En işlek 10 ulaşım aracı…

{ Oca 12 2009 by Aslı Topçu }
Etiketler : , , ,
Kategoriler : Şehirler

Anadolu yakasında oturup Avrupa yakasında (ulaşmaya) çalışmanın bana gözlemlettirdikleri.. Buyrun yakından bakın efendim.

10. Metrobus
Halk tarafından kurtarıcı olarak tanımlanır. E5’in stop motion trafiğinde sizi ortadaki boş yoldan götürecek bir mucizedir. Trafikte herkes bayık yüzler ile beklerken siz bir başbakan edası boş yollardan geçersiniz. Yalnız, oturma ihtimaliniz yüzde yirmi falandır. İstanbul şehrinin kurtarıcısı olarak gelmiş olsa da, unutulmamalıdır ki her süper kahramanın zayıf bir yanı vardır.

9. Vapur

İstanbul’un manzara fotoğrafını çekmek için hep kendisinin geçmesi beklenir. Vapura binerken insanlarda çay ve sigara istenci salgılanır. Ancak artık sigara içilemez. Vapurun kaptanını görebilme gibi bir ihtimal de yoktur. Bazıları çay içmek için kaptanın kendilerini kabine çağırdığı gibi efsaneler anlatır ama doğru mu bilinmez. Bu yüzden kaptanlar mistiktir. Vapur yolcu kitlesi de çokluktur. Genelleme yapmak kolay değildir. Ayrıca vapurların güvenli olup olmadığı da tam olarak belli değildir. Bilindiği gibi Karaköy vapur iskelesi, orta ölçekli bir fırtınada uçmuştur.


8. Motor

Başlarda vapura iyi bir alternatif olarak görülmeyen ancak gün geçtikçe avantajlarının bilincine varılan ulaşım aracımızdır. Peki ne gibi avantajları vardır? Bu araç, Kadıköy’den Karaköy’e giderken Haydarpaşa’ya uğramaz. İskeleye yanaşmak, halat atmak gibi de dertleri olmadığı için, indirim ve bindirim çok daha kolay olur. İçinde bulunan büfesinde, sıcak tost, bisküviler ve taze sıkma portakal suyu mevcuttur. Portakal suyunun tortuları dibinde, suyu üzerinde olsa da, pipet yardımı ile karıştırınca bu sorun ortadan kaybolur. Motor çalışanları güler yüzlüdür. Siz motordan inerken düşebilme tehlikenize karşı, sizi elinizden tutup karaya çıkarırlar. Motorda 10 kişi’den 5’i gazette okur, ikisi kitap, bir tanesi iPod dinler, bir tanesi de manzara izler. Gündüz motor kullananlar, yani işe yetişenler, manzaraya karşı daha ilgisiz, öğlen ve akşamüstü motoru kullananlar da manzara ile daha iç içedir. Çünkü işe yetişmeye çalışanlar biraz sıkılmıştır. Yaptığım araştırmalara göre, ne kadar sallansa da bugün kadar İstanbul Boğazı’nda herhangi bir motor kazası olmamıştır.

7. Taksim Tramvay
Taksim Tramvayı, içinde İstiklal caddesinin kült müziklerini çalan bir müzik kutusudur. Kışın kar, yazın ferahlıktır… Ancak dezavantajları da yok değildir. Bir kere akbil basma yeri çok yüksektedir. Boyunuz bir altmış beşten kısa ise, akbil basmanız zor olur. Öte yandan tramvay sizi, yürüsem daha hızlı mı giderim acaba çelişkisinde bırakır. Tramvayın arkasına binilince, tramvaya zıplayan çocuklar ile karşılaşılanabilinir. Korkmamalı, şaşırmamalıdır. Çünkü çoğu insan bir kere o tramvayın arkasına atlayıp sallanma hissinin nasıl bir şey olduğunu yaşamak ister.

6. Tünel

Sizi en kısa zamanda istediğiniz yere ulaştırır. Geçen sene yenilenme amacı ile altı ay kapalı kalmıştır. Elli metrelik yolu altı ay içinde ne yaptıkları çelişkilidir. Tünelin hareket etmesi için zili çalan adamlar da insanı biraz oynatır. Zil çaldığı saniye siz tünele doğru koşuyorsanız inadına kapıları kapatır. Ama bir gün bakarsınız ki, başka biri için zilden sonra kapanan kapılar açılır. Çaresizsinizdir. Üstelik çare- siz- değilsinizdir.

5.Deniz Otobüsü (şehir içi)

Öncelikle deniz otobüsü pahalıdır. Para yetiştirmek zordur. Çok sallanır. Lunapark’ta ballerina tadı verir. İskeleye yanaşması vapura göre daha kolaydır. Hızlıdır. İçinde yiyecek ve içecek satılan bir yer yoktur. Zaten ballerinaya binerken de yemek yemenin bir anlamı yoktur. Hoş olmayan bir detay olsa da, hassas mideli yolcular için siyah torbalar vardır. Yine de fena bir ulaşım aracı değildir.

4. Otobüs

Bazen körüklüdür, bazen klimalı… Bazen bomboştur, bazen ayakta takılmalı… Evi gardır, adresi durak. Öyle o şerit senin, bu şerit benim takılır durur. Çoğu zaman nazlıdır. Bekletir bekletir de gelmez. Cinnet anlarında çare taksilerde aranır. Ama otobüs bir başkadır. Bir kere, otobüs ile bir yere ne kadar zamanda gidilebileceği asla kestirilemez. Çözülebilir değildir. Nereden ne kazası çıkacağı ya da yolun neden tıkandığı belli olmaz. Biri ile buluşmaya otobüs ile gidiliyorsa artı iki, eksi iki saat limit verilmelidir. Hele ki aranıza köprü girdiyse… Ama boğaz köprüsünde Anadolu’dan Avrupaya geçerken otobüslere ayrılmış bir arka yol vardır. Otobüsünüz ile o trafikte, boş yoldan süzülürsünüz. O nasıl bir hazdır. Otobüs halktır, otobüs kültürdür, otobüs insandır… Otobüs bir tanedir!

3. Minibüs
Şu sıralar trend renkleri mavi olan sevimli araçlardır. En çok küfür eden ve en çok küfür yiyen şoförlere sahiplerdir. Diğer arabaları çok sıkıştırlar. Ancak özlerinde iyidirler. Cambazlıklar, haylazlıklar onlardan sorulur. İğne deliği kadar yerlerden geçebilir, istedikleri kadar hız yapabilirler. Dezavantaj olarak, para üstünü almak zor olabilir. Yirmi milyon verdiyseniz, siz inene kadar o paranın üstü verilmez. Kırk kere sorarsınız. Ayıp olmasın diye daha fazla sormak istemezsiniz. İneceğiniz yere yaklaştıkça sinir kat sayısı artar. Biraz gerer. Fazla sallantılı olduğundan, genelde kitap, gazete okuyan kitleye rastlanmaz. Müzik çalarlar ile yol geçiştirilmeye çalışılır.

2. Dolmuş
Üzerlerine reklam alabilme hakları ile,”dolmak” terimi kullanılan espiriler yapılan araçtır.Gece hayatından dönüştür. Araba ile içmeye gidilemediği için, dönüş yolunda dolmuşlar, pahalı gece açan taksilere tercih edilir. Dolmuşta uyuyup son durakta inme eylemine ise artık alışılmıştır. Çünkü alkol ile bambide yenen hamburgerler ve goralılar özümleşir ve sizi uyutur.

1. 500T (Tuzla-Cevizlibağ)
Tümeller içinde bu tikel, kendi içinde bir reformdur. Binen binmeyene bindirmelidir. Kuşaklar boyunca aktarılmalıdır. Halkın nabzı burada tutulmalı, sosyolojik çalışmalar yapılmalıdır. Çünkü o 500T’dir.
Evet evet, yanlış okumadınız. Tuzla to Cevizlibağ. Bu otobüs karikatürize edilen; yanındakinin omzunda uyuma, örgü ören yaşlı teyze ya da kusan çocuğu falan aşkın bir otobüsdür. Bu olaylar 500T’de akbil basmak kadar doğaldır. 500T’de çok daha farklı deneyimler yaşanır. Tırnak kesme, ağaç ile otobüse binme gibi.. İstanbul’un bir ucundan, diğer ucuna kadar, yaşadığı yeri temsil eden populasyon görülür. Bu yüzdendir ki, politik çatışmalara yön veren giysi farklılıkları 500T’de çokça görülür. Otobüsün alım kapasitesi 60 kişidir ve hiçbir zaman 60 kişiden az olmaz. Şoför ile hep konuşulur, kavga edilir. Birilerinin kolu sürekli kapıya sıkışır. Küçük çocuklar hep ağlar hiç susmaz. Muavinler herkese kötü davranır. Sıcaktan kimileri bayılır, kimileri gerçekten uyur. Ve bu kalabalıktan oluşan koku hakkında uzlaşmaya varılamaz. Keçi koktuğuna ilişkin yargılar vardır. Kendinden sonra gelen Metrobüslere inat, emniyet şeridini de o kapatır. Polis molis dinlemez. Eski topraktır. Lafının üzerine de laf söylenmez.

En paylaşımcı insan benim diyene:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • email
  • FriendFeed
  • Identi.ca
  • LinkedIn
  • Live
  • MySpace
  • Reddit
  • RSS
  • StumbleUpon
  • Technorati
  • Tumblr
  • Twitter
  • Diigo

Bu maddeleri alan şunları da alabilir:

  1. En iyi otomobil kullandığını zannetmenin 9 yolu…
  2. En Bi şey On Uzun Yol Raconu
  3. En çok sinirlendiren 10 dandik gündelik yaşam şeyi…
  4. En Kant’çı 10 kavram
  5. En Güzel 10 Pink Floyd Şarkısı…


4 Yorum to “En işlek 10 ulaşım aracı…”

  1. eneeee metro nerdeeee? olar mi hiç metrosuuuz!

  2. Çok iyi olmuş :) Çok güldüm okurken.

  3. Taksiler var bir de, her yerde karşımıza çıkan. Bazen övdüğüm, bazen sövdüğüm taksiciler var. 1 numaraya 500T süper gitmiş. Sosyolojide okuyan arkadaşlara haykırmak istiyorum, tez olmalı bu otobüs tez…

  4. Son madde çok hoşuma gitti çok akıcı bir anlatımınız var.

Yorum yapın

Additional comments powered byBackType