<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Madde Bağımlısı &#187; hikaye</title>
	<atom:link href="http://www.maddebagimlisi.com/etiket/hikaye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.maddebagimlisi.com</link>
	<description>Madde madde listeler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Jan 2012 15:31:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>En ilginç hikayeli 10 İngilizce deyiş&#8230;</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-ilginc-hikayeli-10-ingilizce-deyis/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-ilginc-hikayeli-10-ingilizce-deyis/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 11:43:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>konuk maddeciler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Dilbilim]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[deyim]]></category>
		<category><![CDATA[deyiş]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[ingilizce]]></category>
		<category><![CDATA[saniye demirel]]></category>
		<category><![CDATA[sözcük]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/?p=1689</guid>
		<description><![CDATA[MADDELEYEN: Saniye Demirel Blogumuzun tatlı İngilizce öğretmeni, sevgili Saniye Demirel tekrar sahalara döndü ve yine şahane bir maddelemeyle huzurlarınıza çıktı. Bu sefer de İngilizcede hikâyesi en ilginç deyimleri/ deyişleri/ sözcükleri maddeledi. Buyrun bakalım&#8230; 10. Not my cup of tea ‘It’s not my cup of tea!’ ‘tarzım değil’ anlamına geliyor. Yaptığımız Internet araştırmasında çok da önemli [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-sik-yaptigimiz-15-ingilizce-hatasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En sık yaptığımız 15 İngilizce hatası&#8230;'>En sık yaptığımız 15 İngilizce hatası&#8230;</a> <small>MADDELEYEN: SANİYE DEMİREL Öğrenciler anadillerinde olmayan bir kavram ile karşılaştıklarında...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-amerikan-15-soylem/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Amerikan 15 söylem&#8230;'>En Amerikan 15 söylem&#8230;</a> <small>İşte ingilizcem var ama konuşma dilini kıvıramıyom&#8217;cular için eşsiz bir...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-ilginc-10-fetis/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En ilginç 10 fetiş'>En ilginç 10 fetiş</a> <small>Biraz zor bir konu olacak gibi ama du bakalım.. Şimdi...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-ilginc-hikayeli-10-ingilizce-deyis%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-ilginc-hikayeli-10-ingilizce-deyis%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><strong>MADDELEYEN: Saniye Demirel</strong></p>
<p><em>Blogumuzun tatlı İngilizce öğretmeni, sevgili Saniye Demirel tekrar sahalara döndü ve yine şahane bir maddelemeyle huzurlarınıza çıktı. Bu sefer de İngilizcede hikâyesi en ilginç deyimleri/ deyişleri/ sözcükleri maddeledi. Buyrun bakalım&#8230; </em></p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/06/english-238x300.jpg" alt="english" title="english" width="238" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1699" /></p>
<p><strong>10.	Not my cup of tea</strong><br />
‘It’s not my cup of tea!’ ‘tarzım değil’ anlamına geliyor. Yaptığımız Internet araştırmasında çok da önemli bir açıklama yok açıkçası. Neden coffee değil de tea gibi sorulara da basit yanıtlar verilmiş. İşte İngilizler çay içer, geleneksel bir içecektir gibi şeyler. Ama güzel deyim, kullanışlı. Bir teklifi beğenmediniz mi, ‘that’s not my cup of tea, thanks,’ diyip işinize bakın.</p>
<p> <img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/06/teacoffecupmacrophotographyteacup-ff9dd7305dcc2ba9fd54420532466466_h-300x199.jpg" alt="tea,coffe,cup,macro,photography,tea,cup-ff9dd7305dcc2ba9fd54420532466466_h" title="tea,coffe,cup,macro,photography,tea,cup-ff9dd7305dcc2ba9fd54420532466466_h" width="300" height="199" class="aligncenter size-medium wp-image-1698" /></p>
<p><strong>9. Born with a silver spoon in his/ her/ my mouth</strong><br />
&#8216;Born with a silver spoon in his/ her/ my mouth,’ ağzında gümüş kaşıkla doğmak anlamına geliyor ve zaten deyim kendini anlatıyor; zengin aileye doğmak demek. Bir zamanlar vaftiz törenine gelen ‘vaftiz babası/annesi’ bebeğe hediye olarak kaşık getirirmiş. Aile varlıklıysa kaşık gümüşten olurmuş, değilse, ya ahşap ya da kalaylı bakırdan. Zaten ‘spoon’ kelimesi ‘yontulmuş tahta’ anlamına gelen ‘spon’dan türemiş. Deyimi olumsuz kullanma eğilimi de ezici bir darbe etkisi yaptığı için tabii ki; kim dönüp de ‘’ağzımda gümüş kaşıkla doğdum ben’ der ama ‘kızım, biz senin gibi ağzımızda gümüş kaşıkla doğmadık,’ demek daha havalı. Cervantes, ‘Don Quixote’da kullanmış deyimi: ‘Every man wasn’t born with a silver spoon in his mouth&#8230;’</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/06/il_430xN.32569444-300x240.jpg" alt="il_430xN.32569444" title="il_430xN.32569444" width="300" height="240" class="aligncenter size-medium wp-image-1697" /></p>
<p><strong>8. Cop</strong><br />
İngilizce film izleyenlerin aşina olduğu bir sözcüğe geldi sıra: ‘cop’. Argoda polis anlamına gelen bu sözcüğün bizdeki karşılığı ‘aynasız’. Polis üniformalarında kullanılan bakır düğmelerden (copper buttons) esinlenerek kullanılmaya başlanmış argo bir sözcük. (The Pocket Dictionary of American Slangs/ Harold Wentworth &#038; Stuart Nerg Flexner: 1960)</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/06/photographicessaycrotchwatchirobinschwartzvivamagazine-c215a1393c23ddc3301dcca38486d2e6_h-300x208.jpg" alt="photographic,essay,crotch,watchi,robin,schwartz,viva,magazine-c215a1393c23ddc3301dcca38486d2e6_h" title="photographic,essay,crotch,watchi,robin,schwartz,viva,magazine-c215a1393c23ddc3301dcca38486d2e6_h" width="300" height="208" class="aligncenter size-medium wp-image-1696" /></p>
<p><strong>7. Keeping up with the Joneses</strong><br />
 ‘Başkalarıyla aşık atmak’ anlamına gelen bir deyim; yani ‘bana baksana sen, bizim onlardan neyimiz eksik?’ durumları. Amerikalı meşhur karikatür sanatçısı Arthur R. Momand, 1913 yılında ‘‘Keeping up with the Joneses’ başlıklı çizgi romanını yaratır. Amerika’nın günlük yaşamını anlattığı bu seriyi ‘POP’ imzasıyla 1945 yılına kadar çizer; parmakla sayınız, 32 yıl. Günlük hayattan beslenmenin akıl almaz çokluktaki olanakları. Günlük hayat deyip geçmeyin; böyle bir ders bile var İngiltere’de. Arthur Usta, Amerika’nın ilk karikatür sanatçılarından biri; 1886’da doğmuş, 1987 ölmüş; Sayılara tekrar bakınız; şaka gibi, 101 yıl.  Başlığı ve temayı nasıl bulduğuna gelince; millet birbiriyle aşık atarken, kahramanımız onları bir güzel izlemiş. Karısıyla New York’ta Long Island’ın Cedarhurst şehrinde yaşıyormuş; ortalama gelirin üst düzeyde olduğu yerlerden biri. Herkesin ‘cream’ görünmek için çabaladığı, o ne almış bu ne satmış, biz de alalım, satın aldıklarımızla ne kadar kazandığımızı gösterelim, vs. vs. derkennnn; aklımıza, ‘Little Boxes’  şarkısı geliyor. Orta sınıfın hayatını anlatan şahane bir şarkıdır. (Daha önce dinlemediyseniz hemen tıklayın) İşte tam da o şarkıda anlatılan bir hayat yaşanmaktaymış Cedarhurst’te. Bizim Arthur Usta bakmış ki ‘everybody is keeping up with the Joneses’, ‘yeterrrr be’ demiş ve Manhattın’da kiraladığı ucuz bir dairede yaşamaya ve bir yandan da ‘Keeping up with the Joneses’’u çizmeye başlamış. Adam anadan doğma sanatçı işte. Haaaa, Jones’lar adını seçme nedeni tamamen kulağa hoş geldiği içinmiş. Önce Smith koymuş sonra Jones. Hizmette sınır yoktur diyip blog okuyucularımıza şarkı sözlerini de yazalım: </p>
<p>L<em>ittle boxes on the hillside/ Little boxes made of ticky tacky<br />
Little boxes/  Little boxes/ Little boxes all the same.<br />
There&#8217;s a green one and a pink one/ and a blue one and a yellow one<br />
And they&#8217;re all made out of ticky tacky/ and they all look just the same<br />
And the people in the houses all went to the university<br />
And they all get put in boxes, little boxes all the same<br />
And there&#8217;s doctors and there&#8217;s lawyers<br />
And business executives<br />
And they&#8217;re all made out of ticky tacky and they all look just the same<br />
And they all play on the golf course and drink their martini dry<br />
And they all have pretty children and the children go to school<br />
And the children go to summer camp<br />
And then to the university<br />
And they all get put in boxes, and they all come out the same<br />
And the boys go into business and marry and raise a family<br />
And they all get put in boxes, little boxes all the same<br />
There&#8217;s a green one, and a pink one/ and a blue one and a yellow one<br />
And they&#8217;re all made out of ticky tacky/  and they all look just the same. </em></p>
<p><object width="480" height="270"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xar3yu"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowScriptAccess" value="always"></param><embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xar3yu" width="480" height="270" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>
<p><strong>6. Caesarean Section</strong><br />
Sezaryenın nerden geldiğini artık sağır sultan bile biliyor ama biz yine de yazalım. 1970’den önce doğanlar genellikle ebe elinde doğmuştur; o da doğuran kadıncağız biraz şanslıysa; ama malum, artık doktorlar bir bahanesini bulup doğumu sezaryen yapıyorlar. Rivayet odur ki; ‘Et tu, Bruté?’ (Sen de mi Brutüs?’) sözü ile tarihe geçmiş olan Roma İmparatoru Julies Caesar, bu yöntemle dünyaya gelmiş ilk kişi. Adamın imparator olacağı gelişinden belliymiş demek. İşte size fırsat: doktorunuz bebeğinizin doğumunu sezaryen yapmaya karar verirse ona ‘Et tu, Bruté?’ deyin; bakalım ne yapacak? (The Wordsworth Dictionary of Eponyms: Martin H. Manser: 1988)</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/06/6a00d8341d7ef253ef011168ccf2b6970c-320pi-300x289.jpg" alt="6a00d8341d7ef253ef011168ccf2b6970c-320pi" title="6a00d8341d7ef253ef011168ccf2b6970c-320pi" width="300" height="289" class="aligncenter size-medium wp-image-1695" /></p>
<p><strong>5. After me, the flood.</strong><br />
Tarih kitaplarında rastladığımız bir ilginç söze geldi sıra: ‘After me, the flood.’ Fransızcası ‘Aprés moi le deluge’, Türkçesi ‘Benden sonra tufan’ olan bu lakırdıyı gerçekten de Fransa Kralı XV. Louis söylemiş mi söylememiş mi o pek belli değil ama 59 yıl süren hükümranlığı süresince Fransız halkını zerre kadar düşünmediği kitaplara kaydolmuş. Biz onların yalancısıyız. Milleti aç susuz bırakmış, karşısına almış, astığım astık kestiğim kestik demiş; bir yandan da sarayında güllük gülistanlık bir hayat yaşamış. E, her şeyin bir sonu vardır. 1774’de çiçek hastalığından (smallpox) ölmüş. Sabredin blogcular, sıra tufanın nasıl koptuğuna geliyor. Azzz sonra&#8230; </p>
<p>Saraya bir kral gerek&#8230; Torun XVI. Louis henüz 21 yaşında (insan ister istemez, herkes Fatih Sultan Mehmet değil tabii diye bir şeyler geçiriyor kafasından) ve çocuğun aklı fikri avcılıkta; tufanı nasıl durdursun? Bu, hiçbirimiz için bir anlam ifade etmeyen on beşinci, bilmem kaçıncı Louis’lerden sonra, sahnelere hepimizin bildiği bir karakter çıkıyor. Marie Antoinette… </p>
<p>Kızcağız 14 yaşındayken Fransa Krallığı’nın müstakbel kralı ile evlendiriliyor. On dokuzunda o artık bir kraliçe ama çok mutsuz. Olur mu demeyin; olmuş işte. Avusturya doğumlu olduğu için zaten ‘dışarlıklı’ sayılıyor; bir de giydiği, taktığı takıştırdığı her şey milletin dilinde. Sıkıntıdan kendine Versailles’in bahçesinde kocaman bir oyun parkı yaptırıyor; böyle kulübeler, dereler, değirmen filan. Tam da bu müsriflikler bize ‘vayyy be!’ dedirtirken, tarih kitapları günah çıkarmaya başlıyor. Mesele şu: meşhur bir lafı var malumunuz: ‘Let them eat cake!’ (Ekmek yoksa pasta yesinler’) Yıllarca Marie Antoinette bu sözle tiye alındı. Esasında monarşinin savurganlığı ve zayıflığı yıllar önce başlamıştı. Büyükdede’nin marifeti,  muhtemelen kafasını kullanamayan bir zavallı olan Marie’ciğe yüklendi; artık halk uyanmıştı. Monarşinin halkın açlığına olan duyarsızlığı, slogan haline gelen ‘ Let them eat cake!’ ile özdeşleşti. </p>
<p>Beni ilgilendirense, 38 yaşında giyotinde son bulan bir hayatın (1793) son sözleri. Papaz ona şöyle fısıldamış: ‘Şu an Madam, cesaret göstermeniz gereken bir an.’ Marie’nin son sözü de şu: ‘Cesaret mi? Ben yıllarca acılara göğüs gererek yaşadım. Şimdi tam da, tüm acılarım sona ererken bunu kaybedeceğimi mi sanıyorsunuz?’ (Courage! I have shown it for years; think you I shall lose it at the moment when my sufferings are to end?) (Yararlandığım kaynak: Mark Kishlansky, Geary, O’Brien; ‘Civilization in the West’; (1995) ve Internet)</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/06/film-fbbedc91accb0877cb2daa15ccc1e02f_h-300x200.jpg" alt="film-fbbedc91accb0877cb2daa15ccc1e02f_h" title="film-fbbedc91accb0877cb2daa15ccc1e02f_h" width="300" height="200" class="aligncenter size-medium wp-image-1694" /></p>
<p><strong>4. A skeleton in the cupboard </strong><br />
Amerika’da ‘Hiç kimseye söylenmeyecek bir sırra sahip olmak’ anlamına gelen bu deyimi öğrendiğimde 11 yaşındaydım. Dolabın içindeki iskelet resmi daha dünmüş gibi gözümün önünde. Deyimin tıp mesleğine dayanan bir geçmişi var. 1832’den önce İngiltere’de doktorların ceset üzerinde tıbbı araştırma yapmaları, cesedi kesip parçalara ayırmaları yasak. Doktorların bu amaç için kullanabildikleri tek denek idam edilmiş suçlular. Şansları yaver giderse, buldukları cesedi alıp inceliyorlar ama bir yandan da, halkın bunu ortalık yerde görmesinden yaygara kopacağı düşüncesiyle dolaba kilitliyorlar. Yani, aslında iyi bir iş yapıyor olabilirsin ama sen yine de bunu kimseye söyleme, nolur nolmaz duygusu. Bi düşünün bakalım, kaç tane sikelıtınınız var kabırdınızda? (Internet: Tim Bowen)</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/06/JE8444-001-248x300.jpg" alt="JE8444-001" title="JE8444-001" width="248" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1693" /></p>
<p><strong>3. Peeping Tom</strong><br />
Deyim hikâyelerinin en komiklerinden biri de röntgenci anlamına gelen ‘Peeping Tom’ Örneklersek: ‘He was accused of being a Peeping Tom.’ Çok eskilere dayanan bir öyküsü var. XI. yüzyılda İngiltere’de Coventry Lord’u Leofric adlı bir asilzade var. Halka ödeyemeyecekleri vergi borçları yükleyen acımasız bir adam Leofric. Karısı, Lady Godiva da çok iyi yürekli bir kadın. Borç kapıya dayanınca halk gelip Lady Godiva’dan kocasını insafa davet etmesi için ricada bulunuyor. Peki, diyor Lady Godiva ama kocası- evet kocası- tek bir şartla bu isteği yerine getirebileceğini söylüyor. Sıkı durun: at üstünde çırılçıplak şehri dolaşırsa. Vayyyy be! Bazen bir erkek ne kadar komik duruma düşebiliyor. Lady Godiva teklifi kabul ediyor. Şehir sakinlerinden kapı, pencere ne varsa kapalı tutmalarını isteyerek beyaz bir atın üstünde, çırılçıplak, şehri dolaşıyor. </p>
<p>İşteeeee, bizim ‘neden Peter ya da Richard değil de Tom?’ diyerek peşine düştüğümüz Tom, tam da bu sırada sahneye çıkıyor. Mesleği terzilik olan bu meşhur Tom, Lady Godiva’ya ‘dikiz atıyor’. Sinema meraklıları bilir. Michael Powell’ın çok önemli bir de filmi vardır bu adda. (The Wordsworth Dictionary of Eponyms: Martin H. Manser: 1988)</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/06/50seracharmbwbarechestbarechestsblondeseroticaesthetic-97586264af414f905dbf3a287dec106c_h-300x199.jpg" alt="50s,era,charm,b,w,bare,chest,bare,chests,blondes,erotic,aesthetic-97586264af414f905dbf3a287dec106c_h" title="50s,era,charm,b,w,bare,chest,bare,chests,blondes,erotic,aesthetic-97586264af414f905dbf3a287dec106c_h" width="300" height="199" class="aligncenter size-medium wp-image-1692" /></p>
<p><strong>2. Black Maria </strong><br />
İngilizcede mahkûm ve sanıkların nakliyesini yapan araca ‘Black Maria’ deniyor. Renge takılmadık ama Maria’yı görünce kimmiş bu hatun kişi, ne yapmış da mahkûm arabasına adını nakşetmiş diye düştük peşine. Buyurun okuyun: Efendim, Maria Lee, 1800 yıllarının Boston’ında yaşamış olan güçlü kuvvetli, zenci bir kadın. Ama öyle bir kadın ki en azılı tayfalar bile karşısında tir tir titriyor. Gemicilerin yatıp kalktıkları ucuz bir otel işletiyor. Devrin güvenlikçileri, karakollar suçlularla dolup taşıp, yer kalmayınca, ufak tefek suçları olan- yani tehlikesiz bulunan- adamları yer işgal etmesinler diye Maria’nın oteline yolluyorlar. ‘Çağırın Black Maria’yı’ diye buyurunca polis şefi, yeri göğü inleten Maria geliyor- at arabasıyladır diye umuyorum; yoksa sırtında taşıyarak mı hak etmiştir adını bir deyime vermeyi?- ve asayişi bozan bu zararsız ve muhtemelen sarhoş adamları alıp oteline götürüyor. İngiltere’de 1938 yılında atla çekilen mahkûm araçlarının ilk kullanılmaya başladığı tarihten bu yana nakil işlevini gören araçlara argoda ‘Black Maria’ deniyor. Bildiğiniz ‘police van’ işte. Ama bir kez öğrenilince unutulur gibi değil! (Martin. H. Manser’den faydalandık: 1988: 23)</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/06/4473068705_81cd25feca-300x188.jpg" alt="4473068705_81cd25feca" title="4473068705_81cd25feca" width="300" height="188" class="aligncenter size-medium wp-image-1691" /></p>
<p><strong>1. Blue stocking</strong><br />
İngilizcede hikâyesini en çok sevdiğim deyim ‘blue stocking’dir. ‘Ziyadesiyle akademik ve pek bi entelektüel hatun kişi’ anlamına gelen bu deyim şöyle kullanılır: ‘My cousin’s wife is definitely a blue stocking.’ Efenim, rivayet olunur ki, zamanlardan bir zaman- hadi onu da yazalım; 18. y.y.’da, Elizabeth Montagu derler bir leydicik varmış. Londra’daki evinde deriiin mevzuların tartışıldığı toplantılar düzenlemeye bayılırmış. İşte bu toplantıların müdavimlerinden biri de tarih hakkında yaptığı konuşmalarla ünlü olan Benjamin Stillingfleet adlı bir akademisyen. Müthiş bir hayran kitlesi var. Dinlemeye doyulamayan konuşmasının yanı sıra bir de takıntısı var: her zaman mavi çoraplar giyiyor. Zamanla, entelektüelleri buluşturan bu toplantılar yaygınlaşıyor. İnsanlar bu gruba dahil olduklarını ve Benjamin Bey’e hayranlıklarını nasıl mı gösteriyorlar? Mavi çorap giyerek! Deyimin günümüzde sadece kadınlar için kullanılma nedeni ise bilindik bir neden: bacağı boydan boya saran çorapları eskiden erkekler de kullanırken günümüzde sadece kadınlar kullanıyor.   </p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/06/longsocksbluecolourheelslegpink-1b33db6aa0b439493a2b68558b69aa28_h-300x201.jpg" alt="long,socks,blue,colour,heels,leg,pink-1b33db6aa0b439493a2b68558b69aa28_h" title="long,socks,blue,colour,heels,leg,pink-1b33db6aa0b439493a2b68558b69aa28_h" width="300" height="201" class="aligncenter size-medium wp-image-1690" /></p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=1689&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-sik-yaptigimiz-15-ingilizce-hatasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En sık yaptığımız 15 İngilizce hatası&#8230;'>En sık yaptığımız 15 İngilizce hatası&#8230;</a> <small>MADDELEYEN: SANİYE DEMİREL Öğrenciler anadillerinde olmayan bir kavram ile karşılaştıklarında...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-amerikan-15-soylem/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Amerikan 15 söylem&#8230;'>En Amerikan 15 söylem&#8230;</a> <small>İşte ingilizcem var ama konuşma dilini kıvıramıyom&#8217;cular için eşsiz bir...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-ilginc-10-fetis/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En ilginç 10 fetiş'>En ilginç 10 fetiş</a> <small>Biraz zor bir konu olacak gibi ama du bakalım.. Şimdi...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-ilginc-hikayeli-10-ingilizce-deyis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/06/longsocksbluecolourheelslegpink-1b33db6aa0b439493a2b68558b69aa28_h-150x150.jpg' length='4819'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/06/longsocksbluecolourheelslegpink-1b33db6aa0b439493a2b68558b69aa28_h-150x150.jpg' width='180' height='135'/>	</item>
		<item>
		<title>En iyi 10 aşk şiiri&#8230;</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-iyi-10-ask-siiri/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-iyi-10-ask-siiri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jan 2010 14:30:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>konuk maddeciler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet kutsi tecer]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet telli]]></category>
		<category><![CDATA[atilla ilhan]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[aşk şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[özdemir asaf]]></category>
		<category><![CDATA[cahit külebi]]></category>
		<category><![CDATA[can yücel]]></category>
		<category><![CDATA[edip cansever]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[içinci şahsın şiiri]]></category>
		<category><![CDATA[lavinia]]></category>
		<category><![CDATA[mavi gözlü dev]]></category>
		<category><![CDATA[modern türk edebiyatu]]></category>
		<category><![CDATA[murathan mungan]]></category>
		<category><![CDATA[nazım hikmet ran]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi duvarı]]></category>
		<category><![CDATA[yalnız bir opera]]></category>
		<category><![CDATA[yerçekimli karanfil]]></category>
		<category><![CDATA[şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/?p=1415</guid>
		<description><![CDATA[MADDELEYEN: Çağdaş Seichter Öncelikle, şiir beğenisinin, okuyucunun o anki içerisinde bulunduğu ruhsal yapı ile dogrudan ilişkili olduğunun altını çizmek isterim. Ve de aslında bu durumun, tüm sanat dalları için de geçerli olduğunun zaten birçok kişi tarafından bilindiğini de çok iyi bilirim. Şu an kaleme aldığım en iyi 10 şiir beğenim, derlemem, hic şüphe yok ki [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-paranoya-kurduran-10-telefon-konusmasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En paranoya kurduran 10 telefon konuşması&#8230;'>En paranoya kurduran 10 telefon konuşması&#8230;</a> <small>Bu maddelemeyi ilişkilerin her evresi için değil, daha birbirini yeni...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-buyuk-10-ask-hatasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En büyük 10 aşk hatası&#8230;'>En büyük 10 aşk hatası&#8230;</a> <small>MADDELEYEN: Yağmur Erengül Aşık olmak gerçekten çok gerekli bir aksiyon...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-cilki-cikmis-10-ask-filmiromani-klisesi-%e2%80%a6/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En cılkı çıkmış 10 aşk filmi/romanı klişesi …'>En cılkı çıkmış 10 aşk filmi/romanı klişesi …</a> <small>Efenim, aşk filmiymiş, dizisiymiş, romanıymış&#8230; Bunlarda karşımıza hep çeşitli formüller,...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-iyi-10-ask-siiri%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-iyi-10-ask-siiri%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><a href="http://angeleye7.deviantart.com/art/gRafItTi-no-II-81290125"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/01/gRafItTi_no_II_by_angeleye7.jpg" alt="gRafItTi_no_II_by_angeleye7" title="gRafItTi_no_II_by_angeleye7" width="300" height="442" class="aligncenter size-full wp-image-1427" /></a></p>
<p><strong>MADDELEYEN: Çağdaş Seichter</strong></p>
<p><em>Öncelikle, şiir beğenisinin, okuyucunun o anki içerisinde bulunduğu ruhsal yapı ile dogrudan ilişkili olduğunun altını çizmek isterim. Ve de aslında bu durumun, tüm sanat dalları için de geçerli olduğunun zaten birçok kişi tarafından bilindiğini de çok iyi bilirim. Şu an kaleme aldığım en iyi 10 şiir beğenim, derlemem, hic şüphe yok ki başka bir ruh halinde olduğum vakit tamamen değişecektir. </p>
<p>Ayrıca, hemen burada şunun da altını çizmek isterim; bu en iyi 10 aşk şiiri derlemesini yaparken onlarca önemli şaiirin, onlarca fevkalede güzel yazılmış şiirlerini beğenmediğim icin listeye almamazlik etmedim. Aksine Fuzuli, Baki, Hayali, Nef’i gibi Divan şairlerinin önünde bir kere daha saygıyla eğildim. </p>
<p>Yunus Emre, Pir Sultan Abdal, Köroglu, Karacaoglan, Aşık Mahzuni, Aşık Veysel ve şimdi burada isimlerini anmadığım onlarca halk ozanımızın yazdıklarının karşısında bir kere daha şapkamın uçtuğunu da söylemeden geçemeyeceğim. </p>
<p>Ve de Orhan Veli, Yahya Kemal, Ahmet Hasim, Ahmet Hamdi Tampinar, Ahmet Muhip Dranas, Necip Fazil Kisakürek, Sait Faik Abasiyanik, Ilhan Berk, Oktay  Rifat, Melih Cevdet Anday, Behcet Necatigil, Ahmed Arif, Metin Eloglu, Ülkü Tamer, Cahit Sitki Taranci, Turgut Uyar, Ece Ayhan, Gülten Akin gibi isimlerden tutun da modern Türk şiirine katkıları devesal boyutlarda olan Kücük Iskender, Gülseli Inan, Engin Korelli, Akgün Akova ve ismini şimdi burada sayamadığım birçok değerli şairimizin şiirlerinin de bu listede yer almıyor olması, yukarıda da belirttigim gibi sadece ve sadece benim şu an içerisinde bulunduğum ruh halimin beğenileri ile alakalı bir durumdur.  Öyleyse, işte benim en iyi 10 aşk şiirim için buyrun&#8230; </em></p>
<p><strong>10. Özdemir Asaf  &#8211; Lavinia  </strong></p>
<p>Sana gitme demeyeceğim<br />
Üşüyorsun ceketimi al.<br />
Günün en güzel saatleri bunlar,<br />
Yanımda kal.</p>
<p>Sana gitme demeyeceğim.<br />
Gene de sen bilirsin.<br />
Yalan istiyorsan yalanlar söyleyeyim.<br />
İncinirsin.</p>
<p>Sana gitme demeyeceğim,<br />
Ama gitme, Lavinia.<br />
Adını gizleyeceğim<br />
Sen de bilme, Lavinia.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/01/ozdemir_asaf-200x300.jpg" alt="ozdemir_asaf" title="ozdemir_asaf" width="200" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1416" /></p>
<p><strong>9. Ahmet Kutsi Tecer – Nerdesin</strong></p>
<p>Geceleyin bir ses böler uykumu,<br />
İçim ürpermeyle dolar:-Nerdesin?<br />
Arıyorum yıllar var ki ben onu,<br />
Âşıkıyım beni çağıran bu sesin.</p>
<p>Gün olur sürüyüp beni derbeder,<br />
Bu ses rüzgârlara karışır gider.<br />
Gün olur peşimden yürür beraber,<br />
Ansızın haykırır bana: -Nerdesin?</p>
<p>Bütün sevgileri atıp içimden,<br />
Varlığımı yalnız ona verdim ben.<br />
Elverir ki bir gün bana, derinden,<br />
Ta derinden, bir gün bana &#8220;Gel&#8221; desin.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/01/ahmetkutsi-207x300.jpg" alt="ahmetkutsi" title="ahmetkutsi" width="207" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1417" /></p>
<p><strong>8. Cahit Külebi &#8211; Hikaye </strong></p>
<p>Senin dudakların pembe<br />
Ellerin beyaz,<br />
Al tut ellerimi bebek<br />
Tut biraz! </p>
<p>Benim doğduğum köylerde<br />
Ceviz ağaçları yoktu,<br />
Ben bu yüzden serinliğe hasretim<br />
Okşa biraz! </p>
<p>Benim doğduğum köylerde<br />
Buğday tarlaları yoktu,<br />
Dağıt saçlarını bebek<br />
Savur biraz! </p>
<p>Benim doğduğum köyleri<br />
Akşamları eşkiyalar basardı.<br />
Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem<br />
Konuş biraz! </p>
<p>Benim doğduğum köylerde<br />
Şimal rüzgarları eserdi,<br />
Ve bu yüzden dudaklarım çatlaktır<br />
Öp biraz! </p>
<p>Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin!<br />
Benim doğduğum köyler de güzeldi,<br />
Sen de anlat doğduğun yerleri,<br />
Anlat biraz!</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/01/254018_2.jpg" alt="254018_2" title="254018_2" width="270" height="390" class="aligncenter size-full wp-image-1418" /></p>
<p><strong>7.  Cemal Süreya &#8211; Üvercinka  </strong></p>
<p>Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden<br />
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu<br />
                                                              kesmemeye<br />
Laleli&#8217;den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız<br />
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun<br />
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez<br />
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor<br />
Bütün kara parçalarında<br />
                           Afrika dahil</p>
<p>Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma<br />
Yatakta yatmayı bildiğin kadar<br />
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler<br />
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının<br />
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde<br />
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor<br />
Bütün kara parçaları için<br />
                           Afrika dahil </p>
<p>Senin bir havan var beni asıl saran o<br />
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak<br />
Sabahları acıktığı için haklı<br />
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel<br />
Birçok çiçek adları gibi güzel<br />
En tanınmış kırmızılarla açan<br />
Bütün kara parçalarında<br />
                           Afrika dahil</p>
<p>Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü<br />
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse<br />
                                                  değerlendiremez<br />
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek<br />
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar<br />
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar<br />
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna<br />
                                                            diziyorlar<br />
Bütün kara parçalarında<br />
                            Afrika dahil</p>
<p>Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası<br />
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki<br />
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok<br />
Aklıma kadeh tutuşların geliyor<br />
Çiçek Pasajında akşamüstleri<br />
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor<br />
Bütün kara parçalarında<br />
                           Afrika hariç değil</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/01/cemal_sureya.jpg" alt="cemal_sureya" title="cemal_sureya" width="362" height="336" class="aligncenter size-full wp-image-1419" /></p>
<p><strong>6. Can Yücel – Sevgi Duvarı </strong></p>
<p>Sen miydin o, yalnızlığım mıydı yoksa<br />
Kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi<br />
Dilimizde akşamdan kalma bir küfür<br />
Salonlar piyasalar sanatsevicileri<br />
Derdim gülüm insan arasına çıkarmaktı seni<br />
Yakanda bir amonyak çiçeği<br />
Yalnızlığım benim sidikli kontesim<br />
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi</p>
<p>Kumkapı meyhanelerine dadandık<br />
Önümüzde Altınbaş, Altın Zincir, fasulye pilakisi<br />
Ardımızda görevliler, ekipler, Hızır Paşalar<br />
Sabahları açıklarda bulurlardı leşimi<br />
Öyle sıcaktı ki çöpçülerin elleri<br />
Çöpçülerin elleriyle okşardım seni<br />
Yalnızlığım benim süpürge saçlım<br />
Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi</p>
<p>Baktım gökte bir kırmızı bir uçak<br />
Bol çelik bol yıldız bol insan<br />
Bir gece Sevgi Duvarını aştık<br />
Düştüğüm yer öyle açık öyle seçik ki<br />
Başucumda bi sen varsın bi de evren<br />
Saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi<br />
Yalnızlığım benim çoğul türkülerim<br />
Ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/01/can_yucel.jpg" alt="can_yucel" title="can_yucel" width="360" height="288" class="aligncenter size-full wp-image-1420" /></p>
<p><strong>5. Nazim Hikmet Ran – Mavi Gözlü Dev </strong></p>
<p>O mavi gözlü bir devdi.<br />
Minnacık bir kadın sevdi.<br />
Kadının hayali minnacık bir evdi,<br />
bahçesinde ebruliii<br />
hanımeli<br />
açan bir ev. </p>
<p>Bir dev gibi seviyordu dev.<br />
Ve elleri öyle büyük işler için<br />
hazırlanmıştı ki devin,<br />
yapamazdı yapısını,<br />
çalamazdı kapısını<br />
bahçesinde ebruliiii<br />
hanımeli<br />
açan evin. </p>
<p>O mavi gözlü bir devdi.<br />
Minnacık bir kadın sevdi.<br />
Mini minnacıktı kadın.<br />
Rahata acıktı kadın<br />
yoruldu devin büyük yolunda.<br />
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,<br />
girdi zengin bir cücenin kolunda<br />
bahçesinde ebruliiii<br />
hanımeli<br />
açan eve. </p>
<p>Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,<br />
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:<br />
bahçesinde ebruliiiii<br />
hanımeli<br />
açan ev..</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/01/nazim-hikmet-ran-218x300.jpg" alt="nazim-hikmet-ran" title="nazim-hikmet-ran" width="218" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1421" /></p>
<p><strong>4. Attila İlhan &#8211; Üçüncü Şahsın Şiiri  </strong></p>
<p>gözlerin gözlerime değince<br />
felaketim olurdu ağlardım<br />
beni sevmiyordun bilirdim<br />
bir sevdiğin vardı duyardım<br />
çöp gibi bir oğlan ipince<br />
hayırsızın biriydi fikrimce<br />
ne vakit karşımda görsem<br />
öldüreceğimden korkardım<br />
felaketim olurdu ağlardım</p>
<p>ne vakit maçka&#8217;dan geçsem<br />
limanda hep gemiler olurdu<br />
ağaçlar kuş gibi gülerdi<br />
bir rüzgâr aklımı alırdı<br />
sessizce bir cıgara yakardın<br />
parmaklarının ucunu yakardın<br />
kipriklerini eğer bakardın<br />
üşürdüm içim ürperirdi<br />
felaketim olurdu ağlardım</p>
<p>akşamlar bir roman gibi biterdi<br />
jezabel kan içinde yatardı<br />
limandan bir gemi giderdi<br />
sen kalkıp ona giderdin<br />
benzin mum gibi giderdin<br />
sabaha kadar kalırdın<br />
hayırsızın biriydi fikrimce<br />
güldü mü cenazeye benzerdi<br />
hele seni kollarına aldı mı<br />
felaketim olurdu ağlardım</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/01/istanbullu_Atilla_Ilhan-300x257.jpg" alt="istanbullu_Atilla_Ilhan" title="istanbullu_Atilla_Ilhan" width="300" height="257" class="aligncenter size-medium wp-image-1422" /></p>
<p><strong>3. Edip Cansever &#8211; Yerçekimli Karanfil</strong>  </p>
<p>Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde<br />
Oysaki seninle güzel olmak var<br />
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi<br />
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda<br />
Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor.  </p>
<p>Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte<br />
Sen de bir başkasına  veriyorsun daha güzel<br />
O başkası yok mu bir yanındakine veriyor<br />
Derken karanfil elden ele.  </p>
<p>Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle<br />
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil<br />
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk<br />
Birleşiyoruz sessizce.  </p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/01/1175382127-208x300.jpg" alt="1175382127" title="1175382127" width="208" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1423" /></p>
<p><strong> 2. Ahmet Telli – Hala Koynumda Resmin </strong> </p>
<p>Sımsıcak konuşurdun konuşunca<br />
ırmak gibi rüzgar gibi konuşurdun<br />
yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki<br />
çiğdemler güller mor menevşeler açardı<br />
Sımsıcak konuşurdun konuşunca<br />
Hâlâ koynumda resmin </p>
<p>Dağları anlatırdın ve dostluğu<br />
bir ceylan gibi sekerdi kelimeler<br />
Sesini duymasam çölleşirdi dünya<br />
dağlar yarılır ırmaklar kururdu<br />
bulutlar çökerdi yüreğime<br />
Hâlâ koynumda resmin </p>
<p>Gün akşam olur elinde kitaplar<br />
ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin<br />
bir kez bile unutmadın &#8220;merhaba&#8221; demeyi<br />
ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin<br />
bir dostun vurulduğu gün<br />
Hâlâ koynumda resmin </p>
<p>Kaç mevsim kırlara çıkıp<br />
çiçekler topladık mezarlar için<br />
Belki ürküttük tarla kuşlarını<br />
belki kurdu kuşu ürküttük<br />
ama aşkı ürkütmedik hiç<br />
Hâlâ koynumda resmin </p>
<p>Ve hâlâ sımsıcak durur anılar<br />
sımsıcak ve biraz boynu bükük<br />
Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış<br />
yasak bir kitap gibi durmaktadır<br />
ve firari bir sevda gibi<br />
Şimdi duvarlarda resmin</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/01/ahmet-telli-300x201.jpg" alt="ahmet-telli" title="ahmet-telli" width="300" height="201" class="aligncenter size-medium wp-image-1424" /></p>
<p><strong>1. Murathan Mungan – Yalnız Bir Oper</strong>a   </p>
<p>Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda<br />
Yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim<br />
Oysa bilmediğin birşey vardı sevgilim<br />
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim </p>
<p>İmrendiğin, öfkelendiğin<br />
Kızdığın, ya da kıskandığın diyelim<br />
Yani yaşamışlık sandığın<br />
Geçmişim<br />
Dile dökülmeyenin tenhalığında<br />
Kaçırılan bakışlarda<br />
Gündeliğin başıboş ayrıntılarında<br />
Zaman zaman geri tepip duruyordu.<br />
Ve elbet üzerinde durulmuyordu.<br />
Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun,<br />
Biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.<br />
Başlangıçta doğruydu belki.<br />
Sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki gibi başlayıp,<br />
Günden güne hayatıma yayılan, varlığımı ele geçiren,<br />
Büyüyüp kök salan bir aşka bedellendin.<br />
Ve hala bilmiyordun sevgilim<br />
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim<br />
Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana<br />
Bütün kazananlar gibi<br />
Terk ettin. </p>
<p>Yaz başıydı gittiğinde, ardından,<br />
Senin için üç lirik parca yazmaya karar vermistim.<br />
Kimsesiz bir yazdı. Yoktun. Kimsesizdim.<br />
Çıkılmış bir yolun ilk durağında bir mevsim bekledim durdum.<br />
Çünkü ben aşkın bütün çağlarından geliyordum.<br />
Sanırım lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu<br />
Yüzündeki kuşkun kedere, gür kirpiklerinin altından<br />
Kısık lambalar gibi ışıyan gözlerine<br />
Çerçevesine sığmayan<br />
Munis, sokulgan, hüzünlü resimlerine<br />
Lirik sözcüğü en çok yüzüne yakışıyordu. </p>
<p>Yaz başıydı gittiğinde. Sersemletici bir rüzgar gibi geçmişti Mayıs.<br />
Seni bir şiire düşündükçe<br />
Kanat gibi, tüy gibi, dokunmak gibi<br />
Ucucu ve yumuşak şeyler geliyordu aklıma.<br />
Önceki şiirlerimde hiç kullanmadığım bu sözcük<br />
Usulca düşüyordu bir kağıt aklığına,<br />
Belkide ilk kez giriyordu yazdıklarıma, hayatıma.<br />
Yaz başıydı gittiğinde. Bir aşkın ilk günleriydi daha.<br />
Aşk mıydı, değil miydi? Bunu o günler kim bilebilirdi?<br />
&#8216;Eylül&#8217;de aynı yerde ve aynı insan olmamı isteyen&#8217; notunu buldum kapımda.<br />
Altına saat: 16.00 diye yazmıştın, ve 16.04&#8242;tü onu bulduğumda.<br />
Daha o gün anlamalıydım bu ilişkinin yazgısını<br />
Takvim tutmazlığını<br />
Aramızda bir düşman gibi duran zamanı<br />
Daha o gün anlamalıydım<br />
Benim sana erken<br />
Senin bana geç kaldığını. </p>
<p>Gittin. Koca bir yaz girdi aramıza. Yaz ve getirdikleri.<br />
Döndüğünde eksik, noksan bir şeyler başlamıştı.<br />
Sanki yaz, birbirimizi görmediğimiz o üç ay,<br />
Alıp götürmüştü bir şeyleri hayatımızdan, olmamıştı, eksik kalmıstı.<br />
Kırılmış bir şeyi onarır gibi başladık yarım kalmış arkadaşlığımıza.<br />
Adımlarımız tutuk, yüreğimiz çekingen, körler gibi tutunuyor, dilsizler gibi<br />
bakışıyorduk.<br />
Sanki ufacık bir şey olsa birbirimizden kaçacaktık.<br />
Fotoromansız, trüksüz, hilesiz, klişesiz bir beraberlikti bizimki.<br />
Zamanla gözlerimiz açıldı, dilimiz çözüldü güvenle ilerledik birbirimize.<br />
Gittin. Şimdi bir mevsim değil, koca bir hayat girdi aramıza.<br />
Biliyorum ne sen dönebilirsin artık, ne de ben kapıyı açabilirim sana.<br />
Şimdi biz neyiz biliyor musun?<br />
Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.<br />
Birbirine uzanamayan<br />
Boşlukta iki yalnız yıldız gibi<br />
Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz<br />
Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca<br />
Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız<br />
Ne kalacak bizden?<br />
Bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim şu kırık dökük şiirim<br />
Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında<br />
Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden<br />
Bizden diyorum, ikimizden<br />
Ne kalacak? </p>
<p>Şimdi biz neyiz biliyor musun?<br />
Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları gibiyiz.<br />
Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada<br />
Bir şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilmeyen çocuklar gibi<br />
Ve elbet biz de bu aşkta büyüyecek<br />
Her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz. </p>
<p>Kış başlıyor sevgilim<br />
Hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor<br />
Bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan<br />
Oysa yapacak ne çok şey vardı<br />
Ve ne kadar az zaman<br />
Kış başlıyor sevgilim<br />
İyi bak kendine<br />
Gözlerindeki usul şefkati<br />
Teslim etme kimseye, hiçbir şeye<br />
Upuzun bir kış başlıyor sevgilim<br />
Ayrılığımızın kışı başlıyor<br />
Giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime. </p>
<p>Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak,<br />
Yazıya oturup sonu gelmeyen cümleler kurmak,<br />
Camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak&#8230;.<br />
Böyle zamanlarda her şey birbirinin yerini alır<br />
Çünkü her şey bir o kadar anlamsızdır<br />
İçimizdeki ıssızlığı dolduramaz hiçbir oyun<br />
Para etmez kendimizi avutmak için bulduğumuz numaralar<br />
Bir aşkı yaşatan ayrıntları nereye saklayacağınızı bilemezsiniz<br />
Çıplak bir yara gibi sızlar paylastığımız anlar,<br />
Eşyalar gözünüzün önünde durur birlikte yarattığınız alışkanlıklar<br />
Korkarsınız sözcüklerden, sessizlikten de; bakamazsınız aynalara,<br />
Çağrışımlarla ödeşemezsiniz. </p>
<p>Dışarda hayat düşmandır size<br />
İçeride odalara sığamazken siz, kendiniz<br />
Bir ayrılığın ilk günleridir daha<br />
Her şey asılı kalmıştır bitkisel bir yalnızlıkta<br />
Gün boyu hiçbir şey yapmadan oturup<br />
Kulak verdiğiniz saat tiktakları<br />
Kaplar tekin olmayan göğümüzü<br />
Geçici bir dinginlik, düzmece bir erinç<br />
Suyu boşalmış bir havuz, fişten çekilmiş bir alet kadar tehlikesiz<br />
Bakınıp dururken duvarlara<br />
Boş bir çuval gibi, çalmayan bir org gibi, plastik bir çicek,<br />
Unutulmuş bir oyuncak, eski bir çerçeve gibi, hani,<br />
Unutsam eşyanın gürültüsünü, nesnelerin dünyasında<br />
Kendime bir yer bulsam, dediğimiz zamanlar gibi<br />
Kendimizin içinden yeni bir kendimiz çıkarmaya zorlandığımız anlar gibi<br />
Yeni bir iklime, yeni bir kente, bir tutkunluk haline, bir trafik kazasına,<br />
Başımıza gelmiş bir felakete, iskenceye çekilmeye, ameliyata alınmaya<br />
Kendimizi hazırlar gibi. </p>
<p>Yani dayanmak ve katlanmak için silkelerken bütün benliğimizi<br />
Ama öyle sessiz baktığımız duvarlar gibi olmaya çalışırken,<br />
Ve kazanmış görünürken derinliğimizi<br />
Ne zaman ki, yeniden canlanır bağışlamasız belleğimizde<br />
Bir anın, yalnızca bir anın bütün bir hayatı kapladığı anlar<br />
O tiktaklar kadar önemsiz kalır şimdi<br />
Hayatımıza verdiğimiz bütün anlamlar<br />
Göremeseniz de, bilirsiniz<br />
Hiç yakın olmamışsınızdır intihara bu kadar. </p>
<p>Bana zamandan söz ediyorlar<br />
Gelip size zamandan söz ederler<br />
Yaraları nasıl sardığından, ya da her şeye nasıl iyi geldiğinden.<br />
Zamanla ilgili bütün atasözleri gündeme gelir yeniden.<br />
Hepsini bilirsiniz zaten, bir işe yaramadığını bildiğiniz gibi.<br />
Dahası onalar da bilirler.<br />
Ama yine de güç verir bazı sözler, sözcükler, öyle düşünürler.<br />
Bittiğine kendini inandırmak, ayrılığın gerçeğine katlanmak, sırtınızdaki<br />
hançeri çıkartmak, Yüreğinizin unuttuğunuz yerleriyle yeniden karşılaşmak<br />
kolay değildir elbet.<br />
Kolay değildir bunlarla baş etmek, uğruna içinizi öldürmek.<br />
Zaman alır.<br />
Zaman alır sizden bunların yükünü<br />
O boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, açılar dibe<br />
çöker.<br />
Hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir.<br />
Bir yerlerden bulunup yeni mutluluklar edinilir.<br />
O boşluk doldu sanırsınız<br />
Oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir. </p>
<p>Gün gelir bir gün<br />
Başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide<br />
O eski ağrı<br />
Ansızın geri teper.<br />
Dilerim geri teper.<br />
Yoksa gerçekten bitmissinizdir. </p>
<p>Zamanla yerleşir yaşadıkların, yeniden konumlanır, çoğalır anlamları, önemi<br />
kavranır.<br />
Bir zamanlar anlamadan yaşadığın şey, çok sonra değerini kazanır.<br />
Yokluğu derin ve sürekli bir sızı halini alır.<br />
Oysa yapacak hiçbir şey kalmamıştır artık<br />
Mutluluk geçip gitmiştir yanınızdan<br />
Her şeye iyi gelen zaman sizi kanatır<br />
Ölmuş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla<br />
Günlerin dökümünü yap<br />
Benim senden, senin benden habersiz alıp verdiklerini<br />
Kim bilebilir ikimizden başka?<br />
Sözcüklerin ve sessizliklerin yeri iyi ayarlanmış<br />
Bir ilişkiyi, duyguların birliğini,<br />
Bir aşkı beraberlik haline getiren kendiliğindenliği<br />
Yani günlerimiz aydınlıkken kaçırdığımız her şeyi bir düşün<br />
Emek ve aşkla güzelleştirilmiş bir dünya<br />
Şimdi ağır ağır batıyor ve yokluğa karışıyor<br />
Orada olmuş saadeti karşılaştır yaşayan mutsuzlukla<br />
Bunlar da bir işe yaramadıysa<br />
Demek yangından kurtarılacak hiçbir şey kalmamış aramızda. </p>
<p>Bu şiire başladığımda nerde,<br />
Şimdi nerdeyim?<br />
Solgun yollardan geçtim.<br />
Bakışımlı mevsimlerden<br />
İkindi yağmurlarını bekleyen<br />
Yaz sonu hüzünlerinden<br />
Gün günden puslu pencerelere benzeyen gözlerim<br />
Geçti her cağın bitki örtüsünden<br />
Oysa şimdi içimin yıkanmış taşlığından<br />
Bakarken dünyaya<br />
Yangınlarla bayındır kentler gibiyim:<br />
Çicek adlarını ezberlemekten geldim<br />
Eski şarkıları, sarhoşların ve suçluların<br />
Unuttuklarını hatırlamaktan<br />
Uzun uzak yolları tarif etmekten<br />
Haydutluktan ve melankoliden<br />
Giderken ya da dönerken atlanan esiklerden<br />
Duyarlığın gece mekteplerinden geldim<br />
Bütünlemeli çocukluklarıyla geçti<br />
Gençliğimin rüzgara verdiğim yılları<br />
Gökummaların ve içdökmelerin vaktinden geldim. </p>
<p>Bu şiire başladığımda nerde,<br />
Şimdi nerdeyim?<br />
Yaram vardı, bir de sözcükler<br />
Sonra vaat edilmiş topraklar gibi<br />
Sayfalar ve günler<br />
Işık istiyordu yalnızlığım<br />
Kötülükler imparatorluğunda bir tek şiir yazmayı biliyordum<br />
İlerledikçe&#8230;Kaybolup gittin bu şiirin derinliklerinde<br />
Aşk ve Acı usul usul eriyen bir kandil gibi söndü daha şiir bitmeden.<br />
Karardı dizeler.<br />
Aşk&#8230;Bitti. Soldu şiir. </p>
<p>Büyük bir şaşkınlık kaldı o fırtınalı günlerden<br />
Daha önce de başka şiirlerde konaklamıştım<br />
Ağır sınavlar vermiştim değişen ruh iklimlerinde<br />
Ask yalnız bir operadır, biliyordum:<br />
Operada bir gece uyudum, hiç uyanmadım.<br />
Barbarların seyrettiği trapezlerden geçtim<br />
Her adımda boynumdan bir fular düşüyordu<br />
El kadar gökyüzü mendil kadar ufuk<br />
Birlikte çıkalan yolların yazgısıdır:<br />
Eksiliyorduk<br />
Mataramda tuzlu suyla, oteller kentinden geldim<br />
Her otelde biraz eksilip, biraz artarak<br />
Yani çoğalarak<br />
Tahvil ve senetlerini intiharlarla değiştirenlerin<br />
Birahaneler ve bankalar üzerine kurulu hayatlarında<br />
Ağır ve acı tanıklıklardan<br />
Geçerek geldim. Terli ve kirliydim.<br />
Sonra tımarhanelerde tımar edilen ruhum<br />
Maskeler ve çiçekler biriktiriyordu<br />
Linç edilerek öldürülenlerin hayat hikayelerini de&#8230;<br />
Korsan yazıları, kara şiirleri, gizli kitapları<br />
Ve açık hayatları seviyordu.<br />
Buraya gelirken<br />
Uzun uzak yollar için her menzilde at değiştirdim<br />
Atlarla birlikte terledim yolları ve geceleri<br />
Ödünç almadım hiç kimseden hicbir şeyi<br />
Çıplak ve sahici yaşayıp çıplak ve sahici ölmek için panayır yerleri&#8230;<br />
panayır yerleri&#8230;<br />
Ölü kelebekler&#8230;<br />
Ölü kelebekler&#8230;<br />
Sonra dünyanın bütün sinemalarında bütün filmleri seyrettim. </p>
<p>Adım onların adının yanına yazılmasın diye<br />
Acı çekecek yerlerimi yok etmeden<br />
Acıyla baş etmeyi öğrendim.<br />
Yoksa bu kadar konuşabilir miydim?<br />
İpek yollarında kuzey yıldızı<br />
Aşkın kuzey yıldızı<br />
Sanırsın durduğun yerde<br />
Ya da yol üstündedir<br />
Oysa çocukluktan kalma gökyüzünde hileli zar<br />
Ölü yanardağlar, ölü yıldızlar<br />
Ve toy yaşın bilmediği hesap: ışık hızı. </p>
<p>Aşkın bir yolu vardır<br />
Her yaşta başka türlü geçilen<br />
Aşkın bir yolu vardır<br />
Her yaşta biraz gecikilen<br />
Gökyüzünde yalnız bir yıldız arar gözler<br />
Gözlerim<br />
Aşkın kuzey yıldızıdır bu<br />
Yazları daha iyi görülen<br />
Ben, öteki, bir diğeri ona doğru ilerler<br />
İlerlerim<br />
Zamanla anlarsın bu bir yanılsama<br />
Ölü şairlerin imgelerinden kalma<br />
Sen de değilsin. O da değil<br />
Kuzey yıldızı daha uzakta<br />
Yeniden yollara düşerler<br />
Düşerim<br />
Bir şiir yaşatır her şeyi yaşamın anlamı solduğunda<br />
Ben yoluma devam ederim. Bitmemiş bir şiirin ortasında<br />
Darmadağınık imgeler, sözcükler ve kafiyeler<br />
Yaşamsa yerli yerinde<br />
Yerli yerinde her şey<br />
Şimdi her şey doludizgin ve çoğul<br />
Şimdi her şey kesintisiz ve sürekli bir devrim gibi<br />
Şimdi her şey yeniden<br />
Yüreğim, o eski aşk kalesi<br />
Yepyeni bir mazi yarattı sözcüklerin gücünden<br />
Dönüp ardıma bakıyorum<br />
Yoksun sen<br />
Ey Sanat! Her şeyi hayata dönüştüren.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/01/mungan_murathan_unionsverlag1-235x300.jpg" alt="mungan_murathan_unionsverlag1" title="mungan_murathan_unionsverlag1" width="235" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1425" /></p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=1415&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-paranoya-kurduran-10-telefon-konusmasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En paranoya kurduran 10 telefon konuşması&#8230;'>En paranoya kurduran 10 telefon konuşması&#8230;</a> <small>Bu maddelemeyi ilişkilerin her evresi için değil, daha birbirini yeni...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-buyuk-10-ask-hatasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En büyük 10 aşk hatası&#8230;'>En büyük 10 aşk hatası&#8230;</a> <small>MADDELEYEN: Yağmur Erengül Aşık olmak gerçekten çok gerekli bir aksiyon...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-cilki-cikmis-10-ask-filmiromani-klisesi-%e2%80%a6/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En cılkı çıkmış 10 aşk filmi/romanı klişesi …'>En cılkı çıkmış 10 aşk filmi/romanı klişesi …</a> <small>Efenim, aşk filmiymiş, dizisiymiş, romanıymış&#8230; Bunlarda karşımıza hep çeşitli formüller,...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-iyi-10-ask-siiri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/01/ozdemir_asaf-150x150.jpg' length='8286'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2010/01/ozdemir_asaf-150x150.jpg' width='180' height='135'/>	</item>
		<item>
		<title>En güzel 10 çocuk kitabı&#8230;</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-guzel-10-cocuk-kitabi/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-guzel-10-cocuk-kitabi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Sep 2009 22:29:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>konuk maddeciler</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[öykü]]></category>
		<category><![CDATA[hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[masal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/?p=1281</guid>
		<description><![CDATA[MADDELEYEN: MELİSA UNAT Çocuk kitapları içimizdeki çocuk yan&#8230; Huzursuz hissettiğimizde, iş yaşamının hırslarından bunaldığımızda, ikili ilişkilerde çıkmaza girdiğimizde okunası kitaplar çünkü tüm bu sıkıntıların çözümünü içlerinde barındırıyorlar. Aşağıdaki liste bizim en çok sevdiğimiz çocuk kitapları. Dönem dönem değişebiliyor. Belki farklı konseptler ve yeni kitaplarla yeniden maddeleriz&#8230; 10. 1000 soru 1000 cevap Doğa, Spor, Bilim, Kültür [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-tehlikeli-25-kotu-cocuk/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En tehlikeli 25 kötü çocuk&#8230;'>En tehlikeli 25 kötü çocuk&#8230;</a> <small>deniz&#8217;in notu: Korku Sitesi, bir süre önce Yasin &#8216;devilboy&#8217; Karakaya&#8217;nın...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/10-yil-asik-kalmak-icin-en-olmazsa-olmaz-10-neden/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 10 yıl aşık kalmak için en olmazsa olmaz 10 neden'>10 yıl aşık kalmak için en olmazsa olmaz 10 neden</a> <small>Başlık sizi yanıltmasın. Bu yazı 10 yılını bugün doldurmuş iki...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-gerekli-10-issiz-ada-esyasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En gerekli 10 ıssız ada eşyası&#8230;'>En gerekli 10 ıssız ada eşyası&#8230;</a> <small>Dünyanın en klişe sorusu: Issız adaya düşseniz yanınıza ne alırdınız?...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-guzel-10-cocuk-kitabi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-guzel-10-cocuk-kitabi%2F&amp;style=normal&amp;b=2" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><strong>MADDELEYEN: MELİSA UNAT</strong></p>
<p><em>Çocuk kitapları içimizdeki çocuk yan&#8230; Huzursuz hissettiğimizde, iş yaşamının hırslarından bunaldığımızda, ikili ilişkilerde çıkmaza girdiğimizde okunası kitaplar çünkü tüm bu sıkıntıların çözümünü içlerinde barındırıyorlar. Aşağıdaki liste bizim en çok sevdiğimiz çocuk kitapları. Dönem dönem değişebiliyor. Belki farklı konseptler ve yeni kitaplarla yeniden maddeleriz&#8230; <img src='http://www.maddebagimlisi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </em></p>
<p><strong>10. 1000 soru 1000 cevap</a></strong><br />
Doğa, Spor, Bilim, Kültür vb. alanlardan titiz bir seçimle oluşturulmuş 1000 soru ve 1000 cevap. Hem çocuğunuz hem de sizin için eğlenceli bir genel kültür kitabı. Madde madde olması sebebiyle zaman zaman sayfaları karıştırılıp bir kaç sorunun cevabının öğrenilebileceği; her gün bir sorunun cevabını öğrenelim deseniz nerdeyse 3 yıl idare edecek başarılı bir kaynak kitap. </p>
<p><a href="http://www.kipitap.com/kitap/1000-Soru-1000-Cevap/1131/"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/014-01-ön-kapak-227x300.jpg" alt="014-01 ön kapak" title="014-01 ön kapak" width="227" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1282" /></a></p>
<p><em>&#8220;Tekel Nedir?<br />
&#8230;Bir ürünün tekelini elinde tutmak, o ürünü yalnızca o firmanın üretme iznine sahip olması demektir. Örneğin çay ve şeker ülkemizde yakın yıllara kadar devlet tekelindeydi.&#8221;</em></p>
<p><strong>9. Koyunların Masalı</a></strong><br />
Kara koyunlarla ak koyunların sadece renkleri sebebiyle birbirlerinden ayrılmasının hikayesi&#8230; Üstelik de ortak çocukları olan alaca koyunlar var bir de&#8230; Ayrımcılığın, hatta ırkçılığın ortaya nasıl çıktığını, ne gibi sonuçlar doğrurduğunu ve ne kadar yanlış olduğunu bir çocuğa bundan daha güzel şekilde anlatmak sanıyorum mümkün olmaz. </p>
<p><a href="ttp://www.kipitap.com/kitap/Koyunlarin-Masali/1342/"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/koyunlarin_masali.jpg" alt="koyunlarin_masali" title="koyunlarin_masali" width="229" height="229" class="aligncenter size-full wp-image-1283" /></a></p>
<p><strong>8. Doğumgünü Hediyesi</strong><br />
Behiç Ak&#8217;ın çizimlerinden oluşan bir hikaye bu. Kelimeler yok, çünkü kelimelere gerek yok&#8230; <img src='http://www.maddebagimlisi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  </p>
<p><a href="http://www.kipitap.com/kitap/Dogumgunu-Hediyesi/775/"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/doğumgünü-hediyesi-233x300.jpg" alt="doğumgünü hediyesi" title="doğumgünü hediyesi" width="233" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1284" /></a></p>
<p><strong>7. Renkler Küsünce</strong><br />
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde yer alan insan haklarını renklerle ilişkilendirerek kurgulanan masal her yaştan insanın keyifle okuyabileceği türden.</p>
<p><a href="http://www.kipitap.com/kitap/Renkler-Kusunce/891/"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/renkler_kusunce_on-236x300.jpg" alt="renkler_kusunce_on" title="renkler_kusunce_on" width="236" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1285" /></a></p>
<p><em>&#8220;Bilge ve baykuş bu işaretlerden insanlığın özgürlüğü ve eşitliği kaybetmeye başladığını anladı. Herkesin cinsiyet, ırk, din, ülke, din farklılıkları gözetilmeden eşit haklara sahip olmaları gerektiğini hatırladılar.&#8221;</em></p>
<p><strong>6. VINNN!&#8230;</strong><br />
Günlük yaşamın koşturmacasında yaşadıklarımızın ne kadarı yaşamak istediklerimiz; bir şeyler için koştururken diğer yandan neleri kaçırıyoruz? Kesinlikle yoğunluktan şikayet eden herkesin okuması gereken bir kitap. Aslında sadece Serap Deliorman&#8217;ın çizimlerine bakmak için de edinilebilir <img src='http://www.maddebagimlisi.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><a href="http://www.kipitap.com/kitap/VINNN/1169/"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/marsik_vinnn-219x300.jpg" alt="marsik_vinnn" title="marsik_vinnn" width="219" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1286" /></a></p>
<p><em>&#8220;Çocuk olmak hiç kolay değil. Neden mi? Çünkü büyüklerin bizimle ilgilenmek için hiç zamanları yok. Galiba eskiden herkesin daha çok zamanı varmış. Ama dedelerimiz onu çok kullanmışlar ve anne-babalarımıza pek bir şey kalmamış.&#8221;</em></p>
<p><strong>5. Atık mı? Hiç Dert Değil!</strong><br />
Çevre bilincini çocuklara aşılamamız için önce kendimiz edinmeliyiz değil mi?</p>
<p><a href="http://www.kipitap.com/kitap/Atik-mi-Hic-Dert-Degil/1780/"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/tubitak_atik_mi_hic_dert_degil-300x243.jpg" alt="tubitak_atik_mi_hic_dert_degil" title="tubitak_atik_mi_hic_dert_degil" width="300" height="243" class="aligncenter size-medium wp-image-1287" /></a></p>
<p><em>&#8220;Daha az israf eder ve dönüştürebileceklerimizi ayırırsak, daha az çevre kirliliği olur ve bizler güzel dünyamızda daha uzun süre yaşayabilir, dumansız havayı solur, temiz sularda yüzer, çöpsüz ormanlarda ve dağlarda gezebiliriz.&#8221;</em></p>
<p><strong>4. Cömert Ağaç</strong><br />
Shel Silverstein’in her yaştan okuru için hazırladığı bu kitap “Almadan vermeyi, karşılıksız olsa da sevmeyi, vermenin bir mutluluk sebebi” olabileceğini anlatıyor.</p>
<p><a href="http://www.kipitap.com/kitap/Comert-Agac-CD-Hediyeli/1828/"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/bulut_comert_agac-231x300.jpg" alt="bulut_comert_agac" title="bulut_comert_agac" width="231" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1288" /></a></p>
<p><em>“Bir zamanlar bir ağaç vardı ve küçük çocuğu çok sevdi&#8230;”</em></p>
<p><em>&#8220;Gel çocuk, gövdeme tırman, dallarımda sallan,elmalarımdan ye, gölgemde oyna ve mutlu ol.&#8221;</em></p>
<p><strong>3. Her şeyin Öyküsü</strong><br />
Çocuklara dünyanın oluşumunu ve evrim sürecini anlatırken kitabın içinden çıkanlarla çok eğleneceksiniz. Kitabın her yanından bir şeyler çıkıyor ve son derece esprili bir dil kullanılmış.</p>
<p><a href="http://www.kipitap.com/kitap/Her-Seyin-Oykusu/971/"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/h2_masal_herseyin.jpg" alt="h2_masal_herseyin" title="h2_masal_herseyin" width="106" height="152" class="aligncenter size-full wp-image-1289" /></a></p>
<p><em>“Çok uzun süre önce hiçbir şey yoktu.Ne uzay, ne zaman, ne gezegenler, ne insanlar, ne ben, ne de sen, hiçbir şey. Ve birden bire…”</em></p>
<p><strong>2. Küçük Kara Balık</strong><br />
Gölden çıkıp büyük denizlere ulaşmadan önce herkesin okuması gereken Samed Behrengi eseri.</p>
<p><a href="http://www.kipitap.com/kitap/Kucuk-Kara-Balik/1023/"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/kücük-kara-balik-191x300.jpg" alt="kücük kara balik" title="kücük kara balik" width="191" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1290" /></a></p>
<p><em>&#8220;Küçük balık denizi düşünüyordu. bu düşünce onun zihninde birgün gerçekleştireceği bir amaçtı. ona göre hayat yalnızca yemek, uyumak, küçücük; dünya sandığı gölde yaşamak değildi.&#8221;</em></p>
<p><strong>1. Küçük Prens</strong><br />
Küçük Prens sadece çocuk edebiyatının değil dünya edebiyatının da başyapıtlarından biri. Her yaşta okuyabileceğimiz her okuyuşta farklı şeyler alabileceğimiz bir kitap&#8230;</p>
<p><a href="http://www.kipitap.com/kitap/Kucuk-Prens/927/"><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/21-180x300.gif" alt="21" title="21" width="180" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1291" /></a></p>
<p><em>&#8220;Unutma, dedi tilki, gülün için harcadığın zamandır gülünü bu kadar önemli yapan.&#8221;</em></p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=1281&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-tehlikeli-25-kotu-cocuk/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En tehlikeli 25 kötü çocuk&#8230;'>En tehlikeli 25 kötü çocuk&#8230;</a> <small>deniz&#8217;in notu: Korku Sitesi, bir süre önce Yasin &#8216;devilboy&#8217; Karakaya&#8217;nın...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/10-yil-asik-kalmak-icin-en-olmazsa-olmaz-10-neden/' rel='bookmark' title='Permanent Link: 10 yıl aşık kalmak için en olmazsa olmaz 10 neden'>10 yıl aşık kalmak için en olmazsa olmaz 10 neden</a> <small>Başlık sizi yanıltmasın. Bu yazı 10 yılını bugün doldurmuş iki...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-gerekli-10-issiz-ada-esyasi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En gerekli 10 ıssız ada eşyası&#8230;'>En gerekli 10 ıssız ada eşyası&#8230;</a> <small>Dünyanın en klişe sorusu: Issız adaya düşseniz yanınıza ne alırdınız?...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-guzel-10-cocuk-kitabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>21</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/014-01-ön-kapak-150x150.jpg' length='13442'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/09/014-01-ön-kapak-150x150.jpg' width='180' height='135'/>	</item>
	</channel>
</rss>

