En beklenmedik sona sahip 25 film (İSTEK)…
Efenim yine bir sinema yazısı ve yine bir istekle huzurlarınızdayız. Gülşah Ayhan istemiş bu maddelemeyi, eh bizim de boynumuz kıldan ince tabii… Buyrun bakalım size en tahmin edilemez, en şaşırtıcı ve bunu hiiiç ucuza kaçmadan yapan, sağ gösterip, soldan vuran filmlerimiz. Tabii ki bu şaşırtıcı sonlardan bazıları zaman içerisinde trend haline gelip, Hollywood’da bir gimmick’e, beklendik bir şeye dönüştüler bugün ama bu koşullanmadan bağımsız, filmler ilk piyasaya çıktıklarındaki dumurumla değerlendiriyorum ben. Sıralamamız da bu nedenle, filmlerin iyiliğinden çok sonlarının şaşırtma potansiyeline göre.
!!!ACHTUNG: Feci şekilde spoiler içerir!!!! Ama iyi bi insan olduğumdan spoiler’lar beyazla yazılı, highlight ederek görebilirsiniz.
25. The Departed (2006)
Martin Scorsese’nin bu filmini listeye almamı garipseyenler olabilir ama birazdan açıklayacağım sebeplerden ötürü bu film beni çok dumura uğratmıştı. Zira filmdeki bir şey, yani şu: filmin tüm ana karakterlerinin hiç uzatmadan etmeden, en beklenmedik anda çat diye öldürülmesi ve sanki figüranmışlar gibi olayın üstünde bile durulmaması, bana Hollywood için hayli sıradışı gelmiş ve baya şaşırmıştım. Gene de klasik anlamda bir twisted ending diyemeyiz tabii bu filme.

24. Hide and Seek (2005)
Çok beğenilmiş bir film değil bu. Annesi intihar eden bir kız çocuğu, babasıyla birlikte ücra bir yerlerdeki bir eve taşınır. Kızın hayali arkadaşı gelir ve bir takım cinayetler başlar. Acaba kız deli midir nedir? Neyse efenim tabii, sonunda olay çözülülür. Meğersem: Katil şizofren babadır, hayali arkadaş da adamın diğer kişiliğidir. Her ne kadar sonu biraz gimmicky bulunsa da ben gerilmiştim bu filmde ve açıkçası sonu da tahmin etmemiştim. Ederim halbuki normalde.

23. Swimming Pool (2003)
Francois Ozon’un bu filminde, yaşlı bir polisiye yazarı bir arkadaşının evinde inzivaya çekilir. Ev sahibinin genç ve seksi kızı da eve gelir. Evde çeşit çeşit olaylar olur, hatta bir de cinayet işlenir, yazarla kız suç ortağı olur falan filan. Meğersem: Hepsi yazarın yazdığı bir roman imiş. Filmin şaşırtıcı sonu her ne kadar alışıldık bir şaşırtıcı son da olsa, filmin iyi yanı, film boyunca böyle bir twist geleceğini asla hissettirmemesi ve gayet kara film tadında ilerlemesidir.

22. The Sixth Sense (1999)
Valla açık söyleyeyim, benim için beklenmedik bir son sağlamadı bu film. Zira ben bu filmin 15. dakikasında olayı tahmin etmiş olmakla birlikte, millet de mütemadiyen “ay dumur olcanız” dediği için, hep başka bir twist bekledim durdum, boşuna beklemişim. Çünkü neymiş? Meğersem: Adam filmin taa en başında vurulduğunda ölmüşmüş. Peeeh! İşbu yüzden, zaten yönetmen olarak çok da bayılmadiğim M. Night Shyamalan’ın bu filmi listeye baya alt sıralardan giriş yaptı efenim ama şaşıran, şaşırdı tabii, ne diim.

21. American Psycho (2000)
Psikopatın da psikopatı bi adamı oynayan Christian Bale, film boyunca kadından kadına seker, hepsini de öldürürür. Meğersem: Olayın hepsi adamın kafasındadir kafasındaaaa! Çok da aşırı beklenmedik diil bence.

20. The Prestige (2006)
Prestij sihirbazlar dünyasında finalde yapılan büyük ve şaşalı gösteriye deniyormuş. Christopher Nolan’ın yönettiği bu film de, iki rakip sihirbazın, çeşitli alavare dalaverelerle birbirlerinin prestij numaralarının hilelerini öğrenmeye çalışmalarını anlatır. Sonunda da sahnenin bir tarafından kaybolup, başka bir yerinden beliren sihirbazımızın sırrını öğreniriz. Meğersem: Daha safirik olan sihirbahızımız baştan ikiz seçeneğini elemiştir. Kendisi hileyi bir türlü çözemediği için Nicholas Tesla ile birlikte çalışarak zamanına göre high-tech bir cihaz ile kendini klonlayarak bu numarayı gerçekleştirmeyi başarmıştır. Oysa ki olay çok basittir ve diğer sihirbazın gerçekten de sadace ikizi vardır. Yaaa yaaa! Ayrıca bu filmden bir de sihirbaz milletine güven olmayacağı dersini de çıkarırız.

19. Crying Game (1992)
IRA tarafından kaçırılan bir askerle, kendisini kaçıran adamın dostluğu ve bu dostluk üzerinden adamın yaşadığı büyük aşk hikayesini izleriz. Asker ölünce, bu IRA’cı arkadaş, askerin büyük aşkını bulmaya gider, kendi de kadına kapılır ve falan filan. Amaaa filmde bir çüüüş! noktası vardır elbet ve o da şudur: Büyük aşkın objesi kadın, aslında kadın değil adamdır. Ayrıca kendisinin de bir takım komplolarda parmağı vardır. Filmi zamanında vizyonda seyrettiğimden, çok net hatırlayamıyorum detayları ama nasıl bir “oha!” dediğimi çok iyi hatırlıyorum. Gerçi neredeyse çocuktum tabii, bugün gözümüz açıldı, belki bugün seyretsem “aaa belliydi” derim ama o zaman diyememiştim tabi. Ne olursa olsun, çok güzel filmdir.

18. El Maquinista (2004)
Yine Christian Bale karşımızda, yine garip bir karakter ama bu sefer daha kurban rolünde gibi. Üstelik de bu film için deli gibi kilo vermiş. Takdire şayan. Bir yıldan beri uyuyayamayan, bu yüzden de gerçekle ilişiğini yavaş yavaş kaybetmekte olan bir işçi, evinde garip garip notlar bulmaya, halusinasyonlar görmeye falan başlayınca iyiden iyiye paranoyaklaşır. Meğersem: Kendisi arabasıyla bir çocuğa çarpmış ve onun ölümüne sebep olmuştur, insomnia’sının sebebi de hissetiği suçluluktur. Ayrıca o notlar falan da hep kazayla ilintilidir. Böyleyken böyle.

17. Stay (2005)
Bir psikiyatrist ve hastası genç çocuk. Bu çocukcaaz baya deli gibi davranmaktadır. Psikiyatristimiz de kendisi için endişelenmektedir, intihar edicek bu diye. Sonra çocuk bi ortalardan kaybolur, dohtor civanım da kendisini arar filan. Hatta kendisi de hafiften bi tırlatır o sırada. Sonra tabii arayan mevlasını da bulur belasını da hesabı çocuk bulunur. Meğersem: Çocuk doktorun hastası falan değil, bir trafik kazasında ölmek üzere olan bir gençtir. Doktor ise kazada kendisine yardım etmeye çalışmaktadır. Tüm hikaye çocuğun ölmeden önce gördüğü son bir hayalden ibarettir aslında. Filmin montaj tekniği ise bir harikadır bu arada, belirtmeden geçemiciim.

16. Star Wars Episode 5: The Empire Strikes Back (1980)
Şimdi George Lucas’ın bu filminde karışık bi durum var zira, biz bunu seyrettiğimiz zaman serinin 1., 2. ve 3. filmleri henüz piyasada yoktu. O yüzden bu filmi seyredince dumur olmuştuk. Neden mi dumur olmuştuk? E çünkü: Darth Vader Luke Skywalker’ın babası çıkmıştı, e biz de “yuh!” demiştik haliyle. Zamane gençliği ise bu filmleri sıralı seyrettiğinden, neye dumur olduğumuzu anlamakta zorlanabilir tabii. Ne de olsa kronolojik seyredince, daha 2. filmden neyin ne olduğunu biliyor oluyorsunuz. Gel gör ki kazın ayağı öyle değildi bizim zamanımızda.

15. 12 Monkeys (1995)
Brad Pitt’in zamanında etrafa saçtığı ölümcül bir virüsü durdurmak için geçmişe giden bir suçlunun hikayesi olan bu film, tüm zamanda yolculuk filmleri gibi biraz kafa karıştırır. O zamana bu zamana gidip duran Willis, sonunda doğru zamana gider ama ne olur? Şu olur: Willis tam virüsü durduracakken polisler tarafından vurulur ve çocuk Willis de bu olaya şahit olur. Evet, şaşırtıcı bir sonu vardır ama çok bayıldığım bi film diildir nedense. Belki de tam takip edemediğimdendir, kimbilir.

14. A Tale of Two Sisters / Janghwa, Hongryeon (2003) – Hollywood versiyonu: Uninvited- davetsiz (2009)
Kore yapımı süper bi film huzurlarınızda. Anneleri ölmüş iki kız kardeşin, bir psikolojik tedavi merkezinden evlerine dönmeleri ve üvey anneleriyle yaşadıkları olaylar. Hep bir gizem havası olan bu filmde, ne oldu diye merak eder dururuz. Sanki o üvey annede bi bokluk var gibidir. Meğersem: Kızların annesi kendini asmış, intihar etmiştir. Kızlardan biri de bunu görünce, bir kaza sonucu ölmüştür. Kalan kız hafiften tırlattığı için her şeyi hayal görmektedir. Kardeşi mardeşi yoktur artık, üvey anne de katil matil değildir. Ve evet, uzak doğu sinemasını sevelim, koruyalım.

13. Identity (2003)
10 Küçük Zenci tadında bir film. Bir otelde mahsur kalan 10 yabancı ve ardı ardına işlenen cinayetler. Katil acaba bu insanlardan hangisi? Hemen söyleyeyim: O otel ve yabancılar, hep bir tek insanın, yani hapisanedeki azılı bir katilin kafasında yarattığı farklı kişiliklerdir. Yani bir çoklu kişilik vakası. Cinayet ise bu kişiliklerin birleştirilmesinin metaforudur yani tedavinin. Peki tamam olayı anladık, bitti mi yani? hayır bir twist daha var. O da son sağ kalanla ilgili: Son sağ kalan masum ve iyi olan kişilik sanırız ama anlarız ki aslında katil ruhlu kişilik ayakta kalmıştır. Şaşırtır mı şaşırtır.

12. The Devil’s Advocate (1997)
Bir avukatın şeytana uyuşunu anlatan bu filmde Al Pacino şeytana pabucunu ters giydirir valla billa. Film boyunca genç avukatı, karısını ve bizi manyağa çeviren Pacino ve ikna argümanlarının, filmin sonunda bir şey… yani bu: genç avukatın bir an daldığı bir hayal , olduğunu anlarız. Sonra da ikinci twist gelir: Pacino mahkeme çıkışında şeytan değil de normal bi insanmış gibi belirerek, Keanu’nun kanına başka bir yerden yine de kanına girer. Çok güzel repliklerle dolu, çok güzel filmdir bence. “Vanity, definetly my favorite sin!”

11. The Game (1997)
İnsanı paranoyak eden bi film bu… Zengin bir adamın, garip bir oyuna girmesiyle başlıyor her şey ve film boyunca ne gerçek, ne oyun birbirine giriyor. Micheal Douglas’la birlikte sizde bir eblekleşiyorsunuz. Mütemadiyen “aa meğersem bu oyunmuş” diyor, sonra “aa yok artık, bu kadar da olmaz bu oyun diil heralde” diyor, sürekli darbe üstüne darbe yiyorsunuz. Tabii adamın da bu “oyun” kisvesi altında başına gelmeyen kalmıyor, paraları gidiyor, her şeyini kaybediyor. Peki de bu oyun bir kılıf mı sadece, adamı dolandırıyolar mı neler oluyor bu filmde? Şu oluyor: Siz tam hah bunlar hırsız derken, her şeyin ama her şeyin kardeşi tarafından planlanmış bir oyun olduğunu anlıyorsunuz. Hatta adamın intihar teşebbüsünün bile öngörülmüş bir şey olduğunu anlayıp, filmin sonunda herkesle birlikte rahat bir nefes alıyorsunuz Bu filmi sevdiyseniz, şahanelerin şahanesi yazar John Fowles‘un The Magus (Büyücü) isimli kitabını okuyunuz bu arada, şahane bir kitap olmasının yanı sıra, bir şekilde bu filmin esin kaynağı da işte bu kitap gibi geliyor bana.

10. Abre los Ojos (1997) – Vanilla Sky (2001)
İspanyol yönetmen Amenebar’ın şahane filmi Abre Los Ojos (Open your eyes) filminin Amerikanlaştırılmış versiyonu Vanilla Sky’ı değil, orijinalini seyrediniz, bi kere bunu peşinen söyliim. Halihazırda yakın zamanlı süper bi film yapılmışken, gidip de aynısını biraz daha yuppileştirerek çekmeyi anlayabilmiş değilim. Ayrıca penelope’nin iki filmde de aynı rolü oynaması çok manyakça. Neyse. Filmimize geçeyim. yakışıklı, zengin, her şeye sahip kahramanımız bir kaza geçirir ve yüzü deforme, hayatı da allak bullak olur. Sonra bi ara düzelir gibi olur ama bu sefer de garip flashback’ler, halusinasyonlar, tuhaf tuhaf olaylar başlar. Adam sonunda kendini sevdiği kızı öldürmek suçundan hapiste bulur. Bir de garip bir şirket ortaya çıkar. Neler oluyor derken biz, olaylar çözülür. Meğersem: Adamımız şirketle bir anlaşma yapmıştır ve şirket insanları istedikleri bir zamanda öldürmekte, sonra tekrar hayata döndürüp, sonra da dondurup komaya sokarak, onlara istedikleri gibi bir rüya gördürmekte ve böylece bir sanal gerçeklik yaşatmaktadır. Adamımız da bunu yaşamaktadır. Esasında o sarhoş gecenin sabahında ölmüştür. Dahası da var ama hayli karışık bir film, anlatamayacağım valla. Seyredin, bak buraya yazıyom şaşırcaksınız.

9. Fight Club (1999)
Herkesin en beğendiği, en bayıldığı filmler listesinin değişmez elemanı. Marla Singer’a özenen kızlar ve Tyler Durden ıssızlığında adamların müsebbibi film. Kötü mü? Değil tabii ki, gayet güzel bir film. Ama bana sorarsanız, biraz fazla şişirildi. Neyse, bu girizgahtan sonra konuya gelelim. Edward Norton ve Brad Pitt’in karşılıklı döktürdükleri bu film, iki arkadaşın bir dövüş kulubü kurmalarını ve çeşitli anarşik faaliyetlere atılmalarını anlatır. Ama meğersem: Brad ve Edward aynı kişidir. Olay şizofrenidir. David Fincher’dan klasikleşecek bir kült, bir pop dünya fenomeni.

8. Memento (2000)
Chirstopher Nolan’ın bu filmi zaten yapısı itibariyle twist’e müsait. Filmin sonuna geldiğimizde, olayların başlangıcını ancak anlayabildiğimizden ve film bize kendimizi, aynı ana karakter gibi kısa süreli hafıza kaybı yaşıyor gibi hissettirdiğinden, filmin sonu yani esasında başı, şaşırtmasın da napsın? Evet, ana karakterimiz geçirdiği kazadan sonra bir hafıza problemi yaşamakta ve uzun vadeyi hatırlamakla birlikte, kazadan sonra yeni hiçbir şeyi aklında uzun süre tutamamaktadır. Bu yüzden de hayat kendisi için hayli zor geçmektedir, o da karısını öldürenleri araştırırken hiçbir şeyi unutmamak için öğrendiklerini dövme olarak vücüduna yazmaktadır. Oysa ki: Karısı sandığı şekilde ölmemiştir. Karısı “hayır daha iğnemi yapmadın” demek suretiyle kahamanımızı kandırmış, ve bu sayede5 dakika önce ne yaptığını hatırlamayan kahramanımız kendisine bir insülin aşırı dozu yaşatmış ve kadın da bundan mütevellit ölmüştür. Başka bir takım sürprizler de var ama anlatamıycam şimdi toparlayamıyorum çünkü. Karışık ama çok enteresan, çok güzel filmdir.

7. Seven (1995)
Çok gerilimli, şahane, kapkara bir film… David Fincher’ın yönettiği bu filmimiz, 7 günah konseptinde cinayetler işleyen bir seri katil ve onu bulmak isteyen dedektif etrafında dönüyor. Ve hayır, sondaki şaşırtıcılık seri katilin kimliğinden çok son 2 cinayet ile alakalı. Şöyle ki: 6. cinayet, yani envy (haset), katilin dedektife duyduğu hasettir ve dedektifin karısının başı bir kutudan çıkar. Siz höst demeye kalmadan, 7. cinayetin de öfke (wrath) olduğunu anlarsınız çünkü dedektifimiz öfkeden deliye dönmüş hale, seri katili vurur. Sonuç olarak, aslında 1 değil, iki kere tokat gibin vurur bu film.

6. Primal Fear (1996)
Edward Norton’un ne büyük bir oyuncu olacağının kanıtı ahan da bu filmdir. Edward’cık öyle bir döktürür, öyle bir döktürür ki bu filmde, bence bu zaten başlıbaşına bir dumurdur. Filmimizin konusuna gelirsek, kilisede bir papaz öldürülür ve kilisede çalışan genç bir çocuk elinde kurbanın kanlarıyla tutuklanır. Kekeme, korkak bir çocuk olan bu çocuk hiçbir şey hatırlamamaktadır. Adli psikolog kendisiyle konuştukça çocuğun çift kişilikli olduğunu anlar. Meğersem: Çocuk çift kişilikli falan değildir, kekeme kişilik tamamen uydurmadır. Cinayeti de bal gibi bilerek isteyerek işlemiştir. Sonra da çektiği delilik numarası sayesinde “temporary insanity” ile yırtmıştır. Edward Norton ne oynamış ama demiş miydim?

5. Donnie Darko (2001)
Bu filmi anlatabileceğimi sanmıyorum. Evlerine düşen bir uçak motorundan yara almadan kurtulan Donnie, garip bir tavşanın ona dünyanın sonuyla ilgili bir kehanette bulunduğuna inanır. Ama aslında öyle değil böyledir: O kurtulmuş ama annesiyle kardeşi uçağa sonradan binmiş, o yüzden onlar ölmüş, o tavşan aslında kostümlü bir çocukmuş, ailesi ölmesin diye Donnie sonradan kendisi “ölem ben” demiş, ölmüş… Zaman yolculuğu falan… Hık mık şey… Neyse efenim, anlatılmaz yaşanır, seyredin görün.

4. Psycho (1960)
Ooo kimler de burdaymış, Hitchcock Bey de teşrif etmiş, aman da aman. Evet efenim Psycho bir klasiktir, bilmiyorsanız ayıp, hemen seyrediniz. Issız bir yerde bir otel, otelde çalışan Norman Bates ve baskıcı annesi ve tabii öldürülen kadınlar. Kim öldürüyor ayol bu kızları? Söyleyelim: Hahay annesi sandıysanız yanıldınız çünkü there’s no spoon hesabı, aslında bi anne yok. Anne öleli seneler geçmiş, kala kala iskeleti kalmış, anne sandığımız psikopat Norman Bates’in kendisi, annesinin kılığına giriyo, karıları öldürüyo. Adı üstünde Psycho.. Tekrar ediciim, seyretmediyseniz mutlaka!

3. The Others (2001)
Amenebar İspanyol korku sinemasına yeni bir soluk getirdi genç yaşında. Alkışlayalım. Sonra da filmimize geçelim. Işığa duyarlı çocuklar, karanlık bir ev, yalnız bir anne, savaşta bir baba, garip hizmetçiler… Bir de “diğerleri” diye birileri var (Lost’taki the others diil aman diyim), hayalet gibi bişeyler bunlar… Neyse efenim, birileri ölmüş ama kim? Neler oluyor burda? Meğersem: Anne bir cinnet anında çocuklarını ve kendini öldürmüştür ama öldüğünün farkında değildir. Others aslında kendileridir. Onların others dedikleri ise hayalet değil, evin gerçek sahipleridir. Sixth Sense ile çok kıyaslanır bu film ama ben hadi ordan derim buna. Bi kere bu filmde tahmin etmek çok zor. Evet bazen bir şeyi yakalar gibi oluyorsunuz ama yok, tam olmuyor. Ayrıca bu film çok ama çok güzel bir film, her şeyiyle. 2 thumbs up!

2. Jacob’s Ladder (1990)
Adrian Lyne’den fevkaladenin fevkinde bir film. Türkçemizde Dehşetin Nefesi adıyla bulunur. Vietnam’dan dönen Jacob’un yaşadığı halüsinasyonlar, garip olaylar, paranoyalar… Adamcaaz travma sonrası sendromu mu yaşıyo, deli mi, çevresindekiler şeytan mı derken biz, “onu öyle demezler, peynir ekmek yemezler” olduğunu anlarız. Çünkü yoruma müsait, hayli açık bırakılmış bir finalle son bulsa da bu film, twist üzerine twist içerdiği ortadadır ve genel yorum şudur: Twist 1. Vietnam’daki askerlere devlet saldırganlığı artırıcı, halusinojenik bir uyuşturucu vermiştir. Twist 2. O saldırganlık yüzünden birlikteki askerler birbirlerini öldürmüşlerdir. Twist 3. Jacob o gün orada ölmüştür. Yer yer gerdiği için zaman zaman korku filmi kategorisine konmakla birlikte şahane bir filmdir ve mutlaka seyredilmelidir.

1. Usual Suspects (1995)
Oooo bebeğim, işte şaşırtıcı filmlerin şahı. İşte Kevin Spacey mucizesi. Yarappim, bu kadar güzel bir aksiyon filmi daha yapılabilir mi şu dünyada? Sanmıyorum. Bryan Singer imzalı çok sevdiğim bu filmde, bir grup suçlu bir şekilde toplanır ve büyük bir işe girişirler ama biri hariç hepsi ölür. O ölmeyen de en zavallıları, topal Verbal Kint’tir ve Verbal polise olayları anlatmaya başlar. Keyser Soze isimli bir efsane Türk mafya liderinin emriyle bu işe bulaştıklarını falan anlarız. Sonunda ise tokat gelir: Verbal her şeyi uydurmuş, polisi kafaya almıştır. Topal olmadığı gibi olayın lideri ve hatta Keyser Soze’nin ta kendisidir. Kevin Spacey oyunculuğunu konuşturur, kurgu, senaryo, her şey harikadır. Hastasıyım. “The greatest trick the Devil ever pulled was convincing the world he didn’t exist.” Ooo yeee.

Bitti bu kadar. Şaşırdınız mı bu maddelemenin sonuna? Hiç sanmam. Gayet beklendik bir finaldi bence. Haa bi de “bu listede niye David Lynch yok allaaaan cezasııııı” derseniz, onu da açıklayayım, kendisinin filmlerinin genel olarak tümden beklenmedik olduklarını düşünüyorum, sadece sonlarına twisted, şaşırtıcı ya da beklenmedik demek David abiye haksızlık olur kanaatimce. O yüzden burada yok kendisi. Evet.
Bu maddeleri alan şunları da alabilir:
50 Yorum
to “En beklenmedik sona sahip 25 film (İSTEK)…”
1 Bu yazıyı linkleyenler
- 26 Tem 2009: En Beklenmedik Sona Sahip 25 film | MayınTarlası.Net
Additional comments powered byBackType


Maddebagimlisi.com'da; madde madde listeler, geri sayımlar yapar, en iyileri, en kötüleri ve daha pek çok şeyi sıraya dizeriz. Belli bir konumuz yoktur, her şeyi hedef alırız. Hatta
Shawshank Redemption’da olsa şahane liste,1 numara benim 1 numaram ile aynı çıktı ondan ekrana sırıtarak baktığımı fark ettim:)
Bu filmlerin hiç birini izlemediğime çok üzüldüm. En kısa zamanda hepsini izlemem lazım. Ama korku filmlerinden hoşlanmıyorum.
Güzel derleme, yazanın eline sağlık.
hepside güzel filmlerdir. listedeki filmlerin çoğunu izlemeden ölmemek lazım.
en beklenmedik sona sahip filmler arasına “pan’s labyrinth” filmide girebilir gibi. çok etkileyici bir sona sahip o filmde.
elinize sağlık güzel bir derleme olmuş.
Liste bayz iyi omuş hakkaten de The Crying Game’in o yamultucu şok edicilikle daha iyi bir yer alması daha yerinde olurdu sanki. Onun da değerini düşüren mevzunun finalde olmaması, filmin ortasında geçmesi olmuş sanırım.
Elinize sağlık.
bi de su var onun listede gerilerde olmasının sebebi olarak, seyredeli cok yıllar oldu, cok net hatırlayamıyorum detaylarını… bir daha seyredicem!
Çok güzel bir seçki olmuş. Memento’yu 3. seyredişimde filan anca anlamıştım ama Others da çabuk uyandığımı hatırlıyorum. Seven’da bir şeylere kızmıştım ama neydi unuttum. Psycho ve Fight Club’ı da gördüm. Diğerlerine de bakacaz artık. Bu arada highlight harika fikir! Tebrikler.
David Lynch’den Mulholland Drive’ın olmamasına şaşırdım. Gerçi sonunda şaşırmak için filmi anlamak gerekiyor, sanırım o yüzden bu listede yok
ama sinegargara, yazının en sonuna not düştüm, spesifikkolarak david lynch için. kendisinin filmleri yok çünkü “beklenmedik sonla biten film”den daha fazlası onun filmleri. sadece sonu değil, filmlerin başı da ortası da beklenmedik. o yuzden yok bu listelemede. “en yoruma acık filmler” gibi bir liste yaparsam bir gun, orda mutlaka olacaktır
Oki, orasını kaçırmışım ben yazının
Haklısın, şimdi bi Mulholland Drive’ı koysan Lost Highway ağlar, onu da koysan Eraser Head küser, hadi diyelim onu da koydun listeye Inland Empire kızıp kaçar.. E sonra listeyi David baba ile doldurmuşuz diye kızarlar. Bu arada güzel liste olmuş.
İsteğimi geri çevirmediğin için teşekkür ederim Deniz. Bu isteği yazdığımda aklımda çok acayip bir sonu olan bir film vardı ve Deniz bunu kesin yazar demiştim. Ama galiba o film bu güzelim listede yok. Listeyi okurken hah işte bu demedim ve neyi düşünmüş olduğumu da tamamen unuttum
Artık bir gün hatırlarsam söylerim.
Tekrar ellerine sağlık. Okumak zevkliydi, umarım hazırlarken sen de zevk almışsındır…
aklıma beklenmedik son deyince dancer in the dark geldi. gerçi gidişat zaten yeterince dramatikti ama hani sonunda iyi bir şey olsun, kız kurtulsun diye bekledim bekledim bekledim….
ahhaa bu arada spoiler fikrine bayıldım
liste harika gerçekten. ama old boy nerde?
old boy’u seyretmedim ben amaa henüz! seyrettikten sonra listeyi bi update edebilirim
)
Seven , fight club ve game ; üç david fincher filmi , listeye girmesi rastlandı olamaz herhalde..:)
Bir de farklı bi son yapmak için yırtılan Shyamalan var , bir iki neysede biyerden sonra abarttı artık.
beklenmedik son deyince oldboy listenin ilk sıralarında olmalı bence. yada konu başlığı düzeltilip izlediğim filmlerin en beklenmedik sona sahip olanları denmeli.
e ama kazarus, tabii ki seyrettiğim filmler arasında, zaten buradaki tüm sıralamalar öznel bir değerlendirme ile oluşturuluyor, hiçbirinin mutlak bir durumu yok. yorum kısmı o yüzden var zaten, eksik bir şey varsa okuyucularımız eklesin diye.
kızmayın yani.
old boyu seyredince listeye alırım. ama dünya üzerindeki tüm filmleri seyretmem imkansız takdir edersiniz ki
bi de gülşah ayhan mı, ayhan gülşah mı?doğrusu hangisi, yanlış yazmayalım
listeniz çok iyi hazırlanmış usual suspect bende de 1 numara olmuştur.benim listemde amerikan güzeli de olurdu hani. sonunda belki bir sır ortaya çıkmıyor ama gerçekten beklenmedik bir sonu var
layer cake filminin sonu da bir garip
no country for old men filminin sonu da garip, beğenmedim pek
yeni gösterime giren davetsiz miydi neydi o film de tam dumurluk
davetsiz zaten listede yer alan karanlık sırlar isimli kore filminin holivud versiyonu. dolayısıyla var listede ama ben bu bilgiyi de yazayım yazıyı bir guncelleyeyyim bari
Ölüm sessizliği ve ölüm fısıltısı nerde? Her ikiside burdaki bir çok filmden daha çok yamultucu etkiye sahiptir!!! Bu iki filmi izlemeden liste yapılmaz!
O bahsettiğiniz filmlerin orijinal isimlerini biliyor musunuz acaba, bi bakayım?
haute tension;
an american haunting;
ilusionist,
Burn After Reading,
Shutter,
the reaping
bunların da sonları “yaa öyle değil böyle” şeklinde bitti.kaliteli filmler olmasa da bu listeye girebilirler.
blogu yeni keşfettim ve bütün postları baştan okuyorum..arkadaşlara katılıyorum..eğer geçen zaman içinde oldboyu izlediyseniz update istiyoruz
bende bu filmlerin hemen hemen hepsi mevdut arkadaşım
siteyi yeni keşfedenlerden biride benim bundan sonra gözetimim altındasınız ona göre
guguk kuşu da fena değil hani…
Lİste güzel eline sağlık, spoilerlar için highlight fikri de süper olmuş ama ben kendimi tutamayıp oralarını da okudum (; halihazırda izlemediğim birkaç film vardı listede artık ne olcağını biliyorum: tüh yazık oldu)
Bu arada hakkaten oldboy u izleyiniz, siz de onu liste başı yapacaksınız eminim. Sonundaki şaşırtınçlığın yanısıra süper bir filmdir kendisi
kaiser soze derim başka da bişi demem, primal fear ve others da two thumbs up. bu arada sixth sense’in sonunu bana soleyen gerizekalı kuzenimi buradan bir kere daha sevgi ve saygı ile anıyorum
Liste şaka gibi olmuş,witness for the prosecution bırak birinci olmayı listede bile yok,eklenirse çok sevinirim.Filmin sonunda bir yazı bile geçiyor hatta;değerli izleyicirimizinde filmden zevk alması için lütfen sonunu kimseye söylemeyin!!!!
Mustafa,
Yoksa tabii eminim bu listede olmayı hak eden pek çok film vardır başka. Neys eonlar da işte, yorumlarda ekleniyor, güzel oluyor
Seyretmedim o filmi… Keşke tüm filmleri seyredebilsem! Ama zaman yetmiyor
içlerinde çok iyi filmlerde var çok dandik olanlarda var
beni her film şaşırtıyor. daha doğrusu çoğu film şaşırtıyor zaten şaşırtmasa izlemem bu listeyi kim hazırladıysa ona içten teşekkürlerimi sunuyorum. çünkü arada izlemediğim atladığım filmler vardı ve birini izledikten sonra bu teşşekkür metnini imzalamaya karar verdim.
bence bbütün resimler güzel ama benim aradığım resim yok malesef
old boy ve jim carrey nin 23 filmi
denizanım, litfen ilizyonisti izleyiniz.
kesinlikle bu listede old boy da olmalı insanı dumur ediyo acayip bir şekilde:):)
Oldboy,The Shawshank Redemption,Reservoir Dogs,Derailed,Inside Man..
Chaos ( http://www.imdb.com/title/tt0402910/ )
Gerçekten insanı ters köşeye yatıran bir film.
İzlemenizi tavsiye ederim.Bilgisini paylaşan bize bu imkanı sunan arkadaşa selamlarımı iletiyorum.
Mümkünse bir şey sormak istiyorum.
Yıllar önce bir film izledim.Adını hatırlamıyorum, yaklaşık 3 yıldır arıyorum.
3 kişi arasında geçiyor film.Konusu aşk,dostluk ve öğrencilik yılları.
Birbirini seven 2 kişi ve o kişilerin ortak arkadaşı salak ve inek tabiri diyebileceğimiz bir kişi.Filmden kesitler.
.Çocuk çok çapkın gerçekten kıza aşık oluyor fakat bir türlü inandıramıyor.
.Kız bir zaman sonra ortalıktan kayboluyor, çocuk başka bir şehirde başka biriyle yaşarken buluyor.
.Bu 3 kişi zamanlarının bir kısmını samanlık gibi bir yerde takılarak geçiriyor.
.Saf çocuğun yaptıkları akıllara zarar herşeyi o yapıyor ama herkes onun kurtadığını sanıyor.
Fazla ipuçu vermek istemiyorum.Belki bir arkadaş cevabımı bulur izlemek isteyen olur.
Film izleyeni fena tokatlıyor.
Tokatın ne zaman yüzünüze patlayacağı belli olmaz.
Her an ters köşe dikkat…
Yardımlarınız için şimdiden teşekkürler…
seçtiğiniz filmler gerçekten cok başaralı ama kendimce bu listeye film eklemek istiyorum bu tür filmleri sevenlerin izlemesi için
sihirli mantar cok basarılı bir film
old boy sadece sonu için izlenebilir yerinde kimse olmak istemicektir herhalde.
saw bence baş yapıt
ıntacto (bahis) bu katagoriye gırermı bılmem ama muhteşem bir film
mekanist
the jacket psikoljık gerılım turunun en iyisidir
mindhunters bu filmler yanında zayıf kalabılır ama genede izlenmeli
The Life of David Gale süper final biraz duygusal
21 keyifli
bu bolgu acan arkadaslara teşekkurler
sihirli mantar(denemeye deger)-the game(şok şok şok )-orphan(muhteşem)old boy(empati yapılması sakılncalı:) )-olagan şüpheliler(film cok iyi değil ama film sonu en iyisi turunun)-departed(başarılı)-village (dumur)-
the village dumur
old boy sakıncalı
sihirli mantar süper
the game şok şok şok
saw en iyisi
The Life of David Gale muhteşem
olağan şüpeliler…….
Kesinlikle cevap yazma ihtiyacı hissettiğim tek liste çünkü ben yazsam aynısı olurdu herhalde şok oldum ne diyeyim benim hitlerim burada sadece HİPNOZ ve ZİNDAN ADASI yok tek kelime ile süper
the others güzel şaşırtıcı bir filmdi prestij,sihirbaz bunlarda çok güzeldi ama en güzeliii İNCEPTİON! sonunda ne oldu hala kafam karışık.Zindan adasıda muhteşemdi.
esaretin bedelini göremedim üzüldüm dorusu