En romantik 50 romantik komedi…

{ Posted on Şub 16 2009 by deniztan }

Buyrun, sevgililer günü sezonuna uygun bir maddeleme daha! En sevimli, en seker romantik komediler! Ayrıyeten, film mevzubahis olunca eleme yetenegimi kaybettigimden biraz uzun bir liste yapiyorum, ne var? Yine de unuttuklarımız olmuştur tabii, artık onları da yorum olarak eklersiniz, ne diyek Not: Yine tabii eski filmlerde biraz zayif kaldim, o konuda calismalarim sürüyor, çalışıp onları da maddelicem ilerde.

50. Two can play that game – 2001
Erkek ve kadinlarin flort oyunlari ve ask taktikleriyle dalgasini gecen, pek bilinmeyen bir romantik komedya… Zenci bir castimiz var, eglenceli ve güzel replikler var. Sevgiliyle seyretmesi eglenceli olabilir, “hah bak sen de boyle yapmistin” türü muhabbetler çıkabilir.

- The CIA ain’t got shit on a woman with a plan!

49. Bed of Roses – 1996
Cok eskiden seyretmistim bu filmi, az hatirliyorum ama guzeldi gibi bi his uyandiriyo içimde. Cicekci cocuk, pencereden gordugu kiza asik olup, onu tavlamak icin her bi seyi yapiyodu.

– I live on a little planet called reality, where stuff like that just doesn’t happen.

48. America’s Sweethearts – 2001
Siddetli gecimsiz ama evli iki meshur oyuncu, kadinin kardesi ve de meneceri olan culia roberts ve de asik oldugu enistesi. Catherine Zeta Jones tam bir bitch rolunde, pek eglenceli.

- How can you be in love with someone and not even like them at the same time?

47. The Last Kiss – 2006
Bunun orijinali İspanyol bi film. Lakin ben Amerikan versiyonunu seyrettigim icin bunu aldim listeye. Basrolde Scrubs’tan tanidigimiz abi var. Seker film ve aski kavgasi, gurultusu ve aldatmasiyla vicik vicik romantizme kacmadan, hayli gercek bi sekilde anlatiyor benca.

- Stop talking about love. Every asshole in the world says he loves somebody. It means nothing. It still doesn’t mean anything. What you feel only matters to you. It’s what you do to the people you say you love, that’s what matters. It’s the only thing that counts.

46. Someone like you – 2001
Sinsi suratlı Ashley Judd’in gozume sevimli gozuktugu tek film. Güzel diyalogları var kanaatimce. Ayrıca New Cow Theory diye de cok komik bi teori var bu filmde.


- Never underestimate casual sex Jane, it can be very liberating.

45. The Holiday – 2006
Kate Winslet, Jude Law, Cameron Diaz ve Jack Black. Tatilde evlerini degisen biri Amerikali, biri İnciluz iki kadinin ask maceralari. Sevimli ama asiri komik degil aslinda. Daha cok romantik.

- I understand feeling as small and as insignificant as humanly possible. And how it can actually ache in places you didn’t know you had inside you. And it doesn’t matter how many new haircuts you get, or gyms you join, or how many glasses of chardonnay you drink with your girlfriends… you still go to bed every night going over every detail and wonder what you did wrong or how you could have misunderstood. And how in the hell for that brief moment you could think that you were that happy. And sometimes you can even convince yourself that he’ll see the light and show up at your door. And after all that, however long all that may be, you’ll go somewhere new. And you’ll meet people who make you feel worthwhile again. And little pieces of your soul will finally come back. And all that fuzzy stuff, those years of your life that you wasted, that will eventually begin to fade.

44. Three to Tango – 1999
Neve Campbell, Chandler ve Dylan McDermott’lu bi komedi. Patronunun metresine bebek bakıcılığı yapmak zorunda kalan bi adamin, kiza asik olmasi ve fakat kizin onu escinsel sanmasiyla devam eder.


- Don’t make me make you my prison bitch.

43. I could never be your woman – 2007
Michelle Pfeifer (yazamadim kadinin ismini yahu) ve kendinden küçük bir gençle yaşadığı aşk. Komik, şeker ve underrated tabir edilen cinsten bi film, güzel diyalogları var.

- Think about it. Tobacco is natural, Prozac’s unnatural. Earthquakes are natural, television’s unnatural. Natural sucks!

42. Keeping the Faith
Jenna Elfman, Edward Norton ve Ben Stiller’in oynadigi bu filmin konusu ilginc. Biri rabbi, biri rahip olan iki arkadas da kizimiza asik olur, bu da tabii hayli komik diyaloglar dogurur.

- The seven deadly sins. Who can name the seven deadly sins? People! It was a very popular film with Brad Pitt, you have the ultimate cliff note.

41. Jeux d’enfants – 2003
Beni şahsen uyuz etmiş ama genelde insanlar tarafından çok sevilen bir yeni nesil Fransız filmi. İki çocukluk arkadaşının inatla, senelere dayanan bir oyunu sürdürdükleri ve bu sayede bir türlü yaşayamadıkları aşkları. Marion Cotillard var, sevenlerine.


- Cap ou pas cap?

40. Bridget Jones’ Diary – 2001
30′larindaki bekar kadinlar icin bi bu, bi de sex and the city zaten. Bizler icin hala umut olduguna dair bi film. Ne de olsa Hugh Grant ve Colin Firth ikisi de Bridget ablaya yaniyor ve gokten yagmur değil, adam yagiyor. Kitabi cok daha komik bu arada. Biraz fazla östrojenli bi film.

- It is a truth universally acknowledged that when one part of your life starts going okay, another falls spectacularly to pieces.

39. American President – 1995
Şu Micheal Douglas’a ne kadar gıcıksam, Annette Bening’i de bir o kadar severim kardeşim. Bir başbakan ile sıradan bi kızın aşkının anlatıldığı bu film, baya baya romantiktir yani. bir nevi modern Cinderalla hikayesi.

- Mr. President, you’ve got bigger problems than losing me. You just lost my vote.

38. A Lot Like Love – 2005
When Harry met Sally’nin yeni versiyonu gibi bi film. İki arkadaş, araya giren seneler, zamanlama hataları, kaçırılmış fırsatlar ve 30 yaş bunalımları…

- Well, if it wasn’t love, it was a lot like it.

37. Lars & the Real Girl – 2007
Bir kasabadaki saf delikanlı Lars’ın kız arkadaşım diye bir şişme bebek getirmesi ve onu çok seven kasaba halkının kendisini hiç bozmayıp, olaya uyum göstermesi. Sevgi Lars ile şişme kız arasında mı yoksa kasaba ile Lars arasında mı tartışılır.


- Sometimes I get so lonely I forget what day it is, and how to spell my name.

36. Muriel’s Wedding – 1994
Avusturalya’dan güzel bir film geliyor listemize. Tombiş, kendine güvensiz Muriel ve
evlenme konusundaki azmi… Toni Collette yine döktürüyor!

- When I lived in Porpoise Spit, I used to sit in my room for hours and listen to ABBA songs. But since I’ve met you and moved to Sydney, I haven’t listened to one Abba song. That’s because my life is as good as an Abba song. It’s as good as Dancing Queen.

35. Ira & Abby – 2006
İki növrotik karakter ve işin içine karışan diğer növrotik karakterler, evlilik, terapi, aldarma aşk, kavga, gürültü üzerine şeker diyaloglarla yazılmış, günümüz aşklarına gönderme yapan bi film.


- I was just hoping we could have sex everyday. You know, like no matter what, even if we’re exhausted or one of us has the flu, or a rash, or you know, guests staying with us, like a pact. Would that be OK with you?

34. One Fine Day – 1996
Michelle Pfeiffer ve Geoge Clooney, birbirlerinin çocuklarina bakıcılık yaparak, cok yogun bir gun gecirip, birbirlerine asik oluyor. E çiftimiz güzel mi güzel, filmimiz de baya bi eglenceli!

- Maggie, when you grow up and are incredibly beautiful and intelligent and possess a certain sweetness that’s… that’s like a distant promise to the brave, to the worthy, could you please not beat to a pulp every miserable bastard that comes your way simply because you can? Could you not do that?

33. Splash – 1984
Daryl Hannah ve Tom Hanks’ten masalsi bir ask filmi, bir deniz kizi ile normal bi adamin yasadiklari. Gencligimizden bi nostalci ruzgari.


- What you looking at? You never seen a guy who slept with a fish before?

32. Chocolat – 2000
Çikolata varsa, romantizm kaçınılmaz bittabi. Küçük ve sakin bir kasabada, kızıyla birlikte şahane çikolatalar yapıp satan Juliette Binoche ve tabii Johnyy Depp!

- You don’t misbehave here. It’s just not done, did you know that? If you don’t go to confession, if you don’t… dig your flowerbeds, or if you don’t pretend, if you don’t pretend… that you want nothing more in your life than to serve your husband three meals a day, and give him children, and vacuum under his ass, then… then you’re… then you’re crazy.

31. Penelope – 2006
Bir lanet yüzünden burnu domuz burnu şeklinde olan bi kizcağız ve aşkı arayışı… Masalsı, şeker, romantik bi film.


- With such a large nose, do you smell better than the rest of us?

30. 2 Days in Paris – 2007
Julie Delpy’nin yazip, oynayıp, yonettigi bi film. Klasik, masalsi bir aşkı değil, baya günümüzden bir ilişkiyi, Amerikalı adam ile Fransız bir kadının Paris’te geçirdiği iki günde her tür saçma detayıyla anlatıyor. Paris bile alıştiğimiz romantik Paris değil filmde, daha yaşayan, daha gerçek bir yer…

- It always fascinated me how people go from loving you madly to nothing at all, nothing. It hurts so much. When I feel someone is going to leave me, I have a tendency to break up first before I get to hear the whole thing. Here it is. One more, one less. Another wasted love story. I really love this one. When I think that its over, that I’ll never see him again like this… well yes, I’ll bump into him, we’ll meet our new boyfriend and girlfriend, act as if we had never been together, then we’ll slowly think of each other less and less until we forget each other completely. Almost. Always the same for me. Break up, break down. Drunk up, fool around. Meet one guy, then another, fuck around. Forget the one and only. Then after a few months of total emptiness start again to look for true love, desperately look everywhere and after two years of loneliness meet a new love and swear it is the one, until that one is gone as well. There’s a moment in life where you can’t recover any more from another break-up. And even if this person bugs you sixty percent of the time, well you still can’t live without him. And even if he wakes you up every day by sneezing right in your face, well you love his sneezes more than anyone else’s kisses.

29. Pretty Woman – 1990
Gençliğimizin möhim filmlerinden, herkesin Julia roberts’a asik olma sebebi. Neyse ki o bacaklarin dublor oldugunu ogrendik sonradan da rahatladik. Bir fahise ile zengin is adaminin romantizmi. Seker filmdi.

- I want the fairy tale.

28. Sleepless in Seattle – 1993
Meg Ryan ve Tom Hanks ciftinin ne seker bi romantik-komedi cifti oldugunun ispati filmimiz. İki farkli sehirde, iki farkli insan ve filmin sonundaki bulusma ani. Tum romantik komedi formullerine uyan bu film, hem oyuncular arasindaki elektrik, hem de diyaloglari ile klasiklesmistir adeta.

- Destiny is something we’ve invented because we can’t stand the fact that everything that happens is accidental.

27. Four Weddings and a Funeral – 1994
Herkes cok bayilir da benim en sevdiklerimden diildir nedense. Yine de tabii listemizde onemli bi yeri var, 4 nikah, 1 cenaze boyunca karsilasan Andie Mac Dowell ve Hugh Grant’li bu filmin. Kendisi Hugh Grant’i bizlere tanitan filmlerdendir efenim.

- Dear Lord, forgive me for what I am about to, ah, say in this magnificent place of worship… Bugger! Bugger! Bugger, bugger, bugger, bugger!

26. The Eagle vs. Shark – 2007
İki garip insanin ask hikayesi. Basroldeki kiz o kadar sevimli ki, esas oglanin gicikligini unutturuyor. IF’te oynamis, az bilinen, tatli bi Yeni Zelanda filmi.


- I have two things to say. One: I am leaving tomorrow on a bus. Two: that could change.

25. The Englishman who climbed a hill and come down a mountain – 1995

Bir kasaba, o kasabada mahsur kalmış bi adam, kasabanın takıntılı insanları. Ve tabii ki dağlar… Tatlı filmdi bu yaaa.

- All this fuss over what? Is it a hill, is it a mountain? Perhaps it wouldn’t matter anywhere else, but this is Wales. The Egyptians built pyramids, the Greeks built temples, but we did none of that, because we had mountains. Yes, the Welsh were created by mountains: where the mountain starts, there starts Wales. If this isn’t a mountain – well, if this isn’t a mountain, then Anson might just as well redraw the border and put us all in England, God forbid.

24. Wristcutters: A Love Story – 2006

Enteresan bir bağımsız yapım. İntihar etmiş insanların gittiği tuhaf mekanda yaşanan bir yolculuk ve aşk hikayesi. Tam bir kara mizah örneği.

- Are you joking? Do you guys like it here? Who the hell likes being stuck in a place where you can’t even smile? It’s hot as balls, everybody’s an asshole. I just wanna go home.

23. Waitress – 2007

Çok çok şeker, az bilinen bi film. Yönetmeni film vizyona girmeden öldürülmüş ne yazık ki. Filmimizin konusu ücra bi diner’da çalışan ve turta yapmaya meraklı garson kızımızın içine hapsolduğu dünyası ve mutsuz evliliğinden kurtulma çabası… Bu sırada da aşkı buluşu.

- I Hate My Husband Pie… You take bittersweet chocolate and don’t sweeten it. You make it into a pudding and drown it in caramel

22. Reality Bites – 1994

Büyüme sancıları, arkadaşlık, ödenmesi gereken faturalar, üniversiteyi bitirip, iş bulma çabaları yani gerçek hayatla yüzleşme… Adı gibi yani, reality bites, evet. Hepimiz kendimizden bi şeyler bulmadık mı bu filmde?

- He’s weird, he’s strange, he’s sloppy, he’s a total nightmare for women… I can’t believe I haven’t slept with him yet.

21. Singles – 1992

Kurt Cobain, grunge, Nirvana, Pearl Jam, Seattle… Hangimiz grunge değildik ki o zaman? Evet işte bu filmimiz, tam o zamanlardan, Seattle’da yaşayan, grunge bir grup gencin birbirleriyle olan ilişkilerini, arkadaşlıklarını anlatıyor. Biraz Reality Bites tadında bu da.

- Janet, you rock my world.

20. Notting Hill – 1999

Meşhur bir star ile alelade bir kitapçının aşkı. İngiliz mizahı ile bezeli diyaloglarıyla güzelleşen filmlerden.

- After all… I’m just a girl, standing in front of a boy, asking him to love her.

19. Amelie (Le Fabuleux destin d’Amelie Poulain) – 2001

Kadın-erkek, çoluk çocuk herkesin bayıldığı, içinin ısındığı bir film. Hakkında fazla söze gerek bile yok. Renkleriyle, tipleriyle, müziğiyle karanlık Fransız filmi klişesini yıktı. Herkese yardıma koşan Amelie’nin aşkı bulmasını çok şeker bi şekilde anlatıyor.

- On September 3rd 1973, at 6:28pm and 32 seconds, a bluebottle fly capable of 14,670 wing beats a minute landed on Rue St Vincent, Montmartre. At the same moment, on a restaurant terrace nearby, the wind magically made two glasses dance unseen on a tablecloth. Meanwhile, in a 5th-floor flat, 28 Avenue Trudaine, Paris 9, returning from his best friend’s funeral, Eugène Colère erased his name from his address book. At the same moment, a sperm with one X chromosome, belonging to Raphaël Poulain, made a dash for an egg in his wife Amandine. Nine months later, Amélie Poulain was born.

18. High Fidelity – 2000

Nick Hornby’i seviyorum. Bu film de onun döktürdüğü eserinden başarılı bir adaptasyon. O yüzden bu filmi de seviyorum. Üstelik baş karakter sürekli maddeleme yapıyor, nasıl sevmiim. Ayrılık acısı üzerine bi film…

- Did I listen to pop music because I was miserable? Or was I miserable because I listened to pop music?

17. Princess Bride – 1987

Hem fantastik, hem romantik. Prenses Buttercup ve seyis Westley’nin aşkı, seyisin bu uğurda yaşadığı tehlikeli yolculuk. Bir kült film, seyretmediyseniz, mutlaka seyrediniz.

- I’m not a witch, I’m your wife. But after what you just said, I’m not even sure I want to be that any more.

16. Say Anything – 1989

80′lerin en romantiği, John Cusack’ı John Cusack yapan film. Tüm genç kızların rüyası Lloyd Dobler karakterini bize tanıtmış film.

- She’s gone. She gave me a pen. I gave her my heart, she gave me a pen.

15. Annie Hall – 1977

Növrotik Alvy ile tatlı kaçık Annie’nin New York’ta geçen aşkı… Woody Allen’in en sevilen filmlerinden, Diane Keaton’i Diane Keaton yapan rol. Bu filmdeki erkek fatma halleri, giydiği erkek pantolon ve gömlekleriyle Diane Keaton sinema tarihine kazınmıştır adeta. Çok iddiali konuştum ama öyle.

- The… the other important joke, for me, is one that’s usually attributed to Groucho Marx; but, I think it appears originally in Freud’s “Wit and Its Relation to the Unconscious,” and it goes like this – I’m paraphrasing – um, “I would never want to belong to any club that would have someone like me for a member.” That’s the key joke of my adult life, in terms of my relationships with women.

14. When Harry met Sally – 1989

Bir klasik! Meg Ryan ve Billy Crystal bu filmle romantik komedi alanında bir mihenk taşı oldu. Mihenk taşı lafını severim. Restorandaki orgazm sahnesi gibi pop kültüre kazınmış möhim sahneleri var. İki arkadaşın senelerce birbirleri için ne kadar uygun olduklarını anlayamama hikayesi.

- I love that you get cold when it’s 71 degrees out. I love that it takes you an hour and a half to order a sandwich. I love that you get a little crinkle above your nose when you’re looking at me like I’m nuts. I love that after I spend the day with you, I can still smell your perfume on my clothes. And I love that you are the last person I want to talk to before I go to sleep at night. And it’s not because I’m lonely, and it’s not because it’s New Year’s Eve. I came here tonight because when you realize you want to spend the rest of your life with somebody, you want the rest of your life to start as soon as possible.

13. The Graduate – 1967

Romantik komedilerin kralı. Dustin Hoffman’ın en önemli rollerinden. Universiteden yeni mezun olan Benjamin ve aile dostları Mrs Robinson’la yaşadığı ilişkinin ardından, kadının kızına aşık oluşu. Simon and garfunkel’in şahane müzikleriyle bezeli bu film bir klasik ve bir mutlaka seyredilmeli!

- Mrs. Robinson, you’re trying to seduce me. Aren’t you?

12. Jerry Maguire – 1996

Tom Cruise’dan hoşlanmıyorum ama bazı filmlerinden çok hoşlanıyorum. İşte bu da onlardan biri. Benmerkezci, sports agent (ne oluyor bunun turkcesi)Jerry Maguire ve küçük sekreter kızın hikayesi. Ve de o kızın oğlu ne tatlı bi çocuktur yarappim.

- I love him! I love him for the man he wants to be. And I love him for the man he almost is.

11. Dedication – 2007

Bi manyak cocuk kitabi yazariyla, iyi niyetli ilustrator kizin ask hikayesi. Mandy Moore’u ilk kez sevdim bu filmde. Cok tatli bi kara film, coook.

- You know – you’re like Princess shit! You know? Fairytales. You know what I’m saying? The million guys are after and you’re blinded by your beauty kind of shit. Real big stuff. You know, that just – even, we got the dick that kidnaps you and sticks you in a cave and you’re guarded by a five-headed dragon, you know and the tales of your plight are spread throughout the land and all the guys go and put on their shoes so they can see what’s up and none of them have the balls to save her except for me. I would go through anything… for you. And still, there I was looking for a way not to see it. Anything. Money…

10. Green Card – 1990

Yine bir klasik. Yeşil kart almak uğruna yapılan sahte bir evlilikten ne şahane bi film çıkmış yahu!

- We don’t have to like each other. We just have to get married.

09. Stranger than Fiction – 2006

Bu bir romantik komedi değil belki. Gerçi tarzı ne deseniz ona da cevap veremeyeceğim ama netice itibariyle, komik bi film, enteresan da bi film ve bana sorarsanız içindeki aşk hikayesi değme romantik komediye taş çıkarır. O yüzden kendisini listeye almadan duramadım. Ayrıyeten seyretmediyseniz, seyrediniz, pek güzel film.

- Little did he know. That means there’s something he doesn’t know, which means there’s something you don’t know, did you know that?

08. Punch-Drunk Love – 2002

Adam Sandler, Adam Sandler olalı böyle içe dokunan, böyle şeker, böyle güzel oynadığı bi film daha çekmedi. Tuhaf, sinirli, depresif bi adamla, gizemli bi kadının hikayesi. Sanırım en sevdiğim filmlerden biri.

- I wanted to ask you something because you’re a doctor… I don’t like myself sometimes. Can you help me?

07. Chasing Amy – 1997

Çizgi romancı Ben Affleck, lezbiyen bir diğer çizgi romancıya aşık olursa… İlişkiyi yaşasalar bi türlü, yaşamasalar bi türlü. Çok güzel replikleri var, lezbiyenliği bi kenara koyduğunuzda, yaşanan kıskançlıklar, birbirini incitmeler aynı…

- No, idiot. It was a mistake. I wasn’t disgusted with her, I was afraid. At that moment, I felt small – like-like I’d lacked experience, like I’d never be on her level, like I’d never be enough for her or something like that, you know what I’m saayin’? But, what I did not get, she didn’t care. She wasn’t looking for that guy anymore. She was – she was looking for me, for-for the Bob. But, uh, by the time I figure this all out, it was too late, man. She moved on, and all I had to show for it was some foolish pride, which then gave way to regret. She was the girl, I know that now. But, I pushed her away. So I’ve spent every day since then chasing Amy… So to speak.

06. PS. I love you – 2007

Ayol romantik komedi dediler, ağlaya ağlaya bi hal olduk. Bu ne be! Gerard Butler’a da ayrıca hasta olduk, bunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Alla irlandalı erkeklerden razı olsun. Kocası ölen bi genç kadının yası ve merhum kocanın ona bir şekilde yardım edişi diye özetleyeyim filmi.

- So now, alone or not, you’ve got a walk ahead. Thing to remember is if we’re all alone, then we’re all together in that too.

05. Cashback – 2006

Şahane güzel görünen bi film bi kere bu, sankim de tablo gibi. Standart romantik komedilerin çok dışında, çok tatlı bi film. Biten bir aşkın sonrasındaki iyileşme süreci ne kadar da şairane anlatılmış yareppim.

- I wanted to freeze time. I wanted to savor that moment, to live in that moment for a week. But I couldn’t stop it, only slow it. And before I knew it, she was gone. After the door closed I felt like the last person on Earth.

04. About a Boy – 2002

Seviyorum bu filmi. Çok seviyorum. En çok seviyorum hatta. Ama romantizmde biraz zayıf kaldı zira kendisi daha çok bir arkadaşlık, kendini bulma hikayesi diyebiliriz. Yine de ıssız adamların aşık olup değişebilmesi konusunda bir umut vadettiğinden listemizde. Ayrıca çok seviyorum bu filmi, çok. Nick Hornby demiş miydim?

- In my opinion, all men are islands. And what’s more, now’s the time to be one. This is an island age.

03. I’m a Cyborg but That’s OK (Saibogujiman kwenchana) – 2006

Uzak doğudan listemize giren bu film, akıl hastanesindeki iki hastanın aşkı keşfedişini anlatıyor. Ama akıl hastanesini duyunca hemen daralcaz sanmayın. Görüp göreceğiniz en sevimli film bu bence. Gerçekten bak. şeker gibi karakterler, şeker gibi renkler, şeker gibi diyaloglar… Kısaca kendini robot zanneden ve şarj olmak için pilleri yalayan bir kız ve insanların ruhlarını bile çalabileceğini zanneden bir kleptoman. Seyretmemek kayıp, bak buraya yazıyorum.

02. Eternal Sunshine of the Spotless Mind – 2004

Klasikleşecek bir film bu! Hem anlatım tekniği ile, hem konusuyla, hem her şeyiyle. Hangimiz istemedik ki yaşadığımız kötü şeyleri, kötü anıları falan kafamızdan sildirebilmeyi? Ama sildirebilsen bile yaşadığın o hisler baki kalacaktır, öyle ya. Ahan da bu filmin konusu da bu.

- I could die right now, Clem. I’m just… happy. I’ve never felt that before. I’m just exactly where I want to be.

01. Love Actually – 2003

Konu romantizmse hiçbir film bunu geçemez çünkü içinde bir değil, iki değil, bir sürü başka başka aşk hikayesi var. Aynı dili konuşamayanlar, farklı dünyaların insanları, eskimiş aşklar, kaybedilmiş aşklar, ilk aşklar, platonik aşklar… Hepsi ama hepsi burada. Özellikle de Portekizli hizmetçi kız ile yazarın hikayesine hastayım, onu da belirteyim.

- …Here I am, mid-50s, and without knowing it I’ve gone and spent most of my adult life with a… with a chubby employee. And… and much as it grieves me to say it, it… it might be that the people I love is, in fact… you.

Evet efenim, bir sinema maddelememiz daha böylece bitti. Bi dahakine görüşmek üzere, esen kalınız!

Be Sociable, Share!


20 Responses to “En romantik 50 romantik komedi…”

  1. Bir kaç tanesini ilerde izlemek için seçtim içerisinden. Lova Actually içinse söylenenler tamamıyle doğru. Kısa bir süre öncesinde izledim ve izlediğim en iyi romantik komediler arasında üst sıralara yerleşti. :)

  2. Sıralamaya katılmasam da filmlerin çoğu ilk 25 i hakediyor.

  3. Guzel liste, tesekkurler. Bi seyi soylemeden gecemiciim: Bu Cashback filminin afisi ile kendisi arasinda hic bir baglanti yok ya! Yok ama yok yok! Ne akla hizmet?

  4. aslinda var, niye ki, zamani dondurdugu sahne iste o, e filmin de ana konusu o degil mi zamani ve guzelligi dondurmak?

  5. Mad Love yok ama bu listede yoksa var da ben mi göremedim :(

  6. scent of a woman ve something about mary de listeye girmez mi?

  7. scent of a woman daha çok drama sayılmaz mı? about mary’i ise ben daha cok komedi sayarım sanırım ama evet belki de girebilirdi listeye. kisisel begeni tabii, ben cok sevmedigimden almadim, keza mad love icin de aynı seyi soyleyebilirim… :))

  8. Ay allahim! Aklim cikti listeye bakarken, icim kabardi “Seyretmeliyim, hepsini bi daha seyretmeliyim” diye. Neyse 3-5 film daha söylemek istiyorum; Penelope, How to Lose A Guy in 10 Days ve The Notebook. Notbuuuk!

  9. Aman, Penelope varmis meger. Artik neremle okuduysam heyecandan.

  10. heh ben de tam onu dicektim penelope var diye :) notebooku da romantik komedi saymadim, rmantik evet ama komedi saylanmaz diye. how to lose a guy olabilerdi tabi, kişisel tercihten ötürü yok :)

  11. Ya hakikaten, düşündüm de Notebook’un neresi komedi. Eğlenceli anlar, dakikalar var diyeyim. Saskina dondurdu liste beni :)

  12. sevgili kardeşim, bir adam sandler filmi olan punch drunk love ı 6 sıradan listeye sokmuşsun. Sanırım romantik ya da komedinin anlamını bilmiyorsun. Bırak altıncı sırayı bu film ilk 100 e giremez. İlla bir adam sandler filmi koyacaksan 50 ilk öpücüğü bir dene derim.
    Yinede bu 50 film arasından hem sana hem adam sandler a güvenip, listenden ilk olarak bu filmi izlemiş olmam büyük talihsizlik. Mail adresimi yazdım en kısa zamanda yazacağın cevabı bekliyorum.
    givirtas…

  13. 50 ilk öpücüğü seyrettim, şeker filmdir ama en sevdiklerimden diildir.
    punch drunk love ise klasik adam sandler filmi olmaktan cok, bir yonetmen filmidir. magnolia, boogie nights gibi filmlerin yonetmeni paul thomas anderson’ın tarzındadir, adam sandler’ın klasik tarzıyla ebelek gübelek, aptallık esprisi yaptığı filmlerden cok baskadir. o yuzden diger filmlerinde adam sandler’i sevmiş olanları, o tarz bir film bekleyenleri hayal kirikligina ugratabilir. ben normalde kendisine cok bayilmadigimdan, bu filmde hic hayal kirikligina ugramadım acikcasi.
    punch drunk love evet, biraz agirdir, magnolia’da oldugu gibi karanlık bir mizah icerir. yine de gordugum en romantik filmlerden biridir ve benim en sevdigim filmler arasındadir. bu yuzden de listemde ust siralardadır kendisi.
    bilmiyorum, bu cevap yeterli oldu mu? :)

  14. Merhabalar, Melekler Şehri ( Nicolas Cage – Meg Ryan) göremedim ama?:)

  15. as good as it gets
    nasil es gectiniz anlamiyorum :) ve daha bir suru klasik, pretty woman gibi

  16. as good as it gets tamam, haklısınız, atlamışız! ama pretty woman listede durmakta orda 29. numeroda! :)

  17. pardon(: resim aradi gozlerim demek ki (:

  18. Vanilla Sky ve Music&Lyrics’i göremedim bence onlar da muhteşemler :)

  19. bunlarin icinde bakdigim bir tel love me if you dare(inglisce)var.41-ci film.ve bence cok duygusal ve romantik bir filmdi.ne kadar komedi yazilsada bana komdi gibi gelmedi.sonuysa sahaneydi

  20. Friends with benefits de listenin en baslarında olmasada mutlaka eklenmeli diye düşünüyorum. Zevkle izlediğim bir filmdi.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.