En s?k yapt???m?z 15 ?ngilizce hatas?…

{ Posted on Nis 05 2009 by konuk maddeciler }

MADDELEYEN: SAN?YE DEM?REL

Ö?renciler anadillerinde olmayan bir kavram ile kar??la?t?klar?nda bu kural?n “mant?ks?z” oldu?unu söylerler; ç?karlar i?in içinden ama kaz?n aya?? o kadar kolay de?il! Dil ö?retiminde kar??la??lan belki de en büyük güçlük mant?k kavram?n?n ülkelere ve bunun bir yans?mas? olarak da dillere göre de?i?iyor olmas?d?r. Haa, belki birkaç y?la kadar bu kavramlarda da küreselle?iriz. Sen sa? ben selamet olur ortal?k. Ama biz yine de ?imdilik Türk ö?rencilerin en s?k yapt??? hatalar? bir maddeleyelim…

alphabet20chalkboard1

15. Married
Klasikle?mi? bir hatayla ba?layal?m: evlenmek ve evli olmakla “with” kullanmak. Üç kelime var: “to marry”, “to get married” ve “to be married”. Yanl?? yapma prosedürü ?öyle i?liyor efenim: “With” “ile” anlam?na geldi?inden, Türk ö?renciler hop diye “with” ekleyiveriyorlar bunlar?n yan?na. Sonra da “hoca bana g?c?k gidiyor.” diyorlar. Hoca da diyor ki: “Bak, arkada??m, marry” fiili “bir ki?i ile evlenmek” biçiminde kullan?l?rken ilgeç almaz.” Buyrun burdan yak?n! Çok anla??l?r oldu. Türk”ün Türk”e yapt??? bu i?kencenin anlam? ?u: “with, to, for gibi sözcükleri kullanma.

Örneklersek: “She married him against the wishes of her family.” (Jane Eyre”in annesi bunu yapan.)

Problemli di?er sözcük, “…ile evli olmak” anlam?na gelen “to be married”. Bu, kimle evli oldu?unu söyledi?inde “to” almal?d?r; Türk ö?rencilerin ço?u bu ayr?m? bilmeyip; inad?m inat diyerekten “with” i yap??t?r?yor. Do?rusu “My uncle is married to a psychologist,” ?eklindedir. (Amcam bir psikologla evlidir.)

Ke?ke, bu kadarla kalsa ama bir tane daha var. Yine “…ile evlenmek” anlam?na gelen “to get married to …” deyiminde de hata yap?lmakta. “She got married to a lawyer,” demek gerekirken anadilimiz devreye girip to yerine with diyiveriyoruz. Dilin kemi?i yok ki! (Buraya kadar yazd?klar?m? be?endi mi diye e?imin fikrini almak istedim. Kendileri marry ile ilgili sözcüklerde çocuklar?n hata yapmamalar?n?n bir yolu da hiç evlenmemek olabilir dedi.)

14. Looking forward
Ben yine de yazmaya umutla devam ediyorum. “Look forward to” “umutla beklemek, dört gözle beklemek” anlam?na gelen bir deyimsel fiildir ve elbet bir hinlik vard?r yeterlilik s?navlar?nda çok s?k sorulmas?nda. Niye mi? Çünkü “to””yu gören insan?n can? hemence bir fiili oldu?u gibi koymak ister pe?ine; yani hear, see filan gibi. Ve fakaaat, bu ifadeden sonra eylemlik de?il ulaç kullan?l?r. Vay can?na, yazar adeta konu hiç anla??lmas?n istemi? ve eylemlik, ulaç gibi acayip laflar etmi?. Hemen tercüman olal?m dü?üncelerine. ?öyle demek istiyor eleman: to”dan sonra kullanaca??n fiile –ing tak?s? ekle.

Örnekleyelim: “I look forward to hearing from you soon.” Ya da “I look forward to seeing you soon.”

Yazd???n?z her e-postan?n sonuna ilkini yaz?n. ??i alamasan?z da bir yan?t al?rs?n?z.

13. According to me
Allah a?k?na “according to me” demeyin! Ar?n?n, at?n kafan?zdan bu laf? çünkü yok böyle bir laf. Söyleyeni tek ayak cezas?na b?rak?n; öyle dursun bir kenarda. Çeksin cezas?n?. Niye diye hala merak ediyorsan?z; peki, benden günah gitti, aç?kl?yorum: “According to” sözcü?ü “bilgimizin ba?ka bir insandan, kitap ya da kaynaktan geldi?ini ifade etmek için kullan?l?r.” Anlayaca??n?z, havaya sokar insan?. ?ngilizce ö?retiminde pirimiz kabul etti?imiz Michael Swan ?öyle anlat?yor nedenini: “According to” e?er X ?ahs?n?n söyledi?i do?ru ise” anlam?n? ta??r ve dolay?s?yla kendimiz için kullan?lamaz.” Mesela, according to Marx diyebilirsiniz ve do?ru bir i? yapm?? olursunuz. Bence demek için In my opinion dersek “no problem!”

12. Psych
“Psychology”, “psychological” ve “psychiatrist” sözcüklerinde, be? ünsüz yan yana ve sesletiminde “p” sesi yok. Adeta yanl?? yazal?m diye yarat?lm?? bir sözcük. Tecrübeyle sabittir: ö?rencilerime “psychology” yaz?n derim. Kontrol edince neredeyse hepsinin de p”den sonra orada olmamas? gereken bir h harfini koyduklar?n? ve di?erlerini de yanl?? s?ralad?klar?n? görürüm. H harfi olmayacak bu biiiir! ?imdiiii, haz?r olun, müthi? ke?fimi aç?kl?yorum: p, s, y harfleri alfabetik s?ra ile yaz?lmal?d?r. Yani, alfabede önce p var, sonra s, sonra da y gibi basit bir mant?k. Bu da ikiiii! Bir ka??da yaz?p deneyin; bakal?m do?ru kodlayabildim mi? E?er do?ru yazd?ysan?z essay s?navlar?n?zda mutlaka bir iki yere att?r?n bu kelimelerden çünkü hocalar?n k?rm?z? kalemle çizmeye al???k olduklar? bir kelime oldu?undan, “bak sennnn, afferin be, do?ru yazm??,” nidalar?na sebep olacakt?r. PSYchology, PSYchological, PSYchiatry, PSYchiatrist. Kime ne bütün bunlardan? Bende psychological bir durum mu var acaba?

11. Open/Close
Açmak ve kapamak fiilleri de ba? belas? sözcüklerden. Türk ö?rencilerin anadil etkisi ile yapt?klar? bu hata, ????? ya da radyoyu açmaktan tutun da telefon açmaya ya da kapamaya kadar pek çok yerde rastlad???m?z bir ?ey. Birkaç yanl?? örne?i gösterirsek: “Jackson closed the telephone immediately.” “They closed all the lights.” “I went to my house quickly and opened TV.”

Do?rusu ?öyle: “telefonu kapatmak” için “put down” ya da “hang up”. “My friend put down the telephone without saying good bye.” Radyo, televizyon, lamba ya da konta?? açmak için turn on; kapamak için turn off. Örnekleyelim; “Turn on the radio!”, “He got into his car and turned on the ignition.” Ignition kontak demek, bu arada.

Niyeyse ders kitaplar?nda eser yok bu sözden. Perdeyi kapat derken close kullan?l?r. Bir güzel örne?i Emily BRONTË”nin me?hur roman? Wuthering Heights”tan verelim de ??k olsun:
Well, close the curtains, Nelly, she said; “and bring up tea.” (sf; 110)

10. Learn
Türklerin anadil etkisiyle yapt?klar? sözcük hatalar? “realize” ve “find out” sözcüklerinde de oluyor. Bunlardan “realize” yerine “understand”, “find out” yerine de “learn” sözcüklerini kullan?yorlar. Realize, “?drak etmek, alg?lamak” demek; “understand” ise “anlamak” Ayn? biçimde “bir bilgiye eri?mek, ke?fetmek” sözcü?ünün kar??l??? olan “find out” sözcü?ü “bir ö?retiyi ö?renmek” anlam?na gelen “learn” sözcü?ü ile kar??t?r?l?yor. Türklerin bu yan?lg?ya dü?mesinde önemli bir sebep var. A?a??daki örneklere, bir zahmet, bakarsak ilginç bir durum görece?iz:

a) Ada vapurunun saatlerini ö?renir misin?
b) Topkap? Saray?”n?n ziyaret saatlerini ve günlerini ö?renir misin?
c) Bu yaz surf yapmay? ö?renece?im.
d) Ebru yapmay? ö?renmek istiyorum.

Hepsinde de ö?renmek fiilini kullan?r?z; çünkü Türkçede bunlar?n hepsi de bu fiil ile ifade edilir. Oysa ?ngilizcede “learn” sözcü?ü bir ö?retiyi ö?renmek; örneklersek dans etmeyi, araba sürmeyi, ?ngilizceyi vb. ?eyleri ö?renmek için kullan?l?r, “find out” sözcü?ü ise “bir bilgiye eri?mek” için. Dolay?s?yla a ve b örneklerinde “find out”, c ve d”de ise “learn” kullan?l?r. ÖSS”ye haz?rlayan çözümlü test kitaplar? gibi oldu aç?klamam?z ama hassas konu ne yapal?m! Fazla didaktik bulduysan?z, affedin; meslek deformasyonu.

9. Lie
Anadilin etkisi ile yap?lan yanl??lardan biri de “yalan söylemek” anlam?na gelen “tell a lie” deyiminde kar??m?za ç?kar. “Söylemek” fiilini “say” olarak ö?renmi? olan ö?renci bu fiili “yalan” anlam?na gelen “lie” ile birle?tirerek bir sözcük grubu uydurmakta inan?lmaz bir biçimde ustad?r. Bu ustal???n? “do?ruyu söylemek” anlam?na gelen “tell the truth” deyimi için de yapmaktad?r. Ancak ve bi daha ancak, deyimlerin en önemli özelli?i tek bir sözcü?ünün bile de?i?tirilemeyece?idir. E? anlaml? bir sözcükle bile de?i?tirme yapmak kabul görmez. Misal; “Bizim mahallenin delikanl?lar?n?n gözü karad?r,” tümcesini bir kere de siyaht?r diye söyleyin; bakal?m oluyor mu? Siz en iyisi Sezar”?n hakk?n? Sezar”a verin ve deyimi tell ile söyleyin.

8. Make vs. do
Yapmak sözcü?ü Türkçede joker gibi bir ?ey; bak?n?z: kek yap, yemek yap, yanl?? yap, temizlik yap vesaire vesaire. Ama ?ngilizcede bunlar? söylerken kar??m?za ba?ka ba?ka sözcükler ç?k?yor. Hata yapt?m derken do”yu kullan?rsak hata yapm?? oluyoruz. Make a mistake demek gerekiyor. En iyisi yapmakla ilgili do?rular? s?ralayal?m: make a cake, make some coffee, make the bed, make a mistake, make an excuse, make an appointment, make money, do the housework, do homework, do the shopping, do some research, do business, … Saymakla bitmez.

mahir

7. Furniture
Madde ba??ml?lar?n?n en merakl?lar?n? ilgilendirecek bir maddeye geldi s?ra. Diyelim ki evinize birkaç parça mobilya ald?n?z. Furniture sözcü?ünü nas?l kullanacaks?n?z? Para (money), ka??t (paper), ilaç (medicine), malzeme (equipment), haber (news), istiyorsunuz. Sözcükleri nas?l kullanacaks?n?z? ?ngilizcede isimler say?labilen ya da say?lamayan kavramlar olarak dü?ünülürler. Baz? isimlerin say?lamayan kavramlar olmas? ço?ul yap?lamamalar? anlam?na gelir. Bunlardan bir k?sm? önlerine gelen ölçek ya da miktar kavramlar? ile ço?ul yap?labilirler.

Örne?in:
two pieces of news/ information/ furniture; a bit of news/ information/ furniture; an item of news/ information/ furniture, a pint of bitter, a spoonful of medicine, a pound of butter, a slice of cake, a roast of meat, a few loaves of bread, a bowl of soup, a bottle of wine” (Quirk, Grrenbaum, 1973: 67) gibi. Al?nt?y? da verelim ki içimiz rahat etsin!

Say?lamayan isimlerin “sugar, wine, water, flour, coffee, tea, honey, butter vb olanlar? Türk ö?renciler taraf?ndan kolayl?kla belle?e yerle?tirilebiliyor çünkü bunlar? saymak için deli olmak gerek ancak “money, furniture, equipment, advice, research, paper, homework, housework, news, food, fruit, chalk” gibi baz? sözcüklerin nas?l olup da say?lamad??? kolayca anla??lam?yor. Buyrun, ?ngilizcede “say?lamaz” ancak ba?ka dillerde “say?labilir” kabul edilen baz? isimleri s?ralayal?m: ” anger, applause, behaviour, chaos, chess, conduct, courage, dancing, education, harm, homework, hospitality, leisure, melancholy, moonlight, parking, photography, poetry, progress, publicity, research, resistance, safety, shopping, smoking, sunshine, violence, weather.” S?k? bilgi de?il mi? Ama ben ba?tan söyledim; sadece merakl?lar?n bilgilerine sunulur diye.

“Police” sözcü?ü ise ba?a bela bir sözcük. Police”den sonra “is” mi yoksa “are” m? diyece?iz? ?ngilizcede “police” sözcü?ü “polis te?kilat?” anlam?na kullan?l?r ve dolay?s?yla ço?ul say?l?r. Oysa Türkçede “polis” sözcü?ü hem “tek bir polis” hem de “polis te?kilat?” anlamlar?nda kullan?lmaktad?r. Dolay?s?yla, ö?retmen taraf?ndan alt? çizilmedi?inde Türk ö?renciler sözcü?ün yap?sal özelli?ini bilemiyorlar. Muz kabu?u gibi yani, bas ve dü?. Özel durumunu bilmeyenler ancak ?u mant?kla yakla??rlarsa do?ru seçene?i i?aretleyebilirler: Bu kadar kolay soru sorulmaz; demek ki bir hinlik var bu soruda. “The police ____ looking for him.” a) is b) are c) was d) has been

gramamr

6. Then vs. Than
?ngilizcedeki en belirgin harfleme yanl??lar?ndan birisi de “daha sonra” anlam?na gelen “then” ile, s?fat ve ad?llar?n k?yaslanmas? s?ras?nda kullan?lmas? gereken “than” kelimesinde yap?l?yor. Ne olacak karde?im, diyeceksiniz; ha e olmu? ha a? ?kisi de harf de?il mi? Bak?n ?ngiliz ve Amerikal?lar da öyle diyor demek ki; onlar da yap?yorlar bu hatay?. Üstat Swan, 1980: 597-8″de ?ngilizlerin bu hatay? nas?l yapt?klar?n? ?ekilde gösterildi?i gibi örneklemi?: “You make me laugh more then anybody I know.” (Do?rusu than olmal?yd?.) “I got into the bath and than the telephone rang.” (then olmal?yd?.)

5. Separate vs Separated
Yaz?l?? yanl??? yap?lan bir di?er sözcük “separate” ve “separated” sözcükleridir. ?ngilizce bilmek konusunda benim diyen adama sorun: Yaz bakal?m, deyin, separated nas?l yaz?l?r! Yanl?? yaparsa da “kikiriko, kikiriko” dedikten sonra”a” lar içerde kullan?lacakt? can?m dersiniz, olur biter. Bak?n?z: sepArAte/ sepArAted.

4. Lie vs. Lay
Yaz?l?? yanl???n?n yap?ld??? sözcükler aras?nda dikkati çeken iki sözcükte “uzanmak, yatmak” anlam?na gelen “lie down” deyimi ile “yalan söylemek” anlam?na gelen “lie” fiilleridir. Bu sözcüklerin kar??t?r?lmas? ve yanl?? harflendirilmesi sadece Türklerin de?il; ayn? zamanda ba?ka uluslardan ö?rencilerin de yapt?klar? bir yanl??t?r. Diyece?im o ki, bu hatada da yaln?z de?iliz.

Sözcüklerin kar??t?r?lmas? anlamlar?ndan çok yaz?l??lar?nda kar??m?za ç?k?yor. Sözcüklerin özellikleri aç?l?rsa; Lie: uzanmak, yatmak (2. hali lay, 3. hali lain) Bunu bir zahmet ezberleyin. Lie: yalan söylemek (2.hali lied, 3. hali lied) Bunda da bir sorun yok çünkü zaten düzenli fiillerden.

Ö?renciler aç?s?ndan sorun belki de bu a?amadan sonra, ba?ka bir fiilin varl???n? ö?renmekle ortaya ç?k?yor. “sermek, bir ?eyi bir yere yatay olarak b?rakmak” anlam?na gelen “lay” fiili ile… Sözcü?ü incelersek; Lay: sermek (2. hali laid, 3. hali laid.) “Lay” fiilini ö?renirken yard?m?na ba?vurabilecek iki sözcük var. Bunlar “say” ve “pay” fiilleri. Bu sözcüklerin 2. ve 3. hallerini ö?renmekte genelde herhangi bir zorluk ile kar??la??lmaz. Ö?renci bunlar?n “said ve paid” oldu?unu kolayca belle?ine yerle?tirebiliyor. “Lay” fiili de bunlara benzer biçimde “laid” olarak kullan?l?yor. Bu durumda belle?e yerle?tirilmesi gereken tek sözcük uzanmak anlam?na gelen “lie” ve halleri oluyor.

3. Apartment
“Apartment” sözcü?ü bizim dilimize yanl?? geçmi?; geçerken ne olmu?, kim ne yapm??; oras?n? bilemem ama olan olmu?. Bu sözcük ?ngilizcede “daire, kat, ya?ad???n ev” anlamlar?nda kullan?l?r ama Türkçede i?te bildi?iniz apartman. Ona göre kullan?n, olsun bitsin. Kendinizi üzmeye de de?mez zaten.

2. Put off vs. Take off
Ö?rencilerime soruyorum: “Gömle?imi giydim.” laf?n? nas?l söylersiniz? “I put on my shirt,” diyorlar. “Peki, gömle?imi ç?kard?m,” deyin dedi?imde hemen Türklerin pratik zekas? giriyor devreye (bunda müthi?izdir ya; buz kal?plar?nda jeton yapan bir Türk, malumunuz!) ve “I put off my shirt,” diyorlar. Olmuyor tabii! Put on giymek, take off ç?karmak demek. “I took off my shirt,” demek gerekiyor. Örnekler ço?alt?labilir: Take off your slippers/ the headphone/ your watch/ coat/ … Bu arada put off ertelemek demek.

1. None vs. Neither
Bu maddede de matematiksel bir ?ey anlatarak s?k yap?lan bir hatay? düzeltece?iz ve ba??m?z gö?e erecek. None of them ve Neither of them hiçbiri anlam?nda sözcüklerdir. Ama kullan?ld?klar? yerde fark var. “I have two sisters. Neither of them lives in ?stanbul,” derken “hiç biri” anlam?na neither kullanaca??z çünkü neither 2 ?ey için hiç demektir. Ama, “I have three sisters. None of them lives in ?stanbul,” derken hiçbiri anlam?na none kullanmal?y?z. None ikiden fazla ?ey için hiç demektir. Ne kar???k i?ler! Ama kabul edelim ki ??k bir yeterlilik s?nav? sorusu.

Peki, hayat bu hatalar? yaparak devam edemez mi? Amy Tan denen hatun güzel romanlar yazar. Onun The Bonesetter”s Daughter adl? roman?ndan iki al?nt? sorunun yan?t?n? veriyor:

A few days after the first housekeeper started, LuLing called to complain: “She think come to America everything so easy. She want take break, then tell me, Lady, I don”t do move furniture, I don”t do window, I don”t do iron. I ask her, You think you don”t lift finger become millionaire? No, America not this way! (Amy Tan (The Bonesetter”s Daughter: 96)

What he know? That doctor don”t even use telescope listen my heart. Nobody listen my heart! You don”t listen. GaoLing don”t listen. You know my heart always hurting. I just don”t complain. Am I complain?(Amy Tan (The Bonesetter”s Daughter: 92)

Çok ?eker ve anla??l?r, de?il mi? Haks?z m?y?m?

post-9-1077185881


50 Responses to “En s?k yapt???m?z 15 ?ngilizce hatas?…”

  1. Bir amerikal? arkada??m tan?d??? bütün türklerin (ben de dahil) should ve must’? yanl?? veya ters ?ekilde kulland???n? söylemi?ti. Benim bildi?im kadar?yla should tavsiye ederken yapmal?s?n anlam?nda must ise yapmak zorunda olmak anlam?nda kullan?l?yor. Ama bir yerlerde bir yanl?? yap?yorum san?r?m. Aç?klayabilir misiniz?

  2. benim de en çok akl?mda kalan, ingilizceyi yeni ö?renenlerin “enough” kelimesini “inaf” ?eklinde de?il de “enoh” ?eklinde telaffuz etmeleridir :)

  3. Kar??mdaki beni anlad?ktan sonra sorun yok.. Yanl?? konu?urum diye bir s?k?nt? ya?am?yorum.. ben bu dili yanl??lar?yla seviyorum..

  4. Merhaba Ceyla Han?m,
    Do?rudur. Must ve should bizim yanl?? kullanmaya e?ilimli oldu?umuz sözcükler. Söyleyen de do?ru bir tesbit yapm??. Ö?rencilerime hep söylerim. Kip belirteçleri insan?n ki?ili?i ve olaylara nas?l bakt??? hakk?nda bize ipucu verir. Yani sorun ki?ilikten de kaynaklan?r. Bir ülkenin insanlar?n?n beyin yap?s?n? da gösterir. K?saca anlatmaya çal??al?m:
    ‘Must’, ‘have to’ ve ‘has to’ gereklilik, zorunluluk bildiren sözcükler. Örnek: I must study hard. She has to study hard. We have to study hard. gibi. Bunun üçünün de olumsuz halini ‘don’t have to V1′ ya da she/ he için ‘doesn’t have to v1′ ile yapar?z. Örnek: You don’t have to wash the dishes.Bula??klar? y?kaman gerekmiyor. Dikkat edilecek nokta, olumlu tümcede must kullan?rken, olumsuzunda ‘mustn’t’ kullan?lmayaca??d?r.
    Peki, mustn’t diye bir ?ey yok mu? Var. Ama zorunlulu?un olumsuzu de?il mustn’t. Gerekmemek için, don’t have to ya da she/ he ile doesn’t have biçiminde kullan?lacak. Mustn’t yasak bildirir. You mustn’t cross the street when the light is red. gibi. Bir kanun, ya da yönetmelik ya da otorite emreder bunu. Doktor da söyleyebilir, anne de: Mesela: You mustn’t smoke cigarette. Sa?l???na yaz?k, öleceksin çocu?um demek istiyor.
    Should ise tavsiye bildiren bir kip belirteci. Yani, ben tavsiye ediyorum ama yapars?n- yapmazs?n sana kalm?? demek. Must kadar keskin de?il. Bir bilen ki?i tavsiye ediyor. ?u kar??l?kl? konu?mada oldu?u gibi:
    Alice: I have a headache.
    John: You should take an aspirin.
    Bir aspirin içsen iyi olur; dedi.
    Üstelik 2 tane daha ayn? ?eyi ifade eden sözcük var:
    should = ought to= had better. hepsinden sonra da V1 kullanarak.
    Had better sanki past gibi görünüyor de?il mi? ama de?il i?te, present.
    ?öyle bir cümle var diyelim ki:
    I advise you to take an aspirin.
    If I were you, I would take an aspirin.
    Bu 2 cümle ayn? anlama geliyor. Bunun 2sini de rewrite yaz desem bana ?öyle demeniz gerekir:
    You should take an aspirin. = You ought to take an aspirin.= You had better take an aspirin. (had better daha acil durumda, vahim durumda kullan?l?r, tek fark bu.
    Ama cümle ?öyleyse:
    It’s not necessary to wash the dishes.
    Bunun rewrite’? ?öyle:
    You don’t have to wash the dishes. / Ya da You needn’t wash the dishes.
    Waaavvvv. ?yi mi? Sevgiler. Te?ekkür okudu?unuz için.

  5. Sevgili BJ, benim de ö?rencilerimi ula?t?rmak istedi?im yer tam da sizin dedi?iniz. Grameri ö?ren, do?ru yazmaya çal?? ama bu meret korkarak konu?ulmaz. Risk al. Yanl?? yapma riskini al ve konu?. Harika! Kutlar?m sizi. Devam.

  6. te?ekkürler güzel bir yazi :)

  7. Saniye’ci?im, yine harika bir i? ç?karm??s?n can?m. Ne güzel bir dille anlatm??s?n, keyifle okudum. Te?ekkürler.
    Ayr?ca ?u ‘lie’ fiiliyle ilgili bir fikir daha geldi akl?ma.Hani yalan söylemek anlam?na gelen regular bir verb ya, ordan ‘düzenli yalan söyler’ yani sürekli anlam?nda tabi…..diye de bir ek yapsak ve yalan söylemek anlam?na gelen ‘lie’ fiilinin düzenli bir fiil oldu?unu akl?m?zda tutabiliriz diye dü?ündüm ne dersin…:)))
    Sevgiler……..

  8. Te?ekkürler Serpilcim. Harika bir fikir. Bundan sonra ‘sürekli yalan söyler’den onun da düzenli fiil oldu?unu kodlar?m. Be?enmene de ayr?ca çok sevindim. Bu blogdaki di?er yaz?lar? da okuman? tavsiye ederim. Harika ?eyler. Bye.

  9. Hocam?z yine derste oldu?u gibi çok ak?c? ve anla??l?r dille döktürmü?. Kendisinin ?ngilizce’yi formülize etmesi bizim gibi mühendis adaylar? için çok yararl? oluyor.
    Te?ekkürler Saniye hocam..

  10. Oku bakiyim: Schedule
    Bu kelimeyi hic sevmem, seveni de sevmem. Zaten plansiz programsiz bi insan oldugum icin anlamini da sevmem. Koskoca madde yazari oldum hala da sevmem, Mumkunse hic cikmasin karsima, okumiyim, yazmiyim…

  11. Senelerce ?ngilizce e?itimi al?p da ö?renememi? olmam?n nedenini buldum; ?öyle güzel güzel anlatan olmam?? ki seveyim de ö?renmek için gayret edeyim.

    Hocam bir de “If Claus” konusunun üstünden geçsek nas?l olur?

  12. Canim Hocam sahane bir sekilde anlatmissin konuyu.Bana da guzel bir tekrar oldu.Ozellikle7. madde.Sevgilerimle..

  13. Te?ekkür ederim Gül?ah Han?m,
    Buyrunuz efenim,
    CONDITIONAL SENTENCES (Ko?ul Cümlecikleri)
    ?ngilizce”de ko?ul cümlecikleri ba?l?ca dört ana ba?l?k alt?nda incelenirler.
    a. Future-possible
    b. Present Unreal
    c. Past Unreal
    d. Mixed Type
    FUTURE-POSSIBLE
    Örnek cümleler:
    If the weather is good tomorrow, we will go to the beach. (E?er yar?n hava iyi olursa plaja gidece?iz.) Burada havan?n yar?n iyi olmas? ko?ulu alt?nda yapaca??m?z bir eylemden bahsediliyor. Hava iyi olur mu olmaz m? bilmiyoruz ama iyi olursa olas?l???ndan yola ç?k?yoruz.)
    If you are hungry, you can eat a sandwich. (Ac?kt?ysan bir sandiviç yiyebilirsin.)
    If you are tired, sleep early. (E?er yorgunsan erken uyu.)
    If you have a headache, take an aspirin. (E?er ba??n a?r?yorsa bir aspirin iç.)
    If you are ill, don”t smoke. (E?er hastaysan sigara içme.)
    If Ali studies hard, he can pass his class. (E?er Ali çok çal???rsa s?n?f?n? geçer.) Burada e?er bu sözü söyleyen bir ö?retmen ise Ali adl? ö?renci ile ilgili genel bir görü? bildiriyor. Yani, diyelim ki sene ba??nday?z. Ali”yi tan?m?yoruz; tembel midir, çal??kan m?d?r ama ö?renci dedi?in çal???rsa geçer mant??? ile böyle söylüyoruz.)
    Bu örneklere dikkatle bak?l?rsa “if” ile söylenen tümcenin- ki bu bir yan cümledir çünkü tek ba??na bir anlam? yoktur- the simple present tense ile yap?ld??? görülecektir. Öyle ki ilk örnekte “yar?n” sözcü?ü kullan?lmas?na ra?men tümce geni? zamanla yap?l?r. Ana cümleye bakt???m?zda ise ?u yap?lar?n kullan?ld???n? görürüz:
    1. “Can” ile yap?lm?? bir cümle.
    2. “Will” ile yap?lm?? bir cümle.
    3. Olumlu ya da olumsuz bir emir cümlesi.
    Future-possible bir cümlede en çok dikkat etmemiz gereken ?ey if”li cümleyi simple present tense ile yapmam?zd?r. Dikkat edilirse ana cümlede simple present tense kullanm?yoruz. Tek bir durumda kullanabiliriz: Bilimsel bir olgudan bahsediyorsak. Örne?in:
    If you heat water, it boils. (Suyu ?s?t?rsan kaynar.) (Baz? ?ngilizce dil bilgisi kitaplar?nda bunu Type 0 diye adland?r?rlar)
    Bu noktada “when, after, before, as soon as, vb.” ba?laçlar ile yapt???m?z tümceleri hat?rlamakta ve iki bilgiyi ay?rmakta yarar var. Bunlarda hem ana hem de yan cümleciklerde simple present tense kullan?yorduk:
    When my father comes home, my mother lays the table.
    After I have my breakfast, I immediately brush my teeth.
    PRESENT-UNREAL (Type 2)
    Present-Unreal cümleleri kendi aralar?nda iki s?n?fa ay?rarak inceleyece?iz:
    1. If”li cümlenin TO BE ile yap?ld??? cümleler
    2. If”li cümlenin di?er fiiller ile yap?ld??? cümleler
    1. Örnekle ba?layal?m:
    If the weather were good today, we would go to the beach. Örnekte görüldü?ü gibi if ile yap?lan tümcede to be fiilini “were” olarak kulland?k. Bunu hep were olarak kullanmak gerek; he, she, I, it, they, we özne ne olursa olsun. Ama son y?llarda internette o kadar çok was kullan?l?yor ki kitaplar bile was ile kullan?m? do?ru kabul etmeye ba?lad?. Ama diyelim ki bir TOEFL s?nav?nda bunu were olarak kullanmazsan?z yanl?? yapm?? say?l?rs?n?z. Bu nedenle daima were kullanman?z? tavsiye ederim. Burada ana cümlede “would ya da could +V1″ kullanmam?z gerekiyor. Bu bir formül diye kabul edersek, bunu ö?renmesi kolay ama önemli olan bu tümce ile ne demek istedi?imizi bilmek, bu tümcenin gerisinde yatan ?ey ne? ?u: But the weather ISN”T good. Yani her ne kadar if”li cümle görünü? olarak past gibiyse de asl?nda ?imdiden bahseden bir durum var burada. Tükçeye çevirdi?imizde ?öyle bir anlam? var: E?er bugün hava iyi olsayd? (ama de?il) plaja giderdik (ama gidemiyoruz.) Peki biz parantez içindeki bu olumsuzluklar? cümlenin kendisinde görüyor muyuz? Hay?r. Ama kendimizden emin bir ?ekilde çevirisini aynen böyle yapabiliriz. En az?ndan belle?imize bu anlam? yerle?tirinceye kadar…
    Birkaç örnek daha verelim. Bir klasikle ba?layal?m:
    If I were a rich man, I would buy a palace. (But I am not rich) Geride yatan anlam bu. Türkçeye çevirirsek: “e?er zengin olsam (ama de?ilim) bir saray al?rd?m (ama alam?yorum.). Peki ne zaman? Hiç tereddüt etmeden söyleyelim:??MD?
    If today were a holiday, we would play tennis. (But today isn”t a holiday.) Temeldeki anlam bu. Bugün tatil olsayd? (ama de?il) tenis oynard?k (ama oynayam?yoruz.)
    If I were in your place, I would invite him to the party. (But I am not in your place) Geride yatan anlam bu. Senin yerinde olsam (ama de?ilim) onu partiye davet ederdim. Ne zaman? ??MD?.
    2. If”li cümlede to be fiili d???nda bir fiil kulland???m?zda ise ?öyle yapar?z:
    If I had a good job, I would save some money.
    Örnekte görüldü?ü gibi if”li cümlede fiilin do?rudan 2. halini kullan?yoruz. Ana cümlede ise yine az öncekinde oldu?u gibi “would ya da could V1″ kullan?yoruz. Peki bu ne demek?
    (But I don”t have a good job) Yani “?yi bir i?im olsa (ama yok) para biriktirirdim (ama biriktiremiyorum.) Ne zaman? ??MD?.
    Yine geldik bizim Ali”yeeeee!
    If Ali studied hard, he could pass his class. (But Ali doesn”t study hard.) Ö?retmen Ali hakk?nda bir dü?ünceye sahip art?k. Diyelim ki sene yar?s? olmu?. Ali cin gibi ama tembel. “Ali çal??sa s?n?f?n? geçer ama ne yaz?k ki çal??maz, tembeldir” demek istiyor. Bu örnek Future-possible”daki örnek ile yeniden kar??la?t?r?l?rsa aralar?ndaki fark daha iyi anla??labilir.
    Hani biz anadilimizde bazen ?öyle hayaller kurar?z ve bunlara “yani mesela!” deriz. Nedir bunlar?
    Milli piyangodan trilyon kazansan ne yapard?n?
    Tut ki sen ba?bakans?n, Türkiye”yi nas?l idare ederdin?
    Çok lüks bir lokantada çorban?n içinde ölmü? bir böcek bulsan ne yapard?n? gibi tümcelerin hepsi Present-unreal ile sorulur.
    What would you do if you won the lottery? If I won the lottery I would buy a house and a car.
    How would you govern Turkey if you were the Prime Minister of Turkey?
    What would you do if you discovered a dead beetle in your soup?
    PAST UNREAL (Type 3)
    1. To be fiili ile yap?lan tümceler
    2. Di?er fiiller ile yap?lan tümceler
    Birinci grup için ?öyle bir örnekle ba?layal?m:
    If the weather had been good yesterday, we would have gone to the beach. (E?er dün hava iyi olsayd? plaja giderdik.) Burada ?öyle bir anlam var: Ama hava iyi de?ildi ve biz plaja gitmedik. ?ngilizcede tümcenin gerisinde yatan anlam? ?u tümceler ile belirtebiliriz: (but the weather wasn”t good yesterday)
    Bir ba?ka örnek:
    If yesterday had been a holiday, we would have gone to the funfair. (but yesterday wasn”t a holiday and we didn”t go to the funfair.) If ile yap?lm?? bir tümceyi gördü?ümüzde parantez içinde yazd???m?z tümceyi dü?ünebiliyorsak çevirisini kolayl?kla yapabiliriz.
    Di?er fiiller ile ?u ?ekilde tümceler kurabiliriz:
    If Ali had studied hard, he could have passed the class. (but you didn”t study hard and you failed.) Bizim Alicik için yapacak ?ey kalmam??. S?n?fta kalm??. Vay Ali vay!
    If Kennedy hadn”t gone to Dallas, he wouldn”t have been killed. (but he went to Dallas and he was killed.)
    4.MIXED TYPE
    Bu kullan?mda tümcenin bir taraf? past-unreal di?er taraf? present-unreal olarak yap?l?r. Kar???k türde bir ko?ul tümcesi kurabilmemiz için öncelikle present-unreal ve past-unreal kullan?mlar?n? iyi kavramam?z gerekir. Örne?i inceleyelim:
    If I had saved some money last year, I would be in New York now. (E?er geçen y?l para biriktirseydim (ama biriktirmedim), ?u anda New York”ta olabilirdim. (ama de?ilim) (but I didn”t save any money last year, so I”m not in New York now.)
    Çok nadir görülmekle birlikte yan tümcenin present-unreal, ana tümcenin past-unreal oldu?u örneklere de rastlayabiliriz. ?öyle ki:
    If he were alive, he would have come last night. (E?er ?u anda hayatta olsayd? (ama de?il), dün gece gelirdi. (Ama gelmedi.) Bir romanda rastlad???m bu örnekte o?lunun ölmü? oldu?una inanan bir anne söylüyor bu tümceyi.
    Bir ba?ka örnek Chinua Achebe”nin Things Fall Apart adl? kitab?ndan:
    “Let me tell you one thing, my friend. If I were you I would have stayed at home.”= Sana tek bir ?ey söylememe izin ver dostum. Ben senin yerinde olsam evde kal?rd?m. (but you didn”t stay at home.)
    Güzel olmu? mu? ?yi pi?mi? mi?
    Sevgi benden

  14. Bir tek rica üzerine bu kadar zahmete girip, cevap yazm?? oldu?unuza inanam?yorum. Gerçekten harikas?n?z.

    Ad? type 1 de?il de future possible oldu?unda ne kadar da kolayla??yormu? her ?ey. Çok çok te?ekkür ediyorum.

  15. Internet’i seviyorum . çünkü dünyan?n en payla??mc? olay?. insana insan olman?n keyfini ya?at?yor. ama bi de itiraf: bilgiler battery’im de mevcut. biraz eklemeyle/ özelle?tirmeyle isteyene gidiyor. güle güle kullan?n.
    Ben de bugün yaz?lan ?eylere bakim. Zeynep han?m yine döktürmü? güzel ?eyler.

  16. Saniye Han?m (benimde Hocam) Memleket ay?r?m? yapmadan Kabata? iskelesini soran her turiste ba??ra ça??ra “yes yes yes yesss.. noooo!!!!” diye cevap veren tüm ben ve benim gibilerden, ümidini kesmeyerek; y?llar?n bir araya getirdi?i de?erli bilgilerinizi bizimle payla?t???n?z için çok (akabinde very) te?ekkür ederim. ps: e?inizide ayr?ca tebrik ediyorum bkz: madde 1

  17. biz de te?ekkür ediyoruz efenimmm.

  18. çok de?erli say?n hocam…walla az bi g?rdik galm??ki c?nc?? ola.. deli bi?e olmu?.. sankim! bizi her ad?mda dinleyip, kalem tutmu?sunuz gbi olmu???.. biliyim bu cümlelerde de gramere dair do?ru bi?e bulmak hakkaten çok zor ben arad?m bulamad?m,kimse aramas?n..olurmu….hojam siz böle gidin warya sizi ben bile tutamammmmm….HAYATI PLATON?KTE OLSA SEWENLERDEN?M, ELBET B? GÜN ODA A?KIMIZI GÖRÜR BE HOCAM…….DIMI??????UMARIM YAN??…

  19. ben hiç anlamadim harun bey bu yorumunuzu?

  20. walla hocam aç?kcas? bütün metni okuyamadd?m :) ama okudu?um kadar?yla gayet iiii yazm??s?n?z yani gerçekten yapt???m hatalar?n çou text te mevcut yani ARTIK BENDE HATA YAPMAKTAN KORKMICAM :) te?ekkür ederim EXELENT A-6 dan muzip EREN sayg?lar !!!!!!!!!!!!!

  21. Günümüzde teknolojiyle birlikte yay?lan, ingilizce ö?renme yayg?nl??? içerisinde herkesin ihtiyac? olan mükemmel bir yaz? olmu?. E?itim sistemimizde de ke?ke böyle pratik bilgiler bulunsa da baz? ?eyler kolayla?sa diyor, hocam oldu?unuz için kendimi ?ansl? hissetti?imi bilmenizi istiyorum..

  22. Te?ekkür ederim Dilara. Filmlere dair bir iki yeni yaz? var. Onlara da bakman? tavsiye ederim. Çok güzel yaz?lar.

  23. Bu guzel aciklamalar icin harika diyorum. Aslinda bizim gramerimiz(tabii gercekten iyi ogrenmissek) cogu Amerikali’dan bile daha iyi. Mesela onlar conditional sentence lari kesinlikle yanlis kullaniyorlar ve mantiklari da almiyor. Biz kurallari onlardan cok daha iyi biliyoruz ama iste konusma ve telaffuz cok iyi degil bizde. Girtlak yapilarimiz da cok farkli oldugu icin eger Amerika’da dogmamissak agir bir aksanimiz oluyor. Tabii ikinci bir dili konusmak cok onemli bir ozellik, kac amerikali ikinci bir dili cok iyi konusabiliyor?

  24. Gerçekten yazd???n?z yaz? ve daha sonra yorumdaki 2. yaz? sayesinde lisedeki haz?rl??? k?saca bir tekrar ettim. Sizle 4-5 saat çal??sam yerle?ece?im üniversitenin haz?rl?k s?nav?n? dahi atlayabilece?imi dü?ünüyorum. Eme?inize sa?l?k, o kadar bilgiyi internette payla?mak için gerçekten insan?n baz? ?eyleri a?m?? olmas? gerekir diye dü?ünüyorum. Amac?n?za ula?t?n?z. Saçt???n?z bilgiler taa Erzurum’a kadar geldi. Bir kez daha size sayg? duydum, yaz?lar?n?z?n devam? dile?iyle…

  25. yaz?n?z? linkini ve sizin isminizi de vererek http://www.ealist.net/eal/2009/07/11/en-sik-yaptigimiz-15-ingilizce-hatasi/ adresinde kendi sitemde yay?nlad?m. Umar?m telif hakk? istemezsiniz. (Copyright yaz?s? filan görmedim, cesaretimi buna ba?lay?n :))

  26. Yusuf arkada?a çok te?ekkür ederim. Telif hakk? istesem zaten payla??ma sunmazd?m ama daha fazlas?n? anlatt???m kitab?m? edinmek isteyenler Y?ld?z Teknik Üniversitesi kitapç?s?na ba?vurabilir. Vocabulary through Conversation kitapc???m?n ad?. Bunu sitenizde yay?nlarsan?z sevinirim.
    Internet’in en güzel yan? da bu zaten; Erzurum’a ula?mak, Hakkari’ye, Sivas’a, …. her yere. Ben size bir de Present Perfect Tense’i anlatay?m; hani hocalar ‘bizde bunun kar??l??? yoktur,’ deyip ‘dakka bir gol bir’ ö?rencide ‘e o halde ö?renemem’ duygusu yarat?rlar ya, ö?renip kullan?yor musunuz; onu görelim. Sevgiler benden.

  27. “bizde bunun kar??l??? yoktur. ” Evet bunu tüm ingilizce hocalar?m?z bize aynen söylediler. Acaba bildikleri (!) halde mi bize do?ru düzgün ö?retmemek için böyle söylediler, bak ?imdi hocalar?m?n iyi niyetinden ?üphe etmeye ba?lad?m :) Ayr?ca yolum dü?erse kitapç???n?z? (kitap’?m dememek için yap?lan mütevazili?e bak?n) kesinlikle alaca??m. Sayg?lar?mla…

  28. Saniye Hocam bu katkilarinizdan ve tespitlerinizden dolayi size gercekten cok tesekkur ederiz.Ben de ulkemizde okullarda kanayan bir “dil yarasi”ndan bahsetmek istiyorum. Ben bu ingilizce konusunda daha hassas olunmasi taraftariyim de ingilizce grammar’in kesinlikle formulize edilerek ogrenilemeyecegine inaniyorum.Kaciniza anneniz dili ogretirken ozne yuklem uyumuna dikkat oglum/kizim bak yoksaaa hiiiii cissss diyerek ogretti? Ne zaman size ben okula gidiyoruz dediginiz icin kizdi? Ingilizceyi hep hocalariniz ogretirken size kullanmaniz gerektigini ancak bu sekilde ilerletebileceginizi konusur hale geleceginizi soylemistir ancak hicbiri size ogretirken uygun ortami saglamamistir.Her yas icin ingilizce ogretimi farklidir ve bu ortami yaratmak cok da zor degildir aslinda sadece ogrencileri isin icine katmaniz gerekir.Bu da ancak onlarda gerekli ihtiyaci uyandirmakla ilgilidir.Mesela if clause’u ogretirken ogrencilere oyle bir sunum gerceklestirmeniz gerekirki ogrenciler yasayan gercekler halinde gorurler dersinizi ve hiii demek ki bu boyleymis derler.Bunu pek ala hazirlayacaginiz karikatur vs sunumlariyla gerceklestirebilirsiniz ve ogretirken formul degil bolca ornek olay ve ornek metin kullanmaniz gerekebilir ama emin olun ogrencinin uzerinde yaratacaginiz etki daha mukemmel olacaktir.Dersin devaminda da ogrenciye olayi uygulatmak icin pek ala oyunlar vs. ya da yasa gore bilgisayar destekli sunumlarla bulmacalar cozdurulerek islem tamamlanabilir.. bu konular tabiki boyle burada anlatmakla bitmez ;) Kisacasi Turkiye’nin bu konuda alacagi coook yol var ve bu yolun en basinda da akli basinda ogretmen kadrosu ve az ogrencili siniflar yer aliyor ;)

  29. Ahhh ahh Cihan arkada??m, tam da kanayan yaram?n üzerine bast?n. Türkiye’de dil ö?retimi konusunda neredeyse tamamen bir yanl?? uygulama süregelmekte ve üstelik de pek çok hoca bu yanl???- haz?rlanan, ??k paketlenen ve sunulan bilimsel modellerin kraldan çok kralc? savunucular? olarak yapmakta. Uzun cümle oldu: demek istedi?im ?u: Çocuklar 13 y?l ?ngilizce görüyor okulda ve 2 kelimeyi bir araya getirip konu?am?yor. Peki bu çocuklar?n hepsi mi salak? De?il tabii. Yanl?? olan sistemin kendisi. Dil bir bilim de?il; bu ba?lamda fizik ve kimyadan farkl?. Bir al??kanl?klar edimi. Bu edimi edinmek için DUYMAK, TEKRARLAMAK, ÜREMEK, YANLI? YAPMAK; DÜZELTMEK ve yava? yava? al??mak gerekiyor. Hata yapman?n en affedilir konusu dil ö?retimi olmal?. Ama gel de bunu hocalara kabul ettir?

  30. Aman hiç kimse yanl?? anlamas?n. Ben ö?rencileri de?il sistemi suçluyorum. Yaz?mdan belli ama yanl?? anla??lmay? da hiç istemem. Sevgiler herkese. Sorun anlatay?m; elimden geldi?ince….

  31. Hocam Mrb,

    ?nternette gezerken tesadüfen rastlad?m sitenize. Ve yanl?? bildi?im 2 kelimeyi sayenizde ö?renmi? oldum. Mümkünse sizden ders almak isterim. Bana yard?mc? olabilir misiniz? TE?EKKÜRLER…

  32. mrb tabi bunlarda gerekli ancak ingilizce turkiyede konusulamamasinin sebebi bu kurallari cok kafaya takmak sonra telefonda veya yuz yuze biriyle ingilizce konusmaya baslayinca self-confidence yitirmek benimde tavsiyem ingilizce bir kitap alin ve okuyun sesle sora internetten chat sitelerine girin justin tv var ordan hem film izleyin hemde konusmalari okuyun nasil konustuklarini ogrenirsiniz bu grammar hicbiri neredeyse gecmez belli bir asmadan sonra az cok ingilizce bilen biri varsa yaninizda kurallari unutun ve sadece konusun bir iki yil sonra bu sikici konulara donup pekistirme yapabilirsiniz ancak goreceksiniz bunlari coktan asmissiniz… just take a breath and let it go and i can tell you friendly all i had a teacher once but i just waste my time to him by the way i have a lot friend from america nobady cares ( with or to ) speak to me or speak with me , whatsoever …. police they dont use this word either thay says cop

  33. baz?lar? yorumlar? çok uzun yazm??lar ben uzun yazdiklar? için yorumlar? ama yaz? gercekten güzel olmu?.:D:D:D:D:D

  34. vizeden önce a?r? kesici niteli?inde harika bi yaz? olmu? hocam.te?ekkürler :)

  35. Hocam ingilizce ile bu kadar ilgili olman?z, yanl?? kullan?mlar? azaltmak için çal??malar yapman?z benim ne kadar ?ansl? bir y?ld?z teknik üniversiteli ö?renci oldu?um gösteriyor… internet kafe ortam?nda oldu?um için makalelerinizin hepsini okuyamad?m ama umar?m kendi internetim oldu?unda hepsinden yararlanaca??m … ?imdiden te?ekkürler ve sayg?lar……

  36. You are unbelievable :D. police “are” I never forget this :D

  37. police “are” I never forget this.You are unbelievable :D

  38. police “are” I never forget this. :D

  39. hocam inan?lmazs?n?z :D police den sonra are geliyo bunu asla unutmayaca??m :D

  40. police den sonra are geliyo bunu asla unutmayaca??m :D

  41. inan?lmazs?n?z hocam. police are unutmayaca??m asla bunu :D

  42. Hocam herkes gibi 4. s?n?ftan beri ingilizce derslerine giriyorum.Ama hep ayn? ?eyler ayn? ?ekilde anlat?ld?.Buda beni ingilizceden uzakla?at?rd? ve ö?renmesi çok zor bir ?ey gibi görünmeye ba?lad?.Ta ki sizle tan??as?ya kadar ve dersinize giresiye kadar.Makine mühendisli?i okuyaca??m ve gelece?im için öncelikle ingilizce olmak üzere dil bilmek ?art.Dil olmadan i? bulmak oldukça zor günümüzde.Özellikle mühendisler için.Bu dil sorunu sayenizde sorun olmaktan ç?kt? ve hobi olmaya ba?lad?.?n?allah ingilizceyi iyi bir ?ekilde ö?renece?im.?ngilizceye beni böyle yakla?t?rd???n?z için çok çok te?ekkür ederim.Bence Türkiye’nin belkide Dünya’n?n en iyi ingilizce ö?retmenlerindensiniz.Sizin kadar enerjik birini ve hiç sinirlenmeyen birini görmedim bu zamana kadar.?nsan hep güler yüzlü olur mu böyle:) Oluyormu? demekki:) Harikas?n?z hocam.Tekrar çok te?ekkür ederim…

  43. Slm Saniye hocam! Bana da relative clouse konusunu anlat?rsan?z sevinirim defining and nandefining konusu ve relative clause u k?salt?yoruz ya kaç sekilde k?saltabiliriz bu konuda yard?mc? olursan?z çok sevinirim…

  44. i?inin bu kadar iyi yapabilen insanlarla kar??la?mak ne ho? . .
    benimde bi sorum olacak :ingilizce tarihte bilinen bi zamanda bireysel olarak ?ahit olunmam?? bir olay? anlat?rken “varm??” ? nas?l anlat?r?z…
    örne?in:bi kitap okuyoruz ve 1400 y?llarda bi prensten bahsediyo ve biz bu kitab?n ?u ?ekilde özetini ç?karmak istersek “1417 de iranda bir prens varm??,onun bir saray? varm?? .vs” nas?l bi kal?p kullanmam?z gerekir..yada ingilizce de böyle bi anlat?m var m?d?r ..yard?mc? olabilicek vaktiniz olursa çok memnun olurum.ara?t?rd?m ama internette bulamad?m .konuya baya?? vak?f oldu?nuz yaz?lar?n?zdan belli size sormak istedim.. ?imdiden te?ekkürler.

  45. slm saniye hocam, ben would ve could kelimelerinin kullan?m yerlerini konu?urken kar??t?r?yorum bu konu da bana yard?mc? olabilir misiniz.( örene?in; could’u can ile)

  46. Hoca m?z? ben tan?m?yorum , nerede görevlisiniz acaba ?

  47. do ve make ile alakal? ?unu sormak istiyorum.
    hangisi do?rudur.
    Trust me, you can make it. (=succeeding in losing weight)
    Trust me, you can do it. (=succeeding in losing weight)

    it is a slogan from a weight loss center

  48. gerçekten çok güzel bir yaz? ke?ke siz daha önce bulsaym???m da dil kurslar?na o kadar para kapt?r masaym???m . inan?n siz daha fazla yard?mc? oldunuz yds ile ilgili pratik bilgiler de payla?abilirseniz mutlu olurum te?ekkürler

  49. ONE NUNITE ve WH?TE SEA için yorum beklerim :)

  1. 1 Trackback(s)

  2. En güzel Madde Ba??ml?s? maddeleri | Madde Ba??ml?s?

Post a Comment