En Unutulmaz 10 Türk Futbol Maçı… (İSTEK)

{ Mar 06 2009 by Tolga Sirkeci }

Bilal Gül isimli vatandaşımız rica etmiş acaba bu konuyu maddeleyebilir misiniz diye, tabii efendim dedik, seve seve. Yazılarımızın başıkları “En” ile başlamak zorunda olduğu için başlığın biraz devrik olduğunun farkındayım ancak anladığınız üzere konumuz “Türk futbolunun en unutulmaz 10 futbol müsabakası”.

Geçmiş dönemlerde yabancı takımlardan istatistiksel olarak 8 yeme alışkanlığımız olsa da (ki bu davranış hala yer yer kendini gösterir, geçen seneki 8-0’lık Liverpool-Beşiktaş maçını hatırlayalım) son 10 yılda Türk futbolunun ciddi bir ivme kazandığı bir gerçek. Galatasarayı’ın UEFA ve Süper Kupa serüveniyle başlayan, ardından ulusal takımla Dünya 3.lüğü ve son Avrupa Şampiyonası’yla devam eden bir ivme. O zaman şöyle bir hafızamızı yoklayalım, bakalım hem kulüp bazında ligde ve avrupada, hem de ulusal takımla milli maç bazında hangi unutulmaz zaferlere imza atmışız. Unutmadan söylemekde faide vardır ki, ne kadar objektif bir değerlendirme yapmaya çalışılmış olsa da bu yazıyı yazan bir Galatasaray’lıdır.

10. Senegal – Türkiye (22 Haziran 2002)

2002 Dünya Kupası’ndan bir maç. Japonya’nın Osaka kentinde oynanan bu maçta milli takımımız Senegal karşısında yarı final vizesi aramaktadır. (vize aramak – futbol terimlerinin hastasıyım). Gruplarda hiç de parlak bir futbol sergileyemeyen milli takım için tam bir muammadır bu maç. Zira Şenol Güneş, güzide spor medyamız tarafından çoktan idam edilmiştir. “Olsun, iman gücüyle yeneriz!” telkinleri de çok hayretmemektedir çünkü Senegal de son derece Müslüman bir ülkedir. Ya onlarda iman gücünü kullanırlarsa?

WC2002-SEN-TUR-DIOUF-KORKMAZ ACTION

Ve maç başlar. Maç, Hakan Şükür’ün en çok saç baş yolduran dönemine denk deldiği için sayısız gol kaçırırız. Karşılıklı atakların golle sonuçlanamamasına müteakip maçın normal süresi 0-0 biter ve maç uzatmalara gider.

21

Bu noktadan sonra zaten fizik gücü düşük Türkiye’nin her biri adeta tazı olan atletik Senegalliere boyun eğeceği beklense de Eskişehir’in bağrından kopup gelen yakışıklı ve karizmatik topçumuz Samurai İlhan Mansız uzatmalarda golünü atar ve bizi çeyrek finalde Brezilya’nın rakibi yapar. (Tabii doğal olarak o maçta da Brezilya bizi harcadı, o ayrı.)

4

9. Fenerbahçe – Galatasaray (6 Kasım 2002)

Dünyada, River Plate – Boca Juniors derbisinden sonra en çılgın derbi olan Fenerbahçe-Galatasaray derbisi. 344. tekrar. Bu maça kadar her iki takımda ama özellikle Fenerbahçe ligde son derece kötü günler yaşamaktadır. Olası bir yenilgi sonrasında teknik direktör Lorant kesinkes gönderilecektir.

52

Lorant’ın kader maçının Kadıköy’de Galatasaray maçı olması kesinlikle onun son derece ballı bir adam olduğunu gösterir, çünkü Fenerbahçe ne kadar dökülse de Kadıköy’de Galatasaray’a karşı kırmızı gören boğaya dönüşmektedir. (evet boğalar renk körüdür ve kırmızıyı fark edemezler)

6

Derbilerde deplasman takımının deplasmanda stada giremediği o dönemde 1500 kadar Galatasaray taraftarının el altından billet bularak stada girmeleri ve bunu kendine yediremeyen Aziz Yıldırım’ın tribünden bu 1500 kişiyi toplatıp stattan çıkartmasıyla iyice sinirlerin gerildiği maçta beklenen olmuş, tarih tekerrür etmiş ve Fenerbahçe azgın boğa misali Galatasaray’a tam 6 tane sallamıştır. Maçın en önemli anektodu ise maç sonunda Serhat Akın’ın sarf ettiği cümlelerdir:

“Taraftar 5 istedi, 5 attık. 10 dediler ama zaman yetmedi…”

8. Chelsea – Beşiktaş (1 Ekim 2003)

“350 milyon dolarlık bir takım nasıl madara edilir, hemde kendi mabedinde?” sorusunun cevabıdır bu karşılaşma. Şampiyonlar Ligi grup maçında Beşiktaş Londra’da görücüye çıkacaktır ve tüm dünya (Türkler de dahil) Chelsea’nin en az 3 tane atacağına emindir. 3 gol, en iyisimser yaklaşımdır çünkü herkes İngiliz takımlarının bizi nasıl tokat manyağı yaptığını gayet iyi bilmektedir.

8

Bahisler yapılmış, tüm bahisçiler “günün bankosu” olarak Chelsea’ye basmıştır parayı. Maç başlar ve dumurlar yaşanmaya başlar. Türk takımlarındaki klasik iman gücü, etkisini öyle bir gösterir ki demeyin gitsin. Sahada sürekli yayan o götlü göbekli Sergen deli gibi koşmakta, üstüne cila niyetine 2 de gol atmaktadır. Portekizli hakemin Beşiktaş’ta sarı kart göstermediği adam kalmaz, Samurai İlhan ikinci sarı karttan takımını 10 kişi bırakarak herkesin hayır duasını alır.

92

Chelsea 3 değişiklik hakkını da kullandığı için Gallas azmanı sakatlanmasına rağmen ikinci yarı sahadan çıkamaz, İbrahim Üzülmez (a.k.a. Deli İbo) 90 dakika boyunca aralıksız koşarak yine deliliğini gösterir Maç hakkındaki en önemli iki anektotundan birisi Cola Turka’nın “Did you Sergen?” reklamlarını tekrar döndürmeye başlaması ve maçın spikeri Sabri Urgan’ın maçın uzatma dakikalarında sarf ettiği şu cümledir:

“Kalp atışlarımızı enerji olarak karakartalın kanatlarına gönderdiğimiz anlar bu anlar…”

103

7. Manchester United – Fenerbahçe (30 Ekim 1996)

Yine bir Avrupa maçı, yine İngiliz bir rakip ve yine 8 tane yeme korkusu. Zira Old Trafford’daki maç bu hissiyatla başladı o akşam. Ancak o gün sahada ne olduysa bir Türk takımı en beceremediği şeyi, yani defans yapmayı harika bir şekilde becerdi ve 90 dakika Manchester United’ı kilitledi.

13

78. dakikada, Fenerbahçe, Elvir Boliç’in “akıl dolu aşırtma vuruşu” diye lanse edilen ancak alakası olmayan, David May’e çarpan topun havalanarak fazlasıyla önde duran Schmeichel’ı avlamasıyla tesadüfi bir gol bularak maçı 1-0 kazanmıştır. Bu maçın bu listeye girmesinin nedeni Fenerbahçe’nin harika bir maç çıkarması değildir. Zira Fenerbahçe son derece defansif ve kapalı oynamış, sıkıcı bir bir maç izletmiştir.

121

Ama bu maçın bu listeye girmesinin nedeni; Fenerbahçe’nin tam 40 yıldır Avrupa Kupaları’nda evinde hiç ama hiç yenilmeyen Manchester United’ı yenmiş olmasıdır. Dile kolay 40 yıl!! Tabii güzide spor basınımız da olayı tamamen yanlış anlayıp ertesi gün gazetelere “40 yıldır yenilmeyen bir takımı yendik!” şeklinde başlıklar da atmıştır. (Oha!) Maçın en önemli anektodu ise dönemin şen başkanı Ali Şen’in maçın ardından yaptığı yorumdur:

“40 yıldır Fenerbahçe ile oynamadıkları için böyle bir rekor sahibi olmuşlar!”

111

6. Galatasaray – Fenerbahçe (3 Mayıs 1989)

Daha önce de bahsettiğimiz gibi dünyanın en ateşli ikinci derbisinin sahibi takımları yine karşı karşıya. 1988-1989 sezonu, Ali Samiyen’de Türkiye Kupası Çeyrek Final Maçı. Ama ne maç, dillere destan, hiç unutulmayacak bir maç! İlk yarıya atak başlayan Fenerbahçe’nin atakları ardarda direklerde parlar. Atamayana atarlar mantığından yola çıkan Galatasaray vites yükseltir ve efsane topçu Tanju Çolak ardarda 3 tane gol atarak nasıl bir forvet olduğunu bir kez daha gösterir.

3mayis1989_nezihi_ridvan_hasan

Tabii Fenerbahçe’de ne moral kalır ne bir şey. İlk yarı bittğinde ise takımlar soyunma odasına giderken Galatasaray’ın Alman kondisyoneri, Fenerbahçe tribünlerine 5 işareti yapar. İlk yarıda ne olduysa ikinci yarı tamtersi olur. Sahada inanılmaz bir Fenerbahçe vardır. Aykut öyle bir gol atar ki, Fenerbahçelilerin efsanevi “Nasıl attı Aykut Kocamaaann Kocamaann!!” tezahüratı işte bu gol feyz alınarak yapılmıştır.

3mayis1989_5

Sahadaki Fenerbahçe fırtınası bir türlü dinmez. Herkes ikinci yarı Galatasaray’dan fark beklerken beklenen olmamış, Aykut’un ardından Hasan Vezir de 3 gol birden atar. Şeytan Rıdvan 4 asist yapar ve Fenerbahçe maçı 3-0 geriden gelerek 4-3 kazanır ve unutulmaz bir maça imza atar. Maç ile ilgili en ilginç anektod ise; İslam Çupi’nin maçın ardından ertesi gün gazete köşesinde kaleme aldığı yazıda geçen şu kısımdır:

“Devre arasında, o Galata Kulesi dibi eski Yahudi kılıklı eskiciye benzeyen, her maçtan önce güya Galatasaray’ı ısıtma görevini üstlenen hamamcı kılıklı kondisyoner, hangi top ilim ve irfanına sığınarak eliyle Fenerbahçe tribünlerine 5 işareti yapıyordu? O eli Fenerbahçe lavabona sokar sonra…”

3mayis1989_10_bky

5. Manchester United – Galatasaray (20 Ekim 1993)

“Gerçekleri tarih yazar, tarihi de Galatasaray!” mottosu bu maçla beraber yavaş yavaş gerçeğe dönüşmeye başlamıştır. Birçok anlamda Galatasaray’ın gerçekten tarih yazdığı bir karşılaşma olmuştur. Kesinlikle sıradışı bir maçtır. O güne kadar adı “Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası” olan turnuvanın adı “Şampiyonlar Ligi” olarak değiştirilmiş ve ön eleme sistemi getirimiştir.

20ekimb4617

Manchester United ile Galatasaray ön elemede eşleşmiş ve herkes gözü kapalı Galatasaray’ın eleneceğinden emindir. Old Traffor’da 13. Dakikada 2-0 yenik duruma düşen Galatasaray için herkes tarihi bir hezimet beklerken Galatasaray birden inanılmaz bir top oynamaya başlar. Dönemin sürekli kendini yere atan unutulmaz forveti Arif Erdem, hiçbirimizin hafızasından kolay kolay silinmeyecek jeneriklik bir gol atar. Hatta bu golde 90’a giden top, o dönemde yeni kullanılmaya başlanan kale çatalındaki kamerayı bile kırar. Ardından efsane gurbetçi topçumuz Kubilay Türkyılmaz (a.k.a. Kubi), kendini kalenin içine sokarak, topu çıkarmaya mı yoksa bacağını kırmaya mı çalıştığını anlamadığımız pozisyonda ikinci golü kaydeder.

108432138_27b0aed0ed_m1

İkinci yarıda yine Kubilay’dan üçüncü gol gelir. Galatasaray bir anda koskoca Manchester United’ı sahadan siler. İnanılması güç bir durumdur ama İngiltere’de bir Türk takımı İngilizlere 3 gol birden atmıştır. O zaman 12-15 yaşlarında olan bizler bu manzara karşısında gözyaşlarımızı tutamamışızdır. Derken 80. dakikada kendi taraftarını bile affetmeyen Cantona yine affetmez, bir kafa golü atarak maçı 3-3’e getirir ve maç bu skorla neticelenir. Ardından maçın İstanbul’daki rövanşı da 0-0 berabere biter ve Galatasaray, Manchester United’ı çatır çatır eleyerek Şampiyonlar Ligi’nde gruplara kalır. Bu maç, futbol anlamında seyir zevki mükemmel olmasının yanında birçok açıdan ilklerin maçıdır. Şöyle ki;

- İlk defa bir Türk takımı Şampiyonlar Ligi’nde gruplara kalmıştır.
- Bu maç yüzünden UEFA, ertesi sene averajı yüksek takımların erken elenmesini önlemek için turnuvaya doğrudan katılma statüsünü eklemiştir.
- Peter Schmeichel ilk defa Old Trafford’da 3 gol yemiştir.
- Ümit Aktan, bu maçtaki efsane anlatımı ve kurduğu akıllara durgunluk veren cümeleleriyle tarihe geçmiştir.

manchester5fx2

Maçın en önemli anektotu ise kesinlikle spiker Ümit Aktan’ın Galatasaray’ın ilk golünde sarf ettiği şu tarihi cümlelerdir:

“Şımaykıl değil, bütün Maykıllar gelse o golü ordan alamazdı. Durum 2-1.”

4. Türkiye – Çek Cumhuriyeti (15 Haziran 2008)

İşte son Avrupa Şampiyonası Euro 2008’den şaka gibi bir maç. Şaka gibi bir maç çünkü sen 75 dakika hiç top oynama, ne oynadığın belli olmasın üzerine bir de 2 tane gol ye! Sonra son 15 dakika az, kudur 3 tane gol birden salla! Gerçekten olacak iş değil. Maçtan önce kafalar karışıktı, zira milli takım buraya gelene kadar son derece kötü oynamış ve hiç ümit vaat etmemişti.

turkiye-cek-cumhuriyeti-euro-2008-turkiye-kadro1

Bu da yetmiyormuş gibi karşımıza Çek Cumhuriyeti gibi sağlam bir rakip gelince ümitler hepten yok oldu. Öyle bir maç ki, yenilsek gruptan çıkamayacağımız, berabere kalsak UEFA’daki özel kuraldan dolayı uzatma devreleri oynanmadan direkt penaltı atışlarına geçilecek ve yenersek gruptan çıkacağımız ve çeyrek final oynayacağımız bir karşılaşma. Çeyrek final maçı Viyana’da oynanacağı için ertesi gün gazetelerde “yeni bir viyana kuşatması” başlıkları atılması muhtemel.

adsiz

Böyle bir havada milli takım 75 dakika berbat bir oyun oynayıp 2-0 geriye düşüyor ve ne olduysa 75. dakikadan sonra oluyor. Önce Arda bir tane atıyor, sonra Hamit’in ortasında “Dünya’nın En İyi Kalecisi” topu elinden kaçırıyor, Nihat affetmiyor. Hemen ardından Nihat göstere göstere bir tane daha sallıyor. Maç bu kadarla kalsa yine iyi. 90. dakikada kaleci bozuntusu Volkan efendi kırmızı kart görüp oyun dışı kalıyor, kaleye Tuncay geçiyor, hepimiz elimiz böğrümüzde heyecandan ölüyoruz.

15haziran2008tfcrkiyee7ekcumhuriyetimae7fd

Maç sonu kimse inanamadı zaten olan bitene. “Şaka!” diyen oldu, “film lan bu!” diyen oldu, “yok yok rüya görüyoruz!” diyen oldu. En iyi ihtimalle ertesi sabah uyuyup uyandıktan sonra farkına varabildik bu gerçeğin. Bir çoğumuzun komşusunda kalaşnikof olduğunu öğrendiğimiz bu maçın en önemli anektodu ise;

Jan Koller 1 Milyon Euro
Jaroslav Plasil 3 Milyon Euro
Marek Jankulovski 5 Milyon Euro
Nihat Kahveci’nin ikinci golden sonraki “işte şimdi ziktim ananızı!” bakışı: PAHA BİÇİLEMEZ!

Nasıl mı? İşte ispatı:

3

3. Galatasaray – Neuchatel Xamax (9 Kasım 1988)

80’li yıllarda hem kulüp bazında hem ulusal takım bazında Avrupa’da gelenden 5, gidenden 10 yediğimiz bir dönemde ilk maçı İsviçre’de 3-0 kaybetmiştik. Olaylı geçen bir maçta Galatasaray’ın kalecisi Simoviç’in kulağını polis köpeği bile ısırmıştı. Maçın ardından UEFA’dan İsviçre takımına ciddi bir ceza gelmemesiyle iyice demoralize olmuş bir şekilde yurda geri dönmüştü takım.

gs1988

Herkes Galatasaray’la dalga geçiyor, Neuchatel’den Sami Yen’de de fark yiyeceğini biliyordu. Hatta Mustafa Denizli’nin Ali Sami Yen’deki rövanş maçı için söyledikleri alay konusu olmuştu. Maçı, nasıl olsa kimse izmeyeğinden midir yoksa herkes stada gelsin diye midir bilinmez TRT canlı yayınlamamış, herkes kulağını radyoya dayayarak maçı dinlemişti.

adsiz3

Galatasaray, maçı efsane forvet Tanju Çolak’ın 3, dönemin mağara adamı Uğur Tütüneker’in 2 golüyle 5-0’ alırken, bir ecnebi takıma gayet de 5 tane gol atılabileceği ispat etmiş oldu. Maçın ardından maçta çıkan ciddi olaylar nedeniyle UEFA maçı hükmen Neuchatel’e vermeyi kafaya koymuş, ancak Ali Şen dahil herkes devreye girerek lobi yapmış ve UEFA’yı bu kadarından vazgeçirmiştir. Bu anlamda Neuchatel maçı, taraflı tarafsız bir milletin nasıl tek yürek, tek parça olduğunun harika bir örneğidir. Maçın en önemli anektodu ise; ilk maçtaki 3-0’lık hezimetin ardından Mustafa Denizli’nin söylediği ve herkesin dalga geçtiği şu meşhur cümledir:

“Biz bunları Ali Sami Yen’de 5-0 yeneriz!”

b_580c0e56fdc4e025c3894f2ded5014201

2. Galatasaray – Arsenal (17 Mayıs 2000)

Eh, bu maçı kelimelere dökmek ne kadar mantıklı, kelimelerle anlatmaya çalışmak ne derece işe yarar? Ülkemizin, hem kulüp bazında hem ulusal takım bazında tüm tarihi boyunca gördüğü en ama en büyük başarı!

arsenal-final-maci-kadrosu-galatasaray-resimleri

Arsenal’in mutlak favori olması, maçın uzatmalara gitmesi, Taffarel’in inanması imkansız o refleksle Henry’nin o kafasını çıkarması, Bülent’in omzu çıktığında bile rakibi tehdit eden o meşhur görüntüsü, Hagi’nin rakibi tokatlayıp oyundan atılması, maçın penaltılara gitmesi…

adsiz2

Vieira’nın ve Suker’in penaltıyı kaçırması ve o hepimizin hafızasına saniye saniye kazılı Popescu’nun penaltı atarken Levent Özçelik’in “Hadi oğluummm!!” deyişi, ardından Ömer Üründül’ün şuursuzca “korkunç bişeee!” diye haykırışı! Ne maçtı ama!!

wwwresimcitycom_galatasaray_resimleri

1. Hırvatistan – Türkiye (20 Haziran 2008)

Bu maç ile söyleyeceğim tek bir şey var. Tanrı spor karşılaşmalarını izlemez derler ama bu maçı kesinlikle izliyordu, bunda eminim!!

İtirazı olan?

b-231233-turkiye_hirvatistan

33034_0

milli-takim

En paylaşımcı insan benim diyene:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • FriendFeed
  • Identi.ca
  • LinkedIn
  • Live
  • MySpace
  • Reddit
  • RSS
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Tumblr
  • Twitter
  • Diigo

Bu maddeleri alan şunları da alabilir:

  1. En Unutulmaz 10 Film Repliği
  2. En harika 40 soundtrack (istek) (1.Bölüm)
  3. En harika 40 soundtrack (istek) (2.Bölüm)
  4. En Bonus 20 Soundtrack (istek)


31 Yorum to “En Unutulmaz 10 Türk Futbol Maçı… (İSTEK)”

  1. http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=17+nisan+2005+fenerbahce+besiktas+maci :)

  2. Vay anam vay neler dönmüs Serhat ya.

  3. harika bir yazı olmuş çok güldüm okurken ve o hırvatistan maçı varya off

  4. Son dönemlerde okuduğum beni duygulardıran en şahane yazıydı. Bu kadar güzel bir anlatım ve inanılmaz anektodlar. Ellerine sağlık Tolga.

  5. Futbolla ilgili yazılanları okumayı pek sevmem ama bu yazıyı çok severek okudum. Çok güzel bir 10′lu olmuş.

  6. ben de yazarken çok keyif aldım.. herkese teşekkürler…

  7. bence editör bey tarafindan yazilmasi gereken önemli iki mac daha olmali. bunlar; galatasaray’in fenerbahce’yi 5-1 yendigi muhtesem kupa finali ve yine galatasaray’in fener’i 7 kisiyle 7-0 maglup ettigi maclardir. arz-i hörmet ederim

  8. 17 nisan 2005 fener beşiktaş maçı (3-4) yoksa bu listede.
    ben bu listeye liste demem.

  9. Bilal Gül isimli vatandaş isteğe cevap verildiği için teşekkür eder :)

  10. Besiktas 3 Barcelona 1
    Besiktas 10 Adana Demirspor 0

    Macları da listeye girebilir.

  11. e tipi ne güzelmiş bayıldım her gün keyiyolar

  12. Güzel bi değerlendirme olmuş.Herşeye rağmen Galatasaray-Leeds United maçlarından en azından birisi listede olmalıydı…

  13. 17 nisan 2005 fener – bjk maçı bu listede yer almalıydı.
    golleri deil atmosferi ve anlamıyla da büyük bir maçtır.

  14. I love it! I love it! I love it! I love it! I love it!
    Bkz: Cisin varken okumaman gereken postlar.

  15. trabzonspor -liverpool maçı bence bu listede olmalı

  16. Galatasaraylıyım demesine rağmen fenerbahçe’ye de ezeli rekabete saygı duyarak yer vermeniz gerçekten hoş. Yazı çok akıcı ve süper. Sizin sitenizi gördüğümden beri kopyala/yapıştır manyağı oldum ama ne yapayım mecburen siteme eklemek zorundayım. Yazının orjinal linkini ve nick name inizi yazının başına ekledim. Bakmak isterseniz link : http://www.ealist.net/eal/2009/07/11/en-unutulmaz-10-turk-futbol-maci/

  17. cok teşekkürler Yusuf.

  18. Futbolla aram yok ama heycanla izlediğim tek maç gs UEFA kupasını aldığı dönemdir güzel paylaşım olmuş tşk….

  19. TÜRK FUTBOLU’NA ALTIN ÇAĞLARINI HEP GALATASARAY İLE YAŞAMIŞTIR
    TARİHİMİZDE 2.KEZ AVRUPA ŞAMPİYONASINA 2000′DE GALATASARAY’IN ŞAMPİYONLUĞUNUN ARDINDAN GİTTİK 2 YIL SONRA 2002 DÜNYA KUPASINA YİNE GALATASARAY’IN LİG ŞAMPİYONLUĞUNUN ARDINDAN GİTTİK 2008 AVRUPA ŞAMPİYONASINA GALATASARAY’IN
    ŞAMPİYONLUĞU’NUN ARDINDAN GİTTİK GALATASARAY TÜRK FUTBOLUNA UĞUR GETİRİYOR ÇÜNKÜ AVRUPA’DAKİ GURURUMUZ
    VE 2010′DAKİ DÜNYA KUPASINDA YOKUZ AMA LİG ŞAMPİYONU BELLİ DEĞİL

  20. tamamiyle saçma sapan bi diziliş kim yaptıysa bu dizilişi boşa vakit harcamış.türk futbolunu dunyaya tanıtan galatasarayın o kadar cok macı varkı gidilmiş beşiktaş chelsea maçı alınmış. ben avrupada fenerbahcenın 5 tane macını hatırlamam bu site 3 tane maçını koymus. galatasarayın 1 tane avrupa macı var ki kaldı butun basarılar gs sayesınde gelmıştir. bu sıte sahibi ve şu sıralamayı duzenleyen kısılıge sunları soylemek ıstıyorum. lutfen daha fazla sınır bozup vakıt harcamadan su sıteyı kapatın aksı takdırde ben yasal yollara basvurup tazmınat dahı alabılırım. istanbul beyoglu 6. icra müdürlüğü avukatı Volkan Yaman

  21. Volkan bey, uzgunuz yaziyi kaldiramayacagiz ya da sitemizi kapatamayacagiz. Dizilisin boyle olmasinin sebebi listede sadece GS olmasin, baska takimlar da olsun diye. Yoksa hepimiz GS’liyiz aslina bakarsaniz.
    Yasal yollara gidecekseniz mahkemede gorusuruz ne diyelim :)

  22. bu sitede bu kadar sansürle ilgili yazı varken, bu son yorum herseyi o kadar guzel acikliyor ki… futbol, taraftar olmak, mesleğin mafyalaşması, tehdit ve sansür… gerçekten çok içler acısı bir zihniyet.
    ama aslında bu bir şaka değil mi?

  23. ersoy bey, sanırım şaka yapmış volkan bey. yani ben oyle anladım ya da anlamak istedim :)
    şakadır o şaka, gerçek değildir… :)

  24. ellerinize, futbol belleğinize sağlık.
    naçizane ben der ki… 1 nomero: nöşetel galatasaray maçıdır çünkü galatasaraylım :)
    2 nomero: çek maçıdır çünkü mıhteşem bir geri dönüş maçıdır… ki futbol seven, top tepen, topun tepilmesinin kıymetini ve şiirini bilen, geri dönüşlerin futbol da ne de kıymetli olduğu bilir.
    tekrar; klavyeye, belleğe sağlık.

  25. Yazı harika olmuş emeğinize sağlık,favorim bir Galatasaray taraftarı olaraktan önce uefa final maçımız sonra türkiye-çek..
    gerçekten harika bir maçtı…bu tarihlere tanıklık ettğimiz için çok şanslıyız..

    Şakaya gelince;herkes bir konu hakkında duygu ve düşüncesini belirtmekte özgürdür tabii ki.. ama bu agresiflik neden anlamış değilim..Gerçekten anlamış değilim!

    konuyu saptırmak istemem,yazı güzel,site güzel takip ediyoruz işte,tüm yazar ekibe kolay gelsin;)

  26. Galatasarayın Uefa kupasını aldığı maç bence bir numara olmalıydı. Bunun dışında Beşiktaşın kadıköyde Fenerbahçeyi 90+4. dakikada attığı golle 4-3 yendiği ve yanlış hatırlamıyorsam 20 – 25 dakika kalesinde Pancu ile oynadığı maçta olmalıydı kim ne derse desin .

  27. çok güzel bi anlatım .. hiç sıkılmadan okuduğum ve hatta gülerekk.. başarılar

  28. gercekten cok guzel bi calisma fakat super kupayı aldığımız maç ve dahada önemlisi real madrid i 2-0 dan 3-2 yendiğimiz maçın listede olmaması ayrıca kadıköy panteri pancu efsanesinin yaşandığı maçın olmaması şaşırttı doğrusu

  29. Süper bir liste…
    Ne mutlu bana ki bu listede birinci olan maci canli olarak ve üstelik penaltilarin atildigi kalenin arkasindan (ve golü yedigimiz kalenin) izledim… hirvatlarin son dakikada attigi golden sonra hepsi sahada yumak olsusturdu ve inanin hadi i üc dakika daha olsa yine gol atariz diyorduk ama tek bir dakika vardi … ama semih in 90`a attigi topu yinede gördük! Bu macta rüstüye ettigim küfürleride geri aliyorum.
    Belki birgünde Final görürüz, insallah.

  30. valla fb nin ne maçları var daha.3-0 m.u maçı.inter chalsea ve sevilla maçları.4-3 antep maçı.2-1 trabzon maçı.gs yi ezdiğimiz en az 10 maç.tabi denizli ve trabzona kaybettiğimiz son hafta şampiyonluklarıda var

  31. türkiye senegali yennce yarı finale çıktı çeyrek değil yanlış yazmışsn türkiye dünya 3.sü oldu çeyrekte elense 8. olurdu dimi kardeşim yanlış bilgilendirme..
    ayrıca volkan bozuntusu demen çok yanlış milli maçlarda bi tarafınızı yırtıyonz volkan için milli kaleci için böyle yorum yanlış..

Yorum yapın

Additional comments powered byBackType