<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Madde Bağımlısı &#187; twist</title>
	<atom:link href="http://www.maddebagimlisi.com/etiket/twist/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.maddebagimlisi.com</link>
	<description>Madde madde listeler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 15:31:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>En beklenmedik sona sahip 25 film (İSTEK)&#8230;</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-beklenmedik-sona-sahip-25-film-istek/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-beklenmedik-sona-sahip-25-film-istek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2009 01:37:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[İstek maddeler]]></category>
		<category><![CDATA[film]]></category>
		<category><![CDATA[hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[son]]></category>
		<category><![CDATA[twist]]></category>
		<category><![CDATA[şaşırtıcı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/?p=611</guid>
		<description><![CDATA[Efenim yine bir sinema yazısı ve yine bir istekle huzurlarınızdayız. Gülşah Ayhan istemiş bu maddelemeyi, eh bizim de boynumuz kıldan ince tabii&#8230; Buyrun bakalım size en tahmin edilemez, en şaşırtıcı ve bunu hiiiç ucuza kaçmadan yapan, sağ gösterip, soldan vuran filmlerimiz. Tabii ki bu şaşırtıcı sonlardan bazıları zaman içerisinde trend haline gelip, Hollywood&#8217;da bir gimmick&#8217;e, [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-saglam-25-korku-filmi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En korkutucu 30 film&#8230;'>En korkutucu 30 film&#8230;</a> <small>Korku filmlerini sevmek enteresan bir şey. İnsan neden kendini germek...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-suluzirtlak-40-film/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En suluzırtlak 40 film (İSTEK)&#8230;'>En suluzırtlak 40 film (İSTEK)&#8230;</a> <small>Bazı filmler güldürür, bazıları korkutur, bazıları ise ağlatır. Amaç tabii...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-unutulmaz-10-film-repligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Unutulmaz 10 Film Repliği'>En Unutulmaz 10 Film Repliği</a> <small>Bu listeyi ilk oturuşumda bitirmeyi hedefliyorum. Bu kadar motive olmamı...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-beklenmedik-sona-sahip-25-film-istek%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-beklenmedik-sona-sahip-25-film-istek%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><em>Efenim yine bir sinema yazısı ve yine bir istekle huzurlarınızdayız. <em>Gülşah Ayhan</em> istemiş bu maddelemeyi, eh bizim de boynumuz kıldan ince tabii&#8230; Buyrun bakalım size en tahmin edilemez, en şaşırtıcı ve bunu hiiiç ucuza kaçmadan yapan, sağ gösterip, soldan vuran filmlerimiz. Tabii ki bu şaşırtıcı sonlardan bazıları zaman içerisinde trend haline gelip, Hollywood&#8217;da bir gimmick&#8217;e, beklendik bir şeye dönüştüler bugün ama bu koşullanmadan bağımsız, filmler ilk piyasaya çıktıklarındaki dumurumla değerlendiriyorum ben. Sıralamamız da bu nedenle, filmlerin iyiliğinden çok sonlarının şaşırtma potansiyeline göre.</em></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">!!!ACHTUNG: Feci şekilde spoiler içerir!!!! Ama iyi bi insan olduğumdan spoiler&#8217;lar beyazla yazılı, highlight ederek görebilirsiniz.</span></strong></p>
<p><strong>25. The Departed (2006)</strong><br />
Martin Scorsese&#8217;nin bu filmini listeye almamı garipseyenler olabilir ama birazdan açıklayacağım sebeplerden ötürü bu film beni çok dumura uğratmıştı. Zira filmdeki bir şey, yani şu: <span style="color: #ffffff;">filmin tüm ana karakterlerinin hiç uzatmadan etmeden, en beklenmedik anda çat diye öldürülmesi ve sanki figüranmışlar gibi olayın üstünde bile durulmaması,</span> bana Hollywood için hayli sıradışı gelmiş ve baya şaşırmıştım. Gene de klasik anlamda bir twisted ending diyemeyiz tabii bu filme.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-777" title="81836-large" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/81836-large-209x300.jpg" alt="81836-large" width="209" height="300" /></p>
<p><strong>24. Hide and Seek (2005)</strong><br />
Çok beğenilmiş bir film değil bu. Annesi intihar eden bir kız çocuğu, babasıyla birlikte ücra bir yerlerdeki bir eve taşınır. Kızın hayali arkadaşı gelir ve bir takım cinayetler başlar. Acaba kız deli midir nedir? Neyse efenim tabii, sonunda olay çözülülür. Meğersem: <span style="color: #ffffff;">Katil şizofren babadır, hayali arkadaş da adamın diğer kişiliğidir. </span>Her ne kadar sonu biraz gimmicky bulunsa da ben gerilmiştim bu filmde ve açıkçası sonu da tahmin etmemiştim. Ederim halbuki normalde.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-778" title="28hide_390" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/28hide_390.jpg" alt="28hide_390" width="390" height="220" /></p>
<p><strong>23. Swimming Pool (2003)</strong><br />
Francois Ozon&#8217;un bu filminde, yaşlı bir polisiye yazarı bir arkadaşının evinde inzivaya çekilir. Ev sahibinin genç ve seksi kızı da eve gelir. Evde çeşit çeşit olaylar olur, hatta bir de cinayet işlenir, yazarla kız suç ortağı olur falan filan. Meğersem: <span style="color: #ffffff;">Hepsi yazarın yazdığı bir roman imiş.</span> Filmin şaşırtıcı sonu her ne kadar alışıldık bir şaşırtıcı son da olsa, filmin iyi yanı, film boyunca böyle bir twist geleceğini asla hissettirmemesi ve gayet kara film tadında ilerlemesidir.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-774" title="sp001" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/sp001.jpg" alt="sp001" width="450" height="319" /></p>
<p><strong>22. The Sixth Sense (1999)</strong><br />
Valla açık söyleyeyim, benim için beklenmedik bir son sağlamadı bu film. Zira ben bu filmin 15. dakikasında olayı tahmin etmiş olmakla birlikte, millet de mütemadiyen &#8220;ay dumur olcanız&#8221; dediği için, hep başka bir twist bekledim durdum, boşuna beklemişim. Çünkü neymiş? Meğersem: <span style="color: #ffffff;">Adam filmin taa en başında vurulduğunda ölmüşmüş. Peeeh!</span> İşbu yüzden, zaten yönetmen olarak çok da bayılmadiğim M. Night Shyamalan&#8217;ın bu filmi listeye baya alt sıralardan giriş yaptı efenim ama şaşıran, şaşırdı tabii, ne diim.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-776" title="photos_from_the_sixth_sense_1205658679399" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/photos_from_the_sixth_sense_1205658679399-400x295.png" alt="photos_from_the_sixth_sense_1205658679399" width="400" height="295" /></p>
<p><strong>21. American Psycho (2000)</strong><br />
Psikopatın da psikopatı bi adamı oynayan Christian Bale, film boyunca kadından kadına seker, hepsini de öldürürür. Meğersem: <span style="color: #ffffff;">Olayın hepsi adamın kafasındadir kafasındaaaa!</span> Çok da aşırı beklenmedik diil bence.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-779" title="american_psycho_002" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/american_psycho_002.jpg" alt="american_psycho_002" width="400" height="280" /></p>
<p><strong>20. The Prestige (2006)</strong><br />
Prestij sihirbazlar dünyasında finalde yapılan büyük ve şaşalı gösteriye deniyormuş. Christopher Nolan&#8217;ın yönettiği bu film de, iki rakip sihirbazın, çeşitli alavare dalaverelerle birbirlerinin prestij numaralarının hilelerini öğrenmeye çalışmalarını anlatır. Sonunda da sahnenin bir tarafından kaybolup, başka bir yerinden beliren sihirbazımızın sırrını öğreniriz. Meğersem: <span style="color: #ffffff;">Daha safirik olan sihirbahızımız baştan ikiz seçeneğini elemiştir. Kendisi hileyi bir türlü çözemediği için Nicholas Tesla ile birlikte çalışarak zamanına göre high-tech bir cihaz ile kendini klonlayarak bu numarayı gerçekleştirmeyi başarmıştır. Oysa ki olay çok basittir ve diğer sihirbazın gerçekten de sadace ikizi vardır. Yaaa yaaa! </span>Ayrıca bu filmden bir de sihirbaz milletine güven olmayacağı dersini de çıkarırız.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-780" title="18697637" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/18697637-400x266.jpg" alt="18697637" width="400" height="266" /></p>
<p><strong>19. Crying Game (1992)</strong><br />
IRA tarafından kaçırılan bir askerle, kendisini kaçıran adamın dostluğu ve bu dostluk üzerinden adamın yaşadığı büyük aşk hikayesini izleriz. Asker ölünce, bu IRA&#8217;cı arkadaş, askerin büyük aşkını bulmaya gider, kendi de kadına kapılır ve falan filan. Amaaa filmde bir çüüüş! noktası vardır elbet ve o da şudur: <span style="color: #ffffff;">Büyük aşkın objesi kadın, aslında kadın değil adamdır. Ayrıca kendisinin de bir takım komplolarda parmağı vardır.</span> Filmi zamanında vizyonda seyrettiğimden, çok net hatırlayamıyorum detayları ama nasıl bir &#8220;oha!&#8221; dediğimi çok iyi hatırlıyorum. Gerçi neredeyse çocuktum tabii, bugün gözümüz açıldı, belki bugün seyretsem &#8220;aaa belliydi&#8221; derim ama o zaman diyememiştim tabi. Ne olursa olsun, çok güzel filmdir.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-781" title="crying20game20fin" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/crying20game20fin.jpg" alt="crying20game20fin" width="225" height="324" /></p>
<p><strong>18. El Maquinista (2004)</strong><br />
Yine Christian Bale karşımızda, yine garip bir karakter ama bu sefer daha kurban rolünde gibi. Üstelik de bu film için deli gibi kilo vermiş. Takdire şayan. Bir yıldan beri uyuyayamayan, bu yüzden de gerçekle ilişiğini yavaş yavaş kaybetmekte olan bir işçi, evinde garip garip notlar bulmaya, halusinasyonlar görmeye falan başlayınca iyiden iyiye paranoyaklaşır. Meğersem: <span style="color: #ffffff;">Kendisi arabasıyla bir çocuğa çarpmış ve onun ölümüne sebep olmuştur, insomnia&#8217;sının sebebi de hissetiği suçluluktur. Ayrıca o notlar falan da hep kazayla ilintilidir. </span>Böyleyken böyle.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-782" title="chistian-bale-the-machinist" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/chistian-bale-the-machinist-382x300.jpg" alt="chistian-bale-the-machinist" width="382" height="300" /></p>
<p><strong>17. Stay (2005)</strong><br />
Bir psikiyatrist ve hastası genç çocuk. Bu çocukcaaz baya deli gibi davranmaktadır. Psikiyatristimiz de kendisi için endişelenmektedir, intihar edicek bu diye. Sonra çocuk bi ortalardan kaybolur, dohtor civanım da kendisini arar filan. Hatta kendisi de hafiften bi tırlatır o sırada. Sonra tabii arayan mevlasını da bulur belasını da hesabı çocuk bulunur. Meğersem: <span style="color: #ffffff;">Çocuk doktorun hastası falan değil, bir trafik kazasında ölmek üzere olan bir gençtir. Doktor ise kazada kendisine yardım etmeye çalışmaktadır. Tüm hikaye çocuğun ölmeden önce gördüğü son bir hayalden ibarettir aslında.</span> Filmin montaj tekniği ise bir harikadır bu arada, belirtmeden geçemiciim.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-783" title="flip-a" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/flip-a-400x201.jpg" alt="flip-a" width="400" height="201" /></p>
<p><strong>16. Star Wars Episode 5: The Empire Strikes Back (1980) </strong><br />
Şimdi George Lucas&#8217;ın bu filminde karışık bi durum var zira, biz bunu seyrettiğimiz zaman serinin 1., 2. ve 3. filmleri henüz piyasada yoktu. O yüzden bu filmi seyredince dumur olmuştuk. Neden mi dumur olmuştuk? E çünkü: <span style="color: #ffffff;">Darth Vader Luke Skywalker&#8217;ın babası çıkmıştı, e biz de &#8220;yuh!&#8221; demiştik haliyle. </span>Zamane gençliği ise bu filmleri sıralı seyrettiğinden, neye dumur olduğumuzu anlamakta zorlanabilir tabii. Ne de olsa kronolojik seyredince, daha 2. filmden neyin ne olduğunu biliyor oluyorsunuz. Gel gör ki kazın ayağı öyle değildi bizim zamanımızda.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-784" title="empire-strikes-back" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/empire-strikes-back.jpg" alt="empire-strikes-back" width="340" height="525" /></p>
<p><strong>15. 12 Monkeys (1995)</strong><br />
Brad Pitt&#8217;in zamanında etrafa saçtığı ölümcül bir virüsü durdurmak için geçmişe giden bir suçlunun hikayesi olan bu film, tüm zamanda yolculuk filmleri gibi biraz kafa karıştırır. O zamana bu zamana gidip duran Willis, sonunda doğru zamana gider ama ne olur? Şu olur: <span style="color: #ffffff;">Willis tam virüsü durduracakken polisler tarafından vurulur ve çocuk Willis de bu olaya şahit olur. </span>Evet, şaşırtıcı bir sonu vardır ama çok bayıldığım bi film diildir nedense. Belki de tam takip edemediğimdendir, kimbilir.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-785" title="brad_pitt_12_monkeys" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/brad_pitt_12_monkeys-400x282.jpg" alt="brad_pitt_12_monkeys" width="400" height="282" /></p>
<p><strong>14. A Tale of Two Sisters / Janghwa, Hongryeon (2003) &#8211; Hollywood versiyonu: Uninvited- davetsiz (2009) </strong><br />
Kore yapımı süper bi film huzurlarınızda. Anneleri ölmüş iki kız kardeşin, bir psikolojik tedavi merkezinden evlerine dönmeleri ve üvey anneleriyle yaşadıkları olaylar. Hep bir gizem havası olan bu filmde, ne oldu diye merak eder dururuz. Sanki o üvey annede bi bokluk var gibidir. Meğersem: <span style="color: #ffffff;">Kızların annesi kendini asmış, intihar etmiştir. Kızlardan biri de bunu görünce, bir kaza sonucu ölmüştür. Kalan kız hafiften tırlattığı için her şeyi hayal görmektedir. Kardeşi mardeşi yoktur artık, üvey anne de katil matil değildir. </span>Ve evet, uzak doğu sinemasını sevelim, koruyalım.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-790" title="janghwa1" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/janghwa1.jpg" alt="janghwa1" width="235" height="380" /></p>
<p><strong>13. Identity (2003)</strong><br />
10 Küçük Zenci tadında bir film. Bir otelde mahsur kalan 10 yabancı ve ardı ardına işlenen cinayetler. Katil acaba bu insanlardan hangisi? Hemen söyleyeyim:  <span style="color: #ffffff;">O otel ve yabancılar, hep bir tek insanın, yani hapisanedeki azılı bir katilin kafasında yarattığı farklı kişiliklerdir. Yani bir çoklu kişilik vakası. Cinayet ise bu kişiliklerin birleştirilmesinin metaforudur yani tedavinin. </span>Peki tamam olayı anladık, bitti mi yani? hayır bir twist daha var. O da son sağ kalanla ilgili: <span style="color: #ffffff;">Son sağ kalan masum ve iyi olan kişilik sanırız ama anlarız ki aslında katil ruhlu kişilik ayakta kalmıştır.</span> Şaşırtır mı şaşırtır.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-789" title="identity14" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/identity14.jpg" alt="identity14" width="400" height="292" /></p>
<p><strong>12. The Devil&#8217;s Advocate (1997)</strong><br />
Bir avukatın şeytana uyuşunu anlatan bu filmde Al Pacino şeytana pabucunu ters giydirir valla billa. Film boyunca genç avukatı, karısını ve bizi manyağa çeviren Pacino ve ikna argümanlarının, filmin sonunda bir şey&#8230; yani bu: <span style="color: #ffffff;">genç avukatın bir an daldığı bir hayal </span>, olduğunu anlarız. Sonra da ikinci twist gelir: <span style="color: #ffffff;">Pacino mahkeme çıkışında şeytan değil de normal bi insanmış gibi belirerek, Keanu&#8217;nun kanına başka bir yerden yine de kanına girer. </span>Çok güzel repliklerle dolu, çok güzel filmdir bence. &#8220;Vanity, definetly my favorite sin!&#8221;</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-791" title="18453740_w434_h_q80" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/18453740_w434_h_q80.jpg" alt="18453740_w434_h_q80" width="400" height="600" /></p>
<p><strong>11. The Game (1997)</strong><br />
İnsanı paranoyak eden bi film bu&#8230; Zengin bir adamın, garip bir oyuna girmesiyle başlıyor her şey ve film boyunca ne gerçek, ne oyun birbirine giriyor. Micheal Douglas&#8217;la birlikte sizde bir eblekleşiyorsunuz. Mütemadiyen &#8220;aa meğersem bu oyunmuş&#8221; diyor, sonra &#8220;aa yok artık, bu kadar da olmaz bu oyun diil heralde&#8221; diyor, sürekli darbe üstüne darbe yiyorsunuz. Tabii adamın da bu &#8220;oyun&#8221; kisvesi altında başına gelmeyen kalmıyor, paraları gidiyor, her şeyini kaybediyor. Peki de bu oyun bir kılıf mı sadece, adamı dolandırıyolar mı neler oluyor bu filmde? Şu oluyor: <span style="color: #ffffff;">Siz tam hah bunlar hırsız derken, her şeyin ama her şeyin kardeşi tarafından planlanmış bir oyun olduğunu anlıyorsunuz. Hatta adamın intihar teşebbüsünün bile öngörülmüş bir şey olduğunu anlayıp, filmin sonunda herkesle birlikte rahat bir nefes alıyorsunuz </span>Bu filmi sevdiyseniz, şahanelerin şahanesi yazar <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/John_Fowles">John Fowles</a>&#8216;un The Magus (<a href="http://www.netkitap.com/kitap/64795/buyucu.htm">Büyücü</a>) isimli kitabını okuyunuz bu arada, şahane bir kitap olmasının yanı sıra, bir şekilde bu filmin esin kaynağı da işte bu kitap gibi geliyor bana.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-795" title="game" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/game-222x300.jpg" alt="game" width="222" height="300" /></p>
<p><strong>10. Abre los Ojos (1997) &#8211; Vanilla Sky (2001)</strong><br />
İspanyol yönetmen Amenebar&#8217;ın şahane filmi Abre Los Ojos (Open your eyes) filminin Amerikanlaştırılmış versiyonu Vanilla Sky&#8217;ı değil, orijinalini seyrediniz, bi kere bunu peşinen söyliim. Halihazırda yakın zamanlı süper bi film yapılmışken, gidip de aynısını biraz daha yuppileştirerek çekmeyi anlayabilmiş değilim. Ayrıca penelope&#8217;nin iki filmde de aynı rolü oynaması çok manyakça. Neyse. Filmimize geçeyim. yakışıklı, zengin, her şeye sahip kahramanımız bir kaza geçirir ve yüzü deforme, hayatı da allak bullak olur. Sonra bi ara düzelir gibi olur ama bu sefer de garip flashback&#8217;ler, halusinasyonlar, tuhaf tuhaf olaylar başlar. Adam sonunda kendini sevdiği kızı öldürmek suçundan hapiste bulur. Bir de garip bir şirket ortaya çıkar. Neler oluyor derken biz, olaylar çözülür. Meğersem: <span style="color: #ffffff;">Adamımız şirketle bir anlaşma yapmıştır ve şirket insanları istedikleri bir zamanda öldürmekte, sonra tekrar hayata döndürüp, sonra da dondurup komaya sokarak, onlara istedikleri gibi bir rüya gördürmekte ve böylece bir sanal gerçeklik yaşatmaktadır. Adamımız da bunu yaşamaktadır. Esasında o sarhoş gecenin sabahında ölmüştür.</span> Dahası da var ama hayli karışık bir film, anlatamayacağım valla. Seyredin, bak buraya yazıyom şaşırcaksınız.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-793" title="abrelosojos1997" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/abrelosojos1997.jpg" alt="abrelosojos1997" width="400" height="300" /></p>
<p><strong>9. Fight Club (1999)</strong><br />
Herkesin en beğendiği, en bayıldığı filmler listesinin değişmez elemanı. Marla Singer&#8217;a özenen kızlar ve Tyler Durden ıssızlığında adamların müsebbibi film. Kötü mü? Değil tabii ki, gayet güzel bir film. Ama bana sorarsanız, biraz fazla şişirildi. Neyse, bu girizgahtan sonra konuya gelelim. Edward Norton ve Brad Pitt&#8217;in karşılıklı döktürdükleri bu film, iki arkadaşın bir dövüş kulubü kurmalarını ve çeşitli anarşik faaliyetlere atılmalarını anlatır. Ama meğersem: <span style="color: #ffffff;">Brad ve Edward aynı kişidir. Olay şizofrenidir.</span> David Fincher&#8217;dan klasikleşecek bir kült, bir pop dünya fenomeni.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-796" title="www_unique-screenwriting_com-brad-pitt-fight-club-fighting_jpg" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/www_unique-screenwriting_com-brad-pitt-fight-club-fighting_jpg.jpg" alt="www_unique-screenwriting_com-brad-pitt-fight-club-fighting_jpg" width="400" height="300" /></p>
<p><strong>8. Memento (2000)</strong><br />
Chirstopher Nolan&#8217;ın bu filmi zaten yapısı itibariyle twist&#8217;e müsait. Filmin sonuna geldiğimizde, olayların başlangıcını ancak anlayabildiğimizden ve film bize kendimizi, aynı ana karakter gibi kısa süreli hafıza kaybı yaşıyor gibi hissettirdiğinden, filmin sonu yani esasında başı, şaşırtmasın da napsın? Evet, ana karakterimiz geçirdiği kazadan sonra bir hafıza problemi yaşamakta ve uzun vadeyi hatırlamakla birlikte, kazadan sonra yeni hiçbir şeyi aklında uzun süre tutamamaktadır. Bu yüzden de hayat kendisi için hayli zor geçmektedir, o da karısını öldürenleri araştırırken hiçbir şeyi unutmamak için öğrendiklerini dövme olarak vücüduna yazmaktadır. Oysa ki: <span style="color: #ffffff;">Karısı sandığı şekilde ölmemiştir. Karısı &#8220;hayır daha iğnemi yapmadın&#8221; demek suretiyle kahamanımızı kandırmış, ve bu sayede5 dakika önce ne yaptığını hatırlamayan kahramanımız kendisine bir insülin aşırı dozu yaşatmış ve kadın da bundan mütevellit ölmüştür.</span> Başka bir takım sürprizler de var ama anlatamıycam şimdi toparlayamıyorum çünkü. Karışık ama çok enteresan, çok güzel filmdir.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-797" title="memento_l" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/memento_l.jpg" alt="memento_l" width="270" height="270" /></p>
<p><strong>7. Seven (1995)</strong><br />
Çok gerilimli, şahane, kapkara bir film&#8230; David Fincher&#8217;ın yönettiği bu filmimiz, 7 günah konseptinde cinayetler işleyen bir seri katil ve onu bulmak isteyen dedektif etrafında dönüyor. Ve hayır, sondaki şaşırtıcılık seri katilin kimliğinden çok son 2 cinayet ile alakalı. Şöyle ki:<span style="color: #ffffff;"> 6. cinayet, yani envy (haset), katilin dedektife duyduğu hasettir ve dedektifin karısının başı bir kutudan çıkar. Siz höst demeye kalmadan, 7. cinayetin de öfke (wrath) olduğunu anlarsınız çünkü dedektifimiz öfkeden deliye dönmüş hale, seri katili vurur.</span> Sonuç olarak, aslında 1 değil, iki kere tokat gibin vurur bu film.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-798" title="seven_xl_01-film-b" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/seven_xl_01-film-b.jpg" alt="seven_xl_01-film-b" width="306" height="230" /></p>
<p><strong>6. Primal Fear (1996)</strong><br />
Edward Norton&#8217;un ne büyük bir oyuncu olacağının kanıtı ahan da bu filmdir. Edward&#8217;cık öyle bir döktürür, öyle bir döktürür ki bu filmde, bence bu zaten başlıbaşına bir dumurdur. Filmimizin konusuna gelirsek, kilisede bir papaz öldürülür ve kilisede çalışan genç bir çocuk elinde kurbanın kanlarıyla tutuklanır. Kekeme, korkak bir çocuk olan bu çocuk hiçbir şey hatırlamamaktadır. Adli psikolog kendisiyle konuştukça çocuğun çift kişilikli olduğunu anlar. Meğersem: <span style="color: #ffffff;">Çocuk çift kişilikli falan değildir, kekeme kişilik tamamen uydurmadır. Cinayeti de bal gibi bilerek isteyerek işlemiştir. Sonra da çektiği delilik numarası sayesinde &#8220;temporary insanity&#8221; ile yırtmıştır.</span> Edward Norton ne oynamış ama demiş miydim?</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-799" title="filmsprimalfear" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/filmsprimalfear.jpg" alt="filmsprimalfear" width="400" height="267" /></p>
<p><strong>5. Donnie Darko (2001)</strong><br />
Bu filmi anlatabileceğimi sanmıyorum. Evlerine düşen bir uçak motorundan yara almadan kurtulan Donnie, garip bir tavşanın ona dünyanın sonuyla ilgili bir kehanette bulunduğuna inanır. Ama aslında öyle değil böyledir: <span style="color: #ffffff;">O kurtulmuş ama annesiyle kardeşi uçağa sonradan binmiş, o yüzden onlar ölmüş, o tavşan aslında kostümlü bir çocukmuş, ailesi ölmesin diye Donnie sonradan kendisi &#8220;ölem ben&#8221; demiş, ölmüş&#8230; Zaman yolculuğu falan&#8230; </span>Hık mık şey&#8230; Neyse efenim, anlatılmaz yaşanır, seyredin görün.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-794" title="donnie_darko_big" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/donnie_darko_big-400x256.jpg" alt="donnie_darko_big" width="400" height="256" /></p>
<p><strong>4. Psycho (1960)</strong><br />
Ooo kimler de burdaymış, Hitchcock Bey de teşrif etmiş, aman da aman. Evet efenim Psycho bir klasiktir, bilmiyorsanız ayıp, hemen seyrediniz. Issız bir yerde bir otel, otelde çalışan Norman Bates ve baskıcı annesi ve tabii öldürülen kadınlar. Kim öldürüyor ayol bu kızları? Söyleyelim: <span style="color: #ffffff;">Hahay annesi sandıysanız yanıldınız çünkü there&#8217;s no spoon hesabı, aslında bi anne yok. Anne öleli seneler geçmiş, kala kala iskeleti kalmış, anne sandığımız psikopat Norman Bates&#8217;in kendisi, annesinin kılığına giriyo, karıları öldürüyo. Adı üstünde Psycho.</span>. Tekrar ediciim, seyretmediyseniz mutlaka!</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-792" title="psycho1" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/psycho1.jpg" alt="psycho1" width="321" height="480" /></p>
<p><strong>3. The Others (2001)</strong><br />
Amenebar İspanyol korku sinemasına yeni bir soluk getirdi genç yaşında. Alkışlayalım. Sonra da filmimize geçelim. Işığa duyarlı çocuklar, karanlık bir ev, yalnız bir anne, savaşta bir baba, garip hizmetçiler&#8230; Bir de &#8220;diğerleri&#8221; diye birileri var (Lost&#8217;taki the others diil aman diyim), hayalet gibi bişeyler bunlar&#8230; Neyse efenim, birileri ölmüş ama kim? Neler oluyor burda? Meğersem: <span style="color: #ffffff;">Anne bir cinnet anında çocuklarını ve kendini öldürmüştür ama öldüğünün farkında değildir. Others aslında kendileridir. Onların others dedikleri ise hayalet değil, evin gerçek sahipleridir. </span>Sixth Sense ile çok kıyaslanır bu film ama ben hadi ordan derim buna. Bi kere bu filmde tahmin etmek çok zor. Evet bazen bir şeyi yakalar gibi oluyorsunuz ama yok, tam olmuyor. Ayrıca bu film çok ama çok güzel bir film, her şeyiyle. 2 thumbs up!</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-788" title="theothers2001" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/theothers2001.jpg" alt="theothers2001" width="322" height="448" /></p>
<p><strong>2. Jacob&#8217;s Ladder (1990)</strong><br />
Adrian Lyne&#8217;den fevkaladenin fevkinde bir film. Türkçemizde Dehşetin Nefesi adıyla bulunur. Vietnam&#8217;dan dönen Jacob&#8217;un yaşadığı halüsinasyonlar, garip olaylar, paranoyalar&#8230; Adamcaaz travma sonrası sendromu mu yaşıyo, deli mi, çevresindekiler şeytan mı derken biz, &#8220;onu öyle demezler, peynir ekmek yemezler&#8221; olduğunu anlarız. Çünkü yoruma müsait, hayli açık bırakılmış bir finalle son bulsa da bu film, twist üzerine twist içerdiği ortadadır ve genel yorum şudur: <span style="color: #ffffff;">Twist 1. Vietnam&#8217;daki askerlere devlet saldırganlığı artırıcı, halusinojenik bir uyuşturucu vermiştir. Twist 2. O saldırganlık yüzünden birlikteki askerler birbirlerini öldürmüşlerdir. Twist 3. Jacob o gün orada ölmüştür.</span> Yer yer gerdiği için zaman zaman korku filmi kategorisine konmakla birlikte şahane bir filmdir ve mutlaka seyredilmelidir.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-787" title="jacobs_ladder" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/jacobs_ladder-203x300.jpg" alt="jacobs_ladder" width="203" height="300" /></p>
<p><strong>1. Usual Suspects (1995)</strong><br />
Oooo bebeğim, işte şaşırtıcı filmlerin şahı. İşte Kevin Spacey mucizesi. Yarappim, bu kadar güzel bir aksiyon filmi daha yapılabilir mi şu dünyada? Sanmıyorum. Bryan Singer imzalı çok sevdiğim bu filmde, bir grup suçlu bir şekilde toplanır ve büyük bir işe girişirler ama biri hariç hepsi ölür. O ölmeyen de en zavallıları, topal Verbal Kint&#8217;tir ve Verbal polise olayları anlatmaya başlar. Keyser Soze isimli bir efsane Türk mafya liderinin emriyle bu işe bulaştıklarını falan anlarız. Sonunda ise tokat gelir: <span style="color: #ffffff;">Verbal her şeyi uydurmuş, polisi kafaya almıştır. Topal olmadığı gibi olayın lideri ve hatta Keyser Soze&#8217;nin ta kendisidir.</span> Kevin Spacey oyunculuğunu konuşturur, kurgu, senaryo, her şey harikadır. Hastasıyım. &#8220;The greatest trick the Devil ever pulled was convincing the world he didn&#8217;t exist.&#8221; Ooo yeee.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-786" title="6a00d83454a03269e201053627484e970b-800wi" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/04/6a00d83454a03269e201053627484e970b-800wi-400x258.jpg" alt="6a00d83454a03269e201053627484e970b-800wi" width="400" height="258" /></p>
<p><em>Bitti bu kadar. Şaşırdınız mı bu maddelemenin sonuna? Hiç sanmam. Gayet beklendik bir finaldi bence. Haa bi de &#8220;bu listede niye David Lynch yok allaaaan cezasııııı&#8221; derseniz, onu da açıklayayım, kendisinin filmlerinin genel olarak tümden beklenmedik olduklarını düşünüyorum, sadece sonlarına twisted, şaşırtıcı ya da beklenmedik demek David abiye haksızlık olur kanaatimce. O yüzden burada yok kendisi. Evet. </em></p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=611&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-saglam-25-korku-filmi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En korkutucu 30 film&#8230;'>En korkutucu 30 film&#8230;</a> <small>Korku filmlerini sevmek enteresan bir şey. İnsan neden kendini germek...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-suluzirtlak-40-film/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En suluzırtlak 40 film (İSTEK)&#8230;'>En suluzırtlak 40 film (İSTEK)&#8230;</a> <small>Bazı filmler güldürür, bazıları korkutur, bazıları ise ağlatır. Amaç tabii...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-unutulmaz-10-film-repligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Unutulmaz 10 Film Repliği'>En Unutulmaz 10 Film Repliği</a> <small>Bu listeyi ilk oturuşumda bitirmeyi hedefliyorum. Bu kadar motive olmamı...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-beklenmedik-sona-sahip-25-film-istek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>50</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

