<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Madde Bağımlısı &#187; türk sineması</title>
	<atom:link href="http://www.maddebagimlisi.com/etiket/yesilcam/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.maddebagimlisi.com</link>
	<description>Madde madde listeler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 15:31:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>En suluzırtlak 40 film (İSTEK)&#8230;</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-suluzirtlak-40-film/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-suluzirtlak-40-film/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Jun 2009 01:37:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[acıklı]]></category>
		<category><![CDATA[drama]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[melodram]]></category>
		<category><![CDATA[türk sineması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/?p=978</guid>
		<description><![CDATA[Bazı filmler güldürür, bazıları korkutur, bazıları ise ağlatır. Amaç tabii hep aynı, katharsis, yani duygularımızı deşarj etmek diyebiliriz. İşte Duygu arkadaşımızdan gelen istek maddelememizin konusu da bu: Salya sümük ağlatan filmler. Benim şahsi favorim bir janr olmamakla birlikte, aralarda süper şahaneleri yok mu, elbette ki var. Biz de bunlardan seçmeye çalıştık. Tabii ki her film [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-saglam-25-korku-filmi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En korkutucu 30 film&#8230;'>En korkutucu 30 film&#8230;</a> <small>Korku filmlerini sevmek enteresan bir şey. İnsan neden kendini germek...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-komik-35-film/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En komik 35 film&#8230;'>En komik 35 film&#8230;</a> <small>Komik filmleri seviyorum. Ama o osurdu, bu geğirdi tarzından çok...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-beklenmedik-sona-sahip-25-film-istek/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En beklenmedik sona sahip 25 film (İSTEK)&#8230;'>En beklenmedik sona sahip 25 film (İSTEK)&#8230;</a> <small>Efenim yine bir sinema yazısı ve yine bir istekle huzurlarınızdayız....</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-suluzirtlak-40-film%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-suluzirtlak-40-film%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><em>Bazı filmler güldürür, bazıları korkutur, bazıları ise ağlatır. Amaç tabii hep aynı, katharsis, yani duygularımızı deşarj etmek diyebiliriz. İşte <strong>Duygu </strong>arkadaşımızdan gelen istek maddelememizin konusu da bu: Salya sümük ağlatan filmler. Benim şahsi favorim bir janr olmamakla birlikte, aralarda süper şahaneleri yok mu, elbette ki var. Biz de bunlardan seçmeye çalıştık. Tabii ki her film maddelememde olduğu üzere, listeye şöyle bir bakınca eski film repertuarımın hayli kısıtlı olduğunu bir kez daha fark ediyorum, ben bu açığımı geliştirene kadar da eksikleri ve eski filmleri sizler yorum olarak eklersiniz artık! <img src='http://www.maddebagimlisi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Not: Sıralama beni ağlatabilmelerine, daha doğrusu ağlattıktan sonra üzerimde sürdürdükleri etkiye ve kişisel beğenime göre bittabi. Çok sevmediğim filmlerin, kasa kasa beni ağlatmaları listede üst sıralara çıkmaları için yeterli gerekçe değil! Mühim olan bugün bile düşününce, içimi sıkıştırmayı başarabilmeleri.</em></p>
<p><strong>40. Legends of the fall (1994)</strong><br />
Bu filmi ne kadar sevmem, inanamazsınız ama çevremdeki herkesi, özellikle de kadınları hüngür hüngür ağlattığını bildiğimden almamazlık da edemedim. Bana sorarsanız konumuz kadın azlığıdır. Zira ortamda bir abla vardır, herkes de kendisine aşıktır. 3 tane dağ gibi delikanlı orda sersefil olmuş, ağlamayalım da ne yapalım! Baya bildiğiniz melodramın tanımına uyan bi filmdir. Bir tek sahne dışında (o da uyuz esas kızla alakalı değil) beni ağlatmadı, hatta nerdeyse kıçımla güldürdü ama tarzı sevenleri ağlatıyo sanırım.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/t70ldj-199x300.jpg" alt="legends" title="legends" width="199" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1070" /></p>
<p><strong>39. Titanic (1997)</strong><br />
Listemin son 5’i çok bayılmadığım ama adil olmak adına aldığım filmler sanırım. Bu da vıcık vıcık bir aşk-ölüm hikayesi. Tabii fonda da batmakta olan bir gemi ve şahane görsel efektler. Prodüksiyonun hakkını yememeli, hakikaten iyidir ama tabii ağlatan produksiyon değil de konudur tabii. Neyse işte Jack ile Rose gemide, zengin-fakir, gemi batıyo, bildiğiniz şeyler işte.</p>
<p><strong>38. Lorenzo&#8217;s oil (1992)</strong><br />
Ana odağı hastalık olan filmleri hiç sevmem, içimi karartırlar ve bu yüzden genelde de seyretmem. Ama inkar edemeyeceğim ağlatır, hele ki hasta olan bir çocuk ise. Gerçek bir hikayeden esinlenmiş bu film, ölümcül bir hastalığa yakalanmış bir çocuk ve onu iyileştirmek için her yolu deneyen bir aileyi konu alır&#8230;</p>
<p><strong>37. Life is beautiful (1997)</strong><br />
2. Dünya savaşında bir toplama kampına götürülen bir baba ve oğlu, babanın çocuğuna olayın ağırlığını hafifletebilmek için oynattığı türlü türlü oyunlar. Konu toplama kampları ve savaş ve çocuk olunca, ağlamamak zor bittabii. Yine de bu filmin ilk yarısı ile ikinci yarısı bana iki ayrı film gibi geldiğinden, teknik olarak bi türlü çok sevemediğim bir film olmuştur bu hep.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/lifeisbeautiful-203x300.jpg" alt="lifeisbeautiful" title="lifeisbeautiful" width="203" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1065" /></p>
<p><strong>36. Babam ve oğlum (2005)</strong><br />
Çağan Irmak Türk sinema seyircisini ağlatma yoluna baş koyar ve olaylar gelişir. Konusunu herkesin bildiği gibi, bir baba ve bir oğul temelli olan bu filmde ağlamayanı döverler. Zaten ağlatmak için de bir değil, iki değil, üç tane tokat gelir.&#8221;Burda da mı ağlamadın? Alll o zamaan!&#8221; Evet, tam atlattık derken siz, öyle bi sahne daha gelir ki, gözlerinizde bir titreme baş gösterir. Ağlamış olmam çok sevdiğim bir film olduğu anlamına ise hiç gelmez lakin.</p>
<p><strong>35. Love story (1970)</strong><br />
Bu film de bir başka klişeler silsilesi efenim, ecnebilerin tearjerker tanımına cuk diye oturur. Zengin oğlan-fakir kız, aile mevzuları, hastalık, ölüm… Ne ararsan var. Sevmem ama bir klasiktir, klişeleri başlatandır, o yüzden hakkını yememek lazım diye düşünüyorum. Bir de “love means never having to say you’re sorry” lafını literatüre kazandırmıştır kendisi.</p>
<p><strong>34. The Pianist (2002)</strong><br />
Nihayet, sevdiğim filmlere geçebildik. Bu da meşhur ağlatmalı filmlerimizden. Yine ikinci dünya savaşı. Toplama kampından kurtulan bi piyanistin yıllar yılı kaçak ve de yalnız bir şekilde, orada burda sürdürdüğü yaşamı. Hüzünlü tabii de bi türlü bitmiyor bu film de yahu.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/piyanist.jpg" alt="piyanist" title="piyanist" width="287" height="425" class="aligncenter size-full wp-image-1071" /></p>
<p><strong>33. Eşkıya (1996)</strong><br />
Yavuz Turgul- Şener Şen işbirliğinin güzel ama en güzel olmayan örneklerinden biri. Çok çok daha fazla sevdiğim filmleri var bu kombonun. Ama yine de hakkını vermek lazım eğer mevzu ağlatmaksa, bu eski eşkıyanın öyküsü elbette ki ağlatır.</p>
<p><strong>32. A beautiful mind (2001)</strong><br />
Gerçek bir hikayeye dayanan bu filmimizde, matematikçi/ekonomist John Nash’in şizofreni ile savaşını izleriz. Hiçbir şey değilse de karısına yaptığı o konuşma insanın tüylerini sarsar, ayağa diker valla billa.</p>
<p><strong>31. Leon (1994) </strong><br />
Bir kiralık katil ile küçük bir kızın dostluk öyküsü olan bu filmimiz, kiralık katilin hoyrat dünyası içerisinde var olan sevecenliği ve kızımızın onun yalnızlığınagetirdiği sevgi ile zaten içimizi burkar da, sonu ile insanı iyice paralar. Ayrıca Natalie Portman da oyunculuğa başladı başlayalı, bu filmdekinden daha iyi oynamamıştır.</p>
<p><a href="http://media.photobucket.com/image/leon%20movie/jozzizi/Leon_natalieresize.jpg"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/leon_natalieresize-400x300.jpg" alt="leon_natalieresize" title="leon_natalieresize" width="400" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1066" /></a></p>
<p><strong>30. Forrest gump (1994)</strong><br />
Pek zeki olmayan Forrest’ın yıllara uzanan öyküsü çok ağlatan bir öykü değildir aslında, bilakis umut veren, iyimser bir hikayedir. Ama Forrest’ın annesinin ölümüyle başlayan ölümler silsilesi kendinizi fena hissetmenize sebep olur tabii ki. Hele ki Forrest’ın sevdiği kıza olanlar, yazık laaan!</p>
<p><strong>29. The Champ (1979)</strong><br />
Göz yaşartıcı bomba denince, akla gelen klasiklerden. Boksör bir baba, oğlu ve onları zamanında terk edip gitmiş ama sonra aniden geri dönen anne… Filmi çok hayal meyal hatırlasam da iyi ağlamıştı annemler bak onu hatırlıyorum.</p>
<p><strong>28. Man on the moon (1999)</strong><br />
Efendim? Jim Carrey komedyen mi dediniz? Öyleyse bu filmde biz niye höngürdedik? Jim Carrey’nin Truman Show ile başlayan, sadece iyi komedyen değil, iyi bir oyuncu olduğunu ispatlama çabaları bu filmde kesinlikle başarıya ulaşıyor. Taxi dizisindeki Latka karakteriyle tanıdığımız komedyen Andy Kaufman’ın gerçek yaşam hikayesine dayanan bu filmde, Jim abi döktürüyor.</p>
<p><strong>27. With honors (1994)</strong><br />
Harvard’da okuyan genç bir öğrenci ve evsiz bir adamla dostluğu…  Joe Pesci’den bir döktürme. Şeker mi şeker bir film. Yer yer gülümsetse de, sonunda tokat etkisi var. Beni tek bir damla bile a olsa, bir gözyaşı dökmeye mecbur bırakır her seyredişimde.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/withhonors.jpg" alt="withhonors" title="withhonors" width="300" height="459" class="aligncenter size-full wp-image-1073" /></p>
<p><strong>26. Brokeback mountain (2005)</strong><br />
Bu maddemizdeki filme şimdi gay filmi derler, bin türlü hakaret ederler. Gay veya değil, bu film aslında, sadece çok güçlü, çok gerçek bir aşk öyküsüdür. Ve kimse kusura bakmasın ama o son sahnede, rahmetli Heath Ledger&#8217;ın gömleğe dokunuşu insanın içini parçalar da parçalar.</p>
<p><strong>25. Cinema paradiso (1988)</strong><br />
Guiseppe Tornatore’den bir yönetmenin çocukluğunu hatırlayışı, sinemadaki yaşlı makinist  ile olan dostluğu, nostaljik bir sevgi hikayesi. Çok şeker ve yer yer hüzünlü bir filmdir.</p>
<p><strong>24. Sophie&#8217;s choice (1982)</strong><br />
Meryl Streep’in en meşhur aksan performanslarından biri işte bu filmdedir sevgili okuyucular. 2. Dünya savaşı ve toplama kampı temaları çevresinde bir annenin yaptığı içler acısı seçimi anlatan bu filmimiz ciddi bir ağlatma potansiyeli barındırır.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/video_sophies-choice-200x300.jpg" alt="sophies-choice" title="sophies-choice" width="200" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1067" /></p>
<p><strong>23. My girl (1991)</strong><br />
İki küçük çocuğun aşkı keşfetmesi bi insanı ağlatır ki? Ağlatıyo işte, hem de ne biçim. Bak düşününce yine içim fena oldu he. Cenaze levazımatçı babanın kızı ile alerjik, hassas bir çocuğun öyküsü. Mendilleri hazırlayınız!</p>
<p><strong>22. Beaches (1988)</strong><br />
Bu kesinlikle bir kadın filmi. Erkekleri ağlatacağından çok emin değilim ama kadınları sarsacaktır bence. İki kadının yıllara uzanan dostluk öyküsü. Bette Midler’in “The wind beneath my wind” şarkısı bu filmde öyle bir anlam bulur ki…  Ben şahsen hep ağlarım bu filmde.</p>
<p><strong>21. Schindler&#8217;s list (1993)</strong><br />
Bir film 2. dünya savaşı’nda geçiyorsa, toplama kamplarını gösteriyorsa ağlatmaması mümkün değil. Zira o çekilen acıları görmek, o vahşeti hissetmek insanım diyeni sarsar tabii ki. Bu film de işte o filmlerden. Etkileyici müzikleriyle, şahane oyunculukları ve güzelim siyah-beyaz görüntüleriyle zaten baştan sona insanın tüylerini diken diken ediyor. Ha, bana sorarsanız ben biraz teknik buluyorum bu filmi ama ağlatır mı ağlatır. Hele ki Liam Neeson’un o son konuşması, baya fenadır.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/schindler-248x300.jpg" alt="schindler" title="schindler" width="248" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1069" /></p>
<p><strong>20. Il postino (1994)</strong><br />
Sıradan, neredeyse çirkin bir postacının mahallenin en güzel kızını tavlamak için çektiği numaraları anlatan bu şeker İtalyan filminde, ana karakter o kadar sempatiktir ki, güzel kızımız ile beraber siz de aşık olursunuz. E o zaman nesi ağlatıyo? Buyrun seyredin görün, yiyosa.</p>
<p><strong>19. The Notebook</strong><br />
Aşk filmlerinin bir numaralı hayranlarından olduğumu söyleyemem ama bu filmi seviyorum. Aşkı çok içten, çok şeker anlattığını düşünüyorum. Ayrıca benim bir filmde ağlamam için yaşlı insan görmem yeterli olduğundan, ağlatma etkisinin de hayli güçlü olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><strong>18. Grave of the Fireflies (1988)</strong><br />
Ağlak filmler listesinde bir animasyon! Olacak iş değil, diyorsanız bir daha düşünün derim. Animasyon manimasyon ama değme melodramlara taş çıkarır bu film. Konu, iki küçük çocuğun yine 2. dünya savaşı sırasında, ama bu sefer Japonya’da, hayatta kalma çabaları. Boru değil, animasyon deyip geçmemek lazım, ağır filmdir.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/grave-212x300.jpg" alt="grave" title="grave" width="212" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1063" /></p>
<p><strong>17. I am sam (2001)</strong><br />
Zeka yaşı 5 yaşında bir çocuğunki kadar olan bir babanın, kızının velayeti almak için çabalamasının öyküsü.  Sean Penn olsun, Dakota olsun, Michelle Pfeiffer olsun… Herkesin karşılıklı döktürdüğü bir film. Üstelik de Beatles şarkılarının günümüz sanatçılarınca tekrar yorumlanmasıyla yapılan soundtrack şahane. Her seferinde ağlatıcı etki.</p>
<p><strong>16. Stepmom (1998)</strong><br />
Sinematik değer olarak belki bu listedeki filmlerin bir çoğundan daha aşağılarda, belki biraz klasik Hollywood formullerine dayanan bir film hatta ama benim nedense çok sevdiğim bir film. Fena da ağlatır. Bir anne, iki çocuğu, eski kocası ve onun yeni karısı… Tatlı film ya bu.</p>
<p><strong>15. Joy luck club (1993)</strong><br />
Yine bir kadın filmi… Erkekler üzerindeki etkisini öngöremiyorum ama kadın iseniz, etkilenmemek zor. Amy Tan&#8217;ın romanından uyarlanan bu filmde Asyalı 4 kadının, sonraki jenerasyona kadar uzanan, genelde hazin öyküleri, bir anne-kız filmi. Çok dokunan, iç burkan o kadar çok ana sahiptir ki bu film, hangi birini yazayım.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/mpw-13867-200x300.jpg" alt="mpw-13867" title="mpw-13867" width="200" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1076" /></p>
<p><strong>14. Rain man (1988)</strong><br />
Jerry Maguire ile birlikte Tom Cruise’u bana sevdirmiş yegane iki filmden biridir efenim bu. Uyuz, iş adamı Tom abi ile otistik kardeşinin (Dustin Hoffman’dan oyunculuk dersi niteliğinde bir performans!) çıktıkları bir yolculuğun öyküsü, değişim ve  sevgi üzerine bir güzelleme. Müzikleri de unutlmaz soundtrack’lerdendir. Çok gözel filmdir.</p>
<p><strong>13. Shine (1996)</strong><br />
Gerçek hikayeler daha çok mu ağlatıyor nedir, yine öyle çok hüzünlü bir gerçek yaşam ile karşınızdayız. Baskıcı bir babanın ağırlığı altında ezilen bir piyanist, yaşadığı sinir krizi ve Rachmaninov. Çok pis ağlatır.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/shine-202x300.jpg" alt="shine" title="shine" width="202" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1074" /></p>
<p><strong>12. Kramer vs. Kramer (1979)</strong><br />
Yine bir klasik geliyor efenim, Dustin Hoffman ile Meryl Streep karşılıklı coşuyor. Boşanmış bir babanın, çocuğunun velayetini alma savaşının anlatıldığı bu filmimiz, yürek burkan anlara sahip olmasıya bilinir.</p>
<p><strong>11. Legend of 1900 (1998)</strong><br />
Guiseppe Tornatore’den Cinema Paradiso’ya göre daha az bilinen, bir başka şahaser. Bir gemide yaşayan, hep orada yaşamış ve deli gibi piyano çalmayı öğrenmiş, nedense 1900 ismi takılmış bir adamın epik hikayesi… Çok güzeldir, çok. Şu anda D&#038;R’larda fırsat reyonunda, şiddetle tavsiye ederim.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/pianista-211x300.jpg" alt="pianista" title="pianista" width="211" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1062" /></p>
<p><strong>10. Central do Brasil / Central Station (1998)</strong><br />
İlk 10’a girerken, sanırım benim de en sevdiğim filmlere girmiş oluyoruz Misal Güney Amerika’dan gelen, bu az bilinen, şaheser film. Annesini kaybetmiş bir çocuk ve peşine takıldığı, sert mizaçlı bir istasyon görevlisinin sadece sonunda değil, film süresince sık sık ağlatan yolculukları. Seyretmediyseniz, mutlaka.</p>
<p><strong>09. Big fish (2003)</strong><br />
Tim Burton’un en en sevdiğim filmi değil sadece, hayatta en sevdiğim filmlerden de biri. Bir baba – oğulun hikayesi, fantastik bir macera, duygu seli, aşk, sevgi, dostluk, macera… Tekmili birden bu filmde. Öyle çok ağladım ki sonunda.</p>
<p><strong>08. One flew over the cuckoo&#8217;s nest (1975)</strong><br />
Oha. Çok aşırı sevdiğim bir film huzurlarınızda. Her şeyiyle mükemmel mi? Evet. Oyunculuk desen, e Jack Nicholson. Senaryo ise o biçim! Çok bayılıyorum bu filme. Bir akıl hastanesine gönderilen anarşişt ruhlu bir adam, hastalarla kurduğu dostluk, başkaldırı ve yenilgi. Çok seviyorum demiş miydim?</p>
<p><strong>07. Le grand bleu / Big blue (1988)</strong><br />
Ya ne çok severim ben bu filmi… Luc Besson’dan masmavi bir şahaser. Jacques Mayol ve Enzo Molinari… İki çocukluk arkadaşı, iki eski dost, iki süper dalgıcın öyküsü. Birbirleriyle yıllardır sürdükleri bazen sertleşen tatlı rekabet, aşk, deniz, ölüm, hüzün… Şiir gibi derler ya, ahan da o filmlerden.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/the-big-blue-c10045164-203x300.jpg" alt="the-big-blue-c10045164" title="the-big-blue-c10045164" width="203" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1061" /></p>
<p><strong>06. Terms of endearment (1983)</strong><br />
Bir anne-kız öyküsü daha. Dolayısıyla anneleri ve kızlarını derinden ağlatan bir film! Birbirinden çok farkli bir anne kız var karşımızda. Tatlı kaçık Shirley MacLaine ve düzenli, akıllı uslu kızı Debra Winger’ın yer yer fırtınalı ama hep sevgi dolu ilişkilerinin öyküsü. Öyle böyle değil, hıçkıra hıçkıra ağlatanlardan.</p>
<p><strong>05. Birdy (1984)</strong><br />
Alan Parker’ın en iyi filmlerinden biri. Vietnam sonrası iki arkadaşın orada yaşadıkları travmanın hikayesi. Savaştan biri fiziksel olarak yarlı, diğeri ise neredeyse aklını kaybetmiş olarak dönen bu iki arkadaşın iyileşme ve birbirlerini iyileştirme çabaları, geçmişe yaptıkları yolculuk, dostluk ve daha pek çok şey. İnanılmaz güzellikte bir film.</p>
<p><strong>04. Uçurtmayı vurmasınlar (1989)</strong><br />
Feride Çiçekoğlu’nun süper romanından şahane bir Tunç Başaran adaptasyonu. Kadınlar koğuşunda dünyaya gelmiş, şeker ötesi bir velet ve koğuştakilerle, özellikle de siyasi suçlularla kurduğu ilişki. “Ben işemedim, Miki işedi.” Çok ağlamıştım, çooook.</p>
<p><strong>03. The color purple (1985)</strong><br />
Spielberg’in bence en başarılı filmi budur. Zaten kendisi Alice Walker’ın Pulitzer kazanmış öyküsünden bir uyarlamadır, o yüzden senaryo ayrı bir şahaserdir. Başroldeki Whoopi Goldberg ise fantastiktir.14 yaşındayken tanıştığımız Afrikalı Celie’nin 30 yılını izleriz ve ırkçılık neymiş, kadın-erkek ayrımı neymiş öyle bi anlarız ki….</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/1985_the_color_purple.jpg" alt="1985_the_color_purple" title="1985_the_color_purple" width="350" height="537" class="aligncenter size-full wp-image-1075" /></p>
<p><strong>02. Muhsin Bey (1987)</strong><br />
Yavuz Turgul – Şener Şen işbirliği demiştik di mi daha önce bu listede? İşte efendim, olay budur. Eşkıya, Kabadayı, Gönül Yarası falan değil, Muhsin Bey. Uğur Yücel’in ne kadar şahane bir oyuncu olduğunu da bize gösteren film olmuştur bu eskiye bir ağıt niteliğindeki film. Bir Türk Sanat Müziği hocası ile, köyden gelmiş, güzel sesli öğrencisinin hikayesi… Yozlaşmaya karşı durabilenlerle, duramayanların çarpışması. Her seferinde ağlarım, sektirmişliğim yoktur. Bu filmi seyretmemiş olanları kınarım, hemen seyrettirim, sevmezlerse de ilişkimi gözden geçiririm. O kadar da sabit fikirliyim bu konuda.</p>
<p><strong>01. Dead Poets Society (1989)</strong><br />
Çok sevdiğim bir film ama evet, bu listede, özellikle de ilk 10’da daha çok sevdiklerim var ama konumuz ağlatmaksa, sanmıyorum ki herhangi bir film bunun üstüne çıkabilsin. Robin Williams’ı Robin Williams yapan film budur sanırım, zaten bu filmden sonra kendisi mütemadiyen diğerlerinden farklı, sürüden ayrılan, lider ruhlu adam rolleri oynamaya başlamıştır. Filme gelirsek, ne diyeyim, anlatılmaz yaşanır. Erkek-kadın ayırt etmeksizin ağlatır.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/06/deadpoetssociety-228x300.jpg" alt="deadpoetssociety" title="deadpoetssociety" width="228" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1064" /></p>
<p><em>Hemen notumu düşeyim, Lars Von Trier tarzı içimizi karartan, bizi depresyondan depresyona sokan filmleri özellikle almadım. Zira onları depresif filmler maddelemesi yapmayı düşünüyorum, ağlatanlar değil. Ne dediniz? Issız adam mı? Geçiniz!</em></p>
<p><em>Ayrıca, demokratik bir yazar olarak ve sonra gelecek &#8220;bu eksiiik!&#8221; tepkilerini engellemek üzere bu sefer, Friendfeed’de de insanlara fikirlerini sorduk, listede olmayan ve birden fazla oy alan popüler cevaplar şöyle: <strong>Selvi Boylum Al Yazmalım, Eternal sunshine of the spotless mind, The Fall, Great expectations, 7 Pounds, Mar adentro, Green mile, L&#8217;ours, PS I love you, Reign over me, Le Scaphandre et le papillon (The Diving Bell and the Butterfly), Scent of a woman, Los Amentos Del Circulo Polar (Kutup çizgisi aşıkları)</strong>… Tüm liste için <a href="http://ff.im/43HSh">tıktık</a>.</em></p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=978&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-saglam-25-korku-filmi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En korkutucu 30 film&#8230;'>En korkutucu 30 film&#8230;</a> <small>Korku filmlerini sevmek enteresan bir şey. İnsan neden kendini germek...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-komik-35-film/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En komik 35 film&#8230;'>En komik 35 film&#8230;</a> <small>Komik filmleri seviyorum. Ama o osurdu, bu geğirdi tarzından çok...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-beklenmedik-sona-sahip-25-film-istek/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En beklenmedik sona sahip 25 film (İSTEK)&#8230;'>En beklenmedik sona sahip 25 film (İSTEK)&#8230;</a> <small>Efenim yine bir sinema yazısı ve yine bir istekle huzurlarınızdayız....</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-suluzirtlak-40-film/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>En etkilenmiş 10 Türk Filmi&#8230;</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-etkilenmis-10-turk-filmi/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-etkilenmis-10-turk-filmi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Mar 2009 15:13:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Aslı Topçu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[türk sineması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/?p=466</guid>
		<description><![CDATA[Orjinallik de neymiş? Bu filmler çok iyiymiş. 10. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler Bir kısmı küçük çocuklardan, bir kısmı da gerçek cücelerden oluşan “14 kollu dev, 7 cüceler” ve tam Pamuk Prenses kıvamında olan Zeynep Değirmencioğlu’nun masalının anlatıldığı filmdir. Küçükken neden cücelerin bir kısmı çocuk diğerleri yaşlı adam gibi duruyor, acaba çocuklar “genç cüceler mi?”, [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-cilki-cikmis-10-ask-filmiromani-klisesi-%e2%80%a6/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En cılkı çıkmış 10 aşk filmi/romanı klişesi …'>En cılkı çıkmış 10 aşk filmi/romanı klişesi …</a> <small>Efenim, aşk filmiymiş, dizisiymiş, romanıymış&#8230; Bunlarda karşımıza hep çeşitli formüller,...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-iyi-20-karanlik-gelecek-filmi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En İyi 20 Karanlık Gelecek Filmi'>En İyi 20 Karanlık Gelecek Filmi</a> <small>İnsanları kitlesel olarak robotlaştırma, totaliter- faşist dünya hükemetleri, insanlığı kırıp...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-absurd-9-yerli-dizi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En absürd 9 yerli dizi'>En absürd 9 yerli dizi</a> <small>Bi’ çeşitli sebeple kötü olan diziler vardır, bir de bile...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-etkilenmis-10-turk-filmi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-etkilenmis-10-turk-filmi%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><em>Orjinallik de neymiş? Bu filmler çok iyiymiş.</em></p>
<p><strong>10. Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler</strong></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-534" title="pp" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/pp-201x300.jpg" alt="pp" width="201" height="300" /></p>
<p>Bir kısmı küçük çocuklardan, bir kısmı da gerçek cücelerden oluşan “14 kollu dev, 7 cüceler” ve tam Pamuk Prenses kıvamında olan Zeynep Değirmencioğlu’nun masalının anlatıldığı filmdir. Küçükken neden cücelerin bir kısmı çocuk diğerleri yaşlı adam gibi duruyor, acaba çocuklar “genç cüceler mi?”, ama gençlerse cüce oldukları nasıl belli diye bana kafa yordurmuştur. Sonra sonra 7 tane cüce bulmanın gerçekten zor olacağını akıl edebilmişimdir. Filmde bir de keloğlan vardır. Ne işi vardır, ne arar belli değildir. Ama vardır işte.</p>
<p><strong>9. Kül Kedisi</strong></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-543" title="kulkedisi" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/kulkedisi.jpg" alt="kulkedisi" width="150" height="219" /><br />
Cücelerden çok etkilenen yapımcılar şu Sindrella hikayesine de bir kaç cüce serpelim diyip cüceleri de birbiri ile çiftleştirmişlerdir. Sindrella’nın  ve prensin yanına 3 cüce koymuşlardır. Böylece mutlu bir son yerine mutlu 4 son yaratmışlardır. Masalda bilindiği üzere 37 numara bir cam ayakkabı yalnızca külkedisinin ayağına olur. İndirimlerde gidilen ayakkabı dükkanlarında da 37 numara yoğunluktan dolayı ilk bitendir.</p>
<p><strong>8. Western</strong></p>
<p><strong><img class="aligncenter size-medium wp-image-539" title="western" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/western-214x300.jpg" alt="western" width="214" height="300" /><img class="aligncenter size-medium wp-image-540" title="western3" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/western3-216x300.jpg" alt="western3" width="216" height="300" /></strong><br />
1967’de başlayan Western akımını yedi yıl sürmüştür. Ayhan Işık, Cüneyt Arkın, Kartal Tibet, Sadri Alışık ve hatta Yılmaz Güney bile yerli westernlerde oynamıştır. Kötülerin ismi genellikle Gestapo, iyilerinki de Cango’dur. Western filmlerini çekmek uğruna koca bir western kasabası inşa edilmiş ve filmlerin çoğu bu kasabalarda çekilmiştir. Ancak çekilen filmler çok büyük gişe rekorları kıramamıştır. Yani şimdi Harrison Ford’a gel Recep İvedik’i oyna desek olmaz, bir şeyler eksik kalır. İşte o zamanki durum da aynen böyledir.</p>
<p><strong>7. Yasak sokaklar</strong></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-535" title="seren-emrah2" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/seren-emrah2-400x266.jpg" alt="seren-emrah2" width="400" height="266" /></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-536" title="seren1" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/seren1-385x300.jpg" alt="seren1" width="385" height="300" /></p>
<p>West Side Story&#8217;nin Emrah&#8217;lı ve Seren Serengil&#8217;li halidir. Zengin çocukları fitness salonlarında, mahalle çocukları da araba tamir ederken body yapar. Yani çocukların hepsi edelelidir. Bu ekstra steroidlerden olsa gerek habire dövüşmek isterler. Buluşup, buluşup dudak kalemi insanı Seren Serengil için dövüşürler.</p>
<p><strong>6. Betmen</strong></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-537" title="betmen1" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/betmen1-199x300.jpg" alt="betmen1" width="199" height="300" /></p>
<p>&#8220;Savaşmayın sevişin&#8221; mottosunu &#8220;bir sevişin, bir savaşın&#8221; şekline uyarlandığı Türk filmidir. Şehrin güvenliği yerine, şehrin gece hayatının nabzını tutan bedmen striptiz kulüplerinden çıkmaz. Böyle betmen&#8217;e de şehir felan emanet edilmez.</p>
<p><strong>5. Badi</strong></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-544" title="2004_1" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/2004_1-202x300.jpg" alt="2004_1" width="202" height="300" /></p>
<p>&#8220;Madem uyarlama bir film yapıyoruz adını da yuvarlayalım&#8221; konsepti ile ilerleyip, İngilizce &#8220;Buddy&#8221; kelimesinden türemiştir   E.T. uyarlama filmimizin ismi. Eh yani E.T. zaten bir buddy&#8217;dir, dosttur, candır&#8230; Pisikletine atladığı gibi Türkiye&#8217;nin yolunu tutan Badi ilk önce Türk geleneklerini öğrenecektir. Özellikle &#8220;Lokum&#8221; kelimesini şirin şirin telaffuz edecektir. Çünkü uzaylılara, robotlara Türklük içeren kelimeler söylettirince hep çok komik olur. Belki de  &#8220;eyvallah&#8221; diyebilen &#8220;Çelik&#8221; kardeşi ile ileride arkadaş olabilir. Ve ikisi de iyi   çocuklar olurlarsa şirinleri görebilirler.</p>
<p><strong>4. Aşık oldum</strong></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-545" title="ask1" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/ask1-385x300.jpg" alt="ask1" width="385" height="300" /></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-546" title="asikoldumac0" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/asikoldumac0-221x300.jpg" alt="asikoldumac0" width="221" height="300" /></p>
<p>Lady in red filmi ile uzaktan yakından bir çok alakası olan bir Şener Şen filmidir. Zanımca Lady in red filminden daha iyidir. Erdal Özyağcılar&#8217;ın barda kör taklidi yaptığı ve Şener Şen&#8217;in sportif kıyafetler ile farklı tarzlar denediği sahneler koparır. Şener Şen bu filmde &#8220;tükür çocuğum babanın suratına&#8221;dan, &#8220;ben medenice konuşup öyle ayrılırım&#8221; diyebilen bir hanıma terfi etmiştir.</p>
<p><strong>3. Minik Cadı</strong></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-547" title="minikcadi" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/minikcadi.jpg" alt="minikcadi" width="290" height="250" /></p>
<p>Bewitched akımının Yeşilçam versiyonunda, Adile Naşit ve Çiçek Dilligil&#8217;i izlediğimiz filmdir. &#8220;Minik cadı ah ah, pişman oldu vah vah&#8221; ve &#8220;estapititi&#8221; tümceleri ile akıllarda kalmıştır.</p>
<p><strong>2. Dünyayı Kurtaran Adam</strong></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-548" title="dunyayi-kurtaran-adam-blue-robot" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/dunyayi-kurtaran-adam-blue-robot.jpg" alt="dunyayi-kurtaran-adam-blue-robot" width="352" height="288" /></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-550" title="afisdunya1" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/afisdunya1-209x300.jpg" alt="afisdunya1" width="209" height="300" /></p>
<p>Starwars&#8217;un karton bir maketi olan ve kült terimini tanımlayan film, artık televizyonumuza falan kaçtığını düşündüğüm Mehmet Ali Erbil&#8217;li versiyonunun çekilmesi ile kendinden soğutmuştur. Yine de bu filmi keyiflice izlemek dünyanın kurtulduğu her filmde bir Amerikan bayrağı görmekten  iyidir.</p>
<p><strong>1. Turist Ömer Uzay Yolunda</strong></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-541" title="gokten_inen_istilacilar_04" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/gokten_inen_istilacilar_04.jpg" alt="gokten_inen_istilacilar_04" width="175" height="225" /></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-542" title="uzay-yolu" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/03/uzay-yolu-400x300.png" alt="uzay-yolu" width="400" height="300" /></p>
<p>Henüz Uzay yolu bir dizi iken, filmini çekmek turistlerin  aklına gelmemişken, yönetmen Hulki Saner kolları sıvamıştır. Kasımpaşalı bir Türk&#8217;ü uzay gemisine koymak zaten başlı başına süper bir zeka örneğidir. Bitkilerin et yediği, canavarların tuz emdiği, ruhsuz mini etekli kızların kol gezdiği bir gemide Turist Ömer &#8220;zzt erenköy&#8221; yapa yapa üst düzey teknoloji ile dalgasını geçer. Turist Ömer&#8217;in espirilerine skeptik yaklaşan Mr. Sparktik olayı çözer, filmin sonunda &#8220;zztt erenköy&#8221; ü Ömer&#8217;e yedirir.  Hee bir de kulaklarını Turist Ömer&#8217;e bağışlayıp onu çirkin manita ile evlenmekten kurtarır.</p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=466&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-cilki-cikmis-10-ask-filmiromani-klisesi-%e2%80%a6/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En cılkı çıkmış 10 aşk filmi/romanı klişesi …'>En cılkı çıkmış 10 aşk filmi/romanı klişesi …</a> <small>Efenim, aşk filmiymiş, dizisiymiş, romanıymış&#8230; Bunlarda karşımıza hep çeşitli formüller,...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-iyi-20-karanlik-gelecek-filmi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En İyi 20 Karanlık Gelecek Filmi'>En İyi 20 Karanlık Gelecek Filmi</a> <small>İnsanları kitlesel olarak robotlaştırma, totaliter- faşist dünya hükemetleri, insanlığı kırıp...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-absurd-9-yerli-dizi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En absürd 9 yerli dizi'>En absürd 9 yerli dizi</a> <small>Bi’ çeşitli sebeple kötü olan diziler vardır, bir de bile...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-etkilenmis-10-turk-filmi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

