En Amerikan 15 söylem…
İşte ingilizcem var ama konuşma dilini kıvıramıyom’cular için eşsiz bir kaynak eser! Amerikan dilinin bu en guzide ünlem ve deyimleriyle, siz de bir amerikalı gibi konuşabileceksiniz. Lakin bir noktaya dikkat çekmek isterim ki, salak bir amerikalı gibi konuşmanız çok olası.
15. Sucks ve rocks
Rocks süper demek iken zıt anlamlısı sucks, iğrenç demektir.
- Mr. Brown rocks as a teacher!
- No man, he sucks!
14. Dude
Lan desem, lan değil, ne üdüğü belirsiz bi şey. Kaliforniyalı sörfçü ağzı biraz, erkeklere söylenir, genelde de erkekler söyler. bana sorarsanız bizim: “naber tarraaam” tarzı bi söylem ama ayıp bi şey de içermiy. Pratik bir sıcaklık sağlıyo.
13. You know…
Bizim “şey” kelimesinin ikamesi. Ama şey dediğim, şey anlamındaki değil daha çok cümlede takılınca hani deriz ya: “Eee… şeyy… ben biraz şeeey… borç para rica edecegdum.” İşte o şey’leri you know yap, oldu. Bi de bazıları, böyle noktalama işareti gibi kullanır bunu.
- I’m going to college you know… Then I’m going to get a job and you know… start working you know… like Mr. Brown.
12. Awesome!
Harika! Şahane! Awesome işte budur. lakin biz o kadar sık “harika!” demeyiz, onlar der.
11. Big time
Abartma sanatına bir örnek. Çok aşırı, baya bi demeye gelir.
Yani: “He sucks” değil, “he sucks big time.”
10. Talk to the hand!
Zencilerin tercihi. El hareketi de var bunun ama burda yazıyla anlatması çok zor şimdi. Anlamı “ne annatıyon koçum, seni dinnemiyom, istersen döniim de kıçıma annat” gibi bişeydir.

9.Paah-leeeaasee
Bildiğiniz, lütfen manasındaki please, evrim geçirdi bu oldu. Lakin anlamı lütfen’den çok farklı olarak, “ay yani saçmalama, gerizekalı” gibi bi şey içerir. Zenciler arasında daha yaygın olan bu pah-leeaz kullanımına genelde “talk to the hand” el hareketi eşlik eder.
8. Yuck
Yuck efektimiz iğrenme belirtir, evet. Tıpki bizim böğk gibi. İğrenç bir şeyle karşılaştığınızda suratınızı buruşturmak suretiyle, “Yuck!” diye bağırınız. Çevrenizdekiler mesajı alacaktır.
Lakin bu yuck’ın güzel bir özelliği de sonuna bir minik y ekleyerek, sıfata dönüştürebilmenizdir. Multifonksiyonel bir kelimemiz kendisi:
-Agh, he is so yucky.
7. Yummy!
Lezzet belirten bu efektimiz, zaman içerisinde güzel, hoş gibi anlamlar kazanmıştır.
Örnek:
Mr. Brown is so yumm-my!
6. Such a + isim
Kelime kalabalığı yapan hoş kalıplardan biri. “He’s a jerk” demek yerine her zaman ama her zaman “He’s such a jerk” tercih edilmelidir.
5. Yeah
Yeah da çok kullanımlı bir kelimemizdir. “Yeah right,” hı hı tabi ifadesi taşırken, “yeah, well” bağlayıcı bir kalıptır. “Oh yeah” zevk anlatabileceği gibi, “yeah yeah” kıçıma anlat’ı ima eder.
4. Duuuh!
Ultra gıcık bir kelime ile karşınızdayız. Daha doğrusu bir tavırdır bu. Biri bi şey anlamadı mı, salak demek yerine hemen “Duuuh!” diyiniz. Yahut çok aşikar bi şeyi mi sordular, hemen “Duuuh!” diyerek insanlara gerizekalı muamelesi yapın.
Örnek:
- Hey Ms. Brown, are you married to Mr. Brown?
- Duuuuuh!
3. Lozaaah
Üfff çok fena aşağılayıcı bi şey. Üstelik bunun işaret ve baş parmaklarınızla bir L yapmak ve bunu alnınıza koymak suretiyle kaymaklı aşağılaması da mevcut. Pronansieyşin lozır değil, lozaaaaa olacak, dikkat ediniz.

2. Whatever
Bu şahanedir. Aşağılamak için, bir bi şey mi söyledi, hemen basın vatever’i. Yüzünüze de küçümseyici bi ifade yerleştirin. Oldu bile. Ya da umursamazlık mı belirtmek istiyosunuz, cevap hazır: Whatever!
Örnek 1 (aşağılama)
- You’re so meaan!
- Whatever bitch.
Örnek 2 (umursamazlık)
- Would you like to kiss me Ms. Brown?
- Whatever.
Ayrıyeten, iki başparmağınızı birbirine değdirerek, işaret parmaklarınızı yanlara açın ve bir W yapın. Bunu en şiddetli whatever anında alnınızın ortasına koyarak, karşınızdakine gösterin. Çok pis koymuş olacaksınız inanın.
2. Oh my god
Harika multifonksiyonel bir kalıp. Öyle çok kullanımı var ki, tıpki bizim siktir gibi. Ne sevimli. şaşırınca, bunalınca, etkilenince, korkunca…. İngilizcedeki jokeriniz OMG olacak!
Oh my goooooood! (gooood’ı uzatalım)
Oh.my.god. (kesik kesik, arada nokta varmışçasına)
Omigod! (hızla, bir nefeste)
Ooooh mygod. (oooo uzun gerisi hızlı)
1. Like + herhangi bi şey
Manasız bir like ama her yere oluyo. Yani her yere ama her yere koyunuz, serpiştiriniz.
- The weather is like so baad!
- I was like… studying like… so hard.
- He’s like… such a jerk!
- So yeah, then I was like… do you wanna hang out?
Hemen size bir paragraf okuma-anlama yapayım:
Oh. my. god! He is so yummy. Like he is gorgeous! I mean… he is such a hottie. And i was like soooo weird around him. I’m such a losaaar, you know! I was like, duuuh say something, quick. But nothing, you know,, my mind was like blank… So yeah, anyways, I’m standing there, then suddenly, he asks if i want to go to the dance. And I was like yeah right, the dance. Like you would wanna go with me. And he’s like whatever! Then i realize that he’s serious so I go: Okay! And he goes: “Awesome!” And I’m like: Oh my god! Then his yucky girlfriend comes over, and she’s like “Pahh-leeaz, do you really think he’ll go to the dance with you?” And I’m like “Dude, chill. I don’t care.” And she’s like yeah yeah. So yeah… I guess, I’m not going to the dance. It sucks big time, huh?
Nev-i şahsına münhasır bir maddeleme, eşi benzeri yok.
4 Yorum
to “En Amerikan 15 söylem…”
1 Bu yazıyı linkleyenler
- 16 Ara 2009: En güzel Madde Bağımlısı maddeleri | Madde Bağımlısı
Additional comments powered by BackType




Maddebagimlisi.com'da; madde madde listeler, geri sayımlar yapar, en iyileri, en kötüleri ve daha pek çok şeyi sıraya dizeriz. Belli bir konumuz yoktur, her şeyi hedef alırız. Hatta
Hahah
Güzel derleme tebrikler. You rock maaan!
Awesome!
I was like müthiş müthiş koptum