskova&#8217;da. Ona rağmen yine en az 1 yıl veriyorum Moskova&#8217;ya da.</p>
<p style="text-align: left;"><strong><em>8. Sao Paulo</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/sao.jpg"><img class="size-medium wp-image-623 aligncenter" title="sao" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/sao-400x268.jpg" alt="sao" width="400" height="268" /></a></em></p>
<p style="text-align: left;">Brezilya diyince aklıma kahve, Zeze, Vasconselos, Sarı-yeşil renkleri, Amazon ormanları, Samba ve futbol geliyor. (Bi soğuk bi sıcak çatlayacaksınız vallahi sayın okuyucu) Brezilya&#8217;ya da gitmedim tamam mı? Ama Lilian (hani Burak&#8217;la Moskova&#8217;da tanıştılar, evlenip Eskişehir&#8217;e yerleştiler. bkz. madde 9) anlattı. Bi kere Türklere karşı acayip sempatikler. Arjantinlilere kıllar bi tek. Sao Paulo da o dev ülkenin 12 milyonluk şehirlerinden biri. Rio de Janeiro çok yakın Sao Paulo&#8217;ya.  Ülke deli gibi büyük olunca, büyüklük kavramı da çok değişiyor bizimkine kıyasla. Hemen şurada diye bir yer tarif ediliyor ancak bu mesafe bir Türk için şehirlerarası seyehat gerektiriyor. İnsanları çok güleryüzlü ve sıcaklar doğal olarak klima gereği. Tutku dolu içleri dışları. Zaten kahve varsa tutku da vardır. Kahve yoksa hayatın anlamı yoktur. Bir atasözü geldi aklıma; &#8220;bir insan tutkulu değilse tehlikelidir&#8221; (c)EB (ben söyledim, evet) Neyse konuyu bu kadar dağıttıktan sonra dönelim Lilian&#8217;ın memleketine, efendim bu güzel ülkede de öyle adil bir gelir dağılımından söz etmek mümkün değil. Şehir merkezinde yollardı, gökdelenlerdi, alt yapıydı hummalı bir çalışma sürerken çeşitli milletlerden milyonlarca insanın durmayan göçüyle gecekondular şehrine dönüşmüştür. Aynı zamanda alt yapı, ulaşım sorunları da yaşandığından çevre kirliliği de had safhadadır. İklimden dolayı pek de hazetmediğim haşere çeşitleri, yılanı çiyanı boldur. O kadar ki sadece yılanlar konusunda çalışan enstitüler vardır burada. Hayat pahalıdır. Ama ne gam! Kliması, kahvesi insanları ve salsa sayesinde yaşam heyecanından hiç birşey eksilmemekte. Ben olsam yaşardım 2-3 yıl Sao Paulo&#8217;da. Elbette bir bölümünde bu dev ülkeyi gezip görerek.</p>
<p style="text-align: center;"><em><br />
</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong><em>7. Tokyo</em></strong></p>
<p style="text-align: left;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/tokyo2.jpg"><img class="size-medium wp-image-624 aligncenter" title="tokyo2" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/tokyo2-400x266.jpg" alt="tokyo2" width="400" height="266" /></a></em>Japonlar Sao Paolu&#8217;ya göç ediyorlar, neden Tokyo diye merak edebilirsiniz sayın okuyucu; Tokyo&#8217;ya torpil yapıyorum. Neden mi? Çünkü oraya da gidip görmedim henüz. Ancak bi arkadaşım doktorasını orada yaptı, onun anlattıkları var. Bir başka arkadaşım Mehmet Ali&#8217;nin eşi Keiko da bir japon. (evet sayın okuyucu biz burada 7 düvel bir arada yaşıyoruz huzur içinde, böyle bir kommensal yaşam örneği Eskişehir) Herşeyden önce bu şehir de çok pahalı, çok kalabalık, yaşam alanları (ev diyemiyorum dilim varmıyor) çok küçük, kadınların kariyerlerinde yükselmeleri için diğer ülke kadınlarından 10 kat fazla çaba harcamaları gerekiyor. İntihar oranı kuzey Avrupa ülkelerinin rekorlarını zorlamakta. Ancak siz bir teknofrikseniz durmayın gidin derim. 24 saat aralıksız yaşayan bu şehir tam size göre. Herşey içiçe geçmiş durumda. Ne kadar yeniyse bir o kadar geleneksel bir hayat, üstelik hergün yenilenmeye, değişmeye devam ediyor. Ayrıca her sabah işe gitmeden parkta geleneksel anlamda &#8220;spor&#8221; yapma fikri bana çok cazip geldi doğrusu. Tokyo&#8217;yu ve Japon kültürünü bir güzel hazmedebilmek için düdük kadar bir odadan oluşan bir ev bile olsa yine 2-3 yılımı geçirebilirim.</p>
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><strong><em>6. Brighton/ Londra</em></strong></p>
<p style="text-align: left;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/2368627-md.jpg"><img class="size-medium wp-image-625 aligncenter" title="2368627-md" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/2368627-md-400x266.jpg" alt="2368627-md" width="400" height="266" /></a></em>Londra, sisler içindeki güzel şehir, gittim evet. Yalnızca havalaanına, zira asıl istikamet Brighton idi. Güzel bir deniz şehri Brighton, düzenli ve temiz.  Eskiden beri ingilizlerin Bodrum&#8217;u bir anlamda. Kralların ve yüksek sosyetenin takıldığı, gitmenin ve kalmanın ayrıcalık olduğu bir şehir. Şimdilerde bütün sahil binbir otelle çevrili. Yine eğlenceye düşkün bir kralın (Kral IV. George) can sıkıntısını gidermek için yapılmış olan Pavillonu (yazlık saray ama uzakdoğu esintileri taşımakta mimarisi) meşhur. İki tane üniversitesi var, kültür sanat her daim aktif Brighton&#8217;da. Sahili çok güzel. Bütün günü sıkılmadan geçirmek mümkün. Bir miktar pahalı ancak öğrenci kenti olması nedeniyle seçenekler mevcut her konuda. Barları, pubları, eğlence mekanları zengin ve kaliteli. Her nevi müzik zevkine hitap eden mekanlar mevcut. Şöyle 1 yıl yaşanabilir. Sonrası bence sıkıcı olur. Londra derseniz ama işin rengi değişir. Orada uzun süre yaşamak isterim doğrusu. 3-4 yıl holigan ingilizleri saymazsak ilginç bir deneyim olabilir. Seviyorum kuzeyi elimde değil.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/royal_pavilion_brighton.jpg"><img class="size-medium wp-image-626 aligncenter" title="royal_pavilion_brighton" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/royal_pavilion_brighton-400x300.jpg" alt="royal_pavilion_brighton" width="400" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><strong><em>5. Salzburg</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/0004.jpg"><img class="size-medium wp-image-629 aligncenter" title="0004" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/0004-400x261.jpg" alt="0004" width="400" height="261" /></a></em></p>
<p style="text-align: left;">Biliyorum pek çoğunuz için ilk 10&#8242;a girmez bu şehir. Ancak baştan söylemiştim bu yazının tamamen öznel tercihlerden oluştuğunu. Viyana değil, Salzburg benim için yaşanılacak bir şehir. Viyana diğer büyük şehirlere kıyasla o kadar etkilemedi beni, Egon Schiele, Albertina, Künstlerhaus, Sigmund Freud müzesi gibi çok büyük heyecanla izlediğim müzeler orada olduğu halde. Salzburg daha küçük bir o kadar da kendine ait bir atmosferi, karakteri olan bir şehir. Derin bir kültürel alt yapıya sahip, tarihi nedeniyle. Kabul ediyorum Avusturyalılar pek de Türk hayranı değiller. Ancak onlar zaten kimseyi sevmiyorlar (evet avunuyorum ne var?). Çok düzenli bir şehir, Mozart&#8217;ın şehri. Mozart&#8217;ın evinde nefis çikolataları yerken müzik odasında Osmanlı enstrumanlarını incelemek, kendisinin hangi bestelerinde, hangi ezgilerden veya enstrumanlardan etkilendiğini görmek mümkün. Salzburgda öyle çok da teknolojik alt yapısı olmayan ancak tasarımla çok iyi bir şekilde çözülmüş, derdini harika bir şekilde anlatan müzeler var. Sokaklarda yürürken insanların üstüne sinmiş disiplini, aristokrasiyi neredeyse ellerinizle tutabilirsiniz. Sıradan bir akşam yemeğine, saray davetlisi gibi giyinip kuşanıp giden nadir insanlar orada yaşamakta. Sabahın 6.30&#8242;unda minicik kafelerde nefis kahve, yağlı çörek eşliğinde gazete okuyarak güne çoktan başlamış, &#8220;dik oturan&#8221; insanları yine bu şehirde görebilirsiniz. Tamam kabul bir miktar sıkıcı ve kasıcı ancak aynı derecede de ilginç bir tecrübe. Farklı bir kültür. Evet 1 yıl yaşamak için ayrılabilir Salzburgta.</p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/010salzbourg.jpg"><img class="size-medium wp-image-630 aligncenter" title="010salzbourg" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/010salzbourg-400x265.jpg" alt="010salzbourg" width="400" height="265" /></a></em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/070430-182-a-salzbourg.jpg"><img class="size-medium wp-image-631 aligncenter" title="070430-182-a-salzbourg" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/070430-182-a-salzbourg-225x300.jpg" alt="070430-182-a-salzbourg" width="225" height="300" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><strong><em>4. Roma</em></strong></p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/roma_coliseum.jpg"><img class="size-medium wp-image-627 aligncenter" title="roma_coliseum" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/roma_coliseum-400x300.jpg" alt="roma_coliseum" width="400" height="300" /></a></em></p>
<p style="text-align: left;">Çok gezdiğimi söyleyenlere bu yazının linkini göndericem. Yok işte İtalya&#8217;ya da gitmedim. MB de göndermedi. Ama hala umudum var. Bu yaz mesela sadece İtalya&#8217;ya göndersin beni DenizTan, her gün için en az 1 maddeleme çıkarırım, işte bütün MB okuyucuları önünde söz veriyorum. Efendim herkesin bir miktar fikri vardır italya ve Roma hakkında. Giden mesud insanların verdikleri bilgiye göre de Türklere çok benzemektedirler. Arabayla Avrupa turu yapan teyzemler bütün kıtayı huzur içinde dolaşıp da Roma&#8217;ya vardıklarında atılan laflardan neredeyse memlekete geldik sanıp sevinmişler bile bir nebze. Bu şehir, yaşayan tarihi ile size kendinizi bir masalda veya Ferzan Özpetek filmindeymişsiniz gibi hissettirebilir. Hal böyleyken elbette burada 3-4 yıl yaşamak güzel olacaktır. Yemekleri şu ana kadar saydığımız ve hatta sayacaklarımızın bir bölümünden kat kat güzel bi kere. İtalya&#8217;ya gidenler servisin yavaşlığından şikayet etmesinler çünkü bu bir gelenek. Yemek karın doyurmak için yenmiyor orada. Yemek, günün önemli zamanlarından biri. Aile, eş, dost grubuyla saatlerce sohbet edip, vakit geçirilsin ki onun adına yemek densin. Ne demiştik? Kahve varsa tutku da vardır. Ve tutku varsa hayat var. İtalyanların da hayat anlayışları işte böyle. Şayet hayatı dolu dolu, bütün iniş çıkışı, bağrış çağrışıyla yaşamak istiyorsanız buyrun Roma&#8217;ya. Zaten bir aşk çeşmesi var ki bu kadar mı büyük olur? Demek ki bu kadar çok aşık var bu şehirde. Bu bile güzel bir neden hayatınızın bir bölümünü orada geçirmek için.</p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/roma.jpg"><img class="size-medium wp-image-628 aligncenter" title="roma" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/roma-296x300.jpg" alt="roma" width="296" height="300" /></a></em></p>
<p style="text-align: center;"><em><br />
</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong><em>3. </em><em>New York</em></strong></p>
<p style="text-align: left;">Ne desem yalan, inanmayın gitmedim çünkü. Hatta Amerika&#8217;ya ayak basmadım. Ancak bu kadar insan yanılıyor olamaz değil mi? Var bir hikmeti demek ki gemilerden atlıyorlar, orada yaşamak uğruna yapmadıkları yok. 170 dil konuşuluyor, 21 milyonluk şehirde. Şehir 5 bölgeden oluşuyor; Manhattan, Brooklyn (Kings Country), Queens (Queens Country), Bronx ve Staten Island (Richmond). Gidenler, bir sürü farklı şehirle ilgili soruyu anında yanıtlarken New York diyince bir nefes alıp, &#8220;dur şimdi bunu oturup konuşmamız gerek&#8221; diyerek detaycı bir yaklaşım içine giriyorlar. Evet gidip görmek ve mümkünse bir süre de yaşamak istediğim bir şehir NYC. MoMa, Guggenheim, Empire State Building, Times Square, Brooklyn Köprüsü, Broadway, Metropolitan Müzesi, harlem elbette görülecek yerlerin başında geliyor. Neden 3. sırada o zaman diye geçirmeyin aklınızdan sayın okuyucu rica ederim, söyledim henüz gitmediğimi. Gördükten sonra fikrimi değiştirirsem sıralamayı da değiştiririm elbette.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/800px-new_york_city_at_night_hdr1.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-658" title="800px-new_york_city_at_night_hdr1" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/800px-new_york_city_at_night_hdr1-400x264.jpg" alt="800px-new_york_city_at_night_hdr1" width="400" height="264" /></a></p>
<p><strong><em>2. </em><em>Oslo</em></strong></p>
<p>Aaaaaa bu da nesiiii? aman olur mu canım? saçmalık! bu kadar güzelim şehir varken peh! nidalarınızı duymuyorum sanmayın! Evet Oslo işte.  Bakın üstüme gelmeyin Alesund veya Bergen gelecek az sonra 2. sıraya ona göre. Yakınlardaki Amsterdam da harika bir şehir. Evet tarihi ve kültürel alt yapısı daha derin, daha renkli Oslo&#8217;dan kabul ediyorum (Eskişehir&#8217;den az insan yaşıyor Oslo&#8217;da). Herşeyden önce akşam 6&#8242;da her yer kapanmıyor Amsterdamda, Stedelijk favorilerimden, çok sevdiğim bir şehir kesinlikle. Yine de Amsterdam neden bilmem benim için yaşanılacak bir şehirden ziyade yılda 1, 2 kez gidilip gezilecek bir şehir. Arkadaş olarak çok keyiflidir birlikte vakit geçirmek ama sevgilin olsun istemezsin. İşte böyle bizim Amsterdam&#8217;la ilişkimiz. Ama Oslo öyle mi? Büyülü bir şehir orası. Evim orada olsun isterim. Hep döneceğim, sonunda hep gideceğim yer orası olsun.</p>
<p>O mavi akşamlarda sahilden başlayan yürüyüş, Vigeland parkta (400&#8242;den fazla heykelin bulunduğu bir park) son bulsun. Bazen alıp başınızı balinaların kasabasına gidin (kuzeye gittikçe hayat daha ucuzluyor Norveçte) kimi zaman birkaç gün Alesund&#8217;da konaklayın (1904&#8242;te çıkan bir yangında bütün şehir bir gecede yanmış, sadece 1 kişi vefat etmiş. Almanya&#8217;nın desteği ile bütün şehir yeniden yapılmış, hem de Art Nouveau tarzında) Ya da atlayıp bir gemiye Fjord&#8217;ları gezin tekrar tekrar. (Fjordlarda yaşayan insanların evlerinin bahçesine çıktıklarında çocuklarını bellerine bağladıklarını biliyor muydunuz? Uçurumdan aşağı düşmesinler diye) Trol öykülerini anlatan şarkılar olsun kulaklarınızda. (Bu arada dünyada en adil gelir dağılımı olan ülkelerden biri Norveç, eşitlik kavramı diye birşeyden söz edeceksek bu onların folkloründe var. bkz. Trollferd lyrics -Come, join the ring &#8211; and the dancing shall last the whole night. Ateşin çevresinde olmaktan söz ediyor. Herkes eşit mesafede ateşe, hayata. Müzikleri deseniz ayrı güzel, saymakla bitmez) Viking kasabalarında alaca karanlıkta dolaşın (bir viking kayığına, gemisine davetsiz binmek uğursuzluk getirir. sakın ha). Oslo huzur dolu bir şehir (Norveçte suç oranının en yüksek olduğu şehir). Evet soğuk ama Helsinki kadar değil (Helsinki de güzel bir şehir ancak Norveçliler Finlerden daha sıcakkanlı, Ja-evet demek, Nei-hayır, Tak-teşekkür ederim, Tak tak-rica ederim -tasarruflu bir dil-, Jeg Elsker Deg- seni seviyorum).  Norveç kuzey denizinde bulduğu (50 yıllık petrol) sayesinde dünyanın en zengin ulkelerinden biri haline gelmiştir. 50 yıl sonrayı da planladıklarından, hala oldukça yüksek vergiler ödemekteler. İşte böyle sayın okuyucu, sizi uyarmıştım subjektif bir maddeleme oldu diye. Başka yerde de bulamazsınız böylesi bir maddeleme örneğini. (; (Fotograflar bana ait. İzinsiz kullanmayınız, ayıp)</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/dsc01131.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-668" title="dsc01131" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/dsc01131-400x300.jpg" alt="dsc01131" width="400" height="300" /></a><em>Alesund</em></p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/dsc012301.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-670" title="dsc012301" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/dsc012301-400x300.jpg" alt="dsc012301" width="400" height="300" /></a></em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/dsc012301.jpg"><em></em></a><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/bilde63.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-674" title="bilde63" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/bilde63-400x300.jpg" alt="bilde63" width="400" height="300" /></a></em><em>Volda</em></p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/adf6neclli37v97bbjxhtuggo1_500.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-672" title="adf6neclli37v97bbjxhtuggo1_500" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/adf6neclli37v97bbjxhtuggo1_500-224x300.jpg" alt="adf6neclli37v97bbjxhtuggo1_500" width="224" height="300" /></a>Oslo, Vigeland Park</em></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: left;"><strong><em>1a. </em><em>Paris</em></strong></p>
<p style="text-align: left;">Geldik sayın okuyucu en keyifli maddelerden birine. Bir giden pişman bir de gitmeyen, gören ayrı bir hastalığa yakalanmakta görmeyen ayrı bir dert sahibi. Dünyanın başkenti, Paris. İlk gittiğimde, ki benim yurtdışında gördüğüm ilk şehirdi kendileri, insanlar &#8220;çok şanssızsın artık hiçbir şehri bu kadar sevmeyeceksin&#8221; dediler. Haklıydılar, sonraları pekçok şehir gördüm ancak onun yeri hep ayrıydı. Çok uykusuz olduğum ilk günün gecesi chanelize&#8217;de havacılık sergisi vardı. Bulvarı gezerken burası ışık ve aşık şehri sanki diye bir tesbitte bulundum ki; Erol (40 yıldır orada yaşayan babamın kuzeni) bana Nazım&#8217;ın nefis bir paris şiirini okudu. Kendimi nimetten saydım o dakika, onunla aynı fikirde olduğum için. Efendim şimdi bırakın kaça çıkar bir ay? ev kirası ne kadar? gibi materyalist soruları bir kenara, yaşanılası bir yer midir Paris? Evet kesinlikle ömrünüzün en az 5-10 yılını gönül rahatlığıyla heba edebileceğiniz bir şehirdir. Rengarenktir, her sokakta ayrı bir öykü saklıdır, kahvesi, yağlı çöreği, belçika midyesi, alman lahana yemeği (şukurt), şarabı, peyniri, sosları, müzeleri, her milletten insanı, evsizleri (<em>bir binanın girişine yerleşmiş bir evsiz vardı, evsiz ama adeta coni dep evsiz kalmış, ne zaman oradan geçsem elinde nietzsche, hegel vb kitaplar, heba ediyor işte kendisini Pariste). </em>Volter bulvarını baştan başa istila etmiş Çinli hazır giyim sektörüne rağmen, (son gidişimde hayretle ve üzüntüyle farketmiştim. Binayı satın alıyorlarmış sorun olmasın diye) yaşanılası bir şehir. Bir de kısa bir gezi için bile olsa sevdiceğinizle gitmeniz gereken bir şehir. Vallahi üzülürsünüz sonra. (favori müze: d&#8217;Orsay)</p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/paris-hilton-20-1.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-675" title="paris-hilton" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/paris-hilton-20-1-399x300.jpg" alt="paris-hilton-20-1" width="399" height="300" /></a>Şaka</em></p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/picture-2.png"><img class="aligncenter size-medium wp-image-677" title="picture-2" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/picture-2-400x297.png" alt="picture-2" width="400" height="297" /></a>Paris (itusozluk.com)<br />
</em></p>
<p style="text-align: left;"><strong><em>1b. </em><em>Prag (Praha) </em></strong></p>
<p style="text-align: left;">Yoğun talep nedeniyle canından bezen yazarımız sonunda MB tarihinde bir ilke imza atarak maddeleri de maddeleyerek yoluna devam etmektedir. Evet efendim, bahsetmiştim Pariste  &#8220;Vah yazııık bir daha başka hiçbir şehri bu kadar sevemeyeceksin ilk gördüğün Paris olduğu için (ilk aşk gibi düşünebilirsiniz) ama belki Prag ezberi bozar&#8221; diyerek hem üzüp hem de bir umut damlası bırakmışlardı geride. Özellikle kış gecelerini, konserleri de tavsiye etmişlerdi. Prag gönlümde yer etti haliyle. Lakin gelin görün ki kader ağlarını örmüştü. Bundan yıllar sonra Prag&#8217;a gitmek üzere Almanya&#8217;dan trene atlayan ben, Çek sınırındaki çok nazik görevlilerin &#8220;Buyrun gelin ama geri dönemezsiniz, vizeniz tek girişli şengen. Uçağınız viyanadan&#8221; uyarısıyla ilk istasyonda inip kös kös geri dönmüştüm. Pragla böyle bir buluşamama hikayemiz var. Ancak gidenler, yaşayanlar diyorlar ki Prag yaşanacak bir şehir. Buyrunuz artık listemizdi. DenizTan da beni gönderiyor bu yaz. Kavuşmamız yakındır &#8220;altın şehir&#8221;, &#8220;doksanların sol bankası&#8221; &#8220;masal şehri&#8221; &#8220;şehirlerin anası&#8221; &#8220;avrupanın kalbi&#8221; gibi lakaplarla anılan, geniş kitlelerce dünyanın en güzel şehri sayılan Pragla.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.dipnot.tv/Files/Images/photo_12172008124304AM_1435.jpg" alt="http://www.dipnot.tv/Files/Images/photo_12172008124304AM_1435.jpg" /></p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: left;">
<p style="text-align: left;"><strong><em>0. İstanbul</em></strong></p>
<p style="text-align: left;">Ahahaa sayın okuyucu, itiraf ediniz bunu beklemiyordunuz, ancak; <em>bülbülü altın kafese koymuşlar ille de vatanım demiş (:</em></p>
<p style="text-align: center;"><em><a href="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/aed_0198.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-707" title="aed_0198" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/aed_0198-400x267.jpg" alt="aed_0198" width="400" height="267" /></a>Fotoğraf: A. Emre Demirci</em></p>
<p style="text-align: center;"><em><br />
</em></p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=599&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-madde-bagimlisi-10-chicago-maddesi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Madde Bağımlısı 10 Chicago Maddesi'>En Madde Bağımlısı 10 Chicago Maddesi</a> <small>Evet evet biliyorum sayın okuyucu, uzun bir ara oldu ancak...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-harika-20-soundtrack-istek-1bolum/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En harika 40 soundtrack (istek) (1.Bölüm)'>En harika 40 soundtrack (istek) (1.Bölüm)</a> <small>Sevgili okuyucularımız Müge Cerman ve İnci Vardar&#8217;dan gelen bu güzel...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-felaket-yolculugun-10-nedeni/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En felaket yolculuğun 10 nedeni'>En felaket yolculuğun 10 nedeni</a> <small>İyi yolculuklar madde bağımlıları. Her sabah Kozyatağı-Taksim arası 1,5 saatlik...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-yasanilasi-10-kent-istek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En gerekli 10 ıssız ada eşyası&#8230;</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-gerekli-10-issiz-ada-esyasi/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-gerekli-10-issiz-ada-esyasi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 21:14:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Geyik]]></category>
		<category><![CDATA[Klişeler]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil - Destinasyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[eşya]]></category>
		<category><![CDATA[klişe]]></category>
		<category><![CDATA[ıssız ada]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/liste/en-gerekli-10-issiz-ada-esyasi/</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en klişe sorusu: Issız adaya düşseniz yanınıza ne alırdınız? Pek çok insan bilgisayar, cep telefonu gibi şarjı bitecek cevaplar veriyor. Olmaaaz! Pek çok insan ise kap kacak, ip, kalem gibi, adada kendi kendinize kolaylıkla edinebileceğiniz (hindistan cevizi kabukları, deniz kabukları ya da ip için bitkisel lifler, kalem yerine yanık odun vs&#8230;) şeyleri seçiyor. Ne [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-miymiy-10-lost-karakteri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En mıymıy 10 Lost karakteri&#8230;'>En mıymıy 10 Lost karakteri&#8230;</a> <small>Tamam, şahane şahanelikte bi dizi sevgili Lost&#8217;cuğumuz&#8230; Ama tüm karakterlerimiz...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-affedilmez-10-sey/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En affedilmez 10 şey&#8230;'>En affedilmez 10 şey&#8230;</a> <small>Bu ara kızgınım insanlara. O yüzden liste de bu, kusura...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-cilki-cikmis-10-ask-filmiromani-klisesi-%e2%80%a6/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En cılkı çıkmış 10 aşk filmi/romanı klişesi …'>En cılkı çıkmış 10 aşk filmi/romanı klişesi …</a> <small>Efenim, aşk filmiymiş, dizisiymiş, romanıymış&#8230; Bunlarda karşımıza hep çeşitli formüller,...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-gerekli-10-issiz-ada-esyasi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-gerekli-10-issiz-ada-esyasi%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><a href="http://3.bp.blogspot.com/_EQ4bWi-2mnU/SWT_NekXZJI/AAAAAAAAAog/NvDW-aEoz1o/s1600-h/untitled.bmp"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288632469448778898" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 312px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_EQ4bWi-2mnU/SWT_NekXZJI/AAAAAAAAAog/NvDW-aEoz1o/s400/untitled.bmp" border="0" /></a></p>
<div><em>Dünyanın en klişe sorusu: Issız adaya düşseniz yanınıza ne alırdınız? Pek çok insan bilgisayar, cep telefonu gibi şarjı bitecek cevaplar veriyor. Olmaaaz! Pek çok insan ise kap kacak, ip, kalem gibi, adada kendi kendinize kolaylıkla edinebileceğiniz (hindistan cevizi kabukları, deniz kabukları ya da ip için bitkisel lifler, kalem yerine yanık odun vs&#8230;) şeyleri seçiyor. Ne gerek var? Biz listemizde bitmeyecek, orada bulamayacağınız şeyleri seçmeye özen gösterdik. Buyrun bakalım, senelerdir muhatap olduğumuz bu soru karşısında madde madde önerilerimiz:</em> </div>
<p>
<div><strong>10. Uyku tulumu </strong><br />Şimdi, tabii ki kendiniz de yapraklarla falan sizi biraz ısıtacak bir şey yapabilirsiniz ama sizi soğuk gecelerde iyice ısıtacak bir uyku tulumu yapmanız zor olacaktır. Üstelik bunun yağmuru var çamuru var. İsterseniz uyku tulumunuzu tamamen açıp, ufak çapta bir çadır olarak ya da bir palto olarak kullanmak da mümkün. </div>
<p>
<div><a href="http://1.bp.blogspot.com/_EQ4bWi-2mnU/SWUAcAaFASI/AAAAAAAAAoo/Rt6xOkH0YMM/s1600-h/LOW%2520VISION.jpg"><strong><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288633818562232610" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 260px; CURSOR: hand; HEIGHT: 165px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EQ4bWi-2mnU/SWUAcAaFASI/AAAAAAAAAoo/Rt6xOkH0YMM/s400/LOW%2520VISION.jpg" border="0" /></strong></a><strong>9. İskambil destesi</strong><br />Gerçeklerle yüzleşelim. Issız adada sıkılacaksınız. Hem de çok. Bu yüzden yanınıza sizi eğlendirecek bir şey almanızda fayda var. İskambil kartları yüzyıllardır insanları eğlendirmiş şeyler olduğuna göre de, bu kadar insan yanılmış olamaz diyoruz. İster fal bakın, ister kraliyet ailesini karşınıza koyup muhabbet edin, isterseniz de yeni yeni oyunlar icat edin&#8230; Bu deste sizi delirmekten kurtaracak, inanın bize. </div>
<p><strong>8. Herhangi bir müzik aleti</strong><br />Sıkılmak dedik. Bir de bunun sessizliği var. Tamam, orada bulacağınız şeylerle bir perküsyon aleti yapmanız çok olası ama yanınıza bir gitar ya da org aldığınızda, müzik çalabilecek, kendi sesiniz ve hayvan bağırtılarından başka şeyler de dinleyebileceksiniz. Üztelik, o kadar çok boş vaktiniz olacak ki, kulağınız hiç olmasa dahi dünyanın en şahane gitaristine dönüşmeniz çok olası. Unutmayın: Practice makes perfection!</p>
<p><strong>7. Olta takımı</strong><br />Evet bu da yapılabilir bi şey ama yine de zor. Yanınızda bir olta, bir ağ olsa fena mı? ne de olsa orada gidip de suşi yiyebileceğiniz bi yer olmayacak. Daha çok kendin pişir, kendin ye konseptinde takılacağınızdan, pişir kısmını kolaylaştırmakta fayda var. E, mevzu bir adada geçtiğinden de balık kaynağının kolay kolay tükeneceğini sanmıyoruz.</p>
<p><strong>6. Pusula</strong><br />Kendi adıma hep kaybolan bi insan olduğumdan, şu adanın sağını solunu bi keşfedeyim desem, bi daha geri dönemem, ıssız adanın içinde her seferinde tekrar tekrar kaybolurum. En azından bir pusula yönünüzü bilmenize yardımcı olur.</p>
<p><strong>5. Dünya atlası</strong><br />Hem eğlence, hem iş&#8230; Atlas iyi bir boş vakit geçirtmecidir. Başkent ezberleyebilir, sınırlara bakabilir, ülkeler hakkında bilgileri okuyabilir, çeşitli oyunlar oynayabilirsiniz. Sonra belki nerede olduğunuzu anlamanıza da yardımcı olur.</p>
<p><strong>4. Sözlük</strong><br />Yanımıza kitap almıyoruz, hayır çünkü ne kadar kalın bir kitap olursa olsun bitecektir. O yüzden kalııın bir sözlük alıyoruz.Tek amacımız ise sıkınıtıyı öldürmek. Sözlükte milyon tane kelime var, oku oku bitmez. Bitse de tüm sözlüğü ezberlemek, kelimeleri cümle içinde kullanmak, kelime dağarcığını test etmek gibi şahane aktivitelere gebe olduğundan iyi eğlenceler efenim! İsterseniz kendi dilinizde, isterseniz bir dilden kendi dilinize bir sözlük kullanınız. İki tane bilmediğiniz dil çok işe yaramayacaktır lakin.</p>
<p><strong>3. Ayna<br /></strong>Çok lazım bi şey. Hatırlayın Castaway&#8217;i, hatırlayın Robinson&#8217;u? En büyük dertleri neydi? Sosyalleşememek. Buyrun, aynanız ile bir insan yüzü görün arada. Kendi kendinize konuşacaksanız da yüz yüze konuşun bari. Üstelik ışığı yansıtıp, aydınlanma sağlar. Kırarsanız, kesici bi cisme dönüşür. Uçak geçerse işaret verebilirsiniz. Sonra, yansıtma sayesinde ateş yakmakta bile faideli olabilir.</p>
<p><strong><a href="http://1.bp.blogspot.com/_EQ4bWi-2mnU/SWUAcJJ1kzI/AAAAAAAAAow/43xK24rwLHE/s1600-h/zoom.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288633820910031666" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 145px; CURSOR: hand; HEIGHT: 114px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_EQ4bWi-2mnU/SWUAcJJ1kzI/AAAAAAAAAow/43xK24rwLHE/s400/zoom.jpg" border="0" /></a>2. Çakı</strong><br />İşte listemizin en pragmatik maddesi. İçinde her şeyi barındıran bir çakı ile kısa yoldan pek çok şey götürmüş olacaksınız adaya. Tırnak makası, bıçak, büyüteç, testere, şişe açıcı (artık ne işinize yarayacaksa&#8230;), kerpeten vs&#8230; Emin olun tüm bunlar, hayat kurtarır!</p>
<p><strong></strong><br /><strong>1. Cımbız</strong><br />Cımbız mı? neden ki dediğinizi duyar gibiyiz. Peki de o zaman ben de size sorarım, adada kendinizden başka eğlenceniz yok ise, tek bitmeyecek kaynak nedir? Kıl! Buyrun sıkıldıkça, tek tek kıllarınızı alın. Meşgale olur, zaman nasıl geçti anlamazsınız. Hem de ertesi gün alacak yeni kıllarınız olur. Sonra elinize kıymık mıymık, deniz kestanesi falan batarsa da işinize yarar. Gerektiğinde hayvanları tüylü tüylü yememek konusunda da iyi olur hem. Çakıda cımbız var demeyin, onun cımbızı iyi diil. Bir elindecımbız, bir elinde ayna, umrunda mı dünya diye boşuna dememiş şair herhal!</p>
<p><em>Hayalgücünüz sizinle olduktan sonra, bi de ateş yakmayı öğrendiniz mi bu eşyalar ve adada bulacaklarınızla ıssız ada hiç problem olmayacak!</em></p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=20&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-miymiy-10-lost-karakteri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En mıymıy 10 Lost karakteri&#8230;'>En mıymıy 10 Lost karakteri&#8230;</a> <small>Tamam, şahane şahanelikte bi dizi sevgili Lost&#8217;cuğumuz&#8230; Ama tüm karakterlerimiz...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-affedilmez-10-sey/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En affedilmez 10 şey&#8230;'>En affedilmez 10 şey&#8230;</a> <small>Bu ara kızgınım insanlara. O yüzden liste de bu, kusura...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-cilki-cikmis-10-ask-filmiromani-klisesi-%e2%80%a6/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En cılkı çıkmış 10 aşk filmi/romanı klişesi …'>En cılkı çıkmış 10 aşk filmi/romanı klişesi …</a> <small>Efenim, aşk filmiymiş, dizisiymiş, romanıymış&#8230; Bunlarda karşımıza hep çeşitli formüller,...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-gerekli-10-issiz-ada-esyasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

