En alengirli 15 reality show…
Unutulmak için şöhret olanların adresi: Reality Şovlar! Hadsizlik, kıskançlık, dedikodu, karaktersizlik… Bütün bu sıfatları sıraladıktan sonra, hepsinin kesinlikle yaşandığı bir yere gidiyoruz. Reality Şovlara. Hımm, tabi şöyle de bir nokta var; bütün bu sıfatlar da Reality Şovlar içinde sahte olarak yapılıyor. Bu yüzden bu şovların en sevdiğimiz anları kavga anları. Çünkü insanlar, yine bence, sinir anlarında, adrenalin seviyelerinden dolayı, kendini tam olarak kontrol edemiyor, sahte olamıyor… “Gerçek” oluyor. İşte tam olarak biz de Reality Şovlar’da gerçeklik içinde gerçek arıyoruz. Maddeleyelim o halde bizi ekrana kitleyen bu şovları:
15. Pop Star
Şovların startını veren, en çok oy alan yarışma. Bir de “hikayesi ile kazanma”nın ortaya çıktığı tabi. Aaaa sesi güzel değil de, hikayesi pek acıklı… Millet olarak ne kadar melankolik olduğumuzu bir kere daha gösterdi bize.

14. Made
Şimdi made’de bir genç yapılandırılmak isteniyor bir alanda. Uzmanlar tarafından felan uğraşılıyor, didiniliyor… Nedense uğraşılan alanda da (örneğin güzellik yarışması, buz pateni), civarlarda mutlaka bir yarışma oluyor. Nasıl denk geliyor ben anlamıyorum. Sonra bu gencimiz, uzman olmaya çalıştığı alanda henüz toy olmasına rağmen kesin bir ödül alıyor. Şikeli teeanage filmleri eşittir made!
13. My Super Sweet 16
Yareebbim. Amma seviniyorlar, 16 oluyorlar diye ki, oysa içki içme yaşları 21. Tamam altlarına ultra lüks arabalar çekliyor, rock star partileri felan yapılıyor ama… Napayım o kadar süsü içki içemeyecek dağıtamayacak, o arabayı kullanamayacak kadar sarhoş olamayacaksam. Hıı ama. Eğer bir tatlı 16’lık olacak olsaydım; The Hives’in benim için şarkı söylemesini ve ebeveynlerimin bana mini bir cooper almasını isterdim.
12.Kaynana Gelin
Bu kaynana gelin programlarının genel adını bilmediğim için, kaynana gelin üzerinden ilerliyorum. Efendim, eskiden erkek anneleri hamama gidermiş ya kız beğenmek için. İşte bu evler de aynen hamam gibiydi. Kaynıyordu, darlanıktı, boğuktu… Kızcağızlarımızın da seçmek değil de seçilmek olayına nasıl yanaştığını anlayamamışımdır he.

11.Tara Reid
Sinir olmak için izlediğiniz programlar vardır hani. Hıh tam işte orada bu şov. Gece uyuyamadığım zamanlar da ben Tara Reid’in reality şovunu yakalıyorum hep. Oyuncu mu model mi pek anlamadığım bu kızcağız, Avrupa’nın beachlerinde koca araya araya bir hal oluyor.
10. The Bachelor
Türkiye versiyonu asla olamayacak şov. Bilen bilir. Bu şovda bir bekar erkek, yirmi kız ile değişik günlerde değişik date’lere çıkıp aralarından birini evlenmek için seçiyor. Erkekimiz bu kızlarla öpüşebiliyor, azcık dokunuşlar falan olabiliyor. Nedense katılan bütün kızlar da istisnasız bu erkeğe aşık oluyor. Yani biri çıkıp da, abi bu adamla ben evlenmem tipim değil demiyor. Geçen bu yarışmada şöyle bir şey oldu. Son ikiye kalan kızlardan bir tanesi adama sana aşığım falan demedi. Kafam karışık emin değilim dedi. Diğeri de senle hayatımı geçiririm, çok aşıkım dedi. Adam kimi seçti dersiniz? Tabi ki aşk konusunda kafası karışanı. E bu işler hep böyledir. Hep kaçan kovalanıyor ama hep.
9. Dans eder misin?
Bence dans eder misinde dans falan yoktu. Bir tek Huysuz Virjin vardı. Dansçılar yetenekli değildi ve erkeklere oryantal yaptırmak dışında da bir espirisi yoktu şovun. Ama o Huysuz Virjin… Hatırlıyorum bir programda Tan Sağtürk balet kimliği ile bacaklarını açmış, Huysuz’a gül veriyordu. Huysuz da “Aaaa hiç şeyi yerde adamdan gül almamıştım.” demişti. Offf.

8.Biri bizi gözetliyor
Kapının önüne kimin arabası gelmiş diye hemen cama koşan meraklı bir millet için, birilerinin 24 saatini gözlemek kadar eğlenceli bir şey olamazdı. Ama sonra kavgalara falan alıştık, bu da baydı.
7. So you think you can dance
Efendim bizim dans özürlü yarışmacılara karşı, yarışmanın bu yurt dışı versiyonu şahaneydi. Yorumlar yerli yerinde, eğlenceli… Müzikler, ritimler, danslar. Über, über…
6. 7 günde değişim
İnsanları yedi günde olabilecek kadar güzelleştiren bu şov hakkaten çok komik. Çünkü güzelleştirilecek kişi önce jüri karşısına çıkarılıyor, (ama siyah camın ardında ve jüriyi göremiyor) sonra da jürinin onun arkasından yaptıkları yorumu dinliyor. Neyse bu güzelleşiyor falan ve yine jüri karşısına çıkıyor. Ama bu jüri yeni. Sunucu da bu jürinin başka bir jüri olduğunu söylüyor. Güzelleştirilen de şaşırıyor. Şimdi madem her programda aynı şeyi yapıyorsunuz, yani jüriyi değiştiriyorsunuz, güzelleşen kişiye neden bunu bir süpriz gibi sunuyorsunuz. Yani o kişi hiç mi izlememiş bundan önce yarışmayı. Ay buna çok sinir oluyorum.
5. Dr 90210
Bir takım estetisyen doktorun hayatlarından da alıntılar ile ameliyatları gösteren şov. Ama böyle bildiğin ciğer, dalak, meme, doku ayırt etmeksizin bütün ameliyatı izleyebiliyorsunuz. Şimdi böyle bir programda kadının ciğerini görmüşken memesini sansürlemek ne kadar saçma olur di mi? Ama sansürleniyor. En başta yalnızca erkek organları sansürleniyordu (neden, niçin), sonraları kadınlarınki ve en son kadın memeleri sansürlenmeye başladı. Hee, ben değişimi göremeyeceksem, o programı izlemenin ne anlamı var allah aşkına. İşte bu yüzden ve güzelim filmlerin en güçlü sahnelerini sansürlediği için digitürk’e burdan kocaman bir lanet gönderiyorum, hepsine de sinir oluyorum (nerden, nereye.)

4. Playboy Mansion
Hugh Hefner’ın Viagra ile ne tarz kadınlar ile beraber olduğunu izlediğimiz şov. Bir ev dolusu silikon düşünün…. Pembe playboy logoları ile yapılmış binlerce ürün, yokini giymiş kızlar, playmateler, girlfriendler… bir kere üç girlfriend aynı anda nasıl oluyor onu hiç anlamadım. Tek eşli gibi gösterilse neyse. Bu kızların ana babaları yok mu diyecem ama bir bölümde kızlardan biri anne ve babasına evlilik yıldönümlerine özel striptiz yaptı. Nasıl yani ya? Nasıl bir asimilasyon, nasıl bir ahlakın dışsallaşması bu? Kimse ne ayak diye sormuyor mu? Ben de bütün ahlaki birikimimi bir yana bırakıyor ve hayret ile izliyorum.
3. Kardashians
Kardeyşin kardeşler popo kız Kim’in porno videosunun çıkması ile popüleriteyi yakalamış aile bağları çok sağlam olan (?) bir oluşum işte. Bütün episodları zaten Kim’in pornosunun çıkmasının çok fena bir şey olmasına rağmen, ailelerindeki sağlam yapı ile o acıyı aşmaları. Ay Kim sevişmiş, çok acıydı bizim aile için bu. Ühühühühhü… bir de o kadar kız kardeş içinde bir erkek kardeş Rob var ki… Ben acırım ona acırım. Östrojenn salgısının hat saffada olduğu öyle bir evde yaşayıp gay eğilimler göstermediği için de kendisini tebrik ediyorum. Tavsiyem: Kaç kurtul Kardesshhh!
2. Extreme Make Over
Şimdi bak bunun da Türk versiyonu çıktı ama olmadı. Neden? Çünkü extreme make over’da insanları gerçek rehab merkezlerinde falan tedavi ediyolar. Ama buradaki versiyonunda ameliyattan sonra otele falan yollamışlardı. Bu iş öyle olmaz işte. Neyse, extreme make over hakkaten şahane değişimler oluşturan bir şov. Ne biçim güzel oluyorlar be ameliyattan sonra. Yapay mapay ben beğeniyorum. Cildimin sarkması halinde de hemen botokslanacağım işte.
1. Yemekteyiz
Bak şimdi bak bak. Nasıl kültürümüzün para sonucu allak bullak olduğunu görüyoruz. Sen senelerdir masa edebini aşıla çocuğuna; sofrada şarkı söylenmez, eller masanın altına konmaz, beğenmesen bile beğenmedim denmez… Sonra da yarışmada o kadar ters davran. Bu kadar abi, edebimiz 10bin YTL değerinde bizim. Güncel olması ve beni şaşkınlıktan eğlendirmesinden dolayı bir numeroyu kendisine veriyorum.
Bu maddeleri alan şunları da alabilir:
1 Yorum
to “En alengirli 15 reality show…”
Additional comments powered by BackType




Maddebagimlisi.com'da; madde madde listeler, geri sayımlar yapar, en iyileri, en kötüleri ve daha pek çok şeyi sıraya dizeriz. Belli bir konumuz yoktur, her şeyi hedef alırız. Hatta
a shot at love with tila tequila var bi de. burda da tila ablamız kendisine bir eş, hayatının aşkını arıyor filan. bu sefer yarışmacılar 16 kız ve 16 erkekten oluşuyor. çünkü tila abla biseksüel. ve tabi ki yarışmacıarın hepsi tilaya deli gibi aşık. birbirlerini paralıyorlar onu elde edebilmek için. neyse bunlar eleniyo eleniyo en sona kalan bilmem kaç yarışmacının ailesiyle de tanışıyor tila.
erkek yarışmacılardan birinin evine gidiyor. evde annesi- üvey babası, babası- üvey annesi ve kardeşi var yarışmacının. benim çok çılgın bir hayatım var, siz ne kadar çılgınsınız, ailecek beni kaldırabilecek misiniz diyor tila bunlara. o anna anne ile üvey anne öpüşmeye başlıyor. tila buna bayılıyor. akebinde de maaile jakuziye giriyorlar. tila sırayla baba, üveybaba, kardeş hepsinin kucağında.
bi töbe çekip yatmaya gittim ben de, napıyım?
lilith