<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Madde Bağımlısı &#187; amerika</title>
	<atom:link href="http://www.maddebagimlisi.com/etiket/amerika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.maddebagimlisi.com</link>
	<description>Madde madde listeler</description>
	<lastBuildDate>Tue, 06 Jul 2010 17:57:48 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.5</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>En güzel 10 eski zaman yıldızı (1940&#8242;lar)&#8230;</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-guzel-10-eski-zaman-yildizi-1940lar/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-guzel-10-eski-zaman-yildizi-1940lar/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 23:27:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>deniztan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlüler]]></category>
		<category><![CDATA[1940'lar]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[film noir]]></category>
		<category><![CDATA[hollywood]]></category>
		<category><![CDATA[müzikal]]></category>
		<category><![CDATA[siyah-beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[star]]></category>
		<category><![CDATA[yıldız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/?p=1361</guid>
		<description><![CDATA[
			
				
			
		
1930- 1950&#8242;li yıllar arasında parlamış Hollywoood yıldızlarının ışığına, havasına, nasıl derler aura&#8217;sına hastayım. Böyle sanki güzel olmanın dışında bu dünyadan değillermiş gibi bir zerafet, bir eda&#8230; Siyah-beyaz filmlerin etkisi midir, o zamanın kıyafetleri midir, o dönem Hollywood&#8217;unun görkemi midir nedir bilmiyorum bu etkiyi yaratan ama sanki günümüzün hiçbir güzel kadını ne kadar uğraşırsa uğraşsın, o [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-guzel-10-eski-zaman-yildizi-1950ler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En güzel 10 eski zaman yıldızı (1950&#8242;ler)&#8230;'>En güzel 10 eski zaman yıldızı (1950&#8242;ler)&#8230;</a> <small> Evet sevgili okuyucular, bir zaman önce söz verdiğim üzere,...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-karizmatik-20-j/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En karizmatik 20 J&#8230;'>En karizmatik 20 J&#8230;</a> <small> MADDELEYEN: s1m0ne Her şey karizmatik bulduğum aktörleri düşünmemle başladı....</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-efsane-10-nba-oyuncusu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Efsane 10 NBA Oyuncusu'>En Efsane 10 NBA Oyuncusu</a> <small> NBA kesinlikle çok başka bir şey. Futbol, sadece futbol...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-guzel-10-eski-zaman-yildizi-1940lar%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-guzel-10-eski-zaman-yildizi-1940lar%2F&amp;style=normal" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><em>1930- 1950&#8242;li yıllar arasında parlamış Hollywoood yıldızlarının ışığına, havasına, nasıl derler aura&#8217;sına hastayım. Böyle sanki güzel olmanın dışında bu dünyadan değillermiş gibi bir zerafet, bir eda&#8230; Siyah-beyaz filmlerin etkisi midir, o zamanın kıyafetleri midir, o dönem Hollywood&#8217;unun görkemi midir nedir bilmiyorum bu etkiyi yaratan ama sanki günümüzün hiçbir güzel kadını ne kadar uğraşırsa uğraşsın, o zamanın kadınlarının ışığını yakalayamazmış gibi geliyor bana. Sanki star kelimesi, bu kadınları anlatmak için doğmuş. Ulaşılmaz, soğuk, gerçek dışı güzellikte, sözlükte &#8220;glamour&#8221; kelimesinin yanında resmi olması gereken kadınlar bunlar&#8230; Buyrun, başlıyoruzzz! Bu arada, bu maddelememizde 1940&#8242;ları inceleyeceğiz efenim, sırada 1950&#8242;ler var, yani Marilyn nerede diye paniğe kapılmayın.</em></p>
<p><strong>10. Veronica Lake (1919 &#8211; 1973)</strong><br />
<em>&#8220;I wasn&#8217;t a sex symbol, I was a sex zombie&#8221; </em></p>
<p>Jessica Rabbit karakterinde de esinlenildiği söylenen, gözün önüne düşen iri dalgalı, uzun saçlar&#8230; Soğuk, mesafeli bir duruş. Veronica Lake denince ilk akla gelen şeyler olsa gerek. Her ne kadar fotoğraflarında o zamanın tüm kadınları gibi upuzun, selvi boylu gibi dursa da, aslında boyu sadece 1.51 imiş. Beni bu kadınlarla ilgili en şaşırtan şey bu galiba çünkü ben hepsini 1.80 gibi görüyorum nedense. &#8220;Larger than life&#8221; dedikleri efekt bu olsa gerek.  Her neyse lafı dolandırmayayım, film noir&#8217;lardaki tehlikeli, soğuk kadın figürüne uygun görünümüyle bu genre&#8217;da rollerde oynamış ama sonradan komediye olan yatkınlığı da keşfedilmiş. Kendisini meşhur eden film 1941&#8242;deki <a href="http://www.imdb.com/title/tt0033741/">I Wanted Wings </a>filmi. Zaten kariyerinin en parlak dönemini de bunu izleyen 5 yıl içerisinde yaşamış. Efenim, hayatının son yıllarını alkolizmle boğuşarak geçiren yıldızımız, 54 yaşında hepatitten hayatını kaybetmiş.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1362" title="VeronicaLake" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/11/VeronicaLake-226x300.jpg" alt="VeronicaLake" width="226" height="300" /></p>
<p><strong>09. Ginger Rogers (1911 &#8211; 1995)</strong><br />
<em>&#8220;When you&#8217;re happy, you don&#8217;t count the years.&#8221;</em></p>
<p>Esasında rakibeleri göz önüne alındığında, onların efsanevi güzelliğine sahip bir oyuncu değil belki Ginger Rogers. Güzel değil sempatik derler ya, biraz öyle.  Ama benim,  hep Fred Astaire ile dans eden o imajı aklımda. Uçuşkan etekli, uzun bacaklı, zarif silüetiyle çok hoş bir kadın kesinlikle Ginger Rogers. Hatta bakınız Marilyn&#8217;in de en sevdiği oyunculardan biriymiş kendisi. Dönemin çoğu yıldızına göre uzun bir hayat yaşamış olan Ginger Rogers, bu uzun kariyere pek çok da film sığdırmış. En bilinen rolleri tabii ki, dediğim gibi Fred ile dans ettikleri müzikaller. Zaten yıldızlık mertebesine ulaşması da sonradan beraber 10 filmde oynayacağı Fred Astaire ile eşleştirilmesiyle oluyor ve bu sayede müzikal türünün en sevilen isimlerinden birine dönüşerek, dönemin en çok para kazanan oyuncularından biri haline geliyor. Bakınız o dönemki maaşının (sene 1938) 219 bin dolir olduğu raporlara geçmiş misela. Fred Astaire ile aralarının limoni olduğu da, yattıkları da rivayet edilenler arasında. Zannediyorum her iki dedikodu da kendisi tarafından yalanlanmış. Kendisi 83 yaşında, doğal sebeplerle hayatını kaybetmiş. Ve ayrıca Ginger da 5 metrelik bacakları varmış görünümüne rağmen, 1.63 boyunda imiş. Allah allah, TV kilo ekler derlerdi, bu kadınlarda boy uzatmış sankim?</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/11/ginger-218x300.jpg" alt="ginger" title="ginger" width="218" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1373" /></p>
<p><strong>08. Lauren Bacall (1924 &#8211; )</strong><br />
<em>&#8220;I never believed marriage was a lasting institution . . . I thought that to be married for five years was to be married forever.&#8221;</em></p>
<p>Ah nihayet gerçekten uzun sayılabilecek bir kadın, göz yanılsaması değil, 174 yani. Eski bir model olan Lauren Bacall, seksi, buğulu sesiyle tanınıyor. Ayrıca kendisi listemizdeki tek, hala hayatta olan yıldızımız, alla uzun ömürler virsin. 1945&#8242;te ünlü oyuncu Humphrey Bogart ile evlenen ve Bogart&#8217;ın 1957&#8242;de kanserden ölmesine kadar kendisiyle evli kalan Bacall&#8217;ın daha sonra Frank Sinatra ile beraber olduğu bilinmekte. En meşhur filmleri arasında Bogart ile kamera karşısına geçtiği<a href="http://www.imdb.com/title/tt0038355/"> The Big Sleep</a>, meşhur Agatha Christie adaptasyonu <a href="http://www.imdb.com/title/tt0071877/">Murder on the Orient Express </a>ve <a href="http://www.imdb.com/name/nm0000002/bio">How to Marry a Millionaire </a>yer alıyor. Sayısız filmde rol almış rol almış bu önemli yıldız, halen oyunculuk yapmaya devam ediyor.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1366" title="lauren-bacall" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/11/lauren-bacall-237x300.jpg" alt="lauren-bacall" width="237" height="300" /></p>
<p><strong>07. Gene Tierney (1920 &#8211; 1991)</strong><br />
<em>&#8220;Jealousy is, I think, the worst of all faults because it makes a victim of both parties.&#8221;</em></p>
<p>Listedeki bazı isimler kadar bilinen bir isim değil belki ama zamanının önemli yıldızlarından ve tüm zamanların en güzel kadınlarından biri kesinlikle. Kendisinin en bilinen filmi meşhur bir cinayet filmi olan <a href="http://www.imdb.com/title/tt0037008/">Laura</a>. Hafiften sosyetik bir ailenin kızı olan Tierney, oyunculuğa Broadway ile başlayıp, buradan Hollywood&#8217;a transfer olmuş. 1943&#8242;te hamileliği sırasında bir kadın hayranı ile tanışmasının hayatına büyük bir etkisi olmuş. Zira Tierney ile tanışmak için hastaneden kaçan ve rubella (kızamıkçık) virüsü taşıyan bu hayran, Tierney&#8217;e hamilelikte büyük tehlike arzeden bu virüsü bulaştırmış ve oyuncunun ilk çocuğunun ileri derecede engelli olarak doğmasına sebep olmuş. Hatta bu olayın Agatha Christie&#8217;ye meşhur romanı &#8220;Ve ayna kırıldı&#8221; için ilham verdiği rivayet ediliyor. Kızının rahatsızlığı nedeniyle hayatı boyunca depresyondan depresyona giren Tierney, ileriki zamanlarda manik depresif teşhisiyle hastaneye yatmış ve elektrik şoku görmüş. Hatta bundan sonra, elektrik tedavisinin hafızasına zarar verdiğini açıkça söyleyerek, şok tedavisinin en azılı düşmanlarından biri olmuş. Yeteneğine ve güzelliğine rağmen hastane günlerinden sonra pek fazla iş yapamayan oyuncu, 71 yaşında hayata veda etmiş.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1368" title="large_tierney" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/11/large_tierney-240x300.jpg" alt="large_tierney" width="240" height="300" /></p>
<p><strong>06. Vivien Leigh (1913- 1967)</strong><br />
<em>&#8220;It&#8217;s much easier to make people cry than to make them laugh.&#8221;</em></p>
<p><a href="http://www.imdb.com/title/tt0031381/">Rüzgar gibi geçti</a> denince akla gelen kadın, Scarlett O&#8217;Hara ya da <a href="http://www.imdb.com/title/tt0044081/">İhtiras Tramvayı </a>&#8216;ndaki meşhur Blanche DuBois&#8230; Yani Vivien Leigh. İki Oscar sahibi bu yıldızın Oscar ödüllerinden birini kapı çarpmasın diye kullandığı rivayet ediliyor. Bipolar (manik depresif) olduğu bilinen yıldızımız, rahatsızlığı nedeniyle sette zor bir oyuncu olarak ün yapmış ve  çok güzel olmasının oyunculuğunun önüne geçmesinden hep şikayet etmiş. Yine rahatsızlığı nedeniyle düzenli olarak elektrik şoku tedavisi gören Vivien, zor ama profesyonel bir oyuncu olarak, elektrik aldıktan sonra bile performansından hiçbir şey kaybetmez imiş. Hayatının uzun yıllarını manik depresif olması ve sonradan yakalandığı verem nedeniyle tedavilerle geçirmiş olan Leigh, hayatını 53 yaşında yine veremden kaybetmiş. Kendisi Oscar&#8217;lı bir Hollywood yıldızı olmasına rağmen, esasında Hollywood&#8217;a zıplamadan önce çok yetenekli bir tiyatro oyuncusu olarak addedilen bir İnciluz asilzadesi.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1364" title="Vivien_Leigh0550r" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/11/Vivien_Leigh0550r1-246x300.jpg" alt="Vivien_Leigh0550r" width="246" height="300" /></p>
<p><strong>05. Frances Farmer (1913 &#8211; 1970)</strong><br />
<em>&#8220;There comes a point when a dream becomes reality and reality becomes a dream.&#8221;</em></p>
<p>Çok sevdiğim bir kadın ve çok acıklı bir hikaye&#8230; Frances Farmer, Kurt Cobain&#8217;in &#8220;Frances Farmer will have her revenge on Seattle&#8221; şarkısındaki Frances, çok ama çok güzel, akıllı, yetenekli bir oyuncu ama Hollywood&#8217;un katı sisteminin, toplumun ve annesinin kurbanı olmuş bir kadın, yazık edilmiş bir kadın. Daha çocuk yaşlarda yazdığı &#8220;God dies&#8221; isimli kompozisyonuyla tanrıyı sorgulayan ve okulun kompozisyon yarışmasında birincilik kazanan Frances&#8217;in sıradışı bir kadın olacağı o zamandan belliymiş. Hollywood&#8217;un stüdyo sistemine hep direnen ama güzelliği nedeniyle sistemin hep içine çekilmek istenen Frances, açık açık stüdyoları eleştirmeye başlıyor, davetlere katılmıyor, parlak bir yıldız gibi görünmeyi reddediyor. Üstüne bir de alkoliklik derdi eklenince, Frances&#8217;in ruh sağlığı etrafta ve ailesinde soru işaretleri uyandırmaya başlıyor. </p>
<p>1942&#8242;de içkili araba kullanmaktan yakalanınca, tutuklanıyor ve kısa bir süre sonra akıl hastanesine gönderiliyor. Burada kendisine manik-depresif ve sonra paranoid-şizofren teşhisleri konuyor. Sonradan zararlı ve tehlikeli bir tadavi olduğu anlaşılsa da zamanın kabul gören çözümlerinden olan insülin şoku tedavisinin ardından hastaneden çıkıyor, sonra tekrar yatırılıyor ve bu böyle sürüp gidiyor. Frances&#8217;in hayatı elektrik şoku tedavileri ve akıl hastaneleri arasında geçiyor. En son 32 yaşındayken, Frances yine bir sebepten tutuklanınca annesi tekrar bir hastaneye yatırıyor ve Frances hayatının 5 yılını bu hastanede geçiriyor. Bu hastane giriş-çıkışları arasında Frances&#8217;in velayetini tamamen alan anne ile de büyük kavgalar ve gerginlikler yaşanıyor. Frances Farmer&#8217;in bilinen ilk lobotomi hastalarından olduğu ve kendisine lobotomi uygulandığı rivayet edilmektedir. Fakat bu iddia, yalanlanmakla birlikte, Frances Farmer&#8217;in bir dönem yattığı Western State Hospital&#8217;in içler acısı korkunçlukta bir akıl hastanesi olduğu, hastaların o dönem insanlık dışı koşullarda kaldıkları ve Frances&#8217;in yıllar boyu düzenli olarak geçirdiği şok tedavileri bir gerçek. Lobotomi ise muamma&#8230; Hayatını anlatan &#8220;<a href="http://www.imdb.com/title/tt0083967/">Frances</a>&#8221; adlı filmde kendisini Jessica Lange oynuyor, seyrediniz.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1369" title="ffarmer" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/11/ffarmer-202x300.jpg" alt="ffarmer" width="202" height="300" /></p>
<p><strong>04. Ava Gardner (1922- 1990)</strong><br />
<em>&#8220;When I lose my temper, honey, you can&#8217;t find it any place.&#8221;</em></p>
<p>Güneyli bir kız olan Ava, güzelliği sayesinde abisinin bir fotoğraf çekimi sırasında MGM yetkilileri tarafından keşfedilir ve yıllar sürecek bir kontratın imazaları da böylece atılır. Çevirdiği pek çok filme ve sonradan Güneyli köylü kız havasını üzerinden atıp, karizmatik Ava&#8217;ya dönüşmesine rağmen kariyeri boyunca yeteneği konusunda kendine güvensizlik duymuştur.En bilinen filmi <a href="http://www.imdb.com/title/tt0046085/">Mogambo</a> ile Oscar adaylığı kazanan oyuncu, Oscar&#8217;ı kendisinden sonraki kuşaktan olan Audrey&#8217;e kaptırmıştır. Hüsranla sonuçlanan iki evlilikten sonra, meşhur Frank Sinatra ile 1951 yılında çalkantılı bir evlilik yapan Ava, bu evliliğinden de umduğunu bulamayınca; özel hayatındaki tatminsizlik ve kariyerinden duyduğu hayalkırıklığı gibi nedenlerle, 1955&#8242;te İspanya&#8217;ya, oradan da Londra&#8217;ya taşınmış, kariyerine uzaktan ve biraz da mecburen devam etmiştir. Her ne kadar kariyerinde kendini hedeflediği yere ulaşamamış gibi görse de pek çokları için Ava, çok önemli bir yıldızdır ve hala dünyanın en güzel kadınlarından biri olarak görülmektedir. </p>
<p>1986&#8242;da kısmi felç geçiren ve yatalak hale gelen Ava&#8217;nın tüm masraflarını Frank Sinatra karşılamıştır. Ava amfizem nedeniyle hayatını kaybedince, Sinatra&#8217;nın çok sarsıldığı, hatta kızlarının onu odasında gözyaşları içinde, konuşamaz bir halde bulduğu söyleniyor. Her ne kadar yürümemiş bir evlilik de olsa, Ava&#8217;nın Sinatra&#8217;nın hayatının aşkı ve pek çok şarkısının esin perisi olduğu söylenmekte&#8230;.</p>
<p><img src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/11/ava_gardnerSM-226x300.jpg" alt="ava_gardnerSM" title="ava_gardnerSM" width="226" height="300" class="aligncenter size-medium wp-image-1374" /></p>
<p><strong>03. Rita Hayworth (1918 &#8211; 1987)</strong><br />
<em>&#8220;Men fell in love with Gilda, but they wake up with me.&#8221;</em></p>
<p>Dansçı bir ailenin dansçı kızı olan Rita, herkesin hafızasına <a href="http://www.imdb.com/title/tt0038559/">Gilda</a> &#8216;daki uzun siyah elbisesiyle şarkı söyleyen, kızıl saçlı, seksi haliyle kazınmıştır. Bu seksi, tehlikeli imajı hem ondan sonra gelen kızıl saçlı kadınlara &#8220;kızıl saç = cazibe&#8221; etkisini sağlamış, hem de kendisinin Film Noir&#8217;lar için aranan bir oyuncu olmasını sağlamıştır. Filmlerinde yarattığı seksi aura&#8217;nın aksine, özel hayatında içine kapanık ve çekingen bir kadın olan Hayworth, bunu dile getirmekten de çekinmemiş, hatta kendisinde aşağılık kompleksi olduğunu bile beyan etmiştir. Öyle bir kadın ve aşağılık kompleksi&#8230; İnsanoğlu garip işte, napıceksınız&#8230; Hayatı boyunca mutlu bir yuva hayali kurduğu söylenen Rita&#8217;nın, biri meşhur yönetmen Orson Welles ile olmak üzere, boşanmayla sonuçlanan 5 evliliği olmuş.</p>
<p>Rita da dönemindeki pek çok yıldız gibi, hayatı boyunca alkol sorunuyla boğuşmuş, bu nedenle Alzheimer hastası olduğu bile uzunca bir süre anlaşılamamıştır. 1960&#8242;da ilk belirtileri veren Alzheimer, uzunca bir süre &#8220;aman alkolik işte&#8221; diye geçiştirilmiş, en nihayetinde 1980&#8242;de teşhis konmuş ve Rita 1981&#8242;de tamamen kızına bağımlı hale gelmiştir ve bu 1987&#8242;de ölene kadar böyle sürmüştür.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1371" title="rhayworth1" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/11/rhayworth1-237x300.jpg" alt="rhayworth1" width="237" height="300" /></p>
<p><strong>02. Katharine Hepburn (1907 &#8211; 2003)</strong><br />
<em>&#8220;Life is hard. After all, it kills you.&#8221;</em></p>
<p>Efenim sırada, çok hoş, çok akıllı, çok cingöz, çok güzel bir yıldızımız var: büyük oyuncu Katherine Hepburn. Eğitimli bir ailenin kızı olan Hepburn (Audrey ile hiçbir akrabalığı yok), ailesi tarafından hep kendisini ifade etmesi yönünde telkin edildiğinden olsa gerek, kendisinden quote seçerken oldukça zorlandım. O kadar çok, o kadar güzel, o kadar sarkastik özlü sözler etmiş ki kendisi, hepsini almaya değer aslında buraya, buyrun mesela <a href="http://womenshistory.about.com/cs/quotes/a/qu_k_hepburn.htm">tık tık</a>.</p>
<p>Kendisinin hayatındaki en acı olaylardan biri, 14 yaşındayken çok sevdiği ve yakın olduğu erkek kardeşinin kendisini asması. Hepburn, bu olaydan sonra, yıllar boyunca kardeşinin doğum günü olan 8 kasım&#8217;ı kendi doğum günü olarak kutlamış. Hepburn&#8217;ü Hepburn yapan ise başta bahsettiğimiz zeka ve kendisi olma güdüsü. Tipik bir Hollywood yıldızı olmayı reddeden Hepburn, kalıplara sığmayan görünümü, tarzı, makyajsız yüzü, ettiği laflar ile atipik bir yıldız olarak Hollywood çevrelerinde farklılığını göstermiş, hatta bir zaman boyunca büyük tepki toplamış. Hepburn, 1942&#8242;de Spencer Tracy ile ilk kez kamera karşısına geçtikten sonra, aralarındaki kimya farkedilmiş ve tam 8 filmde ikili olarak rol almışlar ve Hepburn-Tracy efsanesi ve büyük aşkı böylece doğmuş. Koyu bir katolik olan Tracy eşinden boşanmayı reddetse de aralarındaki aşk yıllar boyunca devam etmiş. Hatta bu nedenle, yüreği kaldırmayacağından olsa gerek Hepburn, Tracy ölmeden birlikte çevirdikleri son film olan <a href="http://www.imdb.com/title/tt0061735/">Guess, Who&#8217;s Coming to Dinner</a>&#8216;ı seyretmeyi hep reddetmiş. En çok Oscar alan kadın oyuncu olarak Guinnes rekorlar kitabına geçen bu çok önemli oyuncu, 93 yaşında hayata veda etmiş.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1367" title="Katharine1" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/11/Katharine1-223x300.jpg" alt="Katharine1" width="223" height="300" /></p>
<p><strong>01. Ingrid Bergman (1915 &#8211; 1982)<br />
</strong><em>&#8220;I&#8217;ve gone from saint to whore and back to saint again, all in one lifetime.&#8221;</em></p>
<p>En sevdiğim Hollywood yıldızının İsveçli olması komik aslında ama evet, Ingrid&#8217;ciğimiz Stockholm&#8217;de doğmuş, büyümüş, güzeller güzeli bir İskandinav dilberidir. 17 yaşında oyunculuğa başlayan Bergman, önce İsveç Kraliyet Tiyatro&#8217;sunda rol almış, sonra birkaç İsveç filminde oynamıştır. Nihayetinde Amerikalı bir yapımcı Bergman&#8217;ı faketmiş ve kaptığı gibi Ameriga&#8217;ya götürmüştür. Dönemin yıldızlarından ve Amerika&#8217;nın alıştığından farklı, egzotik güzelliği ve oyunculuk yeteneği sayesinde Ingrid hemen patlamış ve bundan sonra İsveç ve Avrupa ile ABD arasında mekik dokuyarak pek çok filmde rol almıştır. Elbette ki en bilinen filmi Humphrey Bogart ile karşılıklı döktürdükleri <a href="http://www.imdb.com/title/tt0034583/">Casablanca</a>&#8216;dır. Katharine Hepburn&#8217;den sonra en çok Oscar adaylığına sahip oyuncu da yine Ingrid&#8217;dir. Ayrıca İsveç&#8217;in de medarı iftiharıdır. Benim de en sevdiğim eski dönem yıldızıdır. Ayrıca, kendisi 175 boyunda bir İsveçli olduğundan Bogart dahil pek çok oyuncu kendisinden kısa kalmıştır. </p>
<p>Ingrid Bergman, 1949&#8242;da <a href="http://www.imdb.com/title/tt0041931/">Stromboli</a> filminde çalışmak üzere, meşhur İtalyan yönetmen Roberto Rosselini ile tanışmış, yetmemiş bi de kendisinden hamile kalmıştır. Muhafazakar Amerikan halkı bu nedenle kendisini çok kınamış ve büyük bir skandal çıkmıştır. Nihayetinde Rosselini ile evlenen Bergman, neyse ki bir daha hamile kalmış ve dünyaya kendisinden bi tane daha klonlayıp bırakmış, adını da <a href="http://www.imdb.com/name/nm0000618/">Isabella Rossellini </a>koymuştur. Pek çok filmin ardından 68 yaşında, kanserden hayata gözlerini yummuştur, İsveç&#8217;te kemanla çalınan bir &#8220;As time goes by&#8221; eşliğinde, külleri denize bırakılarak vedasını etmiştir.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1372" title="IngridBergman" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/11/IngridBergman-241x300.jpg" alt="IngridBergman" width="241" height="300" /></p>
<p><em>Bu kadınların hayatlarına bakınca, pek çoğunun sorunlu, acı dolu hayatlar yaşadığı göze çarpıyor. Hüzün müdür bu kadınları böylesine güzelleştiren, bilemiyorum, belki de&#8230; Ama işte seviyorum o zamanların ışığını. Belki de o yüzden bana &#8220;eski kadınlara benziyosun&#8221; diyince insanlar seviniyorum, zira eğer bu kadınların taşıdıkları havanın yüzde birini taşıyabiliyorsam, daha ne isterim len. Gerçi belki de acaba ben kendim eski kadınlara benzetiliyorum diye mi seviyorum bu kadınları, el mahkum, mecburen, kendimizi sevelim kampanyası çerçevesinde yani? Yok sanmam, kendim ultra modern, bağyan fütüristik gibi bile görünsem yine de severdim bu kadınları. Neyse efenim, 1940&#8242;lar böylelikle bitti. Dediğim gibi bir dahakinde 50&#8242;lere değineceğiz. </em></p>
<p><em>Not: &#8220;Audrey Hepburn nerde layyyyn!&#8221; demeyin. elbette ki unutmadık onu da kendisi çok arada kaldı, buraya mı 50&#8242;lere mi alayım bilemedim, sonunda dönemleri oyuncuların yaşlarına göre değil, ilk filmlerini çektikleri, patlamayı yaptıkları döneme göre belirlemeye karar verip, Audrey&#8217;i 50&#8242;lere almayı seçtim. Yani o da çok yakında sinemalarda&#8230;</em></p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=1361&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-guzel-10-eski-zaman-yildizi-1950ler/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En güzel 10 eski zaman yıldızı (1950&#8242;ler)&#8230;'>En güzel 10 eski zaman yıldızı (1950&#8242;ler)&#8230;</a> <small> Evet sevgili okuyucular, bir zaman önce söz verdiğim üzere,...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-karizmatik-20-j/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En karizmatik 20 J&#8230;'>En karizmatik 20 J&#8230;</a> <small> MADDELEYEN: s1m0ne Her şey karizmatik bulduğum aktörleri düşünmemle başladı....</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-efsane-10-nba-oyuncusu/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Efsane 10 NBA Oyuncusu'>En Efsane 10 NBA Oyuncusu</a> <small> NBA kesinlikle çok başka bir şey. Futbol, sadece futbol...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-guzel-10-eski-zaman-yildizi-1940lar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/11/VeronicaLake-150x150.jpg' length='7803'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/11/VeronicaLake-150x150.jpg' width='180' height='135'/>	</item>
		<item>
		<title>En Madde Bağımlısı 10 Chicago Maddesi</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-madde-bagimlisi-10-chicago-maddesi/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-madde-bagimlisi-10-chicago-maddesi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 Aug 2009 07:50:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>miocaro</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Tatil - Destinasyonlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[Şehirler]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[chicago]]></category>
		<category><![CDATA[usa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/?p=1157</guid>
		<description><![CDATA[
			
				
			
		
Evet evet biliyorum sayın okuyucu, uzun bir ara oldu ancak bir yandan yaz rehaveti, bir yandan maddenin taşınma işleri derken işte koskoca Temmuz ayı da kaynadı gitti arada. Ve zaman ne kadar hızlı geçiyor farkettiniz mi? (ehehehe) Maddedeki ilk yazımı (ilk ve son olacaktı hesapta. plan yapmayın boşyere, hayat süprizlerle dolu) hatırladım. O yazıdan beri [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-birinci-sampiyon-madde-bagimlisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En birinci şampiyon Madde Bağımlısı'>En birinci şampiyon Madde Bağımlısı</a> <small> Eveeet pek sevgili okurlarımız, kar demedik, kış demedik, sabahın...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-guzel-madde-bagimlisi-maddeleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En güzel Madde Bağımlısı maddeleri'>En güzel Madde Bağımlısı maddeleri</a> <small> Efenim, kasım ayı blogumuzun yıldönümüydü. Eh böyle önemli bir...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-yasanilasi-10-kent-istek/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Yaşanılası 10 Kent (istek)'>En Yaşanılası 10 Kent (istek)</a> <small> Değerli okuyucumuz Cengiz Gürsoy bizden en yaşanılası 10 kent...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-madde-bagimlisi-10-chicago-maddesi%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-madde-bagimlisi-10-chicago-maddesi%2F&amp;style=normal" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><em>Evet evet biliyorum sayın okuyucu, uzun bir ara oldu ancak bir yandan yaz rehaveti, bir yandan maddenin taşınma işleri derken işte koskoca Temmuz ayı da kaynadı gitti arada. Ve zaman ne kadar hızlı geçiyor farkettiniz mi? (ehehehe) Maddedeki ilk <a href="http://www.maddebagimlisi.com/en-garantili-10-taktikle-bir-kadini-kaybetmek/" target="_self">yazımı</a> (ilk ve son olacaktı hesapta. plan yapmayın boşyere, hayat süprizlerle dolu) hatırladım. O yazıdan beri böyle bir maddeleme, madde yazma baskısı var üzerimde inanın, hayırlara vesile olsun. Neyse efendim yazımızın konusu Chicago. En yaşanılası şehirler <a href="http://www.maddebagimlisi.com/en-yasanilasi-10-kent-istek/" target="_blank">isteğini</a> maddelerken Chicago&#8217;yu eklememiştim. Yaşanılası bir şehir olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim artık. Buyrun bir madde yazarının objektifinden Amerika&#8217;nın rüzgarlı şehri Chicago.<br />
</em></p>
<p><em>Not. İstekleri unutmadım elbette sevgili Devletşah&#8217;ın Chicago&#8217;da çekilmiş filmler isteği ve Burak Bayburt&#8217;ludan gelen Amerikalıların en sevdiği 10 şey isteği peşisıra geliyor. </em></p>
<p><strong>10. Sears Towers</strong></p>
<p style="text-align: center;"><em><img class="size-full wp-image-1162 aligncenter" title="3599287652_532d0b9e70_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599287652_532d0b9e70_o.jpg" alt="3599287652_532d0b9e70_o" width="452" height="339" /></em></p>
<p style="text-align: left;">Efenim, gökdelenler şehri güzel Chicagomuzun en yüksek binası olan Sears Towers 110 katlı. Sears şirketinin isim hakkı 2003&#8242;te bittiğinden bina artık Willis kulesi olarak anılıyorsa da ben hörmetten Sears Towers diyorum. Uzun bir sıranın (beklerken size komiklikler yapan sempatik görevlileri de analım buradan) ardından asansörlerle çıktığınız en üst kattan bütün Chicagoyu görüyorsunuz hava açıksa şayet.<em> </em>Chicago gördüğünüz gibi dümdüz bir alana uzanmış yatıyor Michigan gölünün güney batı kıyısında, o kadar düzenli bir şehir ki kaybolmak için özel çaba harcamanız gerek. Ben bile kaybolamadım ki kendi etrafımda döndüğümde yüksek potansiyel arzediyorum esasen. Bu düzenin bir nedeni büyük Chicago yangını, bu büyük yangında bütün binalar yandığından State ve Michigan bulvarlarının kesistiği noktayı başlangıç alıp bütün şehri yeniden planlayarak kurmuşlar. Bir felaketten şehircilik harikasına yolculuk. Biz de bir gün felaketlerimizden harikalar yaratırız umarım.</p>
<p style="text-align: left;"><em>(uzun cümlelerimden kurtulmak için nasıl bir çaba içindeyim bilseniz hayretler içinde kalırsınız sayın okuyucu. sırf sizin gül hatrınız için yapıyorum bunu. yok uzun yazılar okunmuyor aman vakit harcamayalım. hayır hızlı iletişim çağındayız diye bloglarda neden kısa yazmamız gerek onu anlamış değilim. neyse okuyucu velinimetimizdir tabi. çemkirmeyeceğim)</em>.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>9. Havası, suyu</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1163" title="3598245227_dd019529eb_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598245227_dd019529eb_o.jpg" alt="3598245227_dd019529eb_o" width="450" height="337" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Chicago pek çoğunuzun da bildiği gibi rüzgarlı şehir olarak anılıyor. Bu ismi almasının nedeni gökdelenlerin oluşturduğu hava koridorları desek yok canım New York daha rüzgarlıydı derim size. Peki neden rüzgarlı şehir diyorlar sayın okuyucu? Chicago diyince ilk aklınıza gelenler neler mesela? Chicago filmi, Chicago grubu (caz-rock grubu, hala dinliyorum tavsiye ederim), Gansterler, Caz, Michael Jordan (ve Chicago Bulls), gökdelenler, Obama? Ne alaka demeyin rica ederim, Amerika&#8217;nın bu 3. büyük şehri politik olarak oldukça hareketli bir şehir. Rüzgarlı şehir buradan geliyor. Bu gerçeği de açıkladıktan, detayları sizin internet dedektifi kişiliğinize bırakarak turumuza geri dönüyoruz efendim.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>8. Michigan Gölü</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1164" title="3599015214_ea568bb104_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599015214_ea568bb104_o.jpg" alt="3599015214_ea568bb104_o" width="450" height="338" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Bu harika göl ve gökdelenlerin birlikteliği bence şehrin en güzel manzarasını oluşturuyor sayın okuyucu. Gölün adının Kızılderili dilinde büyük su anlamına gelen <em>Mishi-gami&#8217;den </em>geldiğine inanılıyor. Bana mantıklı geldi sizi bilemeceğim. Göl, aynı zamanda Michigan eyaletine ve Chicago&#8217;nun en ilgi çekici, güzel markalarının, mağazalarının bulduğu bulvara da adını vermiş. Michigan gölü, Amerika&#8217;daki 5 büyük gölden biri ve tamamı Amerika sınırları içinde. Bu gereksiz ve sıkıcıyı bilgiyi de verdikten sonra sıradaki maddemize geçiyoruz.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>7. Hyde Park</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1165" title="3598508521_ab593263b3_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598508521_ab593263b3_o.jpg" alt="3598508521_ab593263b3_o" width="450" height="337" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Her heyecanlı yolcu gibi ben de Amerika seyehati öncesi güzergahla ilgili araştırma yapıp, görülmesi gereken yerleri listelemiştim. Google mapsten yerlerini bulup ulaşım olanaklarını araştırmıştım. İşte bu listede, şehir merkezine en uzak görünen hedef Hyde parktaki Art Center idi. Adı sizi yanıltmasın Hyde park bir parkın değil bir bölgenin adı. Uzun otobüs yolculuğu sırasında hangi durakta ineceğimizi sorduğum sevimli kadın &#8220;benimle gelin, orada çalışıyorum üstelik bir serginin açılışı var birazdan&#8221; cevabını verince günümüz daha da renklendi tabi. Art Center küçük ama çok keyifli bir yer. Sergi de, açılıştaki deneysel (Afrikadan gelen özel bir baharatla pişirilen) pancake&#8217;ler de nefisti.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>6. </strong><strong>Mimari</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1166" title="3599293848_ccca2e75af_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599293848_ccca2e75af_o.jpg" alt="3599293848_ccca2e75af_o" width="373" height="492" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Düzenli şehrimiz Chicago&#8217;da gökdelenler harika bir uyum içinde yanyana şehri süslerken Frank Lloyd Wright gibi ünlü mimarların önemli eserleri de bulunmakta. Frank&#8217;in Robie evini Chicago&#8217;da görme fırsatım olmadı ancak şans işte New York&#8217;ta Guggenheim&#8217;ın 50. yılı nedeniyle açılmış olan Frank Lloyd Wright sergisiyle tüm eserlerini görme fırsatım oldu. Hatta müzedeki medya salonunda gösterimde olan ropörtajını da izleyip bir mimarın, günlük hayattan politikaya kadar pek çok konudaki fikirlerini kendi ağzından öğrenmiş oldum.</p>
<p style="text-align: left;">Chicago&#8217;ya geri dönecek olursak Hyde park civarındaki evleri çok sevdim doğrusu. Lakin şehir merkezine kıyasla daha mütevazi hayatlara ev sahipliği eden bu evlerin büyük çoğunluğu bakımsızdı.</p>
<p style="text-align: left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1168" title="3598501195_4b351af3a8_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598501195_4b351af3a8_o.jpg" alt="3598501195_4b351af3a8_o" width="373" height="494" /></p>
<p style="text-align: left;"><strong>5. </strong><strong> Müzeler</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1167" title="3599049094_f6778b59e2_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599049094_f6778b59e2_o.jpg" alt="3599049094_f6778b59e2_o" width="374" height="496" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Sayın okuyucu bir gün Chicago&#8217;ya yolunuz düşerse ve şehrin sokaklarını, göl kenarını, caz barlarını, bulvarlarını yeterince tavaf ettiğinize kaanat getirdiğiniz bir anda şeytan doldurup da hadi müze göreyim derseniz size öncellikle Shedd akvaryumu tavsiye ederim. Daha sonra Hyde parktaki Science and Industry müzesi geliyor (Harry Potter&#8217;daki arabayı bile görebilirsiniz yeminle). Ve tabi ki &#8220;sevimli&#8221; dinazorumuz Sue&#8217;nun evi Field Museum. Dürüst olmak gerekirse Chicago&#8217;da bu müzeler dışındaki müzeler biraz hayal kırıklığı oldu benim için. Ama tabi ne de olsa yeni bir kıtadayız, Avrupa&#8217;daki müzelerin muhteviyatıyla kıyaslayacak kadar gaddar değiliz di mi?</p>
<p style="text-align: left;"><strong>4. The Magnificent Mile</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1175" title="3598495799_a7cd68a995_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598495799_a7cd68a995_o.jpg" alt="3598495799_a7cd68a995_o" width="473" height="628" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Bu maddemiz isminden de anlaşılacağı gibi öyle bir mil (uzaklık ölçü birimi) hayal ediniz ki; birbirinden lüks markaların mağazaları, alışveriş merkezleri, iddialı restoranları, iş ve ticaret merkezleri ve tabi ki rengarenk gece hayatından ibaret olsun. İşte karşınızda ihtişamlı, görkemli muhteşem The Magnificent Mile; Michigan bulvarının, Chicago nehrinden Oak sokağına kadar olan en kalabalık ve renkli bölümü.</p>
<p style="text-align: left;"><strong>3. Şehir Hayatı</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1171" title="3598075067_72e9c22905_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598075067_72e9c22905_o.jpg" alt="3598075067_72e9c22905_o" width="477" height="356" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Şehrin düzeni şehir hayatına da yansımış efenim. Chicago çok güvenli bir şehir, gecenin bir körü sokaklarda istediğiniz kadar yürüyün hiç kimse sizi rahatsız etmiyor. Her büyük şehir gibi Chicago&#8217;nun da kozmopolit bir yapısı var. Greek town, Little Italy ve China town aynı zamanda gezilip görülesi turistik mekanlar. Motorola, Boeing, McDonalds gibi önemli markaların merkezleri de Chicago&#8217;da ekonomik anlamda da söz sahibi dolayısıyla bu güzel şehrimiz. Ulaşım çok rahat ve elbette gelişmiş bir toplu taşıma ağına sahip. Blue line favori tren hattım mesela. Trenlerin şehir içinde yolların üstünden geçiyor olması çok gürültülü de olsa mimariye farklı bir duygu katıyor. Nasıl anlatsam bilemedim. Gotham City desem, Batman desem belki biraz hissettirmiş olurum sizlere.</p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1172" title="3598492067_1972982189_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598492067_1972982189_o.jpg" alt="3598492067_1972982189_o" width="469" height="351" /></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>2. The Crown Fountain<br />
</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong><img class="aligncenter size-full wp-image-1173" title="3598210833_346e564459_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3598210833_346e564459_o.jpg" alt="3598210833_346e564459_o" width="460" height="343" /></strong></p>
<p style="text-align: left;">Aşağıda millenum park var bunu neden ayrı madde yaptın diye sakın ukalalık yapmayın sayın okuyucu zira interaktif dediniz mi akan sular durur benim için.<strong> </strong>İspanyol Jaume Plensa tarafından tasarlanmış olan bu harika etkileşimli oyuncak cam bloklardan, LED ekranlardan yapılmış.  Bu yüzeyde Chicago şehir halkının portreleri video olarak görüntülenmekte (1000 Chicagolunun portresi). Portreler hareketli ve zaman zaman ağızlarından su akmakta. Su gerçekten akıyor gördüğünüz gibi. Bu da akan hayatı simgelemekte.</p>
<p style="text-align: left;"><img class="aligncenter size-large wp-image-1174" title="P1050115" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/P1050115-1024x768.jpg" alt="P1050115" width="479" height="357" /></p>
<p style="text-align: left;"><strong>1. Millenium Park<br />
</strong></p>
<p style="text-align: left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1169" title="3599021478_7dbecfc906_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599021478_7dbecfc906_o.jpg" alt="3599021478_7dbecfc906_o" width="489" height="366" /></p>
<p style="text-align: left;">Chicago&#8217;da görmeyi en çok istediğim yerlerden biri belediye başkanı Richard M. Daley tarafından şehre armağan edilen millenium parktı. Beklediğim kadar güzel bir yer pek sevgili okuyucu. Metalle yeşil, konser alanından (Jey Pritzker Pavyonu), köprülere, aydınlatma elemanlarına kadar her detayda ancak bu kadar uyum içinde olabilir. Parktaki her alan, her detay ziyaretçileri için tasarlanmış.</p>
<p style="text-align: left;"><img class="aligncenter size-full wp-image-1170" title="3599008064_9d58f0ecd4_o" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599008064_9d58f0ecd4_o.jpg" alt="3599008064_9d58f0ecd4_o" width="377" height="499" /></p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=1157&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-birinci-sampiyon-madde-bagimlisi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En birinci şampiyon Madde Bağımlısı'>En birinci şampiyon Madde Bağımlısı</a> <small> Eveeet pek sevgili okurlarımız, kar demedik, kış demedik, sabahın...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-guzel-madde-bagimlisi-maddeleri/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En güzel Madde Bağımlısı maddeleri'>En güzel Madde Bağımlısı maddeleri</a> <small> Efenim, kasım ayı blogumuzun yıldönümüydü. Eh böyle önemli bir...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-yasanilasi-10-kent-istek/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Yaşanılası 10 Kent (istek)'>En Yaşanılası 10 Kent (istek)</a> <small> Değerli okuyucumuz Cengiz Gürsoy bizden en yaşanılası 10 kent...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-madde-bagimlisi-10-chicago-maddesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>18</slash:comments>
	<enclosure url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599287652_532d0b9e70_o-150x150.jpg' length='9331'  type='image/jpg' /><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/08/3599287652_532d0b9e70_o-150x150.jpg' width='180' height='135'/>	</item>
		<item>
		<title>En Efsane 10 NBA Oyuncusu</title>
		<link>http://www.maddebagimlisi.com/en-efsane-10-nba-oyuncusu/</link>
		<comments>http://www.maddebagimlisi.com/en-efsane-10-nba-oyuncusu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Jul 2009 17:55:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Tolga Sirkeci</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Taktikler]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[basketbol]]></category>
		<category><![CDATA[nba]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.maddebagimlisi.com/?p=1132</guid>
		<description><![CDATA[
			
				
			
		
 
NBA kesinlikle çok başka bir şey. Futbol, sadece futbol değildir deniliyorsa, NBA için de basketbol, burada sadece basketbol değildir demek icap eder. Sadece Amerikalı zencilere yakıştırdığım NBA’i son yıllarda fazlaca Avrupalı beyaz oyuncu bassa da (Hedo hariç hehe), başka hiçbir şey birçoğumuzu maç izlemek için uykusuz gecelere gark ettirememiştir. NBA dünyada bu kadar efsane [...]


Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-az-bilinen-11-james-cameron-ozelligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En az bilinen 11 James Cameron özelliği&#8230;'>En az bilinen 11 James Cameron özelliği&#8230;</a> <small> MADDELEYEN: Cagdas Seichter James Cameron&#8217;ın yenı sıfatı: Hollywood tarihinde,...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-unutulmaz-10-turk-futbol-maci%e2%80%a6-istek/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Unutulmaz 10 Türk Futbol Maçı… (İSTEK)'>En Unutulmaz 10 Türk Futbol Maçı… (İSTEK)</a> <small> Bilal Gül isimli vatandaşımız rica etmiş acaba bu konuyu...</small></li>
</ol>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="tweetmeme_button" style="float: right; margin-left: 10px;">
			<a href="http://api.tweetmeme.com/share?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-efsane-10-nba-oyuncusu%2F"><br />
				<img src="http://api.tweetmeme.com/imagebutton.gif?url=http%3A%2F%2Fwww.maddebagimlisi.com%2Fen-efsane-10-nba-oyuncusu%2F&amp;style=normal" height="61" width="50" /><br />
			</a>
		</div>
<p><strong> </strong></p>
<p><em>NBA kesinlikle çok başka bir şey. Futbol, sadece futbol değildir deniliyorsa, NBA için de basketbol, burada sadece basketbol değildir demek icap eder. Sadece Amerikalı zencilere yakıştırdığım NBA’i son yıllarda fazlaca Avrupalı beyaz oyuncu bassa da (Hedo hariç hehe), başka hiçbir şey birçoğumuzu maç izlemek için uykusuz gecelere gark ettirememiştir. NBA dünyada bu kadar efsane bir oluşum olurken beraberinde birçok oyuncuyu da efsane yapmıştır. Herkesin, oyun stiline göre kendi favori, efsane oyuncuları vardır. Aşağıda da benim en favori efsane oyuncularım var. Yalnız birisi hariç onları bir başarı sıralamasına sokmak büyük terbiyesizlik olur, o yüzden birinci madde hariç diğer 9 maddeyi alfabetik order yapıyorum. Buyrun…</em></p>
<p><em>(Lütfen yazıyı it&#8217;s amazing şarkısı eşliğinde okuyun, etkisi artacaktır hehe. Öneri için Ebru&#8217;ya teşekkürler.)<br />
</em></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>10. Bill Russell</strong></p>
<p>Boston Celtics’in efsane pivotu ve NBA’in ilk zenci koçu. Oynadığı 13 sene içerisinde, play off’larda sakat olduğu 2 seneyi saymazsak, oynadığı 11 sene boyunca şampiyonluk görmüştür.. Bu ne demek oluyor; bu adamın parmak sayısından fazla şampiyonluk yüzüğü var demek oluyor. Bill Russell, kariyeri boyunca, topladığı 21620 rebaund (maç başına 22,5 rebound) ile NBA tarihinin en çok rebound alan oyuncusudur. Kariyerini, 11 şampiyonluk, 5 MVP ve 3 NBA’in En İyi 5’i ödülü ile tamamlamıştır. Oynadığı dönemde, Wilt Chamberlain’e en büyük rakip olarak gösterilmiş, aralarındaki rekabertle de adından sıkça söz ettirmiştir.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1133" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/bill-1-245x300.jpg" alt="bill 1" width="245" height="300" /></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1134" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/bill-2-400x287.jpg" alt="ASAP SPORTS BRIDESMAIDS AND BRIDES" width="400" height="287" /></p>
<p><strong>9. Hakeem Olajuwon</strong></p>
<p>Niyerja asıllı, Houston Rockets’ın “Dream” lakaplı efsane pivotu. Spikerlerin maç anlatırken Hakeem the dream diye hitap ettikleri bu aşmış adam, müslümdandır, o inanılmaz 2-3 günde bir maç trafiğinde oruç tutar, maçta giydiği ayakkabıları Nijerya’daki ekonomik durumu kötü basketbolsever gençlere gönderir, kendi adına çıkacak spor ayakkabılarının fiyatı 100 dolar olarak belirlenince &#8221;benim hayranlarım bu parayı verecek kadar zengin değil diyerek&#8221; kendi alacagı 50 dolardan vazgecerek ayakkabının 50 dolara satılmasını sağlamış bir insandır. Alçak postta o koca cüssesiyle kelebek gibi süzülen, kariyeri boyunca 20000’in üzerinde sayıya, 12000’in üzerinde rebounda imza atan Hakem Olajuwon, 3830 blokla tüm zamanların blok kralıdır!  Bir maçta 52 sayı, 25 rebound, 12 asist ve 12 blok yaparak NBA tarihinde neredeyse imkansız olan ve bugüne kadar sadece 4 kere yapılmış olan quadruple double olayını da gerçekleştirmiştir.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1135" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/hakeem-1-240x300.jpg" alt="hakeem 1" width="240" height="300" /></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1136" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/hakeem-2-214x300.jpg" alt="hakeem 2" width="214" height="300" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>8. Isiah Tomas</strong></p>
<p>Detroit Pistons takımının efsane guard-point guard’ı. Zamanında, Detroit Pistons’ta Joe Dumars ve Dennis Rodman ile birlikte NBA’in gidişatını değiştiren meşhur agresif Bad Boys ekolünün temsilcisidir.Bu üçlünün arasında en efendisinin Dennis Rodman olduğu düşünülürse Isiah Tomas’ı varın siz düşünün. Zira o dönemde Detroit’in kavga çıkarmadan kazandığı maç yok gibidir. Kariyeri boyunca 3 kere All NBA First Team<a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=all+nba+first+team"></a>’e seçilmiş olmasının yanında 13 yıllık kariyeri boyunca 12 kez All Star seçilmeyi başarmış, 2 kez de All Star MVP seçilmiştir. 19 haziran 1988&#8242;de NBA finalleri 6. maçında Los Angeles Lakers&#8217;a karşı, sakat bileği ile toparlayarak oynarken 3. çeyrekte attığı 25 sayı halen NBA Finalleri tarihinin bir çeyrekte atılan en fazla sayısıdır.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1137" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/isiah-1-239x300.jpg" alt="6101100GI_POD007678007" width="239" height="300" /></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1138" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/isiah-2-234x300.jpg" alt="isiah 2" width="234" height="300" /></p>
<p><strong>7. Julius Erving</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İşte bu da Philadelphia 76ers’ın efsane oyuncusu. “Dr. J” lakaplı bu amcamız, sürekli denediği yeni smaç hareketleriyle artistik basketbolun temellerini atmıştır. Takım fast break’e çıktığında topu tek eliyle kavrayıp smacı basmaları meşhurdur. Ayrıca Lakers’a karşı yaptığı o efsane turnike hareketini hiç kimse hayatı boyunca unutamamış, Magic Johnson’ın “tekrar yapsana be abi “ esprisine bile maruz kalmıştır. Kıvırcık kabarık saçlarıyla bugün Türkiye’de olsa Garanti’nin Bonus Kart reklamlarının vazgeçilmez yüzü olacak Julies Erving, Magic Johson ile 80’lerin gerçek efsanelerinden…</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1139" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/julius-1-240x300.jpg" alt="julius 1" width="240" height="300" /></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1140" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/julius-2.jpg" alt="julius 2" width="272" height="400" /></p>
<p><strong>6. Kareem Abdul-Jabbar</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Asıl<strong> </strong>ismi Ferdinand Lewis Alcindor olan efsane basketbolcu, müslüman olduktan sonra bu ismi almıştır. Meşhur gözlükleriyle, kıvırcık kabarık saçıyla NBA tarihinde görüp görülebilecek en karizmatik basketbolcudur. Milwaukee Buck tarafından 1969’da draft edildikten sonra 1975’ten 1989’daki emekliliğine kadar Los Angeles Laker’ta oynamıştır. NBA literatüründeki “hook shot”ın yaratıcısı olan Karem Abdul-Jabbar, önlenemez bu hareketi sayesinde 38387 sayı kaydetmiştir ve topladığı 17440 rebound ile gerçek bir efsanedir.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1142" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/kareem-11-240x300.jpg" alt="kareem 1" width="240" height="300" /></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1143" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/kareem-2-227x300.jpg" alt="kareem 2" width="227" height="300" /></p>
<p><strong>5. Kobe Bryant</strong></p>
<p>Listedeki, günümüzde hala oynayan tek oyuncu. Şansılıyız ki bu efsane adamı hala izleyebiliyor, yaptıklarını görüp “ Vayy babanın bacağına! İnsan mısın lan sen!” serzenişlerinde bulunabiliyoruz. Tabi onun bu kadar başarılı olmasında, NBA’a çok genç bir yaşta gelmesinin de rolü büyüktür. 7 ve 24 numaralı formalarıyla Los Angeles Lakers’ta Shaquille O&#8217;neill’la muhteşem bir ikili olan Kobe Bryant, kırmadık rekor bırakmamıştır. Yıllarca, Shaq olmadan şampiyon olamaz şeklinde eleştirilere maruz kalsa da, hırsı sayesinde Shaq takımdan ayrıldıktan sonra da şampiyon olmasını bilmiştir. Bir maçta tek başına 81 sayı atarak isterse neler yapabileceğini göstermiştir. Şimdilerde sıklıkla medya tarafından Lebron James ile tatlı bir rekabete sokulduysa da, zekası ve tecrübesiyle Lebron James’ten çok daha üstün olduğu su götürmez bir gerçektir.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1144" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/kobe-1-239x300.jpg" alt="kobe 1" width="239" height="300" /></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1145" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/kobe-2-366x300.jpg" alt="kobe 2" width="366" height="300" /></p>
<p><strong>4. Larry Bird</strong></p>
<p>Boston Celtics formasıyla NBA tarihine “White Man” olarak geçmiş, NBA’in gelmiş geçmiş en büyük şutörlerindendir. Oynadığı dönemde, yeteri kadar atletik ve çevik olmadığı ve iyi zıplayamadığı için çok eleştirilse de zekasıyla oynamasını bilmiş, her attığı üçlüğü sokmuş ve kendini tüm NBA’e kabul ettirmiştir. Öyle ki artık onu eleştirenler, eleştirmekten vazgeçmiş ve “he can’t jump, he can’t run, he is not fast but he is the best.” demişlerdir. Larry Bird üçlük atmak için sıçrar, topu elinden çıkarır ve topun akibetini takip etmeden arkasını dönerek kendi yarı sahasına doğru koşmaya başlar. Topu takip etmeye gerek yoktur çünkü o top zaten girecektir. Bu hareketi daha sonraları Michael Jordan da sıklıkla yapmıştır. Ayrıca Larry Bird&#8217;ün Avrupa basketboluna olan katkısı da tartışılamayacak kadar büyüktür. O hizbandut gibi kaslı, atletik Amerikalı zencilerle baş edemeyeceğini düşünen Avrupalı basketbolcular, Bird&#8217;ten feyz alarak NBA&#8217;in o kadar ulaşılmaz olmadığının farkına varmışlar, Toni Kukoç, Drazen Petroviç, Predrag Stojakoviç gibi beyaz yeteneklere de NBA kapıları açılmıştır.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1146" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/larry-1-241x300.jpg" alt="larry 1" width="241" height="300" /></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1147" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/larry-2-238x300.jpg" alt="larry 2" width="238" height="300" /></p>
<p><strong>3. Magic Johnson</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Çoğu otorite tarafından gelmiş geçmiş en büyük üç oyuncu arasında gösterilmektedir. Gerçek ismi Earvin Johnson olup, sahada yaptıkları sayesinde Magic lakabını almıştır. Herkesin,  yetenekleri sayesinde saygısını, o sıcacık ve sempatik gülümsemesi sayesinde sevgisini kazanmıştır. 2.04 boyuyla sahadaki her pozisyonda oynayabilen Magic Johnson’ın 34 numaralı forması, hala Los Angeles Lakers’ın sahası Staples Center’ın tavanında asılıdır. Şimdi burada aldığı ödülleri falan yazmayacağım, zira alınabilecek birçok ödülü defalarca aldı. Ancak şöyle de bir istatistik var ki (NBA’deki ilk sezonunda, daha çaylakken finallerde MVP seçilmek) olacak iş değil!</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1148" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/magic1-240x300.jpg" alt="magic1" width="240" height="300" /></p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1149" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/magic-2-239x300.jpg" alt="POD008649005" width="239" height="300" /></p>
<p><strong>2. Wilt Chamberlain</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Kareem Abdul-Jabbar&#8217;dan önceki dönemin Bill Russell ile beraber en ünlü oyuncusu. NBA’de asist ve blok istatistiklerinin bugünkü kadar sağlıklı tutulmadığı bir dönemde oynadığı için career high’ları hakkında çok net veriler olmasa da, NBA istatistiklerini alt üst etmiş efsane pivottur kendisi. Mesela bu adam bir Ney York Knicks maçında tek başına 100 sayı atmış bir insan evladıdır. Oynadığı mevkideki inanılmaz başarısıyla basketbolda 3 saniye kuralının getirilmesine neden olan Wilt, “A wiew from above” isimli otobiyografisini yazdığı kitabında 20.000 kadınla yattım diyerek zaten varolan çapkın imajına yeni bir boyut kazandırmıştır. “Big Difference” lakaplı Wilt Chamberlain, 1968’de Ditroit Pistons’a karşı oynadığı bir maçta 22 sayı, 25 reound ve 21 asist yaparak NBA tarihindeki ilk double triple double’i gerçekleştirmiştir.</p>
<p><img class="aligncenter size-medium wp-image-1150" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/wilt-1-238x300.jpg" alt="wilt 1" width="238" height="300" /></p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-1151" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/wilt-2.jpg" alt="wilt 2" width="300" height="300" /></p>
<p><strong>1. Michael Jordan</strong></p>
<p>Bambaşkasın&#8230;<strong><br />
</strong></p>
<p><strong><img class="aligncenter size-medium wp-image-1152" src="http://www.maddebagimlisi.com/wp-content/uploads/2009/07/jordan-400x250.jpg" alt="jordan" width="400" height="250" /><br />
</strong></p>
<p>İstatistiklerin alındığı kaynaklar:  nba.com ve ekşisözlük</p>
<img src="http://www.maddebagimlisi.com/?ak_action=api_record_view&id=1132&type=feed" alt="" />

<p>Bu maddeleri alan şunları da alabilir:<ol><li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-az-bilinen-11-james-cameron-ozelligi/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En az bilinen 11 James Cameron özelliği&#8230;'>En az bilinen 11 James Cameron özelliği&#8230;</a> <small> MADDELEYEN: Cagdas Seichter James Cameron&#8217;ın yenı sıfatı: Hollywood tarihinde,...</small></li>
<li><a href='http://www.maddebagimlisi.com/en-unutulmaz-10-turk-futbol-maci%e2%80%a6-istek/' rel='bookmark' title='Permanent Link: En Unutulmaz 10 Türk Futbol Maçı… (İSTEK)'>En Unutulmaz 10 Türk Futbol Maçı… (İSTEK)</a> <small> Bilal Gül isimli vatandaşımız rica etmiş acaba bu konuyu...</small></li>
</ol></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.maddebagimlisi.com/en-efsane-10-nba-oyuncusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>14</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
