En zenginlere yönelik 10 para savurma yöntemi… (İSTEK)
İSTEYEN: EMİR SAMİ İŞMEN
Efenim, sevgili Emir Sami İşmen, bize demiş, “Sonsuz parası olan bir insan ne yapar, listeleyin!” diye, biz de tamam dedik, hemen maddeleyelim. Şimdi herkesin hayali tabii zengin olmak filan, ama öyle insanlar var ki, öyle zenginler ki, o paralarla ne yapacaklarını bilemiyorlar adeta. Yatırım matırım yapıyor, ev alıyor, yat alıyor, kat alıyor, onu yapıyor bunu yapıyor, evine tuvalet kağıdını alıyor, sebze meyvesini alıyor, üstüne başına bi dolu şey alıyor. O paralar birazcık bile eksilmiyor! E noluyor, adam tabi sapıtıyor, saçma sapan şeylere yöneliyor! Yani tabii bu krizde de bunlari anlatmak pek hoş olmayacak ama neyse, buyrun bakalım, bi insanın sonsuz parası varsa, harca harca bitiremiyorsa, rasyonel şeyleri yaptıktan ve ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra, nasıl olaya su kaçırır, nasıl sapıtır, neler yapar?
10. Büyük harcamalar yoluyla çok para harcamak
Para harcamanın en bilinen yolu budur. Bu yüzden de listemize alt sıralardan giriş yapıyor, zira herkes der ki “param olsa ev alırım,” bunda çok büyük bir sapıtma yok. Hatta diyebiliriz ki, oldukça normal, neredeyse yani.
Misal bu maddedeki bazı zenginlerimiz çeşit çeşit evler almışlar kendilerine, içini de bi güzel döşetmişler. Efenim rivayete göre, dünyanın en pahalı evi 392 milyon poundcuk ve kendisi evet, boş durmamakta, birileri satın almış. Kim mi? Rus metal zengini Mikhail Prokhorov. Tüh, selebriti diil, selebriti olsa evin inciğini cincigini görürdük. Zira, “O paraya bi ülke kurtulur yahu, ne varmış evin içinde?” dediğinizi duyar gibiyim. Kendisi Cote d’Azur’da bulunan bi saray yavrusu, yine de o paraya şahsen ben elmastan yapılma bir ev bekliyordum. Biraz hayal kırıklığına uğradım doğrusu.

Evlerin içi ve dışı da tabii ki tahmin edeceğiniz üzere çılgın rakamlara ulaşıyor. Misal evinize Londra’da açık artırmayla 36 milyon dolara satilan şu dolaptan aliyorsaniz, evin kalanini da IKEA’dan döşemeyeceğiniz nerdeyse kesin gibi.

Ayrıyeten bahçenize Maykıl Ceksin misali hayvanat bahçesi veyahut lunapark gibi aksesuarlar yaptırmanız da mümkün.
Yine de ev nedir ki, elimin kiri diyenlere en güzel önerim, bir ada satın almaları olacaktır. Günümüz zenginlerinin en sevdikleri para savurma akitivitelerinden biri olan ada satın alma, şahsen benim de hoşuma gidiyor. Fiyatlari 200.000 dolirdan (zannederim bu paraya bir kaya parçası satın alınıyordur) başlayan bu prayvit adaciklar 40 milyon dolara kadar gidiyor. Hemen yukaridaki evin parasina bakip, o kadar da çok diil demeyin, daha o adaya yol, su, elektrik götürülecek, ev inşa edilecek falan filan. Hemen İspanya açıklarındaki 40 milyonluk Isla de sa Ferradura adamizi görelim, pek büyük sayılmaz bakın…

Yine de evdi, adaydı bunlar yatırım sayılır tabii.
9. Koleksiyon yapmak
Koleksiyon olayı, hepimiz olayı. Misal bir pul koleksiyonu, özellikle de 80′ler kuşağı genç erkeklerimizin hayatında ne kadar da güzide bir yer tutar. Veya çocukken biriktirdiğimiz salak kartlar veya şimdinin tasoları… Biriktirmek insani bir güdü sanırım. Hal böyle olunca en zenginler de biriktirmek istiyor. Tabii ki onlar biraz farklı biriktiriyor.
Araba biriktiren var mesela. Klasik arabalardan günümüz spor arabalarına çeşit çeşit arabalar garajda biriktiriliyor, koleksiyonerimizin canı araba kullanmak isteyince moduna göre bir araba seçiyor. Buna ülkemizden mütevazi bir örnek olarak Cem Yılmaz’ı verebiliriz. Fakat tabii, dünya zenginlerinin koleksiyonları daha bir geniş olabiliyor.
Araba koleksiyonu, tamam, akla gelecek en klasik örnek… Ama mesela hepimizin sevgilisi kalem koleksiyonu da zenginlerin hoşuna gidebilecek bir başka koleksiyon türü. Tabii onların kalemleri 780.000 dolarlarla ölçülüyor, bizimkiler gibi kokulu olmalarıyla değil.
Uzun lafın kısası, aklınıza gelebilecek her şeyin koleksiyonu var. Tabii aklınıza gelebilecek her şeyin fahiş fiyatlı versiyonlarının koleksiyonları da mevcut. Eski kitaplardan, ünlü ressamların resimlerine, antika silahlardan seri katillerin hatıratına ve hatta meteor taşı koleksiyonculuğuna…. Her şey ama her şey biriktirilebilir, bu uğurda deli paralar harcanabilir.
Bence zenginler için hoş ve de rafine bir aktivite.
8. Kötü alışkanlıklar edinmek
Kumar, uyuşturucu, alkol, seks, alışveriş… Bağımlılığın her türü kötü zira sizi kontolden çıkarır, bağımlılığınız hayatınızın amacına dönüşür. Bu nedenle para savurmak konusunda bağımlılıklar, savurganlığı hayli artıracaktır.
Misal buy-in’i yani girişi minumum 10.000 dolardan başlayan bir poker turnuvasında hayli yüklü rakamlar kaybetmeniz mümkün.
Alışveriş, zaten zenginlerin çılgınca yaptığı bişey ama alışveriş bağımlısı bir zengin için bu, kumardan bile daha tehlikeli olabilir. Bir 3. dünya ülkesini doyuracak para alışverişte kaybedilebilir.
Alkole gelirsek… Hem alkoliksiniz, hem de zenginseniz, pahalı içkilere düşkünlük geliştirebilirsiniz. Misal 7600 dolarlık bir şişe bira içebilirsiniz, aman diyelim arkadaşlarınızla maç seyrederken ikram etmeyin!

Veya, daha rafine bir zevkiniz varsa, buyrun bi shot Tekila atın. Şişesi, 1.5 milyon dolar….

Ya yaaa… Siz de “ayyy… çok fena sigara tiryakisiyim, ayda nerden baksan 200 TL harcıyorum” mu diyodunuz?
7. Aşkta meşkte kendini kaybetmek
Paranız çok, e bu paraya tav olacak da çok. “Ma…ma…ma… terial girl” demişti madonna zamaninda, hatirlarsiniz, boşuna değil. Gerçi Beatles da “can’t buy me love” demişti ama onlar 68 kuşağı, zaman değişti maalesef artık dünya bu. E dolayısıyla, ne yapacaksınız çılgınca paranız varsa, kendinize “high maintenance” tabir edilen bir ya da birkaç süs sevgilisi edineceksiniz. Sonra da bu parayı onlara yedireceksiniz. Arabaydı, mücevherdi, oydu, buydu… Bakınız misal Hugh Hefner, 3 sarışın playmate sevgilisi ilen 100 yaşına geldiği halde gününü gün ediyor, partiler, malikaneler, çılgın eğlenceler gırla. Bir de sanırım Viagra gırla olsa gerek, evet.

Bunlar kesmedi mi, hemen evlenin, kısa bir süre sonra boşanın ve çılgın nafakalar ödeyip, onları da çılgın zenginlik mertebesine yükseltin. Bunu sadece erkeklere özel de almayın, günümüzde kadınlar da nafaka ödüyor, yine bakın Madonna’ya, material girl filan derken, kocasına deli nafakalar öder duruma geldi mi, geldi. Ne oldum demeyecen işte… Söylendiğine göre Guy Ritchie’nin bu evlilikten kazancı 50 milyon dolarcık kadar… Fena para diil bence. Araştırmalarıma göre bugüne kadarki en pahalı boşanma News Corp.’un sahibisi Rupert Murdoch’un karısı Anna’dan boşanmasında, 1.7 milyar dolarla sonuçlanmış. Onu takiben 874 milyon dolir var. Tanıdıklarımızdan Spielberg 100 milyon’a, Paul Mc Cartney 48′e, Micheal Jordan ise 150′ye olayı bağlamış.
Pre-nup olayını tavsiye ederim. Bundan faydalanarak, bir minik evlilik öncesi anlaşma ile bu çılgın para savurma yöntemini bertaraf edebilirsiniz. Misal Britney Spears, K-Fed’den sadece 1 milyon dolarcık ve ayda 20.000 nafaka ile kurtulmuş bu sayede.
6. Küçük harcamalar yoluyla çok para harcamak
Büyük harcamalar dedik, şimdi sıra kendimizi aksesuarlarla donatmaya geldi. Kıyafet, takı, gadget… ne isterseniz fahiş fiyatlara olanını bulmanız mümkün. Yani neymiş, zenginseniz, çok paranız var ise, who you gonna call? Tabii ki tezgahtarı!
Cep telefonu çok ayağa düştü diyip mesela, kimsede olmayan bir cep telefonu edinebilirsiniz. 1.45 milyon dolara bu cep telefonundan çok fazla insanda olmayacağı muhakkak…

Veyahut çeşitli tasarımcılara koşup, astronomik rakamlara, bir de üstüne günlerce sıra bekleyerek çanta alabilirsiniz zira çanta olayı, zengin kadınların en önemli olaylarından biridir. Amman ihmal etmeyin! Bunların en meşhuru Hermes’in 37.000 dolar’lik Birkin çantalarıdır ki güzel olmakla birlikte, 37.000 kadar da güzel değildir bence. Ama nedense insanlar bu çantaya o parayı bayılmaya meraklı olduğundan ve tabii Hermes’in akıllıca davranarak, bu çantada çok az sayıda üretmesinden ötürü bu çanta uğruna bekleme listeleri falan vardır.
Keza yine bu minvalde ayakkabı, giysi falan da vardır. Size bu konuyla ilgili edecek sadece birkaç lafım var: Manola Blahnik, Luis Vuitton, Gucci vs… Adresleriniz buralar. Fiyatlar 15.000 dolarlara kadar çıkabilir. Küçümsemeyin zira burda nicelik de önemli. Misal Imelda Marcos’un 1200 çift ayakkabısı olduğu biliniyor. Buyrun hesabı siz yapın.
Kıyafet klasik, daha farklı bir şey sun bana derseniz de hemen size 3500 dolarlık bu usb stiki, evet evet, bildiginiz flash drive yani, takdim ederim. Ve hayir 1800 terrabayt’lik değil, sadece altından yapılmış…

Yani uzun lafın kısası, her şey yahu… Her şeyin fahiş fiyatlısı var. Zaten dandik bi şeyi bile pırlantayla kaplayıp milyon dolarlık hale getirmek mümkün. Aradığınız aksesuar orta halli bir fiyattaysa yani, hemen pırlantalısını sorun.
5. Çılgın partiler vermek
Zenginseniz, zenginliğinizi göstermek büyük önem taşır. Bu nedenle bir parti, bir kutlama, bir okazyon olduğunda mümkün mertebe para harcamalıdır.
Mesela düğün mü var? Bundan büyük kutlama olur mu! Saçın paraları hemen…. Bakın millet nasıl saçmış! Bilinen en pahalı düğün, sanırım Hintli bir çift için, 60 milyon dolar sularındaymış. Ayrıyeten gelinlik için 12 milyon doları gözden çıkarmayı da ihmal etmeyin. Tabii ki bu gelinlikte de anahtar sözcük: Pırlanta!

Sonracıma bakın Brunei Sultanı doğum gününü nasıl kutlamış? Dünyanın en pahalı doğum günü unvanına sahip bu partide bi kere konuk santaçı Micheal Jackson. Başka lafa gerek var mı? Neyse siz sormadan, ben söyleyeyim. Fatura: 27 miyon dolar.
Bu yani. You get the idea.
4. Rafine bir yemek zevki edinmek
Şimdi zengin iseniz, ona göre yiyip içiceksiniz. Gidip de Mek donaldz’ta hamburger yemekle olmaz bu işler. Kendinizi eğiteceksiniz kardeşim. Üstelik de bunu yaparken, sadece o şahane leziz minik porsiyonlu, füzyon mutfaklarına deli paralar bayılmayı değil, abuk subuk şeyler için bile fahiş fiyatler vermeyi göze alacaksınız.
Bakın mesela Bling H20 isimli markamıza. Kendisi bir su markası, alelade bir su yani. Ama küçük plastik şişesi 20 $’dan başlıyor, limited edition “su”lar 480 $’a kadar çıkıyor. Suyun bir özelliği yok, hayır.
Sonracıma mesela kokteyl mi içeceksiniz, hayır efendim neden içinde alelade bi zeytin olsun? Elmas olsun daha iyi değil mi? Ne? Elmas yenmez mi? Yenmesin kardeşim, şanınınız yürür, 11.000 Euro’luk bi kokteyl içmiş olursunuz, öyle ya.
Daha ucuz menüler de var elbet, her gün elmas yenmez tabii, ne de olsa her gün baklava börek olsa yenmez. Misal 1000 dolarlık bir omlete veya yine 1000 dolara altın tozlu bir dondurmaya ne buyrulur?
Böyle yani, altın yerseniz altın sıçarsınız unutmayınız. Yani demem odur ki para parayı çeker, evet. Ayrıyeten, nerde var böyle garabet şey onları da yiyiniz. Misal klasik olacak ama taze maymun beyni falan… Ya da dünyada çok nadir bulunan bilmemne ördeğinin ciğeri ya da yerin 1000 kat dibinde yetişen bilmemne sebzesinin bilmemnesi. Ne kadar az, o kadar pahalı. Bakınız Rolls Royce’a, Renault gibi seri üretse o kadar pahalı olabiler miydi? Nayır.
Tüm bunların dışında, Kabbalah, Budizm gibi şeylere ilgi duyuyorsanız, gidin dininizin toprağından gelme su getirtin filan.
3. Ev hayvanlarını şımartmak
Şimdi bilirsiniz hayvan sevmeyen insan sevmez derler. O yüzden bir kişi çılgınca zengin ise, nasıl ki kendini şımartır, ev hayvanlarını şımartmayı da ihmal etmez tabii. Misal bir yerde okuduğuma göre Hollywood zenginleri arasında hayvanlarına yönelik harcamaları yıllık yaklaşık 350.000 $’ı bulan var. Hıhı evet.
Vera Wang elbisesiyle bir köpeğimiz görüntüde…
Mesela evinin bahçesine evinin aynısının minik versiyonu şeklinde hayvan kulübesi yaptırandan, kedilerine özel peruk ürettirene, 3 ev alınacak parayla tasmaya parmak kadar pırlantalar dizdireninden evine hayvanat bahçesi kurana, kedisine köpeğine Evian su içireninden hayvanı için tasarımcılara özel haute couture kıyafetler tasarlatana, petine özel uçak tutanından hayvana özel aşçı, diyetisyen ve masör çalıştırana çeşit çeşit parasını nereye harcayacağını bilemeyen insan mevcut.
Kittywigs’den peruğuyla seksi (ve büyük ihtimal bunalmış) bir kedicik…
Buyrun 3000 $ tutarında, 18 karatlık tasmamızdan alınız.
He tabii, hayvan bu sonuçta, anlar mı pırlantadan? Anlamaz. O pırlantaları çıkaran zavallı işçiler o kadar zorlanmanın, sömürülmenin, emeğin bir tasmayı süsleyeceğini bilseler kan çıkmaz mı? Çıkar. Bu arada bak bak bak, nasıl da toplumsal mesajı da verdim ha!

Ah böyle bir evim olsa demeyin, bu bir köpek evi…
Neyse efenim, zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış. O kadar paranız var da ne yapacağınızı bilemiyorsanız buyrun, ev hayvanınızı şımartın. Mesela kuşunuz dünyanın en zengin muhabbet kuşusu olsun. Gene viyk diye bağırmayacak mı? Bağıracak tabii ama zengin olduğundan kimse “sus” demez en azından, değil mi ya?
2. Kendini baştan yaratmak
Yani estetik cerrahi. Ama tabii bir botoks, bir burun kaldırmadan bahsetmiyoruz burda. Zengin işi, baştan ayağa yenilenmekten ve hatta bu yolda kafayı üşütmekten bahsediyoruz.
Hemen size sevgili Jocelyn Wildenstein’in hikayesini anlatayım mesela… Kendisi zengin bir sosyetik. Zengin olmayan sosyetik olur mu ki, bu arada? Neyse efenim, bu teyze normal görünümlü bir abla iken, kocasının ve kendisinin egzotik hayvanlara ilgisi üzerine ufaktan ufaktan kafayı üşütmeye başlıyor. Ve bu yolda, kendisini yavaşça bir kedi kadına çeviriyor.

Bu uğurda harcanan para 4 milyon dolar. Listemizdeki diğer maddelere göre az belki ama para savurmaktan bahsediyorsak, şu sonuca bakınca en büyük savurganlık bence burada yapılmış…

“Sadece bu kadınsa, bu deli demek ki, istisna canııım….” derseniz, estetik cerrahiyle kendini kaybedenin tek o olmadığını hatırlatırım.


1. Abartmak
Yani uzun lafın kısası, çok paranız var da nasıl harcayayım bilemiyorsanız, abartın. Her şeyi abartın! Normal bir şey olmasın hayatınızda.
Kahvaltıda mısır gevreği yiyecekseniz pırlantalı olsun. Evde hayvan beslemeyin, kendinize hayvanat bahçesi kurun. Şurdan şuraya gidecekseniz, kendi özel jetinizi satın alın. Nitelik kadar nicelik de olsun. 50 çift ayakkabı değil, 1550 olsun. Bu listede sayamadığım şeyleri de abartın. Ne bileyim 1000 dolarlık hesaba %10 bahşiş bırakmayın, 500 dolar bırakın. Ne bileyim ayol, o kadar param mı var benim!
Kıssadan Hisse: Abartın abartabildiğiniz kadar. Manasızca, çılgınca abartın. En güzel para savurma yöntemi budur.
Efenim yani böyle, sonsuz para varsa, sonsuz da para harcama yolu var. Hazıra dağ dayanmaz diye boşuna dememişler, bu rakamlarla, o parayı çoğaltmadan otururup yerseniz, o para biter efenim. Ben bunu anladım.
Bu maddeleri alan şunları da alabilir:
2 Yorum
to “En zenginlere yönelik 10 para savurma yöntemi… (İSTEK)”
Additional comments powered byBackType






Maddebagimlisi.com'da; madde madde listeler, geri sayımlar yapar, en iyileri, en kötüleri ve daha pek çok şeyi sıraya dizeriz. Belli bir konumuz yoktur, her şeyi hedef alırız. Hatta
Bunların bir kısmını, “zengin” olmasa bile “havalı” olmak isteyenlerde gördüm. Özellikle “güney’in delikanlıları” (muhtemelen babalarından ve dayılarından aynısını gördüklerinden) olur olmaz işlere bahşiş saçarlar…
Garsonun veya çalgıcının “abi, emin misin?” diye sorduğu tutarları bırakıverirler. “Şanım yürüsün” diye düşünürler. [Kültür kodlaması]
Bu yazı aklıma getirdi, ben de birkaç satır yazdım. http://ugurozmen.com/blog/yasamin-icinden/en-buyuk-bahsis
Elinize ve aklınıza sağlık…
uğur bey, doğru bizde de çoktur bahşiş-gösteriş ilişkisi. hovardalık adı altında….
fıkra gerçekten komikmiş bu arada